{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/272 <br>KARAR NO\t: 2025/258<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/01/2025<br>NUMARASI\t: ....... Esas - ........ tarihli ara karar<br><br>DAVACI\t:                                                                   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/01/2025<br>KARAR TARİHİ \t: 19/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP;<br> Davacı vekili dava ve talep dilekçesinde özetle; davacı şirketin yurtdışından aldığı sipariş gereği ürettiği çorapların ütülenip/forma çekilip paketlenerek teslimata uygun hale getirilmesi için çeşitli formhanelerle işbirliğine giriştiği, taraflar arasında \"........\" sözleşmesinin imzaladığı, davalının, davacının gönderdiği malların ütü ve paketlemesini yaparak davacıya gönderme borcuna girdiği, davalıya kısım kısım irsaliye ile gönderilen ürünlerin ütülenip paketlendikten sonra davacıya teslim edildiği,<br> ancak 16.584 düzinelik ürünün vakti gelmesine rağmen teslim edilmediği, davalı aleyhine icra takibine girişilmesi ve/veya dava sonucunun beklenmesi halinde borçlunun mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğu, alacak rehin yada başka bir şekilde teminat altında olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düşeceği, alacağa zeval gelmemesi için davalı adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallara, tüm banka hesaplarına, mevduat hesaplarına, altın hesaplarına vs. öncelikle teminatsız, aksi kanaatte teminatlı şekilde ihtiyati tedbir konulmasını talep ve beyan etmiştir. <br>CEVAP:<br>henüz sunulmamıştır.<br>B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: davacı vekilinin ihtiyati tedbir talep ettiği, ancak tedbir talep edilen malvarlığı değerlerinin uyuşmazlık konusu olmadığı ve dosya kapsamı itibariyle tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla, talebin kanundaki şartları ihtiva etmediği kanaatine varılarak ihtiyati tedbir  talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.<br>C-) İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; <br>Davacı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile davacı sirket arasında süre gelen ticari iliskide davalıya ürünlerin e irsaliye ile teslim edilip, davalı yan bitirdiği ürünleri fatura keserek teslim ettiğini, davacının da gelen faturalarla teslim aldığı ürünlere binaen ödeme yaptığını, davalının e-irsaliyelere itiraz etmeyip; davalıya e irsaliyelerin teslim edildiğine dair teslim evraklarının Mahkemeye sunulduğunu, davalının borcunu yerine getirmediğini, dosya kapsamındaki faturalardan görüleceği üzere davalı teslim ettigi ürünlere iliskin fatura düzenlemesine karsın 16.584 düzine ürün için herhangi bir fatura düzenlemediğini, ispat külfetinin davalı üzerinde olup ispat külfeti tarafına yüklenerek ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının haksız olduğunu, söz konusu taleplerin hukuki uyuşmazlık konusu olmadığı ifade edilmişse de, davalının tüm süreçteki eylemleri ile davacıya karşı olan borcunu ödememek gayesinde olduğunu, bu durumda geçici hukuki koruma olmaksızın alacağa kavuşmasının yargılama süreci de göz önüne alındığında tamamen imkansız hale geleceğini, alacak rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsili tehlikeye düştüğünü, bu nedenlerle mevcut durumdaki zarar miktarı ile bu zararın artma ihtimalinin muhtemel oluşu gözönüne alındığında zarara ugradığının ortada olduğunu, davalı aleyhine icra takibine girişilmesi ve/veya dava sonucunun beklenmesi halinde borçlunun mallarını kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek, hükmün kaldırılarak istinaf başvurusun kabulü ile davalı adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallarına, tüm banka hesaplarına, mevduat hesaplarına, altın hesaplarına vesaire öncelikle teminatsız, aksi kanaat var ise teminatlı şekilde ihtiyati tedbir kararı konulmasını talep etmiştir.<br>D-)DELİLLER; ......... Asliye Ticaret Mahkemesi .......  E. - 20/01/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı. <br>E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;<br>              Dava; ticari sözleşmeden kaynaklı zararın giderilmesine yönelik belirsiz alacak niteliğinde tazminat talebine ilişkindir.<br> Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacı şirketin vergi/mersis nosu, davalının TC kimlik nosu ile davacı vekilinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın ruhuna aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı şirket, davalı şirket ile arasındaki fason sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek tazminat davası açarak, davalı şirkete ait malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş, Mahkemece talep reddedilmiş, hüküm davacı vekilince istinafa getirilmiştir. <br>Uyuşmazlık, alacak davasında davalı şirkete ait taşınır, taşınmaz mallarına, tüm banka hesaplarına, mevduat hesaplarına, altın hesaplarına ihtiyati tedbir konulup konulamayacağı, bu yönlü talebin reddi kararının yerinde olup olmadığı noktalarındadır.<br> İhtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık (dava) konusu hakkında ihtiyati tedbir karar verebilir. Haklı olma şartı; ihtiyati tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. <br>                          Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyatî tedbir; kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile İlgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbîr, diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili olarak yukarıda açıklanan hükümde ihtiyati tedbirin şartları belirtildikten sonra, takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.<br>İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir. HMK'nın 392.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde, hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.<br>Eldeki davada dosya kapsamına göre; dava konusunun alacağa ilişkin olması, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu üzerine konulabilmesi, davacının alacağının varlığı ile ihtiyati tedbir talebi yönünden iddialarının yargılamayı gerektirmesi, dosyaya sunulu bilgi, belge ve delillerden yaklaşık ispata henüz kanaat getirilmemesi de dikkate alınarak, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik mahkemece verilen kararda usule ve esasa aykırılık bulunmamaktadır.  <br>Saptanan ve hukuksal durum karşısında; dayanılan bilgi ve belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre ilk derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karar isabetli bulunmuş, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yapılan inceleme neticesinde yerinde görülmemiş olmakla, talep edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)HMK'nın 353-(1)-b)-1) bendi uyarınca; davacı vekilinin ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. sayılı dosyada tarihli 20/01/2025 ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-)İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya  iadesine,<br>6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-)Karar ilamının tebliği işlemlerinin, ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362. maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 19/03/2025<br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Katip<br>e-imzalı <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4531442d79926df4","SID":"36430961f3cd3abf"}}