{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1755 <br>KARAR NO:2025/330<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/02/2021<br>NUMARASI:2019/154 Esas - 2021/102 Karar <br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket davalı şirket ile araç alım satımı konusunda 100.000 TL bedel karşılığı anlaşmış ve taraflar arasındaki bu anlaşma neticesinde davacı şirket davalıya ...Bankasının ... seri nolu 50.000 TL bedelli ve 0104600 seri nolu 50.000 TL bedelli iki adet çeki davalı şirket yetkilisine teslim etmiştir. Davalı şirket üzerinde anlaşma sağlanan aracı teslim etmemiştir. Davacıya ait çekler üçüncü kişiler tarafından tahsil edilmiş ve davacıya üzerinde anlaşma sağlanan aracın devrini almamıştır. Çeklerin iadesi de davacı şirkete sağlanmamıştır. Davalı şirket yetkilisi davacıya 2 adet çeki davacı şirketin çeklerinin vadesinden önce olacak şekilde teslim etmiştir. Davalı tarafın davacı şirketten aldığı çeklerin ne karşılığında alındığı ve ticari defter ve kayıtlarına ne şekilde giriş yapıldığının tespiti ile davalı şirket lehine keşide edilen çekler karşılığında verilen çeklerin haksız ve karşılıklı olarak davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ederiz. Davacıya ait dava konusu iki adet çekin karşılığında davalı şirket tarafından keşide edilerek işbu çeklere karşılık verilmesine rağmen bu çeklerin de karşılıksız çıkarak ödenmediğinin tespitine, müvekkil şirkete ait dava konusu çekler 3.kişiler tarafından tahsil edildiğinden, dava konusu çek bedellerinin müvekkil şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığından davaya alacak ve istirdat davası olarak devam edilmesine, karar verilmesini arz ve talep ederiz, dedi.Davalı  savunmasında özetle; davalı ilk derece yargılamasında cevap dilekçesi sunmamış ve yargılamalara katılmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; çek veya senetten ötürü borçlu olmadığını iddia eden kişinin, açacağı menfi tespit davasında bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, çek veya senedin bedelsiz olduğunun iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçluya düştüğü, borçlunun senedinin bedelsizliğine ilişkin olarak; önce borcun sebebini, daha sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini yahut geçersizliğini veya sebebe bağlı olarak ödeme gibi borcu sona erdiren bir olguyu ispat ile yükümlü olduğu, sözleşmenin yerine getirilmediği yönündeki ispatın sağlanması ya da senet bedelinin ödendiğinin yazılı belge ile ispatlanması halinde bedelsizlik iddiasının menfi tespit davasında hukuken korunacağı hususları gözetildiğinde, davacının aradaki araç alım-satımı konusunda ilişkiyi ispatlayamadığı anlaşılmakla...'' gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davanın reddine karar verildiğini ancak bu karara katılmadıklarını, ilgili bankadan dava konusu çeklere istinaden gelen cevabi yazıda çeklerin ... A.Ş. ... Şubesi'nden iki farklı tarihte ibraz edilmiş olduğu bilgisi paylaşılmıştır. Dosyaya sunulan beyan dilekçelerinde ve görsellerde de davaya konu aracın plaka bilgisine açıkça yer verildiğini, İlgili banka tarafından verilen cevabi yazı karşısında ise mahkeme tarafından çeklerin ibraz edildiği bildirilen bankaya herhangi bir yazı yazılmadığını, plakası ve görselleri dosyada mevcut olan aracın ... Şube'de kime ait olduğu, herhangi bir devrin olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılmadığı, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığı, elde olmayan nedenlerle defter incelemesi için verilen güne katılmamanın davanın reddi sebebi olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafın da ticari defter, bilgi ya da belge sunmadığının açık olduğunu, parmak basılan temel nokta senet ile ispat ise dosyada mübrez çekler, bankanın cevabi yazısı ve araç üzerinden yapılacak sorgulamanın bu ispat külfetini karşılayacağını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari nitelikteki araç alım satım sözleşmesi karşılığı düzenlenen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı şirket ile davalı şirket arasında araç alım satımı konusunda bir anlaşma sağlandığı ve bu anlaşma neticesinde davacı şirket toplamda 100.000 TL olan bedeli davalıya ... seri nolu 50.000 TL ve ... seri nolu 50.000 TL bedelli çekler ile ödediği iddia edilmiştir. Davacı şirketin daha sonra davalı şirketten anlaşma konusu aracı alamadığını ve teslim ettiği çekleri de geri alamadığını iddia etmiştir.Davalı şirketin daha sonra iki adet başka seri numaralı bedeli toplam 100.000 TL olan çekleri davacı şirkete teslim etmiştir. Davacı, davalının ticari defterinin bilirkişi manifetiyle incelenerek söz konusu çeklerin ne için alındığının tespit edilmesiyle, davacı şirketin davalıya karşı borçlu olmadığının tespit edilmesini istemiştir.İİK 'nın “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72/I. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce  veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Madde hükmünden anlaşılacağı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispatı için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespitini isteyebilir. Menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.Menfi tespit davasında kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “ İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları içinde geçerlidir. Menfi tespit davalarında da kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir.Davacı, dava dilekçesinde davacı alım satım ilişkisinde ödeme aracı olarak kullanılan çeklerin veriliş amacının ortaya çıkartılması için ticari defterlerine dayanmıştır. Kural olarak çek mevcut bir borcun ifası için verilir. Çeke bağlı alacak iddiası varsa bunu çeki veren tarafın ispat etmesi gerekmez çünkü çek bir kambiyo senedidir ve sebepten mücerrettir. Davacı dosyaya sunduğu çeklerin araç alım için karşılığı verildiğini iddia etmiştir. Hal böyle olunca taraflara ait ticari defter ve belgeler de incelenmek suretiyle konusunda uzman bilirkişiden taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması için ilk derece mahkemesince 13/10/2020 tarihli celsede 16/11/2020 tarihinde defterleri sunulması için kesin süre verilmiştir ve bu durumun sonuçları ihtar edilmiştir. Verilen inceleme günü geldiğinde her iki taraftan da gelen olmadığı tutanak altına alınmıştır. Davacı tarafın iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekirken, ispat külfetini yerine getirmediğinden davacının aradaki araç alım satımı konusundaki ilişkiyi ispatlayamadığından ve çeklerin bu sebepten bağımsız verildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar yerinde olmuştur.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"faf67636275491a8","SID":"8deccc44166263f6"}}