{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1143 - 2025/294<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ            <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>  <br>ESAS NO\t: 2020/1143 <br>KARAR NO\t: 2025/294<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/02/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/905 Esas-2020/92 Karar<br><br>\t\t     \t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekili sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında 04.03.2018-04.03.2019 döneminde geçerli \"İşyerim Paket Sigorta Poliçesi\" imzalandığını, 21.06.2018 tarihinde meydana gelen yağış sonrası sigortalı işyerinin bulunduğu bölgede davalı idareye ait su tahliye kanallarının yetersiz kalması nedeniyle sigortalı işyerine yağmur sularının dolması sonucu hasar meydana geldiğini, hasarın ekspertiz raporu ile tespit edilip dava dışı sigortalıya ödendiğini, davalı idarenin TBK'nun 69 ve 49. maddeleri ile 2560 sayılı Kanun uyarınca bu hasardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet gereği bu davayı açma zarureti doğduğunu ileri sürerek müvekkili  tarafından dava dışı sigortalısına ödenen 339.711,00 TL'nın  ödeme tarihinden itibaren  avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; dava dışı sigortalı işyerinin bulunduğu adreste atık su ve yağmur suyu kanalının normal olarak çalıştığının ve  düzenli temizliğinin yapıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu olay nedeniyle hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, Atık Su Deşarj Yönetmeliği'nin 10/m. maddesine göre yüzeysel suların parsel içerisine girmesinin önlenmesine ilişkin tedbirlerin bina yönetiminin tasarrufunda olmasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Eldeki davada, davalı sigorta şirketinin, dava dışı ......Ltd. Şti.'nin ... adresinde bulunan iş yerini 04/03/2018-2019 tarihleri arasında \"İş yerim paket sigorta poliçesi\" ile sigortaladığı, dava dışı sigortalının iş yerinin bulunduğu ... adresindeki bölgede 21.06.2018 tarihinde yoğun yağış sebebiyle su baskını olayı yaşandığı, olayın Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nın 22.06.2018 tarih ve 77962 sayılı raporunda, \"bildirilen adrese varıldığında aşırı yağan yağmur sonucu B22/B Klasmet isimli dükkanlarda ve depolarında su baskınının meydana geldiğinin görüldüğü\" şeklinde, 06.07.2018 tarih ve 9992409 sayılı ekspertiz raporunda ise, hasarın sebebinin \"Ankara ili genelinde gerçekleşen şiddetli yağış olayına bağlı, ASKİ'ye ait su tahliye kanallarının yetersiz kalması sonucu, cadde üzerinde biriken suyun kaldırım seviyesini aşarak işletme içerisine sirayeti neticesinde söz konusu hadisenin meydana geldiği\" şeklinde tanımlandığı, davaya konu hasar sebebiyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 20.07.2018 tarihinde 339.711,00 TL ödeme yaptığı dosya kapsamı ile sabit olup, somut olayda taraflar arasındaki ihtilafın zararın meydana gelmesinde davalının kusuru olup olmadığı, zarar miktarı ve zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı saptanmıştır. <br>Dava dışı sigortalının maliki bulunduğu binaya ait mimari projenin  celbine müteakip alınan ve yerinde inceleme yetkisine istinaden tanzim edilen  06.12.2019 tarihli bilirkişi heyet raporundan, dava dışı sigortalının iş yerinin bulunduğu binanın bodrum kat, zemin kat ve 1. kat olmak üzere toplamda 3 kattan oluştuğu, bodrum katın depo, diğer katların ise ofis olarak kullanıldığı, bodrum kattaki depo olarak kullanılan yerden mimari projeye aykırı olarak 6 nolu dış kapı numaralı bitişik apartmanın bodrum katına kapı açıldığı, yağmur yağışı nedeniyle bina önünde toplanan yağmur suyu giderinin parsel içerisindeki pis su rögarına bağlı olduğu, pis su rögarının kapağı açıldığında geri tepmeyi önceleyecek şekilde valf sisteminin takılı olmadığı, pis su hattından ayrı olarak binanın yağmur suyu tahliye hattının olmadığı, iş yeri önünde bulunan kuranglezin (ışıklandırma ve havalandırmanın) beton ile kaplanmış olduğu, kuranglez yüksekliğinin yer döşeme kodu ile yaklaşık aynı olduğu, binanın cepheli olduğu Marmara Sokak üzerinde pis su hattı parsel bacasına ve yağmur suyu tahliye hattı parsel bacasına rastlanılmadığı, Marmara Sokak ve Süleyman Sırrı Caddesinin kesiştiği yerde enine-boyuna olan mazgalın (sokaklarda yağmur sularının toplandığı kanal ağzında) bulunduğu ve çalışır vaziyette olduğu, dava konusu bölgenin yağış sularının toplanması, yerleşim yerinden uzaklaştırılması, yağmur suyu hatlarının bakım ve onarımının yapılması görevinin davalıda olduğu ancak dava konusu  hasarın dava dışı sigortalının iş yeri önünde biriken yağmur sularının zemin kattaki giriş kapısından girmesi ve alt katta bulunan depoya dolması sonucu oluştuğu nazara alındığında, hasarın oluş nedeninin işyeri önünde biriken yağmur sularının alt katta bulunan depoya dolduğu ve zemin katı ve giriş kapısından yağmur sularının girmesi sonucunda oluştuğu, hasarın bu suretle oluş nedeninin sigortalıya ait binanın  yağmur suyu tahliye kanalının bulunmamasından kaynaklandığı, Marmara Sokak ve Süleyman Sırrı Caddesinin kesiştiği yerde enine-boyuna olan mazgalın (sokaklarda yağmur sularının toplandığı kanal ağzında) bulunduğu ve olay günü mazgalın tıkandığı yönünde bir tespitin bulunmadığı, yerinde inceleme yetkisinin kullanıldığı 27.11.2019 tarihinde riziko adresinde yapılan tespitte mazgalın çalışır vaziyette olduğu, kaldı ki su seviyesinin 50 cm yüksekliğe ulaşarak kaldırım yüksekliğini aşsa bile, dava konusu iş yerinin bulunduğu binanın yağmur suyu hattının bulunması ve iş yeri önündeki kuranglez yüksekliğinin en az 10 cm olması halinde sigortalının iş yerinin giriş katından ve kuranglezlerden su dolmasını beklenemeyeceği, bu suretle zararın davalının sigortalı iş yerinin bulunduğu bölgede bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. İbraz edilen rapor mahkememizce hukuka uygun ve  hüküm kurmak için yeterli görülmüştür. <br>Böylelikle, her ne kadar yağmur sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması, yağmur suyu hatlarının bakım ve onarımının yapılması görevi davalı idare üzerinde ise de, davacı sigorta şirketinin zararın yolda biriken suların 50 cm düzeyine ulaşarak taşması sonucunda meydana geldiğini ispat edemediği, nitekim davacı dayanağı olan ekspertiz raporunun tamamen sigortalı şirket yetkililerinin beyanına istinaden tanzim edildiği, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, hasarın sigortalının binasının önünde biriken yağmur sularının alt katta bulunan depoya dolması, zemin katı ve giriş kapısından yağmur sularının girmesi sonucu ve sigortalıya ait binanın yağmur suyu tahliye kanalının bulunmamasından kaynaklandığı, zararın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı, bu suretle davalının zarardan sorumlu olmayacağı kabul edilerek, davanın reddine \"karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu verildiğini, Danıştay 8. Daire kararlarına göre ekspertiz raporu ve uzman raporu, bilirkişi raporu ile çelişkili ise yeniden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, mahkeme kararının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, dava dışı sigortalı işyerine ait binadan kaynaklı bir kusurun söz konusu olmadığını, çekvalf sisteminin bulunmasının bir zorunluluk olmadığını,  davalı idarenin sorumluluğunu yerine getirmemesinden kaynaklı bir zarar meydana geldiğini, hasarın sigortalı taşınmaza ait kanal bağlantılarından kaynaklanmadığını, davalı idarenin TBK'nun 49 ve 69. maddeleri uyarınca sorumluluğu bulunduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık;  davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan poliçe kapsamında sigortalı işyerinde olay tarihinde meydana gelen hasardan dolayı davacı şirketin dava dışı sigortalısına sigorta poliçesi kapsamında ödediği bedelin davalıdan talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan poliçe kapsamında sigortalı işyerinde olay tarihinde meydana gelen hasardan dolayı davacı şirketin dava dışı sigortalısına sigorta poliçesi kapsamında ödediği bedelin davalıdan tahsili  istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/905E., 2020/92K. sayılı dava dosyasında verdiği 06/02/2020 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 54,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 561,00 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>19/03/2025  tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  19/03/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br>Katip <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e96097d866c877bb","SID":"1156ff41852520d1"}}