{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1427 Esas<br>KARAR NO:2025/260 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2020/487 Esas- 2022/278 Karar<br>TARİH:31/03/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:20/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirketin, müvekkili şirketten mal alışverişi yaptığını ancak cari hesap ödemelerini yapmadığını, bu sebeple davalı aleyhine, ... Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, itiraz sonucunda  İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, davalının borcunun bulunmadığını aksine müvekkilinden 32.949,93-TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, anlaşmazlığın kaynağının, davalının sözleşme ve hakkaniyete aykırı olarak iade faturaları ile reyon büyütme bütçesi (bedeli) adı altında düzenlediği karşı faturalardan kaynaklandığını, tarafların en son 2016 yılında 2 yıllık Tedarik Sözleşmesi yaptığını, 2016 yılı başında müvekkilinin ürünlerinin, davalının 910 mağazasında satılır iken bu sayının 2016 yılı ikinci yarısında 748 mağazaya ve 2017 yılının ilk çeyreğinde 543 mağazaya düşürüldüğünü, buna rağmen davalı tarafından müvekkili şirkete toplam 139.617,61 TL tutarında 64 adet “Reyon Genişletme Bedeli” adı altında fatura düzenlendiğini, müvekkilinin 24/05/2017 tarihli mail ile bu elektronik faturaları davalıya iade ettiğini ancak davalının aynı kapsamlı faturalar düzenlemeye devam etmesi üzerine müvekkilinin, Çorlu ... Noterliğinin 16/08/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 01/06/2017 tarihinden itibaren mal alımına son vererek çalışmayı sonlandıran davalı şirketin düzenlediği faturaların sözleşmeye uygun olmadığını, hiçbir mağazada ve reyonda mal satılmadığı halde Reyon Büyütme Bütçesi adı altında düzenlenen faturaların gerçek dışı olduğunu belirtilerek gönderilen faturaları davalıya iade ettiğini, davalının ise aynı kapsamda yeni faturalar düzenlemeye devam etmesi üzerine  bu kez Çorlu ... Noterliğinin 13/09/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile  davalı şirkete cari hesap borcunun 175.657,98-TL olduğunun ihtar edildiğini, buna rağmen davalı şirketin fatura göndermeye devam ettiğini, bu faturalara da müvekkili tarafından itiraz edilerek  ihtarnamenin gönderildiğini, davalının cari hesap borcunu 3 yıldan beri ödemediğinden iş bu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın ticari (reeskont avans) faizi ile birlikte tahsiline, %20 icra inkar tazminatına, arabuluculuk ile dava masraf ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde alacağın vadelerinin satıştan ödeme olarak kararlaştırıldığını, taraflar arasında davacıya yapılacak ödemelerin bahsi geçen sözleşme hükmü gereğince, “60 gün ödeme vadesini takip eden her ayın 2.ve 4.Cuma günleri yapılır” şeklinde belirlendiğini, bu hüküm gereğince davacıya vadesi gelen tüm ödemelerin yapıldığını,müvekkili şirketin başkaca herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının yaptığı icra takibinin ve tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen ve davacıya gönderilen reyon büyütme bütçe faturaların sözleşmeye uygun olarak, ticari ilişkinin devam ettiği davacının ürünlerinin reyon işgal ettiği ve reyonlarda teşhir edildiği dönemlere ilişkin kesilmiş ancak davacı tarafından kabul edilmeyince sonraki yıllarda ters fatura ile tekrar tanzim edilmiş faturalar olduğunu, reyon büyütme bütçe faturalarının, hangi mağaza için ve hangi dönem için tanzim edildiğinin açık olduğunu, bu faturaların tedarikçi sözleşmesinin 2. sayfasında yer alan “Reyon Büyütme Bütçesi” maddesindeki tarafların müzakerelerle oluşturdukları oran ve miktarlara göre düzenlendiğini beyanla davanın reddine, davacının icra takibinden dolayı alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 31/03/2022 tarih ve 2020/487 Esas- 2022/278 Karar sayılı kararında;\"Dava, ticari satım nedeniyle oluşan cari hesap alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava konusu ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, cari hesaba dayalı olarak 167.373,35-TL bakiye asıl alacak, 26.020,82-TL işlemiş reeskont faizi olmak üzere toplam 193.394,17-TL'lik ilamsız icra takibinde, ödeme emrinin  davalı borçluya 09/07/2019 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlunun süresi içinde 16/07/2019 tarihinde cari hesap bakiyelerine göre kendilerinin 32.949,93-TL alacaklı olduğunu ileri sürerek borca itiraz etmesi üzerine  icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tacir olan tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına, mahkememizce oluşturulan ara kararla öncelikle davalının defterleri üzerinde akabinde davacı vekilinin talebi doğrultusunda davacının Çorlu'da fabrika adresinde bulunan defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiştir.Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından davalı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 11/07/2021 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi raporunda, davalı tarafın defterlerinin kendisi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasında tedarikçi sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisinin olduğu, davalı ticari defterlerine göre  davacının takip tarihi itibariyle 32.949,93-TL davalıya borçlu olduğu,  taraflar arasındaki sözleşmede reyon büyütme bütçesi olarak mağaza büyüklüklerine göre 500 - 750 - 1000 Euro + KDV olarak belirlendiği ve davalı tarafından davacıya  bir kısım reyon  genişletme faturalarının düzenlendiği, sözleşmede reyon genişletme işleminin ne şekilde yapılacağına dair bir düzenleme olmadığı, davalının davacı adına düzenlediği reyon genişletme faturaları içeriği reyon genişletmesinin yapılıp yapılmadığı, kaç metrekare genişletildiği, tarafların mutabakatı veya bu işlemin yapıldığına dair tutanak ,belge, vesaire tespit edilmediği, davacı tarafın davalıya gönderdiği 24/05/2017 tarihli email ve Çorlu ...Noterliğinden gönderilen 16/08/2018, 13/09/2018 ve 20/11/2018 tarihli ihtarnamelerle davalının düzenlediği reyon genişletme faturalarını kabul etmeyerek iade ettiği, davalının bu iadeler üzerine  117.160,04 -TL  için ters kayıt yaparak davacının cari hesabından çıkardığı, 124.424,83 -TL 'nin cari hesaptan çıkarılmadığı, davalının davacının ticari defterlerine hiç kayıt edilmediğini iddia ettiği 73.798,91-TL reyon genişletme+hizmet faturaları içeriği ile kayıtlardan çıkarmadığı 124.424,83-TL faturalar  içeriği toplamı 197.223,74- TL 'nin davacının kabulünde olmadığı gibi reyon genişletme işleminin yapılıp yapılmadığına dair delil olmadığından bu sebeple bu faturaların davalı açısından davalı alacağı kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, 197.223,74-TL'den davalının takip tarihindeki davacıdan bakiye alacağı 32.949,93-TL çıkarılması ile  davalının davacıya 164.273,81-TL  borçlu olduğu  ve davacının noter ihtarıyla  04/10/2018 tarihi itibariyle temerrüde düşen davalıdan 13.063,14 TL işlemiş ticari temerrüt faizi talep edilebileceği belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı vekili itiraz dilekçesi  ve ekinde reyon genişletme faturalarına  dayanak işyeri açma listesi ve işyeri açma ruhsatlarını sunmuştur.Dosya  davacı yanın defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınmak üzere talimat mahkemesine gönderilmiş, mali müşavir bilirkişi 10/11/2021 tarihli   raporunda; usulüne uygun tutulmuş davacı defter ve kayıtlarına göre davacının iade ettiği faturaları ticari defterlerine işlediği ve hesaplamalara göre cari hesap dönemi sonunda davalıdan 167.373.35-TL asıl alacak ve 24.143,35-TL işlemiş ticari temerrüt faizi olmak üzere alacaklı olduğunun  tespit edildiğini beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, dava konusu uyuşmazlık davacı tarafın  davalıya mal satışlarından kaynaklı  icra takibine konu 167.373,35-TL cari hesap bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, davalının düzenlediği reyon büyütme faturalarının davacının cari hesap alacağından düşülüp düşülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalının mal alımlarından kaynaklı  cari hesap borcunun bulunduğunu iddia etmekte, davalı ... ise davacı şirket ile tedarikçi sözleşmesi çerçevesinde satıştan ödeme sisteminde çalışıldığını, davacıya herhangi borcun bulunmadığını, sözleşmeye uygun olarak düzenledikleri reyon genişletme faturalarını davacının haksız yere kayıtlarına almayarak haksız alacak iddiasında bulunduğunu savunmaktadır.Taraflar arasında 01/01/2016 tarihinden geçerli olmak üzere tedarik sözleşmesi imzalandığı,  2017 Haziran dönemi itibariyle davalının davacı şirketten mal alımına son vermesiyle de taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davalının düzenlediği  2016 yılında  57 adet toplam 120.981,21 TL bedelli ve 2017 yılında  8 adet toplam 18.690,40 TL bedelli  reyon genişletme faturalarının davacı tarafından iade edildiği, davalının da iade üzerine 2017 yılında düzenlendiği 7 adet faturayı yapılan ters kayıt ile davacının cari hesap bakiyesinden çıkardığı, 2016 yılı için 57 adet 120.981,21 TL bedelli ve 2017 yılı için 2.503,22 TL bedelli 1 adet  fatura olmak üzere  toplam 123.484,43 TL fatura bedellerini davacı cari hesabından çıkarmadığı, akabinde  taraflar arasındaki ticari ilişkinin bitiminden sonraki 2018 yılında davalının düzenleyerek gönderdiği toplam 73.798,91-TL bedelli reyon büyütme faturalarının da davacı tarafından  noter ihtarlarıyla davalıya iade edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket kendi  kayıtlarına göre davacıdan olan (123.484,43 TL+ 73.798,91-TL) 197.223,74-TL reyon büyütme alacağından davacının 164.273,81-TL alacak bakiyesini düşerek 32.949,93-TL kendisinin davacı yandan alacaklı olduğunu iddia etmektedir.Taraflar arasındaki sözleşmede tedarikçi olarak yer alan davacının ürünlerinin  satılacağı davalı işyerlerinde reyon genişletme işlemlerinin nasıl yapılacağına, tarafların bu konuda nasıl mutabık kalacaklarına  dair hiçbir madde yer almamakta olup yalnızca Reyon Büyütme Bütçesi adı altındaki tabloda ... Mağaza Formatları, ... Mağaza Formatları ve ... adı altında  500 - 750 - 1000 Euro + KDV olmak üzere mağaza büyüklüklerine göre farklı fiyat belirlemeleri yapıldığı görülmüş  ancak  dosya kapsamından davalının davacı adına düzenlediği reyon genişletme faturaları içeriğindeki reyon genişletmelerini yapıp yapmadığı, yapıldı ise bu konuda tarafların mutabakatı veya bu işlemin yapıldığını gösterir tutanak, herhangi bir reyon görseli tespit edilememiştir. Davalı 11/07/2021 tarihli rapora itiraz dilekçesi ekinde  reyonların genişletildiğine dair açılan mağazaların listesi ve işyeri açılış ruhsatlarını ibraz ederek  reyon büyütme işlemlerini ispatladığını iddia etmiş ise de bu kayıtların tek başına açılan mağazalarda davacı tedarikçinin ürünlerinin satıldığına ve reyonlarda genişletme işlemi yapıldığına dair delil olarak  kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Zira davacıda ticari ilişki süresince faturalara konu reyon genişletme işlemlerinin yapıldığını kabul etmeyerek 2016 yılı başında ürünlerinin, davalının 910 mağazasında satılır iken bu sayının 2016 yılının ikinci yarısında 748 mağazaya, 2017 yılının ilk çeyreğinde 543 mağazaya düşürüldüğünü savunmuş, davalı yan ise dosyaya bu iddiaların aksini ispatlar somut deliller sunamamıştır. Mahkemece reyon genişletme işleminin yapıldığına dair davalının düzenlediği faturalardan başkaca delil olmaması, davalı yanca faturalara konu reyon genişletme işlemlerinin ispatlanamaması nedeniyle davalının düzenlediği ancak davacının  kabulünde ve kayıtlarında olmayan, davacının itirazı üzerine  davalı tarafça bir kısmı iptal edilen bir kısmı ters kayıtla sonradan yeniden düzenlenen faturalarda dikkate alındığında dayanağı bulunmayan reyon genişletme bedellerinin davalı alacağı olarak kabul edilemeyeceğine kanaat getirilmiş olup, davalı defterlerinde de kayıtlı 164.273,81-TL davacı cari hesap alacağı ve davalının temerrüt tarihi 04/10/2018 tarihinden 01/07/2019 takip tarihine kadar işlemiş 13.063,14-TL ticari temerrüt faizi alacağı yönünden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile,''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... sayılı takip dosyasında, davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 164.273,81-TL asıl alacak 13.063,14 TL  işlemiş faiz üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz yürütülmek sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkeme tarafından verilen 2020/487 E. 2022/278 K. Sayılı ve 31.03.2022 tarihli kararda özetle; \"(...) dava konusu uyuşmazlık davacı tarafın davalıya mal satışlarından kaynaklı icra takibine konu 167.373,35-TL cari hesap bakiye alacağı bulunup bulunmadığı davalının düzenlediği reyon büyütme faturalarının davacının cari hesap alacağından düşülüp düşülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalının mal alımlarından kaynaklı cari hesap borcunun bulunduğunu iddia etmekte, davalı ... ise davacı şirket ile tedarikçi sözleşmesi çerçevesinde satıştan ödeme sisteminde çalışıldığını davacıya herhangi borcun bulunmadığını, sözleşmeye uygun olarak düzenledikleri reyon genişletme faturalarını davacının haksız yere kayıtlarına almayarak haksız alacak iddiasında bulunduğunu savunmaktadır.Taraflar arasında 01/01/2016 tarihinden geçerli olmak üzere tedarik sözleşmesi imzalandığı, 2017 Haziran dönemi itibariyle davalının davacı şirketten mal alımına son vermesiyle de taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporlarında da belirtildigi üzere, davalının düzenlediği 2016 yılında 57 adet toplam 120.981,21 TL bedelli ve 2017 yılında 8 adet toplam 18.690,40 TL bedelli reyon genişletme faturalarının davacı tarafından iade edildiği, davalının da iade üzerine 2017 yılında düzenlendiği 7 adet faturayı yapılan ters kayıt ile davacının cari hesap bakiyesinden çıkardığı, 2016 yılı için 57 adet 120.981,21 TL bedelli ve 2017 yılı için 2.503,22 TL bedelli 1 adet fatura olmak üzere toplam 123.484,43 TL fatura bedellerini davacı cari hesabından çıkarmadığı, akabinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin bitiminden sonraki 2018 yılında davalının düzenleyerek gönderdiği toplam 73.798,91-TL bedelli reyon büyütme faturalarının da davacı tarafından noter ihtarlarıyla davalıya iade edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket kendi kayıtlarına göre davacıdan olan (123.484,43 TL+ 73.798,91-TL) 197.223,74-TL reyon büyütme alacağından davacının 164.273,81-TL alacak bakiyesini düşerek 32.949,93-TL kendisinin davacı yandan alacaklı olduğunu iddia etmektedir.Taraflar arasındaki sözleşmede tedarikçi olarak yer alan davacının ürünlerinin satılacağı davalı iş yerlerinde reyon genişletme işlemlerinin nasıl yapılacağına, tarafların bu konuda nasıl mutabık kalacaklarına dair hiçbir madde yer almamakta olup yalnızca Reyon Büyütme Bütçesi adı altındaki tabloda ... Formatları, ... Formatları ve ... adı altında 500 - 750 - 1000 Euro + KDV olmak üzere mağaza büyüklüklerine göre farklı fiyat belirlemeleri yapıldığı görülmüş ancak dosya kapsamından davalının davacı adına düzenlediği reyon genişletme faturaları içeriğindeki reyon genişletmelerini yapıp yapmadığı, yapıldı ise bu konuda tarafların mutabakatı veya bu işlemin yapıldığını gösterir tutanak, herhangi bir reyon görseli tespit edilememiştir. Davalı 11/07/2021 tarihli rapora itiraz dilekçesi ekinde reyonların genişletildiğine dair açılan mağazaların listesi ve iş yeri açılış ruhsatlarını ibraz ederek reyon büyütme işlemlerini ispatladığını iddia etmiş ise de bu kayıtların tek başına açılan mağazalarda davacı tedarikçinin ürünlerinin satıldığına ve reyonlarda genişletme işlemi yapıldığına dair delil olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Zira davacıda ticari ilişki süresince faturalara konu reyon genişletme işlemlerinin yapıldığını kabul etmeyerek 2016 yılı başında ürünlerinin, davalının 910 mağazasında satılır iken bu sayının 2016 yılının ikinci yarısında 748 mağazaya 2017 yılının ilk çeyreginde 543 mağazaya düşürüldüğünü savunmuş, davalı yan ise dosyaya bu iddiaların aksini ispatlar somut deliller sunamamıştır. Mahkemece, reyon genişletme işleminin yapıldığına dair davalının düzenlediği faturalardan başkaca delil olmaması, davalı yanca faturalara konu reyon genişletme işlemlerinin ispatlanamaması nedeniyle davalının düzenlediği ancak davacının kabulünde ve kayıtlarında olmayan, davacının itirazı üzerine davalı tarafça bir kısmı iptal edilen bir kısmı ters kayıtla sonradan yeniden düzenlenen faturalarda dikkate alındığında dayanağı bulunmayan reyon genişletme bedellerinin davalı alacağı olarak kabul edilemeyeceğine kanaat getirilmiş olup, davalı defterlerinde de kayıtlı 164.273,81-TL davacı cari hesap alacağı ve davalının temerrüt tarihi 04/10/2018 tarihinden 01/07/2019 takip tarihine kadar işlemiş 13.063,14-TL ticari temerrüt faizi alacağı yönünden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş(...)\" şeklinde gerekçelendirmek suretiyle davacı tarafın alacak iddiasının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak davacı şirketin Müvekkil Şirket nezdinde bulunan tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmiş olup davacı şirketin müvekkil şirket nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkil şirket'in davacı şirketten alacağı bulunduğunu, davacı şirketin alacak talebi ve taraflar arasındaki cari hesap farkının, Müvekkil Şirket tarafından taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesine uygun olarak düzenlenmiş olan faturaların davacı şirketin kayıtlarına alınmamış olmasından kaynaklandığını,Davacı şirketin, Müvekkil Şirket tarafından taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesine uygun şekilde düzenlenmiş ilgili faturaları kabul etmeyerek alacak iddiasında bulunması ve Yerel Mahkeme tarafından bu talebin kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olup istinaf başvurusunun kabul edilmesi ve davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, İşbu istinaf dilekçesine konu Yerel Mahkeme kararında; \" Mahkemece, reyon genişletme işleminin yapıldığına dair davalının düzenlediği faturalardan başkaca delil olmaması, davalı yanca faturalara konu reyon genişletme işlemlerinin ispatlanamaması nedeniyle (...) bir kısmı ters kayıtla sonradan yeniden düzenlenen faturalarda dikkate alındığında dayanağı bulunmayan reyon genişletme bedellerinin davalı alacağı olarak kabul edilemeyeceğine kanaat getirilmiş olup\" şeklinde değerlendirmelere yer verilerek, Müvekkil Şirket tarafından taraflar arasındaki Tedarikçi Sözleşmelerine uygun olarak düzenlenen reyon büyütme bütçesi faturalarının dayanağının bulunmadığı ve reyon genişletme işlemlerinin ispatlanamamış olduğu gerekçeleriyle reyon genişletme bedellerinin Müvekkil Şirket alacağı olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, Ancak Müvekkil Şirketin, davacı adına düzenlenen ve davacı tarafından haksız bir şekilde kabul edilmeyerek ticari kayıtlarına alınmayan reyon büyütme bütçesi faturalarını, taraflar arasında karşılıklı kabul ve anlaşma ile imzalanan Tedarikçi Sözleşmelerinde kararlaştırılan hususlara göre düzenlediğini, dosyada mübrez deliller incelendiğinde, müvekkil şirket tarafından açılan iş yerleri ile, tedarikçi sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara konu reyon büyütmelerin ve ürün satışlarının gerçekleştirilmiş olduğu iş yerlerinin aynı iş yerleri olduğu, davacıya ait ürünlerin bu mağazalarda da satışının gerçekleştirildiğini gösterir kayıtların yer aldığının görüleceğini, tüm bu delillerin dosya kapsamındaki iddialarını destekler somut delil niteliğinde olduğunu,Müvekkil Şirket tarafından açılışı gerçekleştirilen ve davacı şirket ürünlerinin satışının gerçekleştirildiği tüm mağazaların listesinin, dosyada mevcut halde olup davacı şirket ürünlerinin, açılışı gerçekleştirilen Müvekkil Şirket mağazalarında satışının yapıldığı ve reyon genişletmelerinin sağlandığı yapılacak bir yerinde inceleme ile de anlaşılabileceğini, ancak Yerel Mahkemenin böyle bir inceleme yaptırmaksızın varsayıma dayalı ifadelerle değerlendirmeler yaparak eksik inceleme ile hatalı bir karar verdiğini, ilgili mağazaların muhasebe kayıtları incelendiğinde de davacı şirketin ürünlerinin Müvekkil Şirket mağazalarında satıldığının anlaşılacağını,Ayrıca, Müvekkil Şirketin, tedarikçilerinin de satışı gerçekleştirilen ürünleri görebilmesi ve takibini sağlayabilmesi için ... programını kullandığını, müvekkil şirket ile çalışmakta olan her bir tedarikçinin, kullanılmakta olan ... programı aracılığıyla Müvekkil Şirket'in hangi mağazasında hangi ürününün satışının gerçekleştirildiğini bizzat takip edebildiğnii, somut olayda da müvekkil şirkette kullanılmakta olunan ... programında yer alan kayıtların incelenmesi ile davacı şirketin ürünlerinin açılışı gerçekleştirilen tüm mağazalarda satışının gerçekleştirildiği, davacı şirketin reyon büyütme işlemlerinin sağlanmış olduğunun kolaylıkla anlaşılabileceğini,Huzurdaki davada müvekkil şirkete ait tüm kayıtların delil olarak sunulmuş olup delil listesi doğrultusunda bilirkişi ve yerel mahkeme tarafından tüm mağazaların satış raporlarına ve satışları gösterir sistemlere ulaşılabilecekken bu deliller toplanmadan hüküm kurulmasının yerel mahkeme kararını eksik inceleme ile oluşturulduğunu ve hukuka aykırı hale getirdiğini,Netice itibariyle Müvekkil Şirket tarafından açılışı gerçekleştirilen mağazaların listesi, iş yeri açma ruhsatı bilgileri, bu mağazaların açılışı sonrasında davacı şirkete ait ürünlerin reyona konmasıyla davacı şirketin reyonlarının büyütülmesi ve satış görmesi sonrasında düzenlenen reyon büyütme bütçesi faturalarının bilgilerinin yer aldığı cari hesap kaydı ve davacıya ait ürünlerin bu mağazalarda satıldığını gösterir nitelikteki kayıtlar gibi tüm delillerin dosyada mevcut olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından sunulan tüm bu delillerin karşılaştırılmaması, dikkate alınmaması, bu doğrultuda yapılabilecek yerinde inceleme gibi imkanların kullanılmayarak eksik inceleme gerçekleştirilmesi ve tüm bu delillerin hatalı olarak değerlendirilmesi bunun sonucunda da davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı halde olup reyon büyütme işlemlerine ilişkin dosyada mevcut delillerin göz önüne alınarak yeniden yargılama yapılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. <br>İstinaf Sebeplerine İlişkin Detaylı Açıklamalar:Yerel mahkeme kararında yapılan değerlendirmelerin varsayıma dayalı ve hatalı olduğunu, dosya kapsamında sunulan delillerin eksik incelendiğini, incelenen delillerle ilgili yapılan değerlendirmelerin ise hatalı olduğunu;Müvekkil Şirket ile davacı şirketin, dosyada sunulu olan tedarikçi sözleşmeleri ile kuruyemiş ve kuru meyve ürünlerinin satımı konusunda ticari ilişki içerisinde bulunduklarını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin çerçevesini çizen ve işleyişini belirleyen tedarikçi sözleşmeleri, tarafların karşılıklı anlaşmaları ve pazarlıklar sonucu oluşturulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, tarafların birbirine karşı hak ve yükümlülüklerinin tedarikçi sözleşmelerinde belirlendiğini, bu yönüyle tedarikçi sözleşmesi, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşme olduğunu, Somut olayda tarafların, 2015 ve 2016 yıllarına ait olan ve şartlarını müzakerelerle oluşturdukları tedarikçi sözleşmelerini imzalayarak bu sözleşmeler çerçevesinde çalışmış olup ilgili tedarikçi sözleşmesinde tarafların birbirlerine karşı yükümlü olduğu birçok hususun belirlendiğini, örneğin tarafların tedarikçi sözleşmesinde, alacağın vadelerini satıştan ödeme olarak kararlaştırdığını ve ödemelerle ilgili \"60 gün ödeme vadesini takip eden her ayın 2. Ve 4. Cuma günleri yapılır.\" şeklinde sözleşmeye hüküm eklendiğini, taraflar arasında kararlaştırılan işbu hüküm gereğince davacı şirketin vadesi gelen tüm ödemelerin müvekkil şirket tarafından yapıldığını, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını,Huzurdaki dava kapsamında davacı şirketin, müvekkil şirketten alacağı bulunduğu iddiasıyla  ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatarak;  167.373,35 TL  asıl alacak  ve 26.020,82 TL işlemiş reoskont avans faiz toplamı olmak üzere toplamda 193.394,17- TL alacak talebinde bulunduğunu, ancak davacı tarafın bu iddialarının haksız halde olup müvekkil şirketin  davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine müvekkil şirketin davacı şirketten alacağı bulunduğunu, zira davacı şirketin, müvekkil şirket tarafından tedarikçi sözleşmesine uygun olarak düzenlenmiş olan faturaları ticari defterlerine işlemediğini, davacının alacak iddiasının da müvekkil şirket tarafından düzenlenen ancak davacı şirketin cari kayıtlarında yer almayan ilgili faturalardan kaynaklandığını, oysa, müvekkil şirket ... A.Ş. tarafından düzenlenen ve davacıya gönderilen faturaların dayanağının tedarikçi sözleşmeleri olduğunu, sözleşmelerde yer alan tüm hükümler ve oranların tarafların karşılıklı müzakereleri ile oluşturulduğunu davacı şirketin sözleşmelere uygun olarak düzenlenmiş faturaları, kayıtlarına kabul etmemesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu yönüyle Yerel Mahkeme tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin açık hükümlerine rağmen davacının alacak iddiasının kabul görmesi yönünde yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonucun eksik incelemeyle oluşturulduğunu ve hatalı olduğunu; <br>Yerel Mahkeme kararının ilgili bölümünde, \"Davalı 11/07/2021 tarihli rapora itiraz dilekçesi ekinde reyonların genişletildiğine dair açılan mağazaların listesi ve iş yeri açılış ruhsatlarını ibraz ederek reyon büyütme işlemlerini ispatladığını iddia etmiş ise de bu kayıtların tek başına açılan mağazalarda davacı tedarikçinin ürünlerinin satıldığına ve reyonlarda genişletme işlemi yapıldığına dair delil olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. (...) Mahkemece, reyon genişletme işleminin yapıldığına dair davalının düzenlediği faturalardan başkaca delil olmaması, davalı yanca faturalara konu reyon genişletme işlemlerinin ispatlanamaması nedeniyle\" şeklinde değerlendirmelere yer verilerek müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturaların dayanaktan yoksun olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını,Reyon Büyütme Bütçesi Faturaları, Müvekkil Şirket tarafından açılışı gerçekleştirilen mağazalarda tedarikçiye ait ürünlerin reyonlara konması, bu ürünlerin yeni açılan mağazalarda da satışının gerçekleştirilmesi yani tedarikçinin ürünlerinin sergilendiği reyonların büyütülmüş ve genişletilmiş olması sebebiyle ürünlerin baz satış tutarını görmesi sonrasında düzenlendiğini bu faturaların tedarikçi sözleşmesindeki anlaşma gereği tedarikçilerin de kabulü ile düzenlendiğini, Reyon Büyütme Bütçesi Faturalarının her bir mağazada reyonları büyütülen ürünler için ayrı ayrı düzenlenmesinin sebebinin de yeni açılan mağazalarla birlikte müvekkil şirketin tüm tedarikçileri için ürünlerin satışının gerçekleştilebileceği yeni reyonların eklenmesinin, reyonlarının genişletilmiş olması olduğunu,Huzurdaki davada müvekkil şirket tarafından ilgili dönemde açılan mağazaların listesi ve iş yeri açılış ruhsatlarının dosyaya ibraz edildiğini, bu kayıtların Yerel Mahkeme tarafından reyonlarda büyütme işlemi yapıldığına dair delil olarak kabul görmediğini, ancak davacı şirketin kayıtlarında yer almayan ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunu oluşturan Reyon Büyütme Bütçesi Faturalarının ve kendileri tarafından dosyaya sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde, müvekkil şirket tarafından düzenlenen reyon büyütme bütçesi faturalarının, ilgili dönemde açılışı gerçekleştirilen mağazalarda davacı şirketin reyonlarının büyütülmüş ve ürünlerinin satışının gerçekleştirilmiş olması nedeniyle düzenlenmiş olduğunun anlaşılacağını,Davacı şirket tarafından kayıtlara alınmayan ve kabul edilmeyen faturalar ile açılışı gerçekleştirilen mağaza listesi karşılaştırıldığında da her bir faturanın açılış gerçekleştirilen bir mağazada davacı şirketin ürünlerinin reyonlara konulması ve ürünlerinin satılması doğrultusunda taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesine uygun olarak düzenlenmiş olduğunun görüleceğini, müvekkil şirketin, her bir mağazasında tüm tedarikçilerinin ürünlerine yer verdiğini ve satışını gerçekleştirdiğini, dosyada delil olarak sunulduğu üzere açılışını gerçekleştirdiği onlarca mağazasının hiçbirinde davacı şirketin ürünlerine yer vermediğini, reyonlarını büyütmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı nitelikte olup bu haliyle Yerel Mahkeme kararında \"faturaların dayanağının bulunmadığı yönünde\" yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu,Yerel Mahkemenin, dosya kapsamında gösterilen tüm delilleri toplamaksızın karar verdiğini, Yerel Mahkeme kararında, davacı şirkete ait ürünlerin Müvekkil Şirket tarafından açılan mağazalarda satışının gerçekleştiğine dair bir delil bulunamadığından faturaların dayanağının ispat edilemediği yönünde değerlendirmelere yer verildiğini, ancak delil listesinde müvekkil şirkete ait tüm ticari belge ve kayıtların delil olarak gösterildiğini, her bir müvekkil şirket mağazasının tüm kayıtlarının da delil olarak toplanabilecek ve incelenebileceğini, Yerel Mahkemenin bu kayıtları bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme ile ulaşabilecek olup aynı zamanda yapılacak yerinde inceleme ile faturalara konu mağazalarda davacı şirketin ürünlerinin satışının gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilebileceğini, ancak Yerel Mahkemenin tüm bu incelemeleri gerçekleştirmeksizin hüküm kurduğunu, bu haliyle Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın eksik inceleme ile oluşturulduğunu, Ayrıca Müvekkil Şirketin, mağazalarında gerçekleştirilen satışlarla ilgili tedarikçilerini de kolay bir şekilde bilgilendirebilmek için ... programını kullandığını, ... programının, Müvekkil Şirket'in tüm tedarikçilerinin bizzat kullanabildiği bir program olduğunu, bu program sayesinde her bir tedarikçinin, hangi ürünün hangi mağazada satışının gerçekleştirildiğini görebildiğini, bu kapsamda davacı şirkete ait ürünlerin, Müvekkil Şirket tarafından ilgili dönemde açılışı gerçekleştirilen mağazalarda satışının yapıldığının bu sistem üzerinde yapılabilecek bir inceleme ile kolayca anlaşılabileceğini ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın en doğru şekilde aydınlatılabileceğini, müvekkil şirkete ait tüm bu kayıtların, delil olarak Yerel Mahkeme ve dosyaya atanan bilirkişi tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken bu incelemeler gerçekleştirilmeksizin karar verilmiş olmasının Yerel Mahkeme kararını eksik inceleme ile oluşturulmasına ve hatalı hale gelmesine sebebiyet verdiğini,Netice olarak, Müvekkil Şirket tarafından düzenlenen Reyon Büyütme Bütçesi faturalarına konu reyon genişletmeleri ile ilgili olarak açılışı gerçekleştirilen mağazalarda davacı şirkete ait ürünlerin satışının gerçekleştirildiği, ilgili mağazaların satış raporlarının ve müvekkil şirkette kullanılmakta olan ... programının incelenmesi ile çok kolay bir şekilde ortaya çıkarılabilecekken ve Müvekkil Şirkete ait olan tüm bu ticari kayıtlar dosyada delil olarak sunulmuş haldeyken, bu kayıtların Yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmaksızın karar verilmesinin ve delil yetersizliği sebebiyle iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davacı şirketin iddialarının kabul edilmesinin Yerel Mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma yapılarak karar verildiğini gösterdiğnii, bu durumun meydana gelmesinin de Yerel Mahkeme kararını eksik inceleme ile oluşturulmuş ve açıkça hukuka aykırı hale getirdiğini, Yüksek Mahkeme kararlarında da eksik inceleme ve araştırma yapılarak verilen kararların kaldırılması yönünde karar verildiğini;\"(...) eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(...) (Bölge Adliye Mahkemesi Kararı - Adana BAM, 3. HD., E. 2019/1382 K. 2020/408 T. 3.3.2020)6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/l-a-6. Maddesinin; \"a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:6) (Değişik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" şeklinde düzenlendiğini, ilk derece mahkemesince, tarafların dosyaya bildirmiş olduğu delillerin toplanmaksızın ve değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olması ile ilgili olarak esasa ilişkin inceleme yapılmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verileceğinin hükmolunduğunu,Netice olarak, huzurdaki dava kapsamında müvekkil şirketin reyon büyütme bütçesi faturalarını, açılışını gerçekleştirdiği mağazalarda davacı şirket ürünlerinin reyon genişletmelerini sağlaması ve davacı şirket ürünlerinin bu mağazalarda satışının gerçekleştirilmesi neticesinde düzenlemiş olduğunun dosya kapsamında mevcut delillerden anlaşıldığını, bu mağazaların tümünün açılışına dair belgelerin de dosyaya sunulduğunu, ayrıca müvekkil şirketin tüm ticari defter ve kayıtları delil olarak yerel mahkeme ve bilirkişinin bilgisine sunulduğunu, yerel mahkemenin, reyon büyütme bütçesi faturalarına konu mağazaların ticari kayıtlarını ve satış raporlarını incelediğinde açık bir şekilde davacı şirkete ait ürünlerin müvekkil şirket tarafından ilgili dönemde açılışı gerçekleştirilen mağazalarda satılmakta olduğunu tespit edebileceğini, ancak yerel mahkemenin bu kayıtları incelemeksizin değerlendirme yaptığını ve eksik incelemeyle oluşturulmuş, hukuka aykırı bir karar verdiğini, bu haliyle eksik inceleme ile taraflarca gösterilen tüm deliller incelenmeksizin oluşturulan yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak eksikliklerin giderilmesi ve yeniden yargılama yapılması gerektiğini, Müvekkil şirket tarafından düzenlenen reyon büyütme bütçesi faturalarının taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmelerine uygun olarak düzenlendiğini, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını,Huzurdaki davanın taraflarının, birbirlerine karşı hak ve yükümlülüklerini karşılıklı müzakerelerle imzaladıkları tedarikçi sözleşmeleriyle belirlediklerini, davacı şirketin kayıtlarına kabul etmediği ve müvekkil şirket tarafından düzenlenmiş olan Reyon Büyütme Bütçesi Faturalarının dayanağının da Tedarikçi sözleşmesi olduğunu, tedarikçi sözleşmesinin, 2. sayfasında yer alan \"Reyon Büyütme Bütçesi\" maddesinde Reyon Büyütme Bütçesi Faturaları ile ilgili bilgi ve düzenlemelere yer verildiğini, tarafların müzakereler sonucunda bu faturalar için uygulanacak olan oran ve miktarları belirlediklerini, bu yönüyle müvekkil şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenecek olan Reyon Büyütme Bütçesi Faturalarının davacı şirketin kabulünde olduğunun açıkça anlaşıldığını bu faturaların düzenlenmesi hususunda davacı şirketin onayının alınmış olduğunun görüldüğünü,Huzurdaki davaya konu uyuşmazlıkta davacı şirketin, tedarikçi sözleşmesinin açık hükümlerine rağmen müvekkil şirketin reyon genişletme bedeli adı altında düzenlediği  64 adet faturaya itiraz ederek iade etmiş ise de müvekkil şirketin dayanağının tedarikçi sözleşmeleri olan reyon genişletme ve hizmet faturalarını tekrar davacı şirkete göndererek kendi kayıtlarına aldıklarını, davacı şirketin sözleşmelere uygun olarak kesilmiş faturaları kayıtlarına kabul etmemesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını,Davacı şirketin, kabul etmediği faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdikten sonraki tarihlerde de düzenlendiğini ve bu itibarla ilgili faturaların kabul edilmediğini de beyan etmiş olsa da müvekkil şirket tarafından düzenlenen reyon büyütme bütçesi faturalarının, mağaza açılışı gerçekleştikten sonra ilgili tedarikçinin ürününün ilk satışı görmesinin ardından düzenlendiğini, davacı şirkete düzenlenen  reyon büyütme bütçesi faturalarının, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği dönem için düzenlendiğini; ancak davacı şirket tarafından kabul edilmeyince sonraki yıllarda ters fatura ile tekrar tanzim edilmiş faturalar olduğunu, faturaların davacı şirket ürünlerinin reyon işgal ettiği ve reyonlarda teşhir edildiği dönemlere ilişkin olduğunu, bu yönüyle davacı tarafın ilgili faturaları kabul etmemesinin taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesine aykırı halde olduğunu, Yerel Mahkeme kararında faturaların davacı kayıtlarına alınmamış olmasının taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmelerine aykırılık teşkil ettiği ile ilgili de hiçbir değerlendirme yapılmadığını, Netice itibariyle, taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının ve davacı şirketin dosya kapsamındaki alacak iddialarının sebebinin, müvekkil şirket tarafından taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde sözleşmeye uygun olarak düzenlenen reyon büyütme bütçesinin faturalarının davacı şirket tarafından kabul edilmemiş ve ticari kayıtlarına alınmamış olması olduğunu, müvekkil şirketin, reyon büyütme bütçesi faturalarını taraflar arasında müzakere edilip anlaşma sağlandığı şekilde düzenlediğini, bu durumun davacı şirketin de bilgisi dahilinde olduğunu, müvekkil şirketin yeni mağazalar açarak davacı şirketin ürünlerini yeni reyonlarda teşhir etmeye başladığını ve davacı şirketin ürünlerinin satış pazarını artırdığını, müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturaların temelinde de davacı şirketin bu kazanımının karşılığı bulunduğunu, bu yönüyle davacı şirketin, sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olan bu faturaları kabul etmemesinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı halde olduğunu,Yerel Mahkeme kararında eksik inceleme yapılarak müvekkil şirket'in ilgili mağazalarına ait ticari kayıtlar ve müvekkil şirketin kullanmakta olduğu ... programı incelenmeksizin değerlendirme yapılması ve bu yönde hüküm kurulması Yerel Mahkeme kararını eksik incelemeyle oluşturulmuş ve hukuka aykırı hale getirdiğini beyanla, istinaf başvurusunun kabulü ile hatalı ve eksik inceleme ile oluşturulan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesine, aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine,  istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılabilmesi için tehir-i icra talebinin kabulüne, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen 2015 ve 2016 yılı tedarik sözleşmeleri kapsamında açık cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında 2015 ve 2016 yılı tedari sözleşmelerinin akdedildiğine ve davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin faturaların davalı tarafından kabul edilerek ticari defter ve kayıtlarına alındığına ve ürünlerin teslim edildiğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki temel ihtilaf davalı tarafından davacıya düzenlenen reyon büyütme ve genişletme faturalarının davacı tarafından kabul edilmemesi ve tarafların ticari defter ve kayıtları arasında bu faturalar sebebiyle farklılık oluşmasıdır.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; davacının defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 167.373,35 TL alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 32.949,93 TL alacaklı olduğu, tarafların defter ve kayıtları arasındaki bu farkın davalı tarafından davacıya düzenlenen toplam 123.424,83 TL bedelli reyon büyütme ve 73.798,91 TL reyon genişletme faturalarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.Davalı tarafından söz konusu faturaların taraflar arasında akdedilen tedarik sözleşmesinin reyon büyütme bütçesi başlıklı kısmına göre düzenlendiğini, bunların davacının ürünlerinin ... mağazalarının raflarında ve stantlarında teşhir edilmesinin karşılığı olduğunu ve yeni açılan mağaza listesinin dilekçeleri ekinde sunulduğunu, ancak bilirkişiler tarafından incelenmediğini  yargılama aşamasında savunma ve istinaf sebebi olarak ileri sürmüş, ayrıca buna ek olarak Mahkemece davacının ürünlerinin davalı mağazalarında teşhir edildiğinin yerinde inceleme yapılmak, tüm mağazaların defter ve kayıtlarının incelenmek ve  tedarikçilerin satışı gerçekleştirilen ürünleri görebilmesi ve takibini sağlayabilmesi için kullanılan ... programı verilerinin incelenmek suretiyle tespitinin yapılması mümkün iken söz konusu incelemeler yapılmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği hususlarını da istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin ikinci sayfasının en alt kısmında \"Reyon Büyütme Bütçesi\" başlıklı kısmında mağaza tiplerinin belirtildiği, \"... Mağaza Formatları\" başlıklı kısmında \"MMM:750 Euro+KDV, MM:500 Euro+KDV, M:500 Euro+KDV, 5M:1000 Euro+KDV\" ibaresinin yer aldığı, bundan başkada bir açıklamanın, tanımlamanın bulunmadığı, belirtilen bu hususların davacıya ne şekilde nasıl yansıtılacağının açık olmadığı, sözleşmenin diğer hükümlerinde de reyon büyütme bütçesinin ne şekilde uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı, davalı tarafça bu maddenin ne şekilde uygulanacağının açıklanmadığı gibi söz konusu kısmın daha önce de taraflar arasında ihtilafsız bir şekilde uygulandığına ve uygulanmış ise nasıl uygulandığına ilişkin delil sunulmadığı, davalı tarafından bu maddeye ilişkin düzenlenen tüm faturaların davalıya iade edildiği, davalı vekilinin tüm dilekçelerinde belirttiği ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere iade edilen faturaların davalı tarafından kabul edilip ters kayıt yapılarak cari hesaptan çıkarıldığı ve daha sonra tekrar düzenlendiği, söz konusu iade faturaların kabul edilip ters kayıt yapılarak cari hesaptan çıkarılıp, sonrasında tekrar fatura düzenlenmesinin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu, davalı tarafından Mahkemece davacının ürünlerinin davalı mağazalarında teşhir edildiğinin yerinde inceleme yapılmak, tüm mağazaların defter ve kayıtlarının incelenmek ve  tedarikçilerin satışı gerçekleştirilen ürünleri görebilmesi ve takibini sağlayabilmesi için kullanılan ... programı verilerinin incelenmek suretiyle tespitinin mümkün olduğu ileri sürmüş ise de, söz konusu hususların ilk defa istinaf aşamasında ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesinden bu yönde bir talepte bulunulmadığı gibi, defter ve belge ibrazı sırasında da davalı şirketin ticari defter ve kayıtları dışında incelenmesi talep edilen bu belgelerin sunulmadığı ve incelenmesinin talep edilmediği, ilk derece yargılaması sırasında ileri sürülmeyen hususların istinaf incelemesi sırasında ileri sürülemeyeceği, ayrıca fatura düzenlenmesine dayanak olan hususların faturayı düzenleyen tarafça ispat edilmesi ve buna ilişkin delillerin sunulması gerektiği, ancak davalı tarafından söz konusu faturaların düzenlenme sebebi olan reyon büyütme ve genişletme hususunun ve sözleşmedeki bu maddenin ne şekilde uygulanacağının, düzenlenen faturaların taraf iradelerine uygun olup olmadığının geçerli yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediği anlaşılmakla, Mahkemece söz konusu faturaların davacı alacağından mahsup edilmemesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.113,89 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 3.028,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.085,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5c22208507eb505","SID":"2822796b2589896f"}}