{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/384 - 2025/679<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/384 <br>KARAR NO\t: 2025/679<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN   : ...<br>ÜYE                                           : ...<br>ÜYE                                           : ...<br>KATİP                                        : ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 29/11/2024<br>NUMARASI\t: 2023/... Esas, 2024/... Karar<br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>  <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 18/03/2025<br><br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2024 tarih ve 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.11.2016 tarihinde, yaya olarak bulunan müvekkiline dava dışı ...’un sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak uzun bir dönem yatağa mahkum kaldığını, tedavi süresince bir çok masraf yaptığını ve iş ve gücünü yapamaması nedeniyle maddi zarara uğradığını, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortasının olmaması nedeniyle husumeti davalıya yönelttiklerini, zararın tazmin edilmesi amacıyla dava öncesi davalıya müracaat edilmiş ise de herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, bu nedenle belirsiz olan maluliyetten kaynaklı maddi zararların tespiti ile FİHS tutularak tespit edilecek miktarlara dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortasız aracın kusuru oranında davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan dava yoluna başvurmadan önce sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti, sigortalının kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğununu, davacının sürekli maluliyet oranının ATK tarafından belirlenmesi, tazminatın poliçe yeni genel şartlarında belirtilen usul ve esaslara göre aktüer siciline kayıtlı bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve kazanç kaybı zararının poliçe teminat kapsamında olmadığını, tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, müvekkilinin en fazla dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>DAİREMİZCE VERİLEN 17.10.2023 TARİHLİ KARARI: Kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasında çelişkinin bulunduğu, mahkemece bu çelişki giderilmeksizin alınan kusur raporunun hükme esas alındığı görülmekle; mahkemece dosyada bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın 3 kişilik makine mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu, ... Makine Mühendisliği Trafik kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek 3 kişilik trafik konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii ile kusur oranları arasında yer alan çelişkinin giderilmesi gerektiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile; 86.487,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının, 6.321,00 TL'sine dava tarihi olan 23/02/2017 tarihinden itibaren, 80.166,00 TL'sine ıslah tarihi olan 16/10/2024 tarihinden itibaren, 635,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının, 317,00 TL'sine dava tarihi olan 23/02/2017 tarihinden itibaren, 318,00 TL'sine ıslah tarihi olan 16/10/2024 tarihinden itibaren (toplam 87.122,00 TL'ye) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davasında yargılama sırasında tespit edilen alacağın tümü yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, dava dosyası kapsamında belirlenen davacının maluliyet oranın düşük olduğunu, ayrıca davacının zararının hesap raporunda belirtilen miktardan oldukça fazla olduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafın dava konusu olayın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili; kazaya sebebiyet veren tescilsiz motosiklet aracı dolayısıyla müvekkili kurumun ilgili kaza sebebiyle sorumluluğu olmadığı halde davanın reddine karar verilmesi gerekli iken davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulmuş olması dolayısıyla usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve daimi maluliyet oranlarının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, 2 yıl içerisinde ıslah talebinde de bulunulmamış olduğundan ıslah taleplerinin de zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, kurum aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğinden usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, istinafa konu hükme dayanak teşkil eden bilirkişi aktüer raporuna göre mükerrer hesaplandığının görüldüğünü, maaşın ancak kaza tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiğine geçmişe etkisi olmaması gerektiğine karşın aksi yönde hesaplama yapıldığını, Adli Tıp Kurumu rapor ücreti ve kusur raporu keşif ücreti ... teminatında olmadığını, ...'nın bu taleplerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplamalarda iskonto oranı %1,8-%1,65 olarak dikkate alınacağının göz önüne alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, trafik kazasında meydana gelen maluliyetten kaynaklı kalıcı ve geçici iş göremezlik zararının tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece  davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Dosyanın incelenmesinde, daha önceki kaldırma kararında da belirtildiği üzere, kazaya sebep motosikletin bilirkişi incelemesi ile 124 cm3 silindir hacmi olması ve trafikte fiilen kullanılıyor olmakla ZMMS yaptırma zorunluluğunda olduğu belirlenmekle davalıya husumet yöneltilmesinin yerinde olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olması, geçici iş göremezlik, geçici iş göremezlik dönemi için bakıcı gideri ve belgesiz tedavi gideri taleplerinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda verilen Yargıtay 4. Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereğince ZMMS poliçe teminatı içerisinde kabul edilmiş olması, mahkemesince hüküm kurulurken kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitlerine uygun şekilde karar verilmiş olması, dosya içerisinde bulunan kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin ... Makine Mühendisliği öğretim görevlilerinden alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün seyir halinde iken parktan çıkan yayaların çıkış yaptıkları yoldan karşıya geçin ve yolun ortasına kadar gelen yayaya çarpmış olması nedeni ile% 40 kusurlu olarak kabulünde bir yanlışlık bulunmaması, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda kalıcı iş göremezlik zararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile yapılmış olması, yine yerleşik içtihatlar gereğince karara en yakın (rapor) tarihindeki verilere göre hesaplamanın yerinde olması nedeni ile geçici iş göremezlik zararını bu tedavi gideri teminatı kapsamında karar verilmiş olması nazara alındığında teminat limitlerine dikkat ederek karar verildiği, yine ATK rapor ücreti dahil her türlü yargılama giderlerinden haklılık durumuna göre davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebepler yönünden esastan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeni ile alacağın tümü için ıslah ile artırılan kısım için dahi olmak üzere zaman aşımını kesileceğinden, kaza tarihinin 23/11/2016 olması, davanın ise 22/02/2017 tarihinde açılmış olmasına göre zaman aşımının dolmadığı anlaşılmakla ıslah edilen kısma yönelik zaman aşımı defi yerinde değildir. <br>Ancak, yine davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeni ile alacağın tümü için ıslah ile artırılan kısım için dahi olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla mahkemece ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması hatalı olmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.  <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince sair yönlerdeki istinaf sebeplerinin reddine ancak hükmedilen tazminatın tamamına dava tarihinden faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br>a- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca  düzelterek yeniden karar verilmek üzere ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/05/2021 tarih ve  2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1. BENDİNİN KALDIRILMASINA,<br>b- Hüküm fıkrasının 1. Bendinin,<br>\" 1-Davanın kabulü ile;<br> 87.122,00 TL sürekli iş göremezlik, 635,23 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 87.757,23 TL tazminatın dava tarihi olan 23/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" olarak düzeltilmesine,<br>c-İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.951,30 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.487,82 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 4.463,48‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafından yapılan 76,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, Eldeki dosya hakkında mahkemesince verilen 16.03.2021 günlü ilk karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 17.10.2023 gününde verilen kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yeniden yargılama yapılarak karar verilmiş olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun EK 1/3 maddesinde yer alan \"İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.\" hükmü dikkate alındığında ilk kaldırma tarihindeki parasal sınır (238.730,00 TL) dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362.maddesi gereğince; miktar veya değeri 238.730,00 Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından, miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.18/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br> Başkan           Üye                     Üye                          Katip <br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"930532596bb9084d","SID":"7051551685a3009c"}}