{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/143 <br>KARAR NO\t: 2025/453<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/118 E.  -  2022/767 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/10/2022 tarih ve 2019/118 E. - 2022/767 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında 15.09.2008 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme sonrasında davalının sırasıyla Tank Üretim Teknolojileri Geliştirme Müdürü ve Askeri Araçlar Üretim Müdürü olarak görev yaptığını, sonrasında kendi iradesiyle özlük haklarıyla ilgili alacaklarını da alarak işten ayrıldığını, davalının işten ayrıldıktan hemen sonra müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren, genellikle aynı proje ve ihaleler için yarışan bir rakip firma olan ... firmasında işe başladığını, davalının müvekkili firmadaki iş hayatı sırasındaki pozisyonu nedeniyle ticari sır niteliğinde bilgilere sahip olduğunu, söz konusu iş değişikliğinin müvekkilinin ticari sırlarını zedeleyeceğini, nitekim taraflar arasında güvenlik ve gizliliğin sağlanması konusunda taahhütname bulunduğunu, somut halin müvekkili şirketi zarara uğratacağını, bu durumun Borçlar Kanunu m.444'de açıklandığını, davalının rekabet etmeme borcunu yerine getirmeyerek, müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip firmada çalışmaya başlamış olmasının müvekkiline ciddi zarar verme ihtimali bulunduğunu, açıklanan tüm nedenlerle taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 (bir) yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerinde çalışması halinde işçinin işverene 12 aylık brüt maaş cezai şart ödeneceğinin öngörülmesi nedeniyle müvekkili şirketin davalıdan cezai şart olarak tazminini mahkemeden talep etme zorunluluğu oluştuğunu ileri sürerek 243.480,00 TL'nin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin personel yönetmeliği kitapçığını imza karşılığı aldığını iddia edilmekteyse de, dava konusu talebin dayanağı olan taahhütnamenin müvekkiline teslim ve tebliğ edildiğine, müvekkilinin ilgili somut düzenlemeleri okuyup anladığına ve içeriği kabul ettiğine dair bir kayıt bulunmadığını, tazminat talebine dayanak gösterilen rekabet yasağı kaydının kanuni düzenlemelere ve usule aykırı olması nedeniyle hukuken geçersiz olduğunu, zira firmaların BK m.444 anlamında rakip olmadığını, bu nedenle davacının bir zarara uğramasının mümkün olmadığını, taahhütnamedeki rekabet yasağı kaydının işverene ait işlerin türü bakımından bir sınırlama getirmediğinden geçersiz ve uygulanamaz nitelikte olduğunu, taahhütnamedeki rekabet yasağı kaydının belirtilen coğrafi alan sınırlaması niteliği itibariyle geçersiz ve uygulanamaz bulunduğunu, müvekkilinin görev aldığı projenin bir devlet projesi olan ... Projesi olduğunu, davacının bu proje ile ilgili bir faaliyeti olmaması nedeniyle müvekkilinin bu projede kullanılacak bilgiler bakımından rekabet yasağına aykırı davranışı olmayacağını, davacı firma ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) arasında ... Projesi ile ilgili bir sözleşme imzalanmadığından davacının rekabet yasağını sürdürmesinde gerçek bir yararı kalmadığını, BK. m.447 gereği rekabet yasağının sona erdiğini, dava konusu taahhütnamede belirtilen rekabet yasağı kaydına ilişkin cezai şart hükümlerinin geçersiz olmasının yanı sıra taleplerin haksız ve fahiş tutara dayandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ile davacı şirket arasında 15.09.2008 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme sonrasında davalının sırasıyla Tank Üretim Teknolojileri Geliştirme Müdürü ve Askeri Araçlar Üretim Müdürü olarak görev yaptığı, 22.11.2018 tarihinde işten ayrıldığı ve 03.12.2018 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile dava dışı şirkette Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladığı, davacı şirketin sivil araç üreten birimlerinde çalışmayan davalıya, bu sektöre yönelik rekabet yasağı getirilemeyeceği, işçinin askeri araç üretimine ilişkin pazarda, sınırlı sayıda rakibin bulunduğu, alıcının tek olduğu dikkate alındığından, başka bir ülkede faaliyet gösteren teşebbüslerine ilişkin olarak da rekabet yasağı getirilebileceği, rekabet yasağının işlerin türü bakımından işverenin faaliyette bulunduğu iş alanı ve çalışanın yürüttüğü iş konusu ile sınırlı olarak yapılmasının gerektiği, işverenin tüm faaliyet alanının rekabet yasağına konu edilemeyeceği, işçinin işverene rakip olmayan teşebbüslerde çalışmasını yasaklayan rekabet yasağı sözleşmesinin konu bakımından geçerli olamayacağı, davalının davacı şirkette askeri araçlara yönelik olarak çalıştığı,  haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının müvekkilinde uzun yıllar üst düzey yönetici konumunda çalıştığını, müşteri çevresini bilecek durumda olduğunu, davalının müvekkili şirketten istifa ederek rakibi olan davalı şirkette işe başlaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, TBK'nın 444. maddesindeki koşulların bulunduğunu, sözleşmede TBK'nın 445. maddesindeki tüm sınırlamalara riayet edildiğini, mahkemece davalının sivil araçlarda görevlendirildiği gerekçesini yazmasının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin bir çok askeri araç da ürettiğini, işverenin tüm faaliyet alanının rekabet yasağı sözleşmesine konu edilmesine engel bir hüküm olmadığını, emsal alınan davanın somut olaydan farklı olduğunu, hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalının rekabet yasağı sözleşmesini açıkça ihlal ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ile davacı şirket arasında 15.09.2008 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme sonrasında davalının davacı şirkette müdür olarak görev yaptığı, 22.11.2018 tarihinde işten ayrılarak 03.12.2018 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile dava dışı şirkette üretimden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladığı,davalının dava dışı şirkette görev aldığı projenin bir devlet projesi olduğu, davacı şirketin ise bu proje ile ilgili herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı,  dosya kapsamına göre davacı tarafın davalının yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak, davacı işverene önemli ölçüde zarar verebilme risk ve ihtimalinin bulunduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47c31ed18ab6bb0a","SID":"23f557db245aa268"}}