{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2225 <br>KARAR NO: 2025/294<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>NUMARASI: 2020/630 Esas - 2024/223 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/09/2007 tarihinde saat 18:50 sularında sürücü ...  sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Gürgentepe ilçesi istikametinden Çamaş ilçesi istikametine seyir halinde iken kontrolsüz kavşağa geldiğinde karşıdan karşıya geçmek isteyen ve geçişini tamamlamak üzere olan yaya ... 'ye aracının sol ön tampon kısmı ile çarpması soncu tek taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini ve yaya müvekkil ... ağır şekilde yaralandığı, Konya Numune Hastanesinden alınan engelli sağlık kurulu raporu ile engeli sağlık oranının %10 olduğunun tespit edildiği, kazaya ilişkin Gürgentepe Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/19 Esas ve  2008/45 Karar sayılı dosyasında kazaya ilişkin tüm belgelerin mevcut olduğu, davalı ... tarafından dava açılmadan evvel ... no'lu hasar dosyası ile 23/08/2016 tarihinde 53.596 TL tazminat ödemesi yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu  belirterek şimdilik 3.200,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının 16/07/2007 tarihinde meydana geldiğini ve kazada davacı dışında başkaca birinin yaralanmamış ve vefat etmemiş olması nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olmasına rağmen davanın ceza zamanaşımı dolduktan sonra açıldığından bahisle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının maluliyet oranının ve zarar miktarının tespit edilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"İspatlanamayan davanın reddine \"karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 12.09.2007 tarihinde  sürücü ... sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı aracın seyir halinde iken yaya müvekkil ... 'ye çarpması neticesinde müvekkili ...'nin yaralanması sonucu Konya Numune Hastanesinden Alınan Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre %10 oranında malul kaldığını, sonrasında sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri ve tedavi masraflarının tazmini için söz konusu dava açıldığını, İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil hakkında maluliyet raporu düzenlenmesi için Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne müracaat etmek üzere müvekkile muhtıra gönderildiğini, Hastaneye yazılan müzekkere cevabında müvekkilin hastaneye müracaat etmediğine dair cevap geldiğini, müvekkil Muğla'da ikamet etmekte olup denizci olarak çalıştığını, yılın birçok ayını denizde geçirdiğini, muhtıranın kendisine tebliğ edildiği dönemde de müvekkil işi nedeniyle denizde olduğu için hastaneye müracaat edemediğini,  bu konuda mahkemeye beyanda bulunularak maluliyet raporu düzenlenmesi için müvekkilin Muğla Sıtkı Koçman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurması için yeniden muhtıra yazılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yeniden sevk edilmesi talep edildiğini ancak mahkemece taleplerinin dikkate alınmadan doğrudan davanın reddine karar verildiğini, müvekkilin haklı mazereti söz konusu iken yalnız usuli gerekçelerle davanın reddedilmesi müvekkili hak kaybına uğrattığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maluliyet tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün zamanaşımı geçtiğinden  reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Dairemizin 04/11/2020  tarih, 2018/3256  Esas ve 2020/3841 Karar sayılı kararı ile \"...Ceza Kanununda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren 2918 sayılı yasanın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/04/2008 Tarih 2008/4-326 E. 2008/325 K.). Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Somut uyuşmazlıkta trafik kazası 12/09/2007 tarihinde gerçekleşmiş, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru 20.10.2016 tarihinde  yapılmış ancak uyuşmazlık hakem kararı ile 15.03.2017 tarihinde riziko tarihinde, davalı ... şirketinin tahkim komisyonuna üye olmaması nedeni ile başvuru usulden reddedilerek genel mahkemelerde dava açmakta serbest olunduğu yönünde karar verilmesi üzerine müvekkilinin 26/11/2015 tarihinde alınan Sağlık Kurulu raporu ile maluliyetin öğrenildiği  ve % 10 maluliyeti oranında tazminat ödenmesi için eldeki davanın 23/05/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Kaza tarihi 12/09/2007 tarihinde olduğuna göre, 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı 12/09/2015 tarihinde dolmuştur. Ancak yukarıda değinilen Hukuk Genel Kurulu kararı da göz önüne alındığında, zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde tazminat talebinin öğrenme tarihinden itibaren KTK'nın 109.maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiği halde bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden; kaza nedeniyle yapılan tüm tedavi evrakları getirtilerek kaza tarihine uygun maluliyet raporu ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarında yaralanmanın niteliği dikkate alınarak, kaza nedeniyle davacının kalıcı maluliyetinin olup olmadığı, yaralanması nedeniyle tedavisi tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, maluliyeti ile ilgili olarak gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavisinin ne zaman sona erdiği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği konularında olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun, ayrıntılı ve açık şekilde rapor alınmak suretiyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tartışılması, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda; kaza nedeniyle davacının tüm tedavi evrakları istenerek, dosyanın Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine gönderilmesine, kaza nedeniyle davacının kalıcı maluliyetinin olup olmadığı, yaralanması nedeniyle tedavisi tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, maluliyet ile ilgili gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, tedavisinin ne zaman sona erdiği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir bir duruma geldiği konularında olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun rapor alınmasına karar verilmiştir.  Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından davacı ile ilgili randevu oluşturularak davacıya tebliğ edilmiş ancak davacının randevusuna gelmediği, arandığı ve ulaşılamadığından rapor düzenlenmediği hususu mahkemeye bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince dosyanın tekrar Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine gönderilmesine karar verilmişse de gelen yazı cevabından hastane tarafından  randevu günü belirlenerek davacıya randevu günü tebliğ edildiği halde davacının randevuya katılmadığı bildirilmiştir. Bunun üzerine davacıya muhtıra çıkarılarak hastaneye başvurması için kesin süre verilmiş, kesin süreye uymamanın sonuçları hatırlatılmış ve bu muhtıra davacıya  tebliğ edilmiştir. Ancak hastane tarafından verilen yanıtta davacının hastaneye gelmediği bildirilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; trafik  kazası nedeniyle oluşan maluliyetini ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğu,  davacının kesin mehil süresi içerisinde hastaneye müracaat ederek muayene olmadığı ve bu nedenle maluliyet raporu düzenlenemediği, dosyada mevcut delil durumuna göre davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetini, kaza ile illiyet bağını, maluliyet oranını ve maluliyeti ile ilgili olarak gelişen bir durum bulunup bulunmadığını ispatlayamadığından zamanaşımı  denetlemediği gibi tazminatın belirlenmesinin de olanaklı bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasında  isabetsizlik bulunmamaktadır.  Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye  187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b1bda437be560ae","SID":"b895fce6dbd7b57e"}}