{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2571 <br>KARAR NO: 2025/332<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 19/11/2024<br>NUMARASI: 2021/472 Esas - 2024/694 Karar<br>DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 26/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 3/05/2020 tarihinde Kahramanmaraş İli Elbistan ilçesinde faili meçhul aracın müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin %100 malul kaldığını, müvekkilinin tüm bakım ve ihtiyaçlarını anne ve babasının karşıladığını, davalı ...'na yapılan hasar başvurusunda taraflarına sürekli sakatlık tazminatı olarak 410.000.00 TL bedelin sürekli sakatlık teminat limitleri dahilinde ödendiğini ancak ZMMS poliçelerin de yer alan sağlık giderleri kapsamında müvekkilinin bir ömür boyu maruz kalacağı bakıcı giderlerine ilişkin taleplerinin davalı tarafnıdan reddedildiğini, oysa ki Anayasa mahkemesinin ZMMS'ye ilişkin genel hükümlerin iptal etmiş olması sebebiyle davalı bakıcı giderlerini de sağlık giderleri kapsamın da ödemek zorunda olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, davacının kaza neticesinde yaralanması sebebiyle şimdilik sağlık giderleri teminatı kapsamın da bakıcı giderleri için 500,00 TL tazminatın kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı asile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 410.000,00  TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Kaza tarihi dikkate alınarak davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca, kısmi dava olduğu göz önünde bulundurulduğunda dava konusu edilmeyen tutar yönünden de zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, müvekkili kurum tarafından davadan önce yapılan 410.000,00 TL'lik ödemenin azami teminat limiti olup limiti aşan taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5-c maddesinde; Sürekli Sakatlık Teminatı; Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminat olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan bakıcı giderleri bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun sürekli iş göremezliği bu teminattan karşılanacağını, müvekkili kurumun sorumluluğunun, kazaya sebep olduğu iddia edilen tespit edilemeyen aracın sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti dahilinde olduğunu, davacıya limitin tamamının ödendiğini, sağlık gideri teminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; möhuk ve ilgili diğer mevzuata göre müvekkilinin teminat yatırmasının zorunlu olduğu hususuna katılmadıklarını, müvekkilinin Suriye vatandaşı olduğunu ancak geçici koruma kimlik belgesi sahibi, şartlı mülteci konumunda olduğunu, buna ilişkin bir kuşku bulunmadığını, ilgili kimlik örneği, şahıs numarası mevcut olduğunu, sundukları kararlar ve 5.06.2011 tarih ve 27965 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasında hukuki ve ticari konularda adli yardımlaşma anlaşması gereğince verilen kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 5718 sayılı milletler arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. Maddesinde \"Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.’’ düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK’nın 114.maddesinde dava şartları belirlenmiş ve 1.fıkranın (ğ) bendinde \"teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi\" dava şartı olarak kabul edilmiş ve aynı yasanın 115/2.maddesinde de dava şartı noksanlığının tespiti halinde eksikliğin tamamlanması için kesin süre verilmesi gerektiği, kesin süreye rağmen eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta  Türkiye ve Suriye arasından usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş bir adli yardım anlaşması bulunmaması, davacının T.C.  vatandaşı olmaması nedeniyle teminat yatırması gerekmesine ve verilen kesin süreye rağmen  belirlenen teminatın kesin süre içerisinde yatırmamış olmasına göre İlk Derece Mahkemesince  yazılı gerekçe ile  istemin usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin 2022/7104   E. ve 2022/10558  K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye  187,8‬0 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6b69c65fa47b0d2","SID":"34020527baf10064"}}