{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>2. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1964 <br>KARAR NO:2025/544<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/03/2023<br>NUMARASI:2020/556 Esas 2023/264 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı)<br>DAVA TARİHİ:24/11/2020<br>KARAR TARİHİ:26/02/2025<br>KARAR<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının mülkiyeti davacı müvekkili şirkete ait ekte sunulan aplikasyon krokisinde B ile gösterilen kısımdaki haksız müdahalenin men'i  ile istinat duvarının kal'ine, 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin işgal tarihinden bugüne kadar işleyecek  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fabrika binasının 2001 yılında ... sayılı ruhsatla inşa edildiğini, ... nin proje emsal hesaplarını kontrol ettiğini, ...Fabrikasının 2017 yılında ... tarafından satın alındığını, daha önce muvafakatle kullanıldığını, görev ve zamanaşımı yönünden davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; \"1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesine ilişkin davanın KABULÜ ile, İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel maliki davalının davacıya ait İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza 12.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ölçekli krokide belirlenen B harfi ile gösterilen 104,30 m²'lik alana elatmasının önlenmesine, bu alandaki duvarın yıkılmasına, yıkım masraflarının davalı tarafça karşılanmasına,2- Harita Mühendisi ... ve Kadastro teknisyeni ... tarafından düzenlenen krokinin kararın eki sayılmasına,3-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan ecrimisil davasının KABULÜ ile, 24.11.2015-24.11.2016 tarihleri arası dönem için 10.092,00 TL, 24.11.2016-24.11.2017 tarihleri arası dönem için 10.479,00 TL, 24.11.2017-24.11.2018 tarihleri arası dönem için 11.995,00 TL, 24.11.2018-24.11.2019 tarihleri arası dönem için 14.841,00 TL, 24.11.2019-24.11.2020 tarihleri arası dönem için 18.192,00 TL olmak üzere toplam 65.599,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre duvarın yıkılmasının mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, komşuluk hukukuna göre fedakarlığın denkleştirilmesi dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, duvarın kim tarafından yapıldığının araştırılmadığını, ecrimisilin fahiş hesaplandığını, tapuya güvenilerek taşınmazın satın alındığını, kadastro tarafından yapılan hatanın değerlendirilmediğini, yıkımın aşırı zarara neden olacağından yıkım talebinin reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davalı tarafın talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, mülkiyet hakkına dayalı haksız el atma nedeni ile el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talebine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinde; dava konusu İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tam pay davalı şirket adına, aynı yer 6558 ada, 6 parselin ise davacı şirket adına kayıtlı olduğu, mahkemece tapu kayıtları, kadastro müdürlüğünce  hazırlanan aplikasyon krokisi, ihtarname, kadastro tutanakları, tespite itiraz, yapı ruhsatı celbedilerek mahallinde keşif yapıldığı, bilirkişi heyetinden rapor alındığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu raporunda özetle; beş yıllık ecrimisil miktarının 51.831,70 TL, işgal tarihi olan 24.11.2015 ve ruhsat tarihi olan 10.08.2001 dönemi için 60.057,42 TL, genel toplam olarak ecrimisil miktarının 134.506,44 TL olduğu, istinat duvarının tecavüz ettiği alanının 61,28 m² olduğu, istinat duvarının statik güvenlik nedeni ile mümkün olmadığı belirtilmiştir.Bilirkişi ek raporunda ise; dava tarihi olan 24.11.2021 ile keşif tarihi olan 03.12.2021 dönemi için ecrimisil miktarının 38.486,70 TL, dava tarihinden geriye doğru beş yıl için 88.227,28 TL, 24.11.2015 işgal tarihi ile yapı ruhsat tarihi olan 10.08.2001 dönemi için 102.219,13 TL, genel toplamın 228.933,11 TL ecrimisil talep edilebileceği belirtilmiştir.Mahkemece yeniden keşif yapılarak yeni bilirkişi heyetinden rapor alındığı anlaşılmıştır.12.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının taşınmazının davacının taşınmazını B harfi ile gösterilen sarı renkli istinat duvarının taşkın olduğu, duvar dışında kalan alanın 104,30 m²  olduğu, bu alanın davalı tarafından malzeme koymak sureti ile aktif olarak kullanıldığı, önceki bilirkişi raporunda tecavüzlü alanın hesabının koordinatlarda  sayısal olarak yapılmadığından, grafik olarak yapılan hesap hatası olduğu, emsal değerlendirmesi yapılarak 24.11.2015 - 24.11.2020 dönemi için toplam ecrimisil miktarının 65.599,00 TL, duvarın değerinin 102.114,00 TL, duvarın dava tarihi itibari ile değerinin 81.691,20 TL, duvarın kâl'inin ve yıkım sonunda davalının uğrayacağı zararın toplam 83.620,61 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Mahkemece 21.02.2023 tarihli ara kararı ile 81.691,20 TL duvar bedeli 65.599;00 TL olmak üzere toplam 147.290,20 TL üzerinden eksik harcı tamamlattığı anlaşılmıştır.Mahkemece mevcut bu delillerle yukarıda belirtildiği şekilde karar verilmiştir.TMK' nın 683/1. maddesinde, mülkiyet hakkı sahibinin hak ve yetkileri düzenlenmiş olup, \" Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir \" Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, mülkiyet hakkının malikine sağladığı dava çeşitlerinden ikisi düzenlenmiş olup, \"Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir \" Bu maddeye göre malik, aktif yetki kapsamında mülkiyet hakkına konu olan eşya üzerinde kanuni sınırları içinde dilediği gibi tasarrufta bulunma; hem de pasif yetki kapsamında mülkiyet hakkına konu olan eşyayı üçüncü kişilerce yapılacak saldırılara karşı koruma haklarına sahiptir. Müdahalenin men' ine ilişkin bu dava ayni bir dava olup, tecavüz devam ettiği sürece açılabilir. Davacı dava konusu şeyin maliki olduğunu ve mülkiyet hakkına davalı tarafından el atıldığını ispatla yükümlüdür. Davalı ise, davacının malik olmadığını ya da davacının mülkiyet hakkına el atmadığını, el atmanın sona erdiğini ispat edebilir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.” demektedir. Bununla birlikte eksik harcın müeyyidesi ise Harçlar Kanununda açıkça belirtilmiştir.492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz (16/3. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). Harçlar Kanunu 28. maddeye göre (1) sayılı tarifede yazılı nispî karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK'nın 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.(Yargıtay 15.HD., 12.10.2017, 2017/1257E. - 2017/3420K.)..Eksik harcın yatırılması için önce normal bir süre verilmesi zorunlu olmayıp, mahkemece doğrudan kesin mehil verilebilir.(Yargıtay HGK., 10.12.2014, 2013/7-1231E. - 2014/1013K.)Keşfen belirlenen dava değeri üzerinden eksik harcın ikmali için hâkim tarafından verilen kesin süre içerisinde, eksik harcın ikmal edilmemesi halinde; mahkeme başkaca herhangi bir işlem yapmaksızın kanunun açık hükmü gereğince kendiliğinden HMK 150.(HUMK 409) maddeye göre dosyayı işlemden kaldıracak, eğer davalı taraf davaya devam etmek isterse eksik harcı kendisi yatırmak suretiyle davaya devam edilebilecek, davacı ise üç ay içinde eksik harcı yatırmak suretiyle davaya devam edebilecek, yatırmadığı takdirde ise mahkemece dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir.(Yargıtay 1.HD., 10.11.2014, 2014/1042E. - 2014/17232K.(Karşı oy gerekçesinden))Dolayısıyla hâkim tarafından verilen kesin süre içerisinde eksik harç ikmal edilmemesinin sonucu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesi gereğince, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermektir. Kesin süreye ilişkin ara karara bu sonucun yazılması gerekir. Bir başka deyişle, kesin mehilin sonuçlarının ara kararda doğru olarak belirtilmesi gerekir.Mehlin sonuçlarının hatalı olarak belirtilmesi halinde usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.(Yargıtay 11.HD., 17.12.2014, 2014/11700E. - 2014/19989K.) Kesin süre için verilen ara kararda, tamamlanması istenen eksik harcın, belirsizliğe yer vermeyecek şekilde açıkça miktarı belirtilmelidir.(Yargıtay 23.HD., 28.05.2015, 2014/4503E. - 2015/4012K.)Somut olayda; davacının mülkiyet hakkına dayanarak haksız el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talebinde bulunabileceği, bu tür davalarda dava değerinin el atılan alanın değeri, ecrimisil miktarı ve kâl bedelinin toplamı olduğu, mahkemece sadece duvarın değeri ve ecrimisil miktarı üzerinden harç tamamlatıldığı, el atılan alanın dava tarihi itibari ile değerinin belirlenmediği, bu konuda ek rapor alınarak el atılan alanın değeri ve belirlenmiş olan ancak harç alınan miktara dahil edilmeyen kâl bedeli üzerinden eksik 1/4 harcın tamamlanması gerektiği, bu husus istinaf nedeni yapılmamış ise de harcın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeni ile resen dikkate alınması gerektiği, mahkemece davacı tarafa belirlenecek toplam değer üzerinden eksik harcı tamamlaması için davacı tarafa süre verilmesi, usulen eksik harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam edilemeyeceği kuralı dikkate alınarak harç tamamlandıktan sonra deliller yeniden değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden, esasa ilişkin değerlendirme yapılmaksızın usuli nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İDM  kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin  HMK 353/1.a.4. maddesi gereğince kesin olarak  aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile; İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2020/556 esas sayılı dosyasında verilen 28/03/2023 tarih ve 2023/264 karar sayılı ilamının HMK'nın 353/1.a.4. maddesi gereği KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, davanın yeniden görülerek bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunan davalıya iadesine,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1.g. bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd96d197a5fee492","SID":"d67550f652f85e7e"}}