{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/809 - 2025/211<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t  \t                      (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br>DOSYA NO\t: 2024/809  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/211<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/647 Esas- 2023/737 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/03/2025<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile borçlu/davalı şirket arasındaki \"Adıyaman Kahta Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri İşi\"ne ait taşeron sözleşmesi uyarınca işin ifa ile sonuçlandığını, <br>yapılan iş sonucunda, müvekkili tarafından davalı şirkete, 15/08/2019 tarih 270037 nolu, 767.000,00 TL ve <br>31/07/2019 tarih 270036 nolu 295.000,00 TL’lik iki adet fatura düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin üzerine <br>düşen tüm yükümlülükleri ve sorumlulukları yerine getirmesine rağmen davalı şirketin üzerine düşen <br>yükümlülükleri yerine getirmediğini ve iki fatura bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, bu nedenle Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2021/5908 E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, takibe konu borca, davalının <br>18/05/2021 tarihinde itirazı üzerine takibin durduğunu, dava öncesi arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, <br>taraflar arasında gerçekleşen arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını, borçlu davalı şirketin böyle bir borçlarının olmadığını iddia etmekte ise de davalı şirketin borçlu olduğu <br>ve borç miktarının icra dosyasında da bulunan iki adet fatura ile sabit olduğunu, davalı şirketin faturalardan <br>kaynaklı borcunu ödemediğini ve davalı borçlunun kötü niyetli bir <br>şekilde müvekkili şirketi mağdur etmek amacıyla borca itiraz ettiğini beyanla davalının dava konusu icra takibine vâki haksız itirazının iptali ile yine davalının %20'den az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilerek yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi ile huzurda açılan işbu davanın kötü niyetli <br>ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında “Adıyaman Kahta Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme <br>Hizmetleri İşine” ait “Taşeron Sözleşmesi\" akdedildiğini ve sonrasında ekte sunulan protokol ve ek protokollerin de düzenlenmiş olduğunu, davacı tarafından müvekkiline ekte sunulan muvafakatnameden de görüleceği üzere temlik ve <br>taahhüt verildiğini, benzer bir yazının da yine dava dışı ... Şirketi tarafından müvekkiline verilmiş olduğunu, <br>bu kapsamda müvekkilince tüm ödemelerin dava dışı ... Oluşuma yapıldığını, ekte sunulan <br>dekontlardan ödemelerin davacı ... Haritanın alacağı ile ilgili temlik kapsamında yapıldığı ve yapılan <br>ödemeler çerçevesinde taraflar arasında teminat olarak verilen tüm senetlerin iade edildiğini, bu şekilde tarafların <br>ibralaştığını, teminat senetlerinin iadesinin dahi tek başına aslında ibralaşmanın göstergesi olduğunu, davacının  alacağının müvekkilinde kalmış olması durumunda senetlerin iade şartlarının oluşmayacağını, davacı yanın <br>müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, her iki şirket <br>Yetkililerinin yani davacı taşeron şirket ile dava dışı ve ödemelerin yapıldığı ... Şirketinin birlikte danışıklı dövüş şeklinde hareket ettiklerini, kaldı ki her iki şirketin şirket unvanına da <br>bakıldığında isimlerinin benzer olduğunun görüldüğünü, davacının taleplerinde haklı olması durumunda müvekkili tarafından ... Oluşuma yapılan ödemelerin, ... adına yapıldığı ve ... tarafından sessiz <br>kalınıp ödemeler kabul edildiğinden, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını, ayrıca müvekkilinin <br>haksız yere mükerrer ödeme yapmasına sebebiyet vereceğini beyanla haksız davanın reddine, davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarihli ve 2021/647 Esas ve  2023/737 Karar sayılı kararında özetle; Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden davacı taşeron şirketin dava konusu takibe dayanak faturalar nedeniyle davalı şirketten alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılmış dosyamıza sunulan bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin ticari defterlerinde bazı ödemelerin kayıtlara alınmaması nedeniyle taraflar arasındaki <br>ilişkiyi tam olarak yansıtmadığı, <br>davacı şirketin icra takibine dayanak faturaları KDV tevkifatı sonrası (731.900,00 TL + 281.500,00 TL=) <br>toplam 1.013.500,00 TL olarak ticari defterlerine kaydettiği, <br>taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi ve eki protokoller kapsamında davacı tarafından tanzim <br>edilen dava konusu faturalara istinaden davalı şirket tarafından 745.000,00 TL ve (ticari defter <br>kayıtlarında olmayan) 340.000,00 TL ödeme ile toplam 1.085.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davalı şirket tarafından 20.12.2019 - 20.12.2020 tarihleri arası yapılan toplam 1.085.000,00 TL <br>ödemenin ... Harita İnşaat Taahhüt Şehir Planlaması Petrol Gıda Sanayi Limited Şirketi’ne <br>ödenmiş olduğu ve ödemelerin 24.09.2019 tarihli \"Muvafakatname\" tarihinden sonra yapıldığı, muvafakatname  sonrasında dava dışı alt taşeron şirkete yapılan ve raporda tablo halinde gösterilen ödemelerin toplam 1.085.000,00 TL olduğu, taraflar arasında muvafakatnamenin verilmesinden sonra gerçekleşen teminat senedi iadesi <br>ile karşılıklı ibra ile ilgili davalı şirketin ticari defterlerinde bu hususa ilişkin herhangi bir kayıt <br>bulunmadığı, davacı şirketin dava ve takip konusu faturalar nedeni ile takip tarihi itibariyle <br><br><br><br>davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığı mütalaa edilmiştir. <br>Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekilinin gerekçeli itirazları üzerine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor temin edilmiş, bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davalı şirket 31.07.2019 tarihinde 281.500,00 TL ve 15.08.2019 tarihli 731.900,00 TL (KDV dâhil) <br>hakediş faturalarını Gelir İdaresi Başkanlığı’na Form Ba ile beyan etmediği, <br>dava dışı ... Harita İnşaat Taahhüt Şehir Planlaması Petrol Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin <br>24.09.2019 tarihli Muvafakatname’si doğrultusunda 24.08.2019 tarihli Prokolün 1 ve 3. maddesine <br>istinaden 1.085.000,00 TL'nin  ... ..Ltd.Şti. adına  ..... Ltd.Şti. hesabına ödenmiş <br>olduğu, taraflar arasında muvafakatnamenin verilmesinden sonra gerçekleşen teminat senedi iadesi ile <br>karşılıklı ibra ile ilgili davalı şirketin ticari defterlerinde bu hususa ilişkin herhangi bir kayıt <br>bulunmadığı, davacı şirketin dava ve takip konusu faturalar nedeni ile takip (07.05.2021) tarihi itibariyle davacı <br>yana herhangi bir borcu bulunmadığı tekraren belirtilmiştir. <br>Bu bağlamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına  göre; davacı taşeron şirket ile davalı yüklenici şirket arasında sözleşme konusu \"taşeron sözleşmesi\" ve protokol kapsamında \"Adıyaman, Kahta arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri işinin sözleşme ekinde bulunan kalemlerinin yapılması\" işinin davacı taşeron şirket tarafından üstlenildiği, davacının isteminin sözleşme konusu edimini ifa etmesine rağmen ödenmediğini ileri sürdüğü fatura konusu hak ediş alacağının tahsiline yönelik olduğu, dosyamıza sunulan muvafakatnameler incelendiğinde; davacı taşeron şirkete davalı yüklenici tarafından yapılacak hak ediş ödemelerinin davacı şirketin alt taşeronu olan dava dışı ...  Oluşum Harita İnş.Taah.Şehir Planlaması Petrol Gıda San. Limited Şirketine ödenmesine davacı şirketin muvafakat ettiği, söz konusu muvafakatnamenin 6098 sayılı TBK 162 vd.m.gereğince alacağın temliki mahiyetinde olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi heyeti raporunda ortaya konulduğu üzere davacının muvafakati dahilinde talebine konu hak ediş  alacağının kendisi yerine dava dışı anılan şirkete ödendiği, bu nedenle de  dosyamıza sunulan ve yukarıda değinilen protokol ve sözleşme hükümleri gereğince davalı şirket tarafından ......Ltd.Şirketine yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları ve dava konusu icra takibine dayanak faturalara konu alacak miktarı  ile  dosya kapsamı itibari denetime elverişli görülmekle benimsenen bilirkişi heyeti  asıl ve ek raporu dikkate alındığında; dava konusu takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği fatura konusu hak ediş alacağının mevcut olmadığı, diğer bir anlatımla davacıya ödenmesi gereken tüm hak ediş  alacağının dava konusu icra takibinden önce ödendiği sabit olmakla; açıklanan gerekçelerle haklılığı kanıtlanamayan davanın ve dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmadığından, davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 15/05/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında \"Adıyaman Kahta Arazi Toplulaştırma Ve Tarla Geliştirme Hizmetleri İşi\" nedeni ile (2016/441371 ihale kayıt numaralı) 14/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında 24/08/2019 tarihli protokol ve iş bu protokole ek tutanak adı altında 03/09/2020 tarihli protokoller imzalandığını, taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesi uyarınca işin bedeli olarak ana sözleşme gereğince her hak ediş için ayrı ayrı olmak üzere, hak edişinlerin %75'i ve ayrıca 24/08/2019 tarihli protokolün 3. maddesinde yazılı extra 900.000,00 TL ödemenin yapılması karşılığında anlaşıldığını, davalı tarafın sözleşme uyarınca yapması gereken 900.000 TL'lik extra ödemeyi ... isimli dava dışı şirkete, davacı adına yaptığını,  hak ediş nedeni ile fatura edilen  15/08/2019 tarihli, 270037 seri nolu, 767.000,00 TL bedelli ve 31/07/2019 tarihli 270036 seri nolu, 295.000,00 TL bedellerinde iki adet faturadan kaynaklı yapması gereken ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2021/5908 sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki yukarıda belirtilen faturalara binaen icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 18/05/2021 tarihinde böyle bir borcunun bulunmadığını belirterek, takip konusu borca ve feri’lerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, mahkeme nezdinde yukarıda esas ve karar numarası belirttikleri dosyada itirazın iptali istemli dava açılmış ise de yerel mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde haklı davalarının reddine karar verildiğini, mahkeme gerekçeli kararını, dosyada aldırılan bilirkişi raporuna dayandırmış ise de dosyada aldırılan bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların nazara alınmadığını ve tamamen hatalı değerlendirme sonucu tekemmül ettirilen bilirkişi raporunun gerekçeli karara dayanak gösterildiğini, davalı tarafından davacı adına, dava dışı ... Ltd. Şti. isimli şirkete yapılan ödemelerin fatura ödemeleri olmayıp, fatura harici sözleşme ile anlaşılan ve senede bağlanan ekstra ödenecek  900.000,00 TL + önceki hak edişten kalan bakiye 185.000,00 TL'ye istinaden yapılan ödemeler olduğunu, dosya içeriğinde de mevcut olan banka ödeme belgelerinin açıklamalarında ödemelerin ek protokollere ilişkin yapıldığının açıkça yazılı olmasına rağmen ve faturalara ilişkin ödemelerin davalı şirket kayıtlarda olmamasına rağmen, davalı şirket tarafından ek protokoller ve senetlere dayalı olarak yapılan ödemelerin, dava konusu faturalardan kaynaklı olarak yapılmış gibi kabul edilerek rapor düzenlenmesi ve bu rapora dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olup yerel mahkeme kararının bu nedenle istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, gerekçeli karara dayanak gösterilen bilirkişi raporunda bahsi geçen 1.085.000,00 TL'lik ödemenin fatura ödemesi olmayıp, ek protokol ödemesi olduğunu, fatura ödemesine ilişkin bir kaydın olmadığının raporun açıklama kısmında belirtilmiş olmasına rağmen ve yapılan 1.085.000,00 TL ödemenin 24/08/2019 tarihli protokolün 1. ve 3. maddesine istinaden yapıldığı belirtilmesine rağmen bu hususun raporun sonuç kısmında açıkça belirtilmemesi ve 1.085.000,00 TL'lik ödemenin hem ek protokol, hem de faturaya ilişkin olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabulü mümkün olmamakla birlikte, bu değerlendirmenin yerel mahkemece gerekçe yapılmasının da açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödemeyi alan dava dışı şirketin yerel mahkemeye sunmuş olduğu beyanında almış olduğu ödemelerin fatura ödemesi olmadığını açıkça beyan ettiğini, davalı şirketin, dava konusu faturalardan dolayı ödeme yapmamış olup, yerel mahkemenin gerekçeli kararına dayanak yaptığı raporda bahsi geçen ve davalı tarafın iddia ettiği ödemelerin ek protokole dayalı ödemeler olduğunun sabit olduğunu, mahkemece müvekkili şirketin ticari defterlerinde inceleme yaptırıldığını ve bu hususta 30/06/2022 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış olup, 30/06/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkili şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, dava konusu faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve dava konusu faturalar nedeni ile müvekkili şirketin ödeme almadığını, ayrıca müvekkilinin 2019 yılına ait davalı şirketten 1.013.400,00 TL alacağının gözüktüğünü, 2018 yılından 2019 yılına devreden açılış fişi ile 310.524,43 TL alacağının gözüktüğünü, 2019 yılı kapanış bakiye alacağının toplamda 1.323.924,43 TL olduğunun rapor altına alındığını, daha sonra davalı şirket kayıtları yönünden bilirkişi asıl raporu ve ek raporu aldırılmış ise de davalı şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı aldırılan raporlarda belirtilmiş olup, bu nedenle davalı şirket kayıtlarının, davalı lehine delil oluşturmayacağının netlik kazandığını, bunun yanında dava konusu faturaların davalı şirket taraf tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı'na usulüne uygun olarak beyan edilmediğinin tespit edildiğini, bu hususun bilirkişi ek raporunun 8. sayfasında açıkça beyan edildiğini, gerekçeli karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun 9. sayfasında davalı şirketin kayıtlarında \"hesaplar arası virman kayıtlarının neden yapıldığı anlaşılamamış olup, raporun ilerleyen bölümünde hesaplar arası virman kayıtları dikkate alınmayarak ilerlenecektir\" dendiğini, 29/09/2023 tarihli raporun 9. sayfasının son paragrafında 20.12.2020 tarihiden davalı şirket kayıtlarında bir kısım ödemelerin yapılmış gibi gösterildiği ancak ödemeye ilişkin dayanak belge/ödeme belgesinin sunulamadığı belirtilmiş olmasına rağmen cari hareket tablosunda \"0\" TL olarak gösterilmiş olduğunun beyan edildiğini, bu hususun dahi alınan raporun hükme esas alınamayacağının göstergesi olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Önceki tüm beyan ve cevaplarını tekrar ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme, protokol ve ek protokoller ile muvafakatname içeriğinden ve ödeme belgelerinden anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından tüm ödemelerin yapıldığını ve yapılan ödemeler çerçevesinde taraflar arasında teminat olarak verilen tüm senetlerin iade edilmiş olduğunu ve tarafların ibralaştığını, teminat senetlerinin iadesinin dahi tek başına aslında ibralaşıldığının göstergesi olduğunu, davacının haksız kazanç elde etme çabası olduğunu, davacı ile dava dışı ... Oluşumun bağlantılı şirketler olduğunun görüldüğünü, danışıklı dövüş şeklinde hareket ettiklerini, bilirkişi raporların ile de davacının haksız olduğunun anlaşıldığını, bu sebeplerle haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br> Dava, taraflar arasındaki konusu  \"Adıyaman Kahta Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri İşi\" olan taşeron sözleşmesi uyarınca iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen 767.000,00 TL bedelli ve 295.000,00 TL bedelli iki adet faturaya istinaden başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.<br>Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşme protokol ve ek protokollerin incelenmesi ve uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek rapor doğrultusunda ve taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki tüm ilişkilerin ticari defterler üzerinden yürütülmediği, dosyadaki 24/09/2019 tarihli muvafakatneme içeriğinden davacı şirketin, ödemelerin alt taşeronu olan dava dışı ... Harita Ltd. Şti'ye ödenmesine muvafakat ettiği, bu muvafakatnamenin alacağın temliki hükmünde olduğu, talebe konu hakediş alacağının da davacı yerine dava dışı ... Şirketine yapıldığı, dosyadaki; protokol, dava dışı şirkete yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları ve muvafakatnamelerden davacının, takibe konu faturalar nedeniyle davalıdan talep edebileceği fatura konusu hakediş alacağının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine ve davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri doğrultusunda, taraflar arasındaki 24/09/2019 tarihli protokol ile 24/08/2019 tarihli protokol ve  03/09/2020 tarihli ek protokol hükümleri incelendiğinde davacının, takibe konu faturaların bu protokol ve muvafakatnameler kapsamında kalmadığı iddiasını kanıtlayamadığı, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarihli 2021/647 Esas 2023/737 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 187,80 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf  kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 04/03/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>         Başkan                 Üye                   Üye               Katip<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66766dc95d91bf00","SID":"92102837c54b476d"}}