{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2023/140  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/209      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t         (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/445 Esas-2022/942 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/03/2025<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 29.06.2020 tarihli sözleşmeye istinaden davalı yanın \"... Hotel İsimli İşyerinde Polyürea Su Yalıtımı Yapılması\" hususunu üstlendiğini, müvekkili şirketin anılan sözleşme esaslarına uygun olarak üstlendiği işi tam-eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve davalı yana bu konuda gerekli olan ve takibe konu edilen faturayı keserek gönderdiğini, davalı yanın anılan fatura bedellerini müvekkili şirkete ödemediğini, 14.708,29 TL asıl alacak ve 105,17 TL takip öncesi faiz alacağı olan toplam 14.813,46 TL'nin tahsili amacı ile, davalı şirket aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğüne ait 20230/7277 E.  sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalı yanın bu takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, bu konuda arabuluculuğa başvurulduğunu, bu başvuruda da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını vurgulayarak mahkemede açılan işbu dava ile haklı davalarının kabulünü, davalı yanın anılan takibe yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini ve asıl alacak tutarına temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini, davalı yanın mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, bu taleplerinin uygun görülmemesi halinde iş bu davanın sonuçlanmasına kadar davalı adına kayıtlı mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını,  davalı-borçlu yanın %20'den az olmak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun şekilde iş ve imalat yapmadığını, yaptığı iş ve imalatların hatalı-ayıplı olduğunu, havuzun estetik özelliğinin kalmadığını, müvekkilinin uğradığı zarar için bağımsız bir şirketten yapılan iş ve imalatlar konusunda 13.08.2020 tarihli bir rapor alındığını, bu bağımsız rapora göre havuz zemin ve duvarlar ile havuz çıkış bölümlerinde  mevcut turkuaz renkli fayans üzerine gri yalıtım malzemesi ve onun üzerine de mavi boya çalışması yapıldığını, yapılan boyanın tutmadığını, yan duvarların bariz şekilde dalgalı hale geldiğini,  yer yer  gri boyanın açığa çıktığını, havuzun orijinal özelliğini tamamen kaybetmiş olduğunun izah edildiğini, görsel olarak  bu havuzun kullanılacak halde olmadığını, müvekkili şirketin bu konuda her gün  ticari zarar ettiğini, havuzun kullanılabilir hale getirilmesi için 20.100,00 TL +KDV tutarında bir masraf gerektiğini, 2.320,00 TL tutarında su bedelinin heba olduğunu SPA olarak kullanılan havuzun işlem tarihinden beri hiç kullanılmadığını, bu konuda TBK'nun 471.475. maddeleri yanında çeşitli yargı kararlarına, Yargıtay ilamlarına işaret ettiğini, bağımsız rapor sonrası davacı yana noter kanalı ile keşide edilen 24.08.2020 tarih ve 17721 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshi ile zararlarının ödenmesinin ihtar ve ikaz edildiğini, karşı tarafça bu ihtarnameye cevap verilmediği gibi, aksine müvekkili şirket aleyhine iş bu davaya konu olan icra takibinin başlatıldığını, davacı yanın kendilerinden bir alacağının olmadığını, havuzun işler hale getirilmesi için yapılan harcamalar nedeni ile kendilerinin alacaklı olduğunu vurgulayarak işbu davanın reddi ile, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeni ile davacı yanın alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile  kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarihli 2021/445 Esas 2022/942 Karar sayılı kararında özetle; Davacı tarafça havuz yalıtım işi nedeniyle ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, davalı tarafça işin ayıplı yapıldığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiş olup:<br>Taraflar arasında   davalıya ait havuza polyürea su yalıtımı yapılmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, sözleşmenin ana konusunun su yalıtımı olduğu, davacı tarafça yalıtım yapıldığı, yalıtım üzerinin boyanarak teslimi üzerine havuz zeminindeki boyada kabarma meydana geldiği, boyadaki ayıptan kaynaklı kötü görüntü nedeniyle davalının zemin ve yan yüzeyleri fayans ile kaplattığı, su yalıtımından kaynaklı sıkıntı ya da şikayetin bulunmadığı, yapılan yalıtım işinde boya imalat değerinin % 20 pay oluşturduğu, sözleşme bedeline oranla değerinin ise 403,00 Euro (3.671.16 TL)  olduğu, bu bedelin sözleşme bedelinden düşümü halinde davacının 11.037,13 TL'ye hak kazandığı, taraflar arasındaki  ana konusu su yalıtımı olan 29.06.2020 tarihli sözleşme, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla boya değerinin mahkememizce takdiri nedeniyle alacağın likit olmadığı, tarafların icra inkar ve kötü niyet tazminat talepleri yönünden gözetilerek sonuç olarak davanın kısmen kabulüne, davalının, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2020/7277 Esas sayılı dosyasında davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin 11.037,13 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 30/12/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;\t\tDosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve yerel mahkemenin gerekçesinde de sabit olduğu üzere davacı müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmeye göre anlaşılan işin yalnızca su yalıtımı olduğunu, davacı müvekkili şirketin su yalıtımı işini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yanın sözleşme gereği üstlenmiş olduğu edimi yerine getirmediğini ve muaccel olan ödemesini yapmadığını, davalı yanın ödeme yapmadığı gibi borçtan kaçınmak adına davacı müvekkili şirketin edim yükümlülüğü olmayan konularda davacı müvekkiline zorluk çıkararak malın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, davacı müvekkilinin edim yükümlülüğünü tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, zira davalı tarafından yapılmış ayıp ihbarı da bulunmadığını, bu nedenle yapılan işin ayıplı olduğundan bahisle fatura bedelinin tamamının yerine bir kısmının talep edilebileceğine dair tespitin haksız ve hatalı olduğunu, yerel mahkemece haksız yere malın ayıplı olduğu gerekçe gösterilerek ayıplı kısım yönünden reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup yerel mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılarak işlemiş faizler yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından verilen 09/01/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;\tMüvekkili şirkete ait \"... Otel\" isimli işyerinde, \"Polyürea Su Yalıtımı\"  tanımlı işin yapılmasına ilişkin taraflar arasında 29.06.2020 tarihli sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme gereğince, davacı yan tarafından ... Otel havuzunda yüzeylerin kaldırılması ve tamiri sonrasında yalıtım ve sair faaliyetler yanında, yalıtım malzemesi üzerine ve havuz çerçevesine boya işlemi yapıldığını, davacı yanın, gerçekleştirmiş olduğu işlemler nedeniyle, müvekkili şirkete ait havuzun  iyileştirilmesi bir yana, kullanılamaz hale geldiğinin görüldüğünü, yalıtım malzemesi üzerine uygulanan boya işlemleri, davacı tarafından yapılan işlemler öncesinin estetik görüntüsünü karşılayamadığını, aynı zamanda boyaların tamamı ilk havuz doldurma işlemi sonrası kalktığını, havuzun orjinal görüntüsünü tamamen yitirdiğini, tüm havuz yüzeyinin alacalı biçimde kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun bağımsız bir yapı şirketinden alınan rapor ile de tespit olunduğunu, davacının ayıplı biçimde gerçekleştirdiği işlemler sonucunda, havuzun müvekkili şirket tarafından işbu haliyle kullanılamayacağını, müvekkili açısından oluşturduğu ve her gün oluşturmaya devam ettiği ticari zarar bir yana, havuzun yeniden kullanılabilir hale gelmesinin 20.100,00 TL+KDV masraf gerektirdiğini, havuza doldurulan yaklaşık 91,27 m3 ve 1.160,00 TL x2 =2.320,00 TL değerinde su tamamen tahliye edildiği gibi, müvekkili işyeri tarafından SPA olarak işletilen havuzun işlem tarihinden bu yana kullanılamaması nedenleriyle, davacı yana gecikmesizin Ankara 2. Noterliği'nin 24.08.2020 tarih ve 17721 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshi ve zararın ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, müvekkilinin, işin tamamlanmasının ardından eseri gözden geçirip eserde saptamış olduğu ayıpları yükleniciye bildirme zorunluluğunu da TBK'nın 474/1.maddesi gereğince yerine getirdiğinin açık olup, bunun yanı sıra bilirkişi marifetiyle eserin gözden geçirilip söz konusu ayıpların raporla tasdik edilmesini de sağladığını, davacı yan tarafından mezkur ihtara cevap verilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirkete ait işyerinin statüsü ve müşteri yoğunluğu göz önüne alındığında SPA havuzunun bu biçimde kalması olanaklı olmadığı için davacı yanın kusurundan kaynaklı zararın giderilip havuzun olağan kullanıma uygun hale getirilmesi amacıyla gerekli onarım işlemlerinin ivedilikle yapılması gerektiğini, söz konusu onarım işlemleri için müvekkili şirketin yapmış olduğu masrafın, davacı yanın müvekkilinin haklı menfaatlerini gözetmeyip sözleşme gereği üstlendiği edimleri özenle ifa etmemesinden ileri geldiğini, söz konusu ihtara, davacı tarafından cevap verilmediği gibi müvekkili şirket aleyhine, Ankara 20.İcra Müdürlüğü'nün  2020/7277 numaralı dosyası uyarınca icra takibi başlattığını, bu itibarla, davacı yanın başlatmış olduğu icra takibine, taraflarınca itiraz edildiğini, akabinde davacı yan tarafından itirazın iptali istemiyle Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2021/445E. sayılı dava açıldığını, işbu dava kapsamında dosyaya sunulan ve hükme esas alınan 24.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise hukuken isabetsiz değerlendirmelere yer verildiğini, eserdeki ayıptan yüklenicinin sorumluğu olduğunun izahtan vareste olması karşısında, davacı yana Ankara 2. Noterliği'nin 24.08.2020 tarih ve 2020/17721 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile TBK'nın 475.maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiği ve zararın ortadan kaldırılması için ödenmiş olan 20.100,00 TL+KDV tamir-onarım masraflarının belirtilen IBAN numarasına ödenmesi ihtar edildiğini, sözleşmenin haklı sebeplerle sona erdirildiğini ve işbu hususun davacıya gecikmeksizin bildirildiği anlaşıldığından, davacının işbu davaya konu etmiş olduğu icra takibine dayanak edilen  herhangi bir hak edişinin bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı yanın, ilk derece mahkemesince verilen kararın kısmen reddedilen kısmının kaldırılarak talebi doğrultusunda karar verilmesi istemine binaen 30.12.2022 tarihli dilekçesiyle istinaf başvurusunda bulunduğunu, işbu başvuruda yer alan açıklama ve istemlerin hukuken kabul edilebilir olmaması bir yana, ilgili dilekçede gerçeğe aykırı beyanların da bulunduğunun ortada olduğunu, sözleşmeden doğan borcunu gereği gibi ifa etmeyerek müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet veren, dolayısıyla da  herhangi bir hak edişi bulunmayan davacının açmış olduğu itirazın iptali davası neticesinde istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki 29/06/2020 tarihli ve konusu davalının \"... Hotel İsimli İşyerinde Polyürea Su Yalıtımı Yapılması\"nı konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağına karşılık düzenlenen faturaya istinaden başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 oranında inkar tazminatının tahsili isteğine ilişkindir.<br>Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraf ticari defterleri üzerinde mimar ve mali müşavir bilirkişi aracılığıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda aldırılan ve hüküm vermeye yeterli görülen bilirkişi raporuna göre taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve birbirini doğruladığı, buna göre davalının takip tarihi itibari ile davacıya 14.708,29 TL tutarında borçlu gözüktüğü, işin su yalıtımına ilişkin olduğu ve yapılan su yalıtımının sözleşme hükümlerine uygun olup davalı yanca kullanıldığı, yalıtımdan sonra yapılması gerekli boya imalatının, ayıplı imal edildiği ve bu imalatın sözleşmenin %20'sini oluşturduğu, ayıplı imalat tutarının KDV dahil karşılığının 3.671,16 TL olup bu bedel düşüldüğünde takibin 11.037,13 TL üzerinden devamı gerektiği kabul edilerek bu miktar asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne ve bu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile takibin bu şekilde devamına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı istemi ile kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı her iki taraf vekilinin istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarihli 2021/445 Esas 2022/942 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 753,95 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 188,48 TL'nin mahsubu ile kalan 565,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,  <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  04/03/2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d36b327572133377","SID":"2e77ecb30752bd0f"}}