{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/474 <br>KARAR NO: 2025/630 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2024<br>ESAS NO: 2024/414 <br>KARAR NO: 2024/1137<br>2024/414 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>BİRLEŞEN 2024/844 ESAS SAYILI DOSYASINDA:<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 20/03/2025<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/12/2024 tarih ve 2024/414 E - 2024/1137  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>2024/414 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA: <br>DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının ... San. Tic. Ltd. Şti. ve SGK Başkanlığı'nı hasım göstererek Kayseri 1. İş Mahkemesi nezdinde 2023/418 Esas sayılı dosya ile hizmet tespiti davası açtığını, ne var ki ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Kayseri 1. İş Mahkemesi'nce kendilerince işbu davayı açmak için mehil verildiğini, ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden resen terkin ediliğinden ve tasfiye memurunun kim olduğuna dair verilerin KVKK uyarınca bir tespit yapılamadığından bu davadaki husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiklerini belirterek Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sicilinde kayıtlı ... San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara katılmamıştır. <br>BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2024/844 ESAS SAYILI DOSYASINDA; <br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; davacının Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 2023/418 Esas sayılı  dosyası ile hizmet tespit davası açtığını, aleyhine hizmet tespit davası açılan ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, İş Mahkemesince ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyası davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/414 Esas sayılı  dosyasını açtıklarını ve davalı olarak  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nü gösterdiklerini,  tasfiye memuru hakkında bilgileri olmadığı için  davalı olarak  tasfiye memurunu göstermediklerini, tasfiye memurunun kimliği tespit edildiğinden birleştirme kararı verilmek üzere iş bu davayı açtıklarını belirterek, birleştirme kararı verilerek yargılamanın 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/414 Esas sayılı  dosyasından devamına ve şirketin ihyasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava davacının ... San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin yeniden tescili talebiyle ikame edildiğini, bahse konu şirketin 09/05/2019 tarihinde sicilden terkin edildiğini,  müvekkilinin anılan şirketin 19/04/2018 tarihli karar gereği son tasfiye memuru sıfatını olduğunu, öncelikle huzurdaki davanın müvekkiline yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira anılan şirketin tasfiye öncesi yetkililerinin dosyada davalı konumda bulunmaları gerektiğini, husumet itirazlarının olup davanın usulden reddini talep ettiklerini, huzurdaki dava zamanaşımına uğramış taleplerle ikame edildiğini, davacının muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmamasına rağmen işbu davayı ikame etmesinde bir hukuki yarar bulunmamakla beraber zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmasını istediklerini, huzurdaki dava TTK'nun 4. maddesinde sayılan ticari davalardan olması nedeniyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini talep ettiklerini, davacının bu davada dava takip yetkisini haiz olmadığını, zira TTK'nun 547. maddesinde ihya (ek tasfiye) talebinde bulunabileceklerin açıkça sayıldığını, davacının kanunda sayılanlardan olmadığı gibi mahkemeden dava açmak yetkisi almasının kanun maddesinin önüne geçmeyeceği kanaatinde olduklarını, doktrinde dava açmak yetkisi olan \"alacaklılar\" kavramından menfaati bulunan kişileri kapsadığından söz edildiğini, ancak davacının henüz anılan şirket aleyhine doğmuş bir hak veya menfaati bulunmadığını, bu nedenle yine dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacının huzurdaki davada bir hukuki yararı bulunmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi devam eden bir yargılama nedeniyle, anılan şirket aleyhine bir karar, borçlu olduğunun tespiti ya da bir edim yüklenmiş olmaması nedeniyle şirketin ihyasını gerektiren bir hukuki yararın bulunmaması nedenleriyle davanın reddinin gerektiğini, davacının anılan münfesih şirketten tasfiye öncesinde ve sonrasında bir alacağı olmadığı gibi işten ayrılış döneminde ibraname dahi yapıldığını belirterek açıklanan nedenlerle ilk itirazlarının kabulü ile davanın işin esasına geçilmeden usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Dosya kapsamına göre, TTK'nun 547. maddesi hükmü ve tüm beyan ve deliller birlikte dikkate alındığında, davacı tarafından ihyası istenen şirket hakkında Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 2023/418 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığı, açılan davanın halen derdest olduğu ve karar verilmediği görülmekle, asıl ve birleşen 2024/844 Esas sayılı dava dosyalarında davanın kabulü ile Kayseri ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 09/05/2019 tarihinde tasfiye kapanışı nedeni ile ticaret sicil kaydı terkin edilen Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 2023/418 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam eden davanın görülüp sonuçlandırılması ve infazı ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ticaret siciline tescili ile ihyasına, 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için birleşen 2024/844 Esas sayılı dosyada davalı ... (T.C ...)'in ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına,  iş mahkemesine açılan davanın şirketin tasfiyesinden sonra açıldığı görülmekle, tasfiye memuruna emek ve mesaisi karşılığında 1.500,00-TL ücret taktirine, bu ücretin ihyasına karar verilen şirketin mamelekinden karşılanarak tasfiye memuruna ödenmesine, kararın kesinleşmesine müteakip Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına,  karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan dolayı, tasfiye süreci sona ermeden tasfiye toplantısı yaparak şirketin sicilden terkinin sağlayan davalı tasfiye memurunun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gereklidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2014 tarihli, 2014/7827 Esas ve 2014/10350 Karar sayılı emsal içtihadı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2019 günlü, 2019/1184 Esas ve 2019/1548 Karar sayılı emsal kararı). Bu nedenle asıl dosyada Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, birleşen dosyada ise yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. 1-Asıl ve birleşen 2024/844 Esas sayılı dava dosyalarında davanın KABULÜ ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 09/05/2019 tarihinde tasfiye kapanışı nedeni ile ticaret sicil kaydı terkin edilen Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 2023/418 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam eden davanın görülüp sonuçlandırılması ve infazı ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere TİCARET SİCİLİNE TESCİLİ İLE İHYASINA, 2-6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için birleşen 2024/844 Esas sayılı dosyada davalı ... (T.C ...)'in ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartı gerçekleşmeden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK m.4/1-c hükmü uyarınca, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554 öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayıldığı kabul edildiğini, yerel mahkeme tarafından hem ttk m.547 hükmü uyarınca şirketin ihyasına hem de davanın ticari dava olmadığına karar verildiğini, bilindiği üzere Arabuluculuk Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden itibaren dava şartı arabuluculuğu tabi olan davalarda arabuluculuğa başvurma, dava şartı olarak hüküm altına alındığını, TTK m.5/A-1 hükmüne göre, \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmü ile zorunlu arabuluculuk kapsamına giren davalar belirtildiğini, kanun hükümleri göz önüne alındığında ttk m.547 kapsamında düzenlenen ek tasfiye hali m.4 kapsamında mutlak ticari dava olarak sayılmış olup, dava ikame edilmeden önce davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmamış olması açıkça kanuna aykırı olduğunu, kanunun amir hükümleri dikkate alındığında huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olduğu aşikar olup davacı tarafından arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile davanın HMK m.114 uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, esasen huzurdaki dava, davacının, ... Şti ve SGK'ya karşı Kayseri 1. İş Mahkemesi 2023/418 esaslı dosya kapsamında açtığı hizmet tespit davası kapsamında taraf teşkili sağlanması nedeni ile müvekkilin tasfiye memuru olduğu şirketin ihyasına ilişkin olduğunu, davacının talep ettiği alacaklar, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmesi açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesinin 9. Paragraf hükmü ile hizmet tespit davasının 5 yıl içerisinde açılması gerektiğinin düzenlediğini, dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. 09.05.2019 tarihi itibariyle tasfiye edilmiş olup davacı tarafından yasal süreler geçtikten sonra ikame edilen davanın istinaf incelemesi neticesinde zamanaşımı yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hukuki yarar ve dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK Geçici Madde 7/15 kapsamında şirket alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların tasfiye süreci tamamlanan ve ticaret sicilden kaydı silinen şirketlerin ihyasını talep edebileceği düzenlendiğini, kanun hükümlerinin tatbiki neticesinde yüksek yargı kararlarında özellikle tasfiye öncesi doğan ve icra başlatılmış olan ya da dava açılmış olan alacaklar bakımından şirket ihyasının kabul edileceği karar bağlandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2008/7980 E. 2009/12584 K. sayılı 7.12.2009 tarihli ilamında görüldüğü üzere terkinden önce açılmış bir icra takibinin mevcudiyeti alacaklıya ihya davası açma hakkı verdiğini, davacı tarafından ikame edilen gerek hizmet tespiti davasında gerekse de huzurda görülen davada hukuki menfaat ve dava takip ehliyeti bulunmadığını, zira davacı tarafından 25/01/2018 tarihinde el yazısı ile yazıldığını ve ıslak imzalı hizmet akdine dair ibra belgesi bulunduğunu, söz konusu belge dikkate alındığında davacının şirket ihyasını talep hakkı bulunmadığı zira hukuki menfaat veyahut alacağı bulunmadığını, kanun ve yüksek yargı kararların da özellikle \"şirket alacaklısı veya hukuki menfaati bulunanlar\" kavramının kullanılmasının amacı kanun koyucu tarafından kesin alacak veyahut menfaat bulunmayan hallerde kötü niyetli talepler ile tasfiyesi tamamlanan şirketlerin yeniden ihya edilerek telafisi güç veya imkansız zararların önüne geçtiğini, kaldı ki, davacı tarafından ikame edilen hizmet tespit davasında ilam neticesinde kesin alacak belirlenmediğini, kesin olmayan bir alacak yönünden hukuka uygun şekilde tasfiyesi tamamlanan bir şirketin ihya edilmesi müvekkil açısından son derece geri dönülemez zararları yol açacağını, anılan kanun hükümleri ve yüksek yargı uygulamaları dikkate alındığında tasfiye sürecinden önce doğan bir alacak veyahut bulunmadığından davanın HMK m.114 uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kanuni şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK m.547 hükümleri uyarınca ek tasfiye ile şirketin ihyası için belirli şartlar bulunduğunu, öncelikle kanunda düzenlenen ek tasfiye hükümlerinin uygulanabilmesi için yeniden tescil isteği amaca ulaşmada kullanılabilecek tek yol olması gerektiğini, bu nedenle amacın gerçekleştirilmesinin bir başka yolu varsa ve örneğin alacağın bir başka şekilde elde edilmesi imkânı bulunuyorsa yeniden tescil isteğinde bulunulamayacağını, ek tasfiye talep edilebilmesi için ispat şartının da  yerine getirilmesi gerektiğini, bu hususta davacı tarafından ispat delili olarak sadece iş mehkemesinde yeni ikame edilen hizmet tespit davası sunulduğunu, bahsi geçen davada veyahut başkaca ispat araçları ile davacının alacağını kesin şekilde ortaya koyacak herhangi bir delil veyahut emare sunulamadığını, yeniden tescil isteği korunmaya değer bir menfaate dayanması gerektiğini, korunmaya değer menfaatin varlığı inandırıcı delillerle açıklanması gerektiğini, fakat davacı tarafından hizmet tespiti maksadı ile şirketin ihyası hususunda herhangi bir inandırıcı delil sunulmadığı gibi davacı tarafından ıslak imzalı hizmet akdini ibra eden belge göz önüne alındığında menfaat şartının gerçekleşmediğini, kaldı ki, kanun koyucu tarafından özellikle menfaat ve ispat şartının belirlenmiş olması alacağı ispat edecek kuvvetli delillerin bulunmadığı hallerde hukuka uygun tasfiyesi tamamlanan ve sicilden kaydı silinen şirketlerin  keyfiyet içeren talepler neticesinde ihya edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini, işbu izahlar göz önünde alındığında kanunda ek tasfiye talebinin şartları olan menfaat ve ispat şartları sağlanmadığından yerel mahkeme kararının bozularak esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından tanık deliline dayanma talebimizin reddine karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından hukuki mesneti bulunmayan, muaccel ve likit olmayan bir talebe dayalı olarak açılan hizmet tespit davası kapsamında taraf teşkili sağlamak maksadı ile ikame edilen huzurdaki dava kapsamında 16/12/2024 tarihli 1 nolu celsede cevap dilekçemizde tanık deliline dayanmış olmaları nedeni ile tanıkları bildirmek için süre talebinde bulunulduğunu, yerel mahkeme tarafından işbu talebimiz reddedildiğini, yerel mahkeme tarafından HMK m.30 usul ekonomisi hükmü gerekçe gösterilerek tanık deliline dayanma talebinin reddedildiğini, HMK m.240 vd. Hükümler ile düzenlenen ve davayı aydınlatmaya yardımcı olarak ispat aracını kullanmaları ve dahi adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenler, amir hükümler, yüksek yargı kararları ile huzurdaki davanın mutlak ticari olması ve arabuluculuk hükümlerine tabi olmasının dikkate alınmaması, davacının HMK uyarınca dava açmada hukuki yararının bulunmaması, zamanaşımının göz önüne alınmaması, ihya talebi açısından kanuni şartların oluşmaması, davacı tarafından hukuki menfaat ve ispat şartlarının yerine getirilememiş olması, davacı tarafından alacak hakkının kesin olarak ispat edilememesi veyahut hizmet tespiti davasının aleyhe sonuçlanması halinde müvekkilin telafisi güç veyahut imkansız zarara uğrayacak olması hususları göz önüne alınmadan eksik inceleme ve tahkikat neticesinde verilen yerel mahkeme kararının başkanlığınızca yapılacak inceleme neticesinde kaldırılarak huzurdaki davanın cümle talepler yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle istinaf talebinin kabulüne, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/414 Esas ve 2024/1137 Karar sayılı ilamının bozularak ortadan kaldırılmasına ve yeniden yapılacak inceleme sonucunda cümle talepler yönünden müvekkil lehine davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın gerekçeli kararda açıkca yer verilen hususları dahi hukuki dayanaktan yoksun şekilde gerçeklikten uzak şekilde istinaf etmesi nedeniyle istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Asıl ve birleşen dava, şirketin ihyası talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alınarak yasal koşulları oluştuğundan tasfiye nedeniyle ticaret sicilinden terkin edilen davaya konu şirketin ihyasına ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle birleşen dosya davalısı ...'in birleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/844 E sayılı dosyası kapsamında verilen nihai karara yönelik yukarıda yazılı  istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  birleşen dosya davalısı ...'in istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/12/2024 tarih ve 2024/414 E - 2024/1137  K sayılı nihai kararının (Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/844 E sayılı dosyasından birleştirilen) usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla birleşen dosya davalısı ...'in vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan  birleşen dosya davalısı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile, HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.  20/03/2025  <br>\t\t\t\t<br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30c23dfd68dadd56","SID":"3d9cb6c3ae1bb876"}}