{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 10/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 13/03/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... ın sevk ve idaresinde ... plaka sayılı araç ile maliki .... ve sürücüsü ... olan .... plakalı aracın çarpışması sonrası trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında karşı yan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinin kendi kusuru olduğunu beyan ve imza ettiğini, ancak kaza sonrasında Tramer Komisyonu her ne kadar davacının maliki olduğu araç sürücüsüne %100 kusur atfında bulunmuşsa da, atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kaza sonrasında davacının aracında ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, alınan bilirkişi raporunda davacının aracında KDV dahil 16.480,68 TL ağır maddi hasar meydana geldiğini ve aracın pert edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, karşı aracın sigortacısının davalı sigorta şirketi olduğunu, davadan önce arabulucuya başvurulduğunu ve anlaşma sağlamadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacının aracında meydana gelen 50 TL pert bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile birlikte tüm delillerin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davacının sunduğu hasar tespit raporuna itiraz ettiklerini, bu davada esas alınmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranlarının tespiti bakımından mahkemece dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, trafik sigortası genel şartlarının A.6(B) maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatlarının teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, bu nedenle dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.iş sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, trafik sigorta poliçesi, bilirkişi raporu ve  tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı sigorta şirketinin ancak sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere zarardan sorumlu olduğu ve sigortalı araç sürücüsünün somut olayda kusuru bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açılan davada kesin karar verilmesinin usul, mevzuat ve yüksek mahkeme ilamlarına aykırı olduğunu, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda davacının maliki olduğu araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, bu rapora itiraz etmiş olmalarına rağmen itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, gerekli tüm tedbirleri alarak ve kurallara riayet ederek kavşağa giriş yapan ... ın tedbirsiz ve hızla karşı istikametten gelen aracın kusuru ile yaşanmış kazayı engellemesini beklemenin ayrıca kendisini kusurlu atfetmenin hayatın olağan akışına ve gerçeklere açıkça aykırı olduğunu, çarpışma meydana gelen nokta ile tarafların DUR levhalarına uzaklıkları gibi hususların kusurlu olan tarafı belirlemek konusunda önemli olduğu ancak mahkemece bu hususta inceleme yapılmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı vekili tarafından istinafa cevap verilmemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacının maliki olduğu araç ile davalı tarafından trafik sigortası ile sigortalanan araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araç hasarlanmış ve davacı oluşan zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda kaza tespit tutanağı ve ... tarihli trafik bilirkişi kusur raporunun incelenmesinde; davacının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ın ... Caddesi üzerinden ... Caddesi istikametine seyir halindeyken ... Caddesi ve .... Yol kavşağına geldiğinde, geliş istikametinde bulunan \"DUR\" levhasına riayet etmeyerek, diğer araç sürücüsünün geçiş önceliği bulunduğuna ilişkin kural ihlali sonucu kazanın meydana geldiği, ayrıca davacı tarafa araç sürücüsünün dar kavisle kavşağa girdiğinin anlaşılmasına göre, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer ... plakalı araç sürücüsünün ise atfı kabil bir kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, ilk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 10/03/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0e7fe6619584b72","SID":"645087f86a2fdb12"}}