{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/297 - 2025/401<br>T.C.<br>ANKARA<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/297 <br>KARAR NO\t: 2025/401<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/539 Esas 2024/863 Karar<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: Davacı vekili<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 06/03/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 06/03/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı  davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı firmanın Ankara 9. İcra Dairesi'nin 2018/13620 sayılı dosyasında dava dışı ... ... A.Ş.’ne karşı başlattığı takipte davacıya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, haciz ihbarnamesine yapılan itiraz akabinde davalı şirketin; davacı firmanın İİK.338 hükmü gereği cezalandırılması ve ayrıca İİK m. 89/4 uyarınca tazminata hükmedilmesini talep ettiğini, Ankara 13. İcra Ceza Mahkemesi'nin, davacı firmayı işbu davanın davalısına İİK m. 89/4 uyarınca 115.808,77 TL tazminat ödemeye mahkûm ettiğini, hükmedilen tazminat borcunun hukuki sebebinin İİK m. 89/4 ve dava dışı ... Firmasıyla arasında akdedilen kira sözleşmesinden doğan 16 yıllık peşin 160.000,00 TL kira bedeli ödeme borcu olduğunu, davacı firmanın Ankara 13. İcra Ceza Mahkemesi'nin, 12/05/2022 tarih, 2020/320 E.- 2022/137 K. sayılı ilamında hükmedilen tazminat tutarını, kararın istinaf aşamasında kesinleşmesi üzerine davalı firmaya ödediğini ancak dışı kiraya veren ... Firması’nın yine dava dışı ... A.Ş.’ye olan borcunu ödeyememesi üzerine ...; borca karşılık ipotek altına aldığı ve yukarıda bahsi geçen kira sözleşmesine konu taşınmazın paraya çevrilmesi için icra takibi başlattığını, bu taşınmazı açık arttırmadan alacağına mahsuben satın aldığını ve kiracı sıfatıyla taşınmazı kullanmakta olan davacı firmayı 26/12/2022 tarihinde taşınmazdan icra yoluyla tahliye ettirdiğini, davacı firmanın toplam 160.000,00 TL peşin bedelle 16 seneliğine kiraladığı taşınmazı 2 seneden daha az bir süre kullanabildiğini, oysaki firmanın davalı firmaya ödediği 115.808,77 TL tutarındaki meblağın, 11,5 senelik kira bedelinden fazlasına tekabül ettiğini, davacı firmanın ödediği tazminat miktarının tahliye sonrasındaki zaman dilimine tekabül eden kısmının davalı firma tarafından sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade edilmesi gerektiğini belirterek, dava değeri bilirkişi tarafından hesaplanacak tutar uyarınca sonradan arttırılmak kaydıyla; davacı firmanın davalıya ödediği 115.808,77 TL tazminat tutarının; davacı firmanın kiracısı olduğu taşınmazdan icra yoluyla tahliye edilmesiyle şimdilik 10.000,00 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının davasını yanlış kişiye hasrettiğini, Ankara 19. İcra Dairesi'nin 2022/9726 sayılı takip dosyası üzerinden dosya borçlusunun (kiralayan ... şirketinin) 3. şahıslardaki alacaklarını haciz konulması amacıyla gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine haksız bir şekilde itiraz ederek dürüst davranmadığını,  takip alacaklısı olarak yapılan şikâyet işlemi neticesinde Ankara 13. İcra Ceza Mahkemesi 2022/320 E sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma aşamasında da davacı tarafın takip borçlusuna (... A.Ş.'ne) olan kira borcunun tamamı olan 160.000.00.TL'yi peşin olarak ödediğini ileri sürdüğünü ve bu konuda da icra ceza mahkemesine borçludan alınmış yazılı bir belgeyi delil olarak sunduğunu, davacının yapmış olduğu ödemenin kira sözleşmesi kapsamında yapılmış bir kira borcu ödemesi olmayıp; İİK md.89/4 kapsamında gerçeğe aykırı beyanları nedeniyle hükmedilen mahkeme ilamına dayalı bir tazminat ödemesi olduğunu, bir an için davacının dava dilekçesi kapsamında belirtmiş olduğu haliyle davalı şirkete yapılan ödemenin kira sözleşmesi kapsamında kira borcuna mahsuben dosya borçlusu adına yapılmış bir ödeme olarak kabul edilse bile; bu durum karşısında da davacının muhatabı adına ödeme yaptığı dosya borçlusu olup kesinlikle davalı olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 18/12/2024 tarih, 2024/539 E., 2024/863 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ödemenin hukuki dayanağını kira sözleşmesi oluşturmakla birlikte, sözleşmenin sona ermesiyle birlikte \"haklı sebep\" ortadan kalktığından, elde edilen bedelin iadesi gerektiğini, kiracılığın 2 yıldan az bir süre sürdüğünü ve 26/12/2022 tarihinde tahliye edildiğini, kira sözleşmesi uyarınca kalan yılların mahsubu yapılıp sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiğini, kira sözleşmesinin sona ermesi “haklı sebebi” ortadan kaldırdığından, davalının mahkeme yoluyla elde ettiği bedelin de büyük kısmının hukuki sebebinin ortadan kalkması sonucunu doğurduğunu, davacının ödemesi gereken kira bedelinin 20.000,00 TL’den az olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının 16 yıllık kira sözleşmesi esas alınarak belirlendiğini, icra ceza mahkemesince 11,5 yıllık kira bedeli miktarınca ceza tayin edildiğini, haciz ihbarnamesinde belirlenen alacak miktarının üzerinde belirlenen tazminat miktarının hukuka aykırı olduğunu, bu tazminatın muhatabı davalı taraf olduğu için davalı taraftan talep ettiklerini, ödenen kira bedelinin iadesinde davacının muhatabı kiralayan iken bu kira bedelinden dolayı davalıya ödenen tazminatın muhatabı, bu durumdan sebepsiz kazanım elde edenin davalı taraf olduğunu, kaldı ki kiralayan firmanın davacı şirkete de ödenmemiş borçları bulunduğunu, iki yıllık bir kullanımın akabinde sona eren bir kira sözleşmesinin 16 yıl olarak tazminata konu olmasının ve davacıdan tahsil edilmesinin hukuken himaye edilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Davada, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnamesine yapılan itiraz sonrasında İİK 89/4 maddesi gereğince  hükmedilen davacının ödediği tazminatın davalıdan tahsili talep edilmektedir. <br>Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2024 tarih, 2024/267 E.- 2024/320 K. sayılı \" görev nedeni ile HMK'nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, … iki hafta içinde müracaat halinde dava dosyasının görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,\" ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin  11/07/2024 gün, 2024/1103 E., 2024/1109 K. sayılı ilamı ile \"…Bu durumda, davada tarafların tacir olduğu ve TTK'nın 19.md'si gereğince dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, tarafların tacir olduğu, ancak haksız fiil içeren (kaçak su, kaçak elektrik gibi) davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu da tartışmasızdır. (Yargıtay 3.HD'nin 17/12/2018 tarih, 2019/1440 E.-2019/10200 K.sayılı ilamı). Belirtilen nedenlerle, mahkemece; uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, işin esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.3. maddesi gereğince kaldırılmasına” karar verilmiştir. <br>İİK’nın 89/4 maddesi – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” şeklinde düzenlenmiştir.<br>Ankara 13. İcra Ceza Mahkemesi'nin, 12/05/2022 tarih, 2020/320 E.- 2022/137 K. sayılı ilamında, müştekinin Büyük Şişmanlar Yumurta ve Gıda Maddeleri Ticaret Limited Şirketi, sanığın ise Hüma Elektrik Üretim Anonim Şirketi, suçun ise hakikate muhalif beyanda bulunmak olduğu, Mahkemece, şikâyet dilekçesinde gerçek kişi gösterilmediğinden İİK'nun 345. maddesi gereğince davanın reddine, tazminat talebine yönelik olarak; davanın kabulü ile 115.808,77 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nin 18/01/2023 tarih ve 2022/1512 E, 2023/150 K sayılı kararı ile istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, Ceza Muhakemesi Kanunu 280/1 madde mucibince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkemece, davacı tarafça her ne kadar taşınmazın erken tahliye edildiğinden bahisle ödenen tazminatın kısmen iadesi talep edilmiş ise de; davacının kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz ettiği, davalı alacaklı tarafından 89/4 maddesi gereğince İcra Ceza Mahkemesi’ne şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece İİK'nun 89/4. madde hükmü gereğince davacının tazminat ödenmesine karar verildiği, tazminat ödenmesine konu uyuşmazlığın davacı tarafa gönderilen haciz ihbarnamesi tarihi itibariyle davacının iddia ettiği üzere 160.000,00 TL'yi dava dışı kiralayana ödeyip ödemediği, haciz ihbarnamesi tarihi itibariyle dava dışı borçluya borcunun bulunup bulunmadığı olduğu, yapıldığı iddia edilen ödemenin ispat edilememesi nedeniyle tazminata hükmedildiği, bu haliyle tazminatın haciz ihbarnamesine karşı gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunmaktan kaynaklandığı,  sonrasında kiralananın tahliyesinin ödenen tazminat sebebini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyadaki yazılara,  kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere,  06/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3b388d5025ddb13","SID":"d25b227e2d7ee4bb"}}