{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1168 <br>KARAR NO\t\t: 2025/176<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/746 E. 2022/337 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 05.02.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.02.2025<br>\t<br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2022 tarih 2021/746 E. 2022/337 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalılardan ...'e ait ve davalı ...'ün sürücüsü olduğu ve davalı ... Sigortaya ZMM ile sigortalı olan ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada , olayın meydana gelmesinde davalı tarafa ait araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davacının Alman trafiğine kayıtlı aracında yapılan eksper incelemesinde Alman eksper raporuna göre; KDV dahil 5.077,72 Euro maddi hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, eksperlik ücreti olarak 819,32 Euro ödendiğini, davalı Sigorta Şirketine yapılan ihbara rağmen bir ödeme yapılmadığını, davalı Sigorta Şirketinin 22.06.2021 tarihinde temerrüde düştüğünü, tüm bu nedenlerle,  fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; 5.077,72 Euro hasar bedeli maddi tazminatın davalı sürücü ve işleten  bakımından kaza tarihi olan 30.11.2020 ’den,  davalı sigorta şirketinden ise (teminat limiti olan ile sınırlı olarak) 22.06.2021 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının ekspertiz bilirkişi ücreti olarak ödediği 819,32 EURO'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, ilgili yasa gereği davacının dava açmadan evvel davalı şirkete talebi ile ilgili gerekli tüm evraklarla birlikte yazılı başvuru yapması gerekirken davalı şirket tarafından istenilen evraklar temin edilmeden ve iletilmeden doğrudan doğruya dava açmasının kanuna aykırı olduğunu dava, yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin adresinin İstanbul, kazanın meydana geldiği yerin Giresun, sigorta poliçesinin yapıldığı acentenin bulunduğu yerin de Giresun olduğunu, davalı şirketin İzmir ilinde herhangi bir şubesinin de bulunmadığını, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu davacı taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti gerektiğini, davacının dayandığı delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, davacı vekili tarafından yokluklarında  Almaya'da aldırılan ekspertiz raporunda yer alan hesaplamaların Türk Hukuku Yargı Sisteminde kabulünün ve hükme esas alınması mümkün olmadığını, haksız fiillerde ödenmesi gereken zararın gerçek zarar olduğunu, maddi zararın miktarının olayın gerçekleştiği yerdeki değer üzerinden hesaplanması gerektiğini, davalı  şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının değer kaybı talebinin teminat dışında kaldığını, gerek kaza gerekse poliçe tanzim tarihi itibariyle 14.05.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın geçerli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece davalı şirketin sorumlu olduğunun kabulü halinde, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı şirketin sorumluluğuna gidilebileceğini, kusuru ispat yükünün davacıda olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının temerrüde düşmediğini, bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde sigorta şirketine başvurudan 15 gün sonrasından itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olayın meydana gelmesinde davalı tarafa ait araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, davacının bir kusurunun bulunmadığı, araçta KDV dahil 5.077,72 Euro hasar meydana geldiği, ancak bilirkişi raporunda her ne kadar Yargıtay içtihatlarına göre aracın tamir fiyatının kaim değere yaklaştığından bahisle davacının aracının rayiç değerinin sovtaj bedeli çıkarıldıktan sonra kalan davacının talep edebileceği zararın 3.500,00 Euro olduğu belirtilmiş ise de mahkemece bu değerlendirmenin nazara itibara alınamadığı, davacının aracında 5.077,72 Euro zarar meydana geldiği, davacının aracının tamir ettirerek kullanıma devam ettiği, aracın Alman Eksper raporuna göre; aracın tamir riskinin bulunmadığı, aracın yaşı, kilometresi ve  araçta meydana gelen hasara göre tamir edilmesi düşüncesinin doğru olduğu, aracın tamir süresinin 2-3 gün olduğunun belirlendiği, davacının da gerçekten eksper raporunda da belirtildiği gibi aracını tamir ettirerek kullanmaya devam ettiği, dolayısı ile aracın mevcut fiili gerçek duruma göre pert total sayılamayacağından 5.077,72 Euro hasar bedelini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 5.077,72 Euro hasar bedelinin davalı sigorta şirketi bakımından 22.06.2021 tarihinden itibaren ve teminat limiti ile sınırlı olarak, davalılar ... ve ... bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek, yabancı para bakımından 3095 sy yasanın 4/A maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 819,32 Euro ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davacının  davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığını, ilk derece mahkemesince davacının talepleri doğrultusunda aleyhlerine hüküm kurulduğunu ancak poliçe limitlerinin kararda açıkça belirtilmediğinden, tesis edilen hükümde belirsizlik olduğunu,  davayı kabul anlamına gelmemek üzere, işbu dava bakımından tahkikat aşamasında Türk Hukuk Mevzuatına uygun olarak mahkeme tarafından atanan bilirkişiler kanalıyla hasar bedeli tespit edilmesi gerekirken, yokluklarında Almanya'da alınan bilirkişi raporu esas alınarak karar tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Almanya'da bulunan ekspertiz bürosuna ödenen 819,32 Euro tutarındaki ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. \t<br>\tGEREKÇE : Dava, 30.11.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya dayanak teşkil eden 30.11.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile Şehit Bahtiyar Aydın Caddesi istikametinden gelip, Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi kavşağından sola dönüş yaptığı sırada aracının sol ön kısmı ile İskele kavşağı istikametinden Barbaros Hayrettin Paşa Caddesinden sola Şehit Bahtiyar Aydın Caddesine dönüş yapan sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı yabancı otomobilin sol arka tampon kısmına çarpması şeklinde sonuçlanan maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince hükme esas alınan 11.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporda; sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile gündüz vakti, meskun mahalde Şehit Bahtiyar Aydın Caddesi istikametinden gelip, Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi kavşağından sola doğru dönüş yapmadan önce yola dikkatini vermesi, kontrolsüz kavşağa yaklaşırken kullanmış olduğu aracın hızını asgariye indirip kavşak başında durup, yolun her iki yönünü kontrol ettikten ve yolun müsait olma halinde kontrolsüz kavşaklarda geçiş önceliğine uyarak ve akabinde dönüş manevrasında bulunarak araç kullanması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, kontrolsüz bir şekilde mevcut hızıyla kavşağa giriş yaptığı sırada, sağ taraftaki İskele kavşağı istikametinden Barbaros Hayrettin Paşa Caddesinden sola Şehit Bahtiyar Aydın Caddesine dönüş yapan ve kavşak konumundan dolayı ilk geçiş hakkına sahip olan sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca ilk geçiş hakkını vermeyerek karıştığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Madde 57/1-a) “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar” kuralını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ün “etken olduğu”, davacıya ait araç sürücüsü ...’nın ise; sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla İskele kavşağı istikametinden Barbaros Hayrettin Paşa Caddesinden sola Şehit Bahtiyar Aydın Caddesine dönüş yaptığı, kontrolsüz kavşağa davalı aracına nazaran sağdan girmesi nedeniyle kaza mahalli kavşakta geçiş önceliği hakkına sahip olduğu, buna göre herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı ve bu nedenle kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nın “etken olmadığı”, 18.02.2021 tarihli ... tarafından düzenlenen raporda, değişmesi gerekli yedek parçaların, bahse konu araca ait yedek parçalar olduğu ve değişmesinin gerektiği, yedek parça ve işçilik fiyatlarının piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, değiştirilecek parçalar ve yapılacak işçilikler incelendiğinde; Arka sol tekerlek muhafaza kapağının 125,18 Euro, Sol stop lambası 205,87  Euro, Arka çamurluk taşıyıcı 284,67  Euro, Arka araç çekme halkası, 8,62  Euro, Arka tampon kaplaması 589,48  Euro, Arka sol tampon darbe emici 107,94  Euro, Arka tampon desteği 21,31  Euro, Arka sol dış tutucu 11,83  Euro, Arka sol tampon çıtası 31,83  Euro, Arka sol tampon çıtası 35,36  Euro, Arka sol dış ultrason dönüştürücü 89,95  Euro, Arka sol orta ultrason dönüştürücü 89,95  Euro, Kaporta boşluk koruma malzemesi 10,00  Euro, Küçük yedek parçalar (klips, agraf vs) 32,04  Euro, Kaporta, onarım ve montaj işçiliği 583,20  Euro, Mekanik işçiliği 55,80  Euro, Boya malzemesi, boya işçilik bedeli ve cilalama 1.983,96  Euro, %19 KDV 810,73  Euro olmak üzere toplam 5.077,72.-Euro (KDV Dahil) olarak hesaplandığı, emsal aracın Almanya‘daki piyasa rayicinin 8.800,00.-Euro olarak belirlendiği, dosyaya ibraz edilen ekspertiz faturası ile ilgili olarak trafik kazası sonucunda hasara uğramış olan ... plaka sayılı aracın Almanya’ da ... tarafından yapılmış olan “Hasar Ekspertiz Ücreti” için 18.02.2021 tarihli fatura ile talep edilen 819,32.- Euro (KDV Dahil) ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına göre makul olup olmadığı konusu ile ilgili olarak dosya muhtevasındaki bilgi ve dokümanların incelenmesi ve yapılan araştırmalar neticesinde; yapılan araç bilirkişi hizmetinin teknik bilgi birikimi gerektiren özel bir mühendislik hizmeti olduğu, Türkiye şartlarında da T.M.M.O.B.’ne bağlı mühendislik dallarından (Otomotiv, Makine, Elektrik, Mekatronik, İnşaat, Mimarlık v.b.) bu tür hizmetlerin alınması durumunda hizmetin niteliğine, hacmine ve çalışılan gün sayısına göre yurt dışı ücretlere benzer ücretlerin ortaya çıkacağı, hesaplanan bilirkişi ücretinin daha evvelki uygulamalarla karşılaştırılmasında isabetli bulunduğu, ayrıca yurt dışında ekspertiz ücretine uygulanan KDV oranının Ülkemizdeki gibi %18 değil de %19 olarak uygulandığı dikkate alındığında 819,32 Euro(KDV dahil) ekspertiz ücretinin de o ülke ekonomik ve sosyal koşullarına göre uygun olduğu, davaya konu ... plaka sayılı aracın kazadan önceki ikinci el piyasa  rayiç değerinin 8.800,00-Euro ve sovtaj (hurda) değerinin 5.300,00-Euro olmak üzere düşümünde 3.500,00-Euro olarak bulunduğu tespit edilmiştir.<br>\t2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartıdır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3042 E.- 2021/1562 K. sayılı içtihatı). Davalı sigorta vekilinin dava şartının gerçekleşmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  <br>\tYabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, aracın Türkiye'deki tamir bedeli, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/26157 E. 2022/1048 K.; Yargıtay 17. HD 2016/10741 E. 2019/10657 K. sayılı kararları).\t<br>\tSomut olayda, davacı hasarlı aracı gümrüğe terk etmemiş, ikamet ettiği ülkeye götürmüştür. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/6873 E. 2016/2916 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davacı aracını gümrüğe terk etmiş olsa idi, az yukarıda açıklandığı gibi yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı belirlenerek bu iki tutar karşılaştırılıp hangisi az ise o değer üzerinden hüküm kurulması gerekirdi. Araç Almanya'ya götürülmüş olduğundan, aracın kaydının silinmediği tespit edildiğinden,  Almanya'daki tamir bedeline hükmedilmesi yerindedir. Öte yandan mahkemece davaya konu poliçe örneğinin dosyaya getirtilerek söz konusu tazminat bedeline teminat limiti ile sınırlı olarak karar verilmiş olduğu görüldüğünden haksız yöndeki davalı sigorta vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>\tEkspertiz gideri yargılama giderlerinden olup, yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K. sayılı ilamı) İlk derece mahkemesince ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde hüküm altına alınması doğru olup, davalı sigorta vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 3.582,10 TL'den peşin alınan 976,23 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.605,87 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a640aca6542c8d74","SID":"081bb277655726cb"}}