{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/64 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/54<br><br>DAVA\t: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))<br>DAVA TARİHİ\t: 05/01/2023<br><br>Mahkememizde  görülmekte olan  iflas davasının yapılan yargılaması sonunda : <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin avukat olduğunu, aleyhine iflas yoluyla takip başlatılan davalı ...Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 01.01.2022 tarihli Avukatlık Danışmanlık Sözleşmesi akdedildiğini, şirketin alkol üretim ve dağıtım faaliyeti ile iştigal ettiğini, ... nolu 19.03.2023 geçerlilik tarihli alkol üretim izin belgesi ile ... no.lu 19.03.2024 geçerlilik tarihli alkol dağıtım yetki belgesinin şirketin yasa ve yönetmeliklere aykırı işlemleri sebebiyle Tarım ve Orman Bakanlığı, Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı'nın 26.07.2022 Tarihli ve ... Sayılı Belge İptali konulu tebligat yazısı ekinde iletilen ... tarihli ve ... sayılı belgelerin iptali konulu başkanlık oluru işlemi ile iptal edildiğinin öğrenildiğini, şirket yetkililerinin kötü niyetli olarak şirketin mal varlıklarını tasfiye etmeye ve alacaklılarından mal kaçırmaya başladıklarının öğrenildiğini, fatura bedellerinin izin belgeleri'nin iptal edildiği tarihten beri ödenmemesi ve Ekim ayında keşide edilen fatura akabinde müvekkilinin şirket tarafından kötü niyetli olarak azledilmesinin borçlu şirketin menkul ve gayrimenkullerini alacaklılardan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere devretme ve bu şekilde alacaklılarından mal kaçırma amacını ortaya koyduğunu, ... 63. Noterliği... tarihli ... yevmiye no ile ihtarname keşide edilerek 73.500,00-₺tutarlı fatura alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, borcun ödenmemesi sebebi ile ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirketin 02/11/2022 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek itirazların kaldırılarak davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacı ile müvekkili şirket arasındaki danışmanlık ilişkisinin davacı tarafından açıkça suistimal ve ihmal edildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, icra takibine konu miktarı hak edecek iş ve fiillerde bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, 2004 sayılı İİK'nun 156/3 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.<br>Mahkememizce ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı Muhammed Hardalaç tarafından borçlu ... Şti. aleyhine 74.723,32-₺ alacağının tahsili talebi ile 28/10/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin süresi içerisinde borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünün kararı takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce ... E.K. sayılı karar ile \"...1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına...\" karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı ilamı ile \"...Dosya kapsamına göre; mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkin olduğundan borçlu takibe itiraz etmişse mahkemece öncelikle itirazın kaldırılması talebi yönünden genel hükümlere göre alacağın mevcut olup olmadığı, muaccel hale gelip gelmediği hususları incelenerek değerlendirilme yapılması gerekmektedir.  Nitekim 16/05/2024 tarihli duruşmada davalının ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına karar verilmesi üzerine  davalı borçluya  takip konusu borcu ödemesi  için İİK'nın 158. Maddesi uyarınca çıkarılan  depo bedelinin yatırılması üzerine karar verildiğine  göre gerekçeli kararda öncelikle davacının, davalı borçlunun itirazın kaldırılması talebi yönünden değerlendirme yapılması, diğer bir anlatımla davacının mevcut bir alacağı bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmelidir. Her ne kadar duruşma ara karar ile davalı borçlunun takip dosyasına yönelik itirazın kaldırılmasına karar verilmiş ise de nihai kararda itirazın kaldırılması talebi yönünden gerekçe de bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK 297. Maddesinin birinci fıkrasında; \"mahkeme kararında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler, hüküm sonucu,  varsa kanun yolları ve süresi, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzaları ve gerekçeli kararın yazıldığı tarihin yer alması; ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi\", ikinci fıkrasında ise \"hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi\" gerektiği düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi ve mahkemelerce taleplerden her biri hakkında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması  gerekmekte olup bu husus kamu düzenine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 141. Maddesinde; bütün mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve hukuka uygunluk denetiminin yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Bu bakımdan; yasanın aradığı anlamda gerekçeli bir hüküm mevcut olmaması ve ortada denetlenebilecek usulünce düzenlenmiş  gerekçeli bir karar bulunmaması nedeniyle, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun görülmemiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirilerek, özellikle Anayasanın 141/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 27. ve 297. maddeleri kapsamında gerekçe oluşturularak, vardığı yargıyı içerir ve denetlenebilir  hüküm kurmak olmalıdır. Kabule göre de; davalının depo bedelini yatırmış olması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de borçlu, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir... Borçlu, depo kararındaki süreden sonra fakat nihai karardan önce, takip konusu borcu davacıya tamamen ödemişse, mahkemenin; \"konusu kalmayan davanın reddine\" karar vermesi gerekir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 442). Emsal mahiyette Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/06/2022 tarihli ... E.... K. sayılı ilamında; \"...ilk derece mahkemesince itirazın kaldırılmasına karar verilmesi yerinde olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde depo emri yerine getirildiğinden, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Dava, İİK'nın 158. maddesi uyarınca iflas takibinde borçlunun itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davalı tarafça depo emrinin yerine getirilmesi sebebiyle iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince iflas davasının konusu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış ise de, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi hükmünün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir...\" şeklinde karar verilmiş, süresi içerisinde depo emrinin yerine getirilmesi halinde, iflas davasının reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Öte yandan mahkeme veznesine yatırılan depo bedelinin akıbeti hakkında karar verilmemesi de hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf talebinin kamu düzeni yönünden \"ortada denetlenebilir gerekçeli  karar  yazılmamış olması”  ve  \"taleplerden her biri hakkında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulmamış olması\"   nedeniyle kabulü ile, diğer istinaf sebepleri ve işin esası bu aşamada  incelenmeksizin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 ve 355/1 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 297 maddesine uygun ve dosya kapsamı ile uyumlu, yargısal denetime elverişli şekilde ve yukarıda belirtilen hususlara riayet edilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ... K. Sayılı 01/07/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 ve 355/1 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA...\" karar verilmiştir.<br> İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı ilamı incelendiğinde, mahkememizin önceki kararında itirazın kaldırılması ara kararına ilişkin gerekçeli kararda açıklama yapılmadığı, depo emrinin yerine getirilmesi durumu gözetilerek hüküm kurulmadığı ve hükümde depo bedeline ilişkin karar oluşturulmadığı belirtilmiştir. Depo bedelinin dosyaya yatırılmış olması, anılan ilamda belirtilen bozma gerekçelerinin mahkememizce kurulan hükümdeki eksikliklerden kaynaklanması, taraflarca yapılması gereken herhangi bir usul işlemi bulunmaması, istinaf kararlarının mahkeme ve taraflar açısından bağlayıcı olması nazara alınarak yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadan dosya üzerinden yeniden hüküm kurulmasına ve gerekçeli karar oluşturulmasına karar verilmiştir. <br>Somut olayda, avukat olan davacı asil ile davalı şirket arasında imzalanan  01.01.2022 tarihli Avukatlık Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya aylık 15.000TL net ücret karşılığı avukatlık hizmeti sunulması kararlaştırılmıştır. Nitekim, tarafların ticari kayıtlarının incelenmesinden davalının Ocak-Haziran 2022 dönemine ilişkin aylık danışmanlık ücretini davalıya ödediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, Temmuz-Ekim 2022 dönemi için düzenlenen toplam 73.500,00-₺ tutarlı avukatlık hizmet faturalarının ödenmediği gerekçesiyle ... 63. Noterliği ... tarihli ... yevmiye no ile ihtarname keşide edilmiş ve ardından  ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden iflas yoluyla takip başlatılmıştır. Davalı borçlu tarafından takibe süresi içinde itiraz edilmiştir. Huzurdaki dava İK'nun 156/3 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.<br>Mahkememizce öncelikli olarak yapılması gereken iş, davacının alacaklı olup olmadığının tespiti ile haklı görülmesi halinde iflas takibine yapılan itiraz hakkında bir ara karar oluşturulmasıdır. Bu çerçevede, mahkememizin 16.05.2024 tarihli duruşmasında (3 numaralı celse) davalının vaki iflas takibine yaptığı itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. Az evvel değinildiği üzere, taraflar,  01.01.2022 tarihli Avukatlık Danışmanlık Sözleşmesinin varlığı ve belirlenen aylık ücret konusunda mutabıktır. Davalı taraf, davacının sözleşmeye uygun hareket etmediğini, avukatlık görevini suistimal ettiğini, gerçekten ücrete hak kazanmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1. maddesinde sunulan avukatlık hizmetinin içeriğinin iş yerinde yetkili kişilerin yazılı veya sözlü danışmanlık taleplerinin mümkün olan en kısa sürede yazılı veya sözlü olarak karşılanması olarak belirlenmiştir. Nitekim taraflarca sunulan delillerden de anlaşıldığı üzere \"e-posta\" veya \"whatsapp\" üzerinden davalı şirket yetkilileri ile davacı avukatın görüştükleri, dosya kapsamında sunulan delillerden davalı şirketin avukatın sözleşeme gereği görevini yerine getirmediğine dair bildirimde bulunduğunun anlaşılmadığı, davacı tarafından sözleşmeye uygun olarak düzenlenen faturaların davalı tarafında iade edilmeyerek ticari defterlere işlendiği ve büyük bir bölümünün de ödendiği görülmektedir. Dolayısıyla, sözleşeme kapsamında avukatlık hizmetinin sunulmadığı gerekçesiyle fatura bedellerinin ödenmediği iddiası yerinde görülmemiş; dosyada mevcut 22.12.2023 tarihli bilirkişi raporu da bu çerçevede hükme elverişli kabul edilerek davalının borca yaptığı itirazın kaldırılmasına ve takibin takip talebindeki şartlarda devamına karar verilmiştir.  <br>16/05/2024 tarihli duruşmada alınan kararın 4 nolu ara kararı gereğince 30.05.2024 tarihinde ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası  kapsamında 74.723,32-₺ takipte kesinleşen miktar, 3.399,91-₺ harç miktarı (4,55), 11.955,73-₺ vekalet ücreti (nispi-tam), 19.284,36-₺ toplam faiz, 112,70-₺ masraf miktarı olmak üzere toplam 109.476,02-₺ tutarlı depo emri düzenlenmiş; davalıya 04.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Depo bedeli, davalı tarafından 11.06.2024 tarihinde,  7 gün içinde mahkeme veznesine depo edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/06/2022 tarihli...E. ... K. sayılı ilamına atfen İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin yukarıda yer verilen kararında belirtildiği üzere, İİK'nın 158. maddesi uyarınca, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcun bizzat alacaklıya ödediği kesin delillerle mahkemede ispat edilir ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse iflas davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir. Huzurdaki yargılamada depo bedelinin süresi içinde ödendiği sabit olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Son olarak, davalı tarafından 11/06/2024 tarihinde yatırılan 109.476,02-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmek üzere ilgili icra müdürlüğüne gönderilmesine, davalı tarafından yapılan itirazın kaldırılmasına karar verildiğinden yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından 11/06/2024 tarihinde yatırılan 109.476,02-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmek üzere ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ....esas sayılı dosyasına GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Harç başlangıçta peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Davacı tarafından yapılan 768‬,00-₺ tebligat posta gideri ile 3.000,00-₺ bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.768,00-₺ ile 385,40-₺ harç gideri olmak üzere toplam 4.153,4‬0-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/01/2025<br><br>Başkan <br>E-imza <br>Üye <br> E-imza<br>Üye <br> E-imza<br>Katip <br> E-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e7366cc4e3fd8c2","SID":"5a95ebd0752550f4"}}