{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/350 <br>KARAR NO: 2025/357<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/08/2024<br>NUMARASI: 2024/846 Esas -  2024/759 (Değişik İş Kararı)<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin, 01.10.2021 keşide tarihli, 01.09.2022 vade tarihli, 6.528.000,00 TL meblağlı bononun lehdarı olduğunu, ticaret sicil gazetesinde yer alan şirket ana sözleşmesine göre,  şirketin tek ortaklı ve tek ortak olan ... 'in üç yıl için şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, şirketin yönetim kurulunun da sadece ... den oluştuğunu, Ana sözleşmede hem yönetim kurulunun tek kişiden oluştuğu, hem de şirketi ...'in tek başına temsil edeceğinin belirtildiğini, senette, senet borçlusu şirket haricinde atılan diğer imzanın ...'e ait olduğunu, dolayısıyla, ... in aval veren sıfatını haiz olduğunu ve T.T.K'nun 724/1. maddesi hükmüne göre bono bedelinden ve fer'ilerinden müteselsilen sorumlu olduğunu, mezkûr bono bedelinin vadesinde ödenmediğini, şifahi uyarılara rağmen dava açılana kadar  da ödemediğini, alacak rehinle temin edilmediğinden, borçluların mal kaçırma maksadı bulunmasından dolayı ve borçluların mevcut borçları sebebiyle ödeme aczine düşme ihtimali bulunduğunu, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından, davacının alacağı olan 6.528.000,00 TL ve yapılacak masrafları karşılayacak miktarının teminatsız olarak ihtiyaten haczedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin borçluya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Talepte bulunan vekili her ne kadar; aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketin tek ortaklı olduğunu, ...'in senedin ön yüzüne imza atması sebebi ile aval olarak da sorumlu tutulması gerektiği iddiası ile şirket ve şirket yetkilisine karşı ihtiyati haciz talep etmiş ise de, mahkememize aslı sunulan talebe dayanak senedin ön yüzünde şirket kaşesi ve imzasının yanında bir başka imzanın daha bulunduğu, ancak imza üzerinde herhangi bir ad ve soyadın yazılmadığı anlaşılmakla; yalnızca şirket yönünden ihtiyati haczin şartlarının oluştuğu kanaati ile şirket için %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiş, ...'in yönünden ise talebin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi'nin bonoyu avalist sıfatıyla imzalayan ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın usule yasaya ve emsal yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, TTK'nın 701/3. maddesi uyarınca, senedi düzenleyen haricinde senet üzerine atılan imzaların aval şerhi sayılır. İhtiyati haciz taleplerine konu senette hem borçlu şirket kaşesi üzerinde hem de düzenleme tarihi kısmının altındaki boş kısımda şirket yetkilisi ... tarafından atılmış iki adet imza bulunduğunu, dolayısıyla, ...'in aval veren sıfatını haiz olduğunu ve T.T.K'nun 724/1. maddesi hükmüne göre bono bedelinden ve fer'ilerinden müteselsilen sorumlu olduğunu, ancak buna karşın İlk Derece Mahkemesinin şirket kaşesi üzerine atılan imza haricinde atılan diğer imzanın üzerinde herhangi bir ad, soyad yazılmadığı gerekçesiyle şirketin ilgili tarihteki tek yetkilisi olan ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine kararı verdiğini, kararın bu yönüyle, usule, yasaya ve Yargıtay'ın bu yönde istikrar kazanmış içtihatlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, kararın bu yönüyle  ortadan kaldırılmasını ve ... yönünden İ.İ.K. madde 257 gereğince, ayrıca teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından, davacının alacağı olan 6.528.000,00 TL ve yapılacak masrafları karşılayacak miktarının ihtiyaten haczedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin borçluya yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep; bonoya dayalı  ihtiyati haciz talebinin aval veren yönünden reddine ilişkin kararın istinaf istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; eldeki ihtiyati haciz talebi yönünden ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı, aynı borçlu hakkında başlatılan takibin kesinleşmesinin  ihtiyati haciz kararı  verilmesine engel olup olmadığı noktalarındadır  İhtiyati haciz isteyen taraf; 01/09/2022 vadeli  6.528.000,00 TL bedelli bonoya dayılı olarak keşideci ... Ltd.Şti ve bononun ön yüzünde atılı bulunan 2. İmzanın aval mahiyetinde olduğu, bu imzanın bono üzerinde ad ve soyadı bulunmayan  şirket yetkilisi ...'e ait olduğu iddiası ile her iki kişi hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince 07/08/2024 tarihli 2024/846  Değişik iş, 2024/759 kararı sayılı kararı ile; keşideci şirket hakkında ihtiyati haciz talebinin kabulüne, avâl veren olduğu iddia edilen ... yönünden bono üzerinde ad ve soyadı bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Alacaklı  vekilince yasal süresinde 20/08/2024 tarihinde ihtiyati haciz talebinin reddedilen kısmı yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz isteyen tarafça borçlu olduğunu iddia ettiği tüzel kişi hakkında verilen ihtiyati haciz uygulandığı, keşideci  ve aval veren hakkında esas takibe geçildiği, İstanbul Anadolu 20. İcra müdürlüğünün 19/09/2024 tarihli yazısına göre ödeme emrinin her iki borçluya tebliği üzerine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği hususunun bildirildiği, alacaklı vekilince bu hususu belirtip ihtiyati haciz verilmesi için takdir edilen teminat mektubunun iadesinin istendiği,  mahkemece teminatın iadesine karar verildiği ve teminat mektubunun alacaklı vekiline 17/09/2024 tarihinde  teslim edildiği görülmektedir. TTK 'nın aval şekil başlıklı 701/2 maddesi  \"uyarınca aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır\",  701/3 fıkrası  ise: \"Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.\" şeklindedir. Aval verinin isminin ve TCK kimlik numarasının senede yazılması; TTK 776.maddesinde düzenlenen senedin zorunlu unsurlarından olmadığı gibi TTK 701/2 maddesi uyarınca da avalin şekil şartlarından değildir. Bu düzenlemeler karşısında keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup ayrıca ad soyadının yazılması gerekli değildir. Şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine attığı imza aval olup  bizatihi kendisini sorumlu kılar. Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz talebine dayanak bono yüzünde  şirket kaşesi dışında atılı bir imza daha bulunduğu, sunulan ticaret sicili gazetesi ilanına göre şirketin tek yetkili temsilcisinin de şirket müdürü olan ... olduğu anlaşılmakla bu borçlu yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış  olan alacaklı, takip kesinleşmeden (kendisine kesin haciz istem yetkisi gelmeden  İİK madde 78)  önce hakkını tehlikede görmesi halinde aynı alacak için borçlunun malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep edebilir. (Prof.Dr Baki Kuru  İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074) takip kesinleştikten sonra alacaklının kesin haciz talep hakkı bulunmakla  artık ihtiyati haciz istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz talep tarihi, karar tarihi ve istinaf tarihi itibarıyla alacaklının hukuki yararı bulunmakla birlikte istinaf incelemesinin yapıldığı  tarih itibarıyla kesin haciz isteme yetkisi bulunmakla ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuki yararı kalmadığından  istinaf talebinin reddine, başlangıçtaki hukuki yararın bulunması ve haklılık  durumu dikkate alınarak istinaf harçlarının iadesine ve  istinaf giderlerinin karşı taratan tahsili gerekmektedir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; istinaf incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla ihtiyati haciz kararı verilmesinde talep edenin hukuki yararı kalmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin konusu kalmayan istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf başvuru harcının istemi halinde kendilerine iadesine, 3-İhtiyati haciz talep eden  tarafından istinaf aşamasında yapılan posta gideri 10,00 TL'nin aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'den alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db8f9310c2fa38f8","SID":"9ae9368ade5a3eab"}}