{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1554 <br>KARAR NO\t\t: 2025/487<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/674 Esas - 2022/688 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ \t: 20/03/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 20/03/2025 <br>                  <br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/07/2022 tarih 2021/674 Esas 2022/688 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDAVA \t: Davacı vekili, 14.04.2021 tarihinde, müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı şirketin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarptığını, kaza tespit tutanağında karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin aldığı eksper raporunda araçta 26.423,42 TL tutarında hasar tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine 24.06.2021 tarihinde başvuru yaptıklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedeli ve 100,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 400,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 25.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile hasar tazminatı talebini  10.059,99 TL'ye, değer kaybı tazminatı talebini 16.000,00 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, müvekili şirketin sürücünün kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kasko sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin müvekkili şirketten rücuen tazminat talebinde bulunduğunu, açılan hasar dosyası kapsamında eksper raporu ile belirlenen 16.363,34 TL hasar bedelinin 28.07.2021 tarihinde dava dışı ... Sigorta’ya ödendiğini, bakiye poliçe limitinin 26.636,66 TL olduğunu, karşı tarafın yaptırdığı tespiti kabul etmediklerini, talebin fahiş olduğunu, yapılan ödeme ile tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, ekspertiz ücretini kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...nın hatalı ve kurallara aykırı bir biçimde, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz olarak U dönüşü manevrası ve şerit tecavüzü neticesinde KTK’nun m.46/c, m.67/a-b, m.84/f, m.84/g ve m. 84/j maddeleri gereğince kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu; kaza ile hasarın uyumlu olduğu, ekspertiz raporundaki yedek parça ve işçilik bedellerinin piyasa koşullarına uygun olduğu, davacıya ait araçta KDV dahil 26.423,42 TL tutarında hasar oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı kasko sigorta şirketine rücuen ödediği 16.363,43 TL mahsup edildiğinde, bakiye hasar onarım bedelinin (26.423,42 TL-16.363,43 TL) 10.059,99 TL olduğu; aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değerinin 209.000 TL olduğu, kaza öncesindeki rayiç değerinin ise 225.000 TL  olduğu, böylece değer kaybının 16.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.059,99 TL hasar bedelinin temerrüt rarihi 28.07.2021 tarihinden, 16.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi 07.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından evvelce tazmin edilerek zararın karşılandığını, ... Sigorta A.Ş.'nin müvekkili şirkete müracaatı sonrasında açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ekspertiz incelemesi ile  16.363,34 TL hasar bedelinin rücuen hasar tazminatı olarak 28.07.2021 tarihinde  ... Sigorta A.Ş.'ye ödendiğini, davacının aracında  gerçekleşen hasarın eksik karşılandığı yönünde dava dışı ... Sigorta A.Ş.’ye herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, ayrıca onarım faturası bulunmadığını, farazi tespit edilen hasar bedelinin haksız ve davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacak nitelikte olduğunu, dosya içeriğinde kasko sigortası kapsamında aracın onarımının layıkıyla yapılmadığına ilişkin bir tespit olmadığını, yeniden onarıma ilişkin bir faturanın da bulunmadığını, ispat külfeti davacı araç sahibinde olduğunu, aracın eksik ya da ayıplı onarıldığı, eksik ya da ayıplı onarım varsa hangi parçalarla ilgili olduğu, eksik ya da ayıplı onarım varsa aracı onaran servise ihtarname gönderilip gönderilmediği, aracı onaran servise davalı sigorta şirketinin ödemesi dışında bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise ne amaçla ve ne miktar ödeme yapıldığı, ayrıntılı olarak beyan edilip belgelenmeden ödeme yapılmış ise ödeme belgesi sunulmadan ek hasar talebinde bulunulamayacağını, davacının ihtirazi kayıtsız aracı teslim alarak kullanmaya devam ettiğini, onarımdan kaynaklı hasar tazminatının karşılanmadığından bahisle karşılanmayan farazi zararın talep edilmesinin haksız olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan hasar bedeli ve değer kaybının gerçeğe aykırı olduğunu, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, KDV’li zarar tutarı esas alınarak bakiye zarar belirlenmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda Genel Şartlara göre yapılmayan hesaplamanın ve tespit olunan değer kaybı miktarının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> \tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli tazminatı ve değer kaybının karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.  <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacıya ait ... plakalı araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 26.423,42 TL hasar meydana geldiği, dava dışı kasko sigortacısı tarafından davacıya hasar tazminat bedeli olarak davadan önce 16.363,34 TL ödeme yapıldığı, davacının bakiye hasar tazminatı alacağının 10.059,99 TL olduğu, davacıya ait aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 225.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin ise 209.000,00 TL olduğu, böylece araçta 16.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiştir.<br>\tSigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. TTK'nın 1427 vd  maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. (Yargıtay 17 HD 15.12.2011 tarih ve 2011/4075 E. - 2011/12321 K.,28.03.2016 tarih ve 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih ve 2015/14700 E. 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih ve 2014/4531 E. -  2014/3704 K.) Davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususlardaki istinaf sebepleri yerinde değildir. <br>\tAnayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. -2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere \"Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak ... hesaplanır\" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K. sayılı ilamı) Somut olayda, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda az yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre davacıya ait araçta 16.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesince bu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.780,15 TL'den peşin alınan 446,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.334,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18c523ff05c5ccce","SID":"12bbae99df4f8a31"}}