{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/92 <br>KARAR NO: 2025/374<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2024<br>NUMARASI: 2023/869 Esas -  2024/829 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Dava konusu çekler, davacının elinden rızası dışında çıkmış olup davalı haksız şekilde elinde bulundurmakta olduğunu, bu çekin kendisine verilmesini gerektirecek hiçbir sözleşme, ticari ilişki, mal alım satımı ve hukuki gerekçe olmadığını, davacı çekte ciranta olarak yer olan hiçbir firmayı ve şahsı tanımamakta ve aralarında hiçbir alışveriş ve sözleşme bulunmadığını, dayanak çeke bakıldığı zaman ilk ciranta olarak ... isimli bir şahıs görünmekte olduğunu, davacı şirketin bu kişi ile de hiçbir ticari veya başka türlü bir ilişkisi/bağlantısı bulunmadığını, davacı şirket çekte ciranta olarak yer alan söz konusu şirketlerin faaliyet alanını dahi bilmediğini, davacının bu şirketlerle hiçbir ticari faaliyeti, çek veya başka bir belge düzenlenmesini gerektirecek ilişkisi olmadığı gibi bu şirketlerin de elinde çek düzenlenmesini gerektirecek hiçbir fatura, irsaliye vb. en geniş manasıyla bilgi ve belge bulunmadığını, bununla birlikte çekte ciranta olarak adı geçen aynı firmaların ve şahsın başkaca kişilerin çeklerini de aynı kargo firmasından yahut kargo firması ile işbirliği içinde ele geçirdikleri ve bu kişiler hakkında da icra takipleri yapıldığına haricen vakıf olunduğunu, bu firmalar ve yetkilileri hakkında Develi Cumhuriyet Savcılığının 2022/3408 Sor. Nolu dosyasında da haklarında soruşturma yürütülmekte olduğunu, yine aynı cirantalar başkaca bir mağdurdan aynı şekilde ... Kargo A.Ş. Aracılığıyla çaldıkları birtakım çeklere yönelik Ayrıca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/1251 Esas sayılı dosyasında da çek iptali davası açılmış ve yargılamaya devam edildiğini, henüz icra takibi başlatılmayan diğer çeklerinde aynı kişi ve kişiler tarafından çalınarak piyasaya sürüldüğü inancında olduğunu, ayrıca nitelikli şekilde birden fazla şirkete ciro ettirilerek davacının yasal haklarını kullanımı engellenmeye çalışıldığını, çekte görünen tüm cirantalar arasında mutlak bir bağlantı olduğu ve haksız kazanç elde etmek amacıyla çeklerin çalındığını, davacının ... bank Çorum Şubesi, 30/07/2023 tarihli, 30.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... olan, ... seri nolu çekin son yetkili hamilinin davacı şirket olduğunun tespiti ile çek davacı şirkete ait olduğundan davacı şirkete iadesine, açıkça haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'den az olmamak üzere davacı lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... TTK.'nun 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A Maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. Maddeleri uyarınca, huzurdaki davada,  dava açılmadan  önce zorunlu arabulucuya başvurulmadığından, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine..\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararın, hukuka ve dosya kapsamındaki delillere aykırı olduğunu, mahkemenin dava konusu uyuşmazlığa ilişkin verdiği kararın, gerek içeriği gerekse de dayandığı hukuki gerekçeler itibarıyla hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Davanın, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine dayanılarak açıldığını ve müvekkili tarafından ileri sürülen taleplerin tamamen çekin iadesine yönelik bulunduğunu, mahkemenin, açıkça hatalı bir değerlendirme yaparak dava konusu talepleri arabuluculuk şartına tabi kılmış ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verdiğini, bu karar, 7155 sayılı Kanun’un arabuluculuk dava şartını düzenleyen 20. maddesi ile TTK madde 5/A hükümlerinin yanlış yorumlanması neticesinde tesis edildiğini, mahkemenin bu hatalı yaklaşımının, davanın esasına girilmeden reddine neden olmuş ve müvekkilinin hukuki korunma talebini ciddi şekilde sekteye uğrattığını, çek istirdadı taleplerinde arabuluculuk şartı aranmayacağını, İstinaf başvurularının kabulüne ve İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22023/869 Esas, 2024/829 Karar'ının kaldırılmasına, neticesinde davanın kabulüne, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin Karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı, istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Somut olayda ise uyuşmazlık TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağı değildir. Dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de çek bedelinin istirdatı istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlı olduğundan sonuç değişmeyecektir. Buna göre ilk derece mahkemesince  çek istirdatı talebinin  6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nin 353/(1).a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve  davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine  karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstinafa konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1) a-4 gereği KALDIRILMASINA; 2-Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan istinaf istinaf karar harcının  istek halinde kendisine iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c52b10bcdaf1a071","SID":"c9f66812792243c1"}}