{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1605 Esas 2025/233 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1605 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/233<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/445 Esas 2022/462 Karar<br><br><br>DAVA\t: Şirket Müdürünün Azli - Kayyım Atanması<br>DAVA TARİHİ\t   : 12/06/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18/03/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar ... ve ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un davalı şirkette 2/4000 oranında hissedar ve 08/01/2018 tarihli karar ile şirketin münferiden temsile yetkilisi bulunduğunu, davalı şirketin 3998/4000 hissesine sahip muris ...'un vefat etmesi sonucu miras paylarına göre her bir müvekkilinin davalı şirkette 9995/40000 ve davalı ...'un 10015/40000 hisse sahibi olduğunu, davalı ile yapılan görüşmelerde şirketin durumuyla ilgili bilgi taleplerine ısrarla yanıt verilmediğini, murisin evinde bulunan kasadaki şirket kasa defterleri ve kasada olduğu müvekkilleri tarafından bilinen yüklü miktardaki paranın davalı tarafından alındığını, davalı ...'un 14/02/2018 tarihinde davalı şirket unvanına sadece \"A\" harfi ekleyerek aynı isimli aynı adreste aynı iştigal konusu ile faaliyet gösterecek başka bir şirket kurduğunu, kurduğu günden itibaren mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile davalı şirketin tüm mal varlığını ve müşteri portföyünü bu şirkete aktarmaya başladığını, davalının şirket kayıtları hakkında ısrarla bilgi vermekten kaçındığını, bağlılık yükümlüğü ve rekabet yasağına aykırı tutum ve davranış sergilediğini, miras ortaklığı nedeniyle ortağı olan müvekkilleriyle menfaat çatışması halinde olduğunu, şirketin içini boşaltmak ve müşteri portföyünü tereke dışına kaçırmak için aynı adreste, aynı iştigal konusunda neredeyse aynı isimle şirket kurduğunu, güven ilişkisini ortadan kaldırdığını belirterek davalı şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılarak davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların henüz miras intikal yoluyla şirket ortağı sıfatını kazanmadıklarını, müvekkilinin davalı şirketin müdürü olduğunu, müdürlük görevinin halen devam ettiğini, şirket organlarında bir yönetim yoksunluğu oluşmadığı halde davacılar tarafından haksız şekilde kayyım atanması talep edildiğini, davacıların iddialarının hiçbirinin somut delillere dayanmadığını, ortaklar arası uyuşmazlıklar veya farklı ilişkilerden doğan anlaşmazlıkların yönetim kayyımı tayinini gerektiren durumlardan olmadığını, müdürlerin şirketi iyi yönetemediği, temsil edemediği, ortaklığı zarara uğrattığı veya sirketin beklenen karlılığa ulaşamadığı gibi iddialar ile kayyım tayin edilmesinin kanuna aykırılık teşkil edeceğini, şirkete kayyım atanmasını gerektirecek yasal nedenlerin oluşmadığını, ... ve Döşeme Malz. San. Tic. Ltd. Şti. isimli şirketin Şubat 2018 yılında kurulduğunu, aradan 5 ay geçmiş olmasına rağmen herhangi bir alım satım yapılmadığını, gayri faal bir şirket olduğunu, iki şirket arasında herhangi bir ticari faaliyette bulunulmadığını karşılıklı olarak para giriş çıkışı olmadığını, davacıların müvekkilinin terekenin içini boşaltacağı yönündeki iddialarının hiçbir dayanağı bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen diğer davalı davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı şirketin 24/09/2012 tarihinde kurulduğu, şirketin sermayesinin 2.000.000,00 TL olduğu, bu sermayenin 1.999.000,00 TL’ nin ...’a, kalan 2.000,00 TL’nin davalı ...’a ait olduğu, davalı ortak ...’un aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili  şirket müdürü olarak atandığının tescil olunduğu, şirket ortağı olan tarafların murisi ...’un 16/03/2018 tarihinde vefatı ile mirası 4 pay olarak kabul edildiği, 1 payın murisi eşi ...’a, 1'er payın ise çocukları ..., ... ve  ...’e ait olduğuna karar verildiği, davacıların davalı şirket müdürünün davalı şirketi kötü yönettiği,  ... ve Döşeme Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı yeni bir şirket kurduğu, mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile davalı şirketin tüm mal varlığını ve müşteri portföyünü bu şirkete aktarmaya başladığını, davalı şirketin içini boşalttığını iddia etmişler ise de alınan bilirkişi heyeti raporunda davalı şirket müdürünün tek ortaklı olarak kurduğu dava dışı ... ve Döşeme Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında hiçbir ticari ilişki veya kayda rastlanmadığı, davalı şirkete ait duran varlıkların muris ...’un vefatından önce ve sonrasında hiçbir alış-satış kaydına rastlanmadığı, muris ...’un vefat ettiği 16/03/2018 tarihi itibariyle davalı ...’un davalı şirkete borcu bulunmamakla birlikte davalı şirketten 1.214,202,10 TL tutarında alacaklı olduğu, mali tablolara göre davalı şirketin öz kaynaklarının 2017 yılında 2.748.283,18 TL iken 2018 yılında bu tutarın 2.849.987,88 TL yükseldiği, davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarında net kar oranlarının yaklaşık %1,20 oranında olduğu, her iki döneme ait karlılık oranlarında büyük dalgalanmaların bulunmadığı, muris ...’un vefatından önce ve sonrasında şirketin zararının bulunmadığı, davalı şirketin 2017-2018 yılı ticari defterlerine göre davalı ... tarafından davalı şirketi zarara uğratacak eylemlerine rastlanmadığının tespit edildiği, davacı tarafın davalı şirket müdürü tarafından davalı şirketin kötü yönetildiği, şirketin içinin boşaltığı, şirketin ve davacıların zarara uğratıldığına ilişkin iddialarının ispatlanmadığı, somut olayda şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması için koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının halen müdürlük görevini yürüttüğünü, murisin vefatı sonrası davalının hisse oranının ise 1002/4000 olduğunu, şirketi münferiden temsile yetkili davalının murisin vefatından sonra mirasçılık yoluyla şirket ortağı olan diğer paydaşlara şirketin mali durumu hakkında bilgi vermekten sürekli kaçındığını, genel kurulu toplantıya çağırmadığını, murisin kasasında yer alan şirket defterlerini kaçırarak diğer paydaşların durumdan haberdar olmalarını engellemeye çalıştığını, murisin vefatından sonra tereke tespiti talebiyle dava açıldığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı ...'un müdür olduğu 08.01.2018 tarihinden, mirasçı diğer ortak ...'un ölümü olan 16.03.2018 tarihine kadar milyonlarca lirayı şirket defterlerinde oynamak sureti ile usulsüz olarak uhdesine geçirdiğinin ortaya çıktığını, davalı ...'un şirket müdürlüğüne atandıktan bir ay gibi kısa bir süre sonra, davalı şirket ile aynı adreste ve aynı faaliyet kolunda, şirket unvanının başına “A” harfi eklemek suretiyle “... VE DÖŞEME MALZEMELERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ.” isimli şirketi kurduğunu, bu şirketin kuruluş amacının mirasçılardan mal kaçırmak ve şirketin tüm mal varlığını bu şirkete aktarmak iken bu durumun diğer mirasçılar tarafından fark edildiğini, dava açılması üzerine davalı tarafından kurulan ... şirketinin apar topar tasfiyeye sokulduğunu, davalı ...'un kurduğu ve anılan davadan sonra acele bir şekilde tasfiye sürecine sokulan ... isimli şirketten sonra davalı bu sefer oğlu adına “... Sünger Ve Döşeme Mal. San. Tic. Ltd. Lti. Şti.” isimli şirketi kurduğunu, söz konusu şirketin 10.05.2019 tarihinde ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, söz konusu şirketin adresi “...” iken davalı şirketin adresi ise “...”  olduğunu, davalının davranışları hiç kuşkusuz şirket menfaatine olmayıp, aksine dürüstlük kuralını da bertaraf ederek, TTK'nun 613. maddesi gereğince, bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağına sağlamaya yönelik bulunduğunu, davalı ...'un, müvekkillerinin miras paylarını almasını engellemek adına tereke dahilindeki dava konusu şirketin içini boşaltmaya başladığını, önce ... isimli şirketi kurduğunu, dava açılmasına üzerine bu şirketi tasfiye ettiğini, 15/05/2019 tarihinde oğlu ... adına, yan binada ... Sünger ... Ltd. Şti.isimli şirketi kurduğunu, şirketin tüm faaliyetlerini bu şirkete kaydırdığını, bu fiiliyle müdürlük görevini kötüye kullanarak şitketin zarara uğramasına sebep olduğunu, dolaylı yollardan tereke mallarını kaçırdığını, şirket hissedarı olan müvekkillerinin 5 yıldır şirketin ne durumda olduğunu bilmediği gibi, davalının kurduğu şirketler yoluyla terekeye dahil şirketi ne kadar zarara uğrattığını da bilmediğini, aradan geçen sürede kar payı da dağıtılmadığını, davalının şirketi yalnız ve kendi malı gibi kullandığını, davalının TTK'nun 626. maddesi kapsamında rekabet yasağını ihlal için davalının aynı adreste aynı faaliyet konusunda mevcut şirketin unvanının başına \"A\" harfi ekleyerek yeni bir şirket kurması yeterli olup, esas şirketin zarar görmesinin şart olmadığını, davalı şirket ile ... şirketi arasında ticari ilişkinin bulunmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, ikinci şirketin kuruluşu sırasında ise %99 sermayeye sahip olan diğer ortağı ... ölüm döşeğinde yattığı hastalığı fırsat bilen davalı tarafın ise müdürlük görevini kötüye kullanarak şirketin içini boşaltmak, diğer ortağın dolayısıyla mirasçıların zararına olacak şekilde hareket ettiğini, 16/05/2019 tarihinde ikinci şirketin terkin edildiğini, davalının oğlunun kurduğu şirkete ilişkin mahkemece inceleme yapılmadığını, davalının bağlılık yükümlülüğ4ü ve rekabet yasağına aykırı davrandığını, ağır ihlalin varlığı halinde müdürün temsil yetkisinin kaldırılması için şirketin zarara uğramasının gereklilik olarak yer almadığını, Yargıtay'ın rekabet yasağına aykırı davranışın tespiti halinde ayrıca şirketin zarara uğramasına gerek olmadığını hükmettiğini, mahkemece murisin ölümünden çok kısa süre önce davalının hesabına yapılan para akışlarının görmezden gelindiğini, davalının banka hesaplarının incelenmediğini, davalı ortağın murisin ölümünden hemen önce şirket defterlerinde oynama yaparak usulsüz şekilde milyonlarca lirayı uhtesine geçirdiğini, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile alındığını, tereke dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin gözetilmesi gerektiğini, muhasebe hilesi yaparak davalının kendisini şirketten alacaklı duruma geçirdiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, sadece murisin vefatından sonra ticari defterlerdeki usuli işlemlerin incelenmesinin yeterli olmadığını, davalının yeni kurduğu ... şirketi ile sonrasında oğlu adına kurduğu şirket tarafından davalı şirketin müşteri portföyünden yararlanıp yararlanılmadığının araştırılmadığını, başka firmalara davalı şirketin satışını engeller şekilde satış yapılıp yapılmadığı, fatura kesilip kesilmediği, ikinci şirketin aktif mal varlıkları konusunda yeterli inceleme yapılmadığını, salt mizan hesabının doğru kabul edilerek inceleme yapılmasının yetersiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, limited şirket müdürünün azli ile şirkete yönetici kayyımı atanması istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavalı şirkete ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanları, veraset ilamı, dava dışı ... ... Ltd. Şti'ne ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanları, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/32 tereke sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti ile anılan dosyada mali müşavir bilirkişiden alınan 12/11/2018 tarihli rapor, ihtarname suretleri, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti,  Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davacılar vekiline verilen 21/09/2018 tarihli cevap, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/69615 sr. ve 2019/177761 sr. sayılı dosyalarının Uyap'tan gelen suretleri, yargılama aşamasında mali müşavir ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 23/12/2020 tarihli kök, 20/05/2021 havale tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, davacılar murisi ... ile davalı ...'un davalı şirketin hissedarları oldukları, 18/01/2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretinden davalı şirketin aksi karar alınıncaya kadar münferiden temsile yetkili müdürünün davalı ... olduğu görülmüştür. <br>\tDavacı yan davalı ...'un davalı şirketin ortağı ve münferit temsile yetkilisi olduğunu, davalı müdürün rekabet yasağına aykırı davrandığını, bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, şirket müdürlüğünden azli için haklı sebeplerin gerçekleştiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında davalı ...'un davalı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğu, davacıların murisin vefatı ile davalı şirkette paydaş oldukları, davalı ...'un davalı şirket ile aynı adreste ve aynı iş kolunda iştigal eden ... ... Ltd. Şti'ni kurduğu, anılan şirketin tek ortağı ve yetkili müdürü olduğu hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davalı ...'un, davalı şirket müdürlüğüne ilişkin yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinden kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, işbu dava hukuki niteliği itibariyle TTK'nun 630. maddesine dayanmaktadır.<br>\tTTK'nun 630. maddesi; \"(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.\t(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.\" hükmünü, özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı başlıklı TTK’nun 626 maddesi, \"(1)Müdürler ve yönetimle görevli kişiler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ila 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2)Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir. (3)Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir\" hükmünü içermektedir. <br>\tŞirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm diğer ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. <br>\tTTK'nun 630/2. madde hükmüne göre, her ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.<br>\tYöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.<br><br>\tDavalı ...'un şirket müdürü olarak görev yaptığı davalı şirketin amaç ve konusu sünger ve döşeme malzemeleridir. Anılan davalının tek ortağı ve yetkili müdürü olduğu, dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin amaç ve konusu da davalı şirket ile aynı olacak şekilde sünger ve döşeme malzemesi olduğu gibi, adresi de davalı şirket ile aynı adres olup, 18/01/2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde kuruluşa ilişkin tescili ilan edilmiştir. Görüldüğü gibi, her iki şirketin faaliyet alanları aynı olduğu gibi, aynı adreste faaliyet göstermek üzere kurulmuştur. Davalı şirket müdürü olan davalı ...'un özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı TTK'nun 626. maddesi hükmü gereğidir. Şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmediğinden veya diğer tüm diğer ortakların yazılı olarak izin verdiği saptanmadığından müdürün şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunması mümkün değildir. Aksi davranış ise rekabet yasağına aykırılık oluşturacaktır. <br>\tDavalı müdür ... aynı anda her iki şirketin müdürü olarak görev yapmaktadır. Bu durum müdürün rekabet yasağına aykırı davrandığını gösterir. Müdürün rekabet yasağına aykırı eylem ve işlemleri herhangi bir zarar ortaya çıkarmasa dahi bu eylem ve işlemler rekabet yasağına aykırılık teşkil eder. Bu sebeple, davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı anlaşılmıştır. <br>\tBununla birlikte, dosya Dairemizde inceleme aşamasında iken Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 06/02/2024 tarih 11016 sayılı nüshasından, davalı şirketin 03/02/2024 tarihinde yapılan ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'un müdürlük görevi sona erdirilerek  davacı ...'ün 03/02/2027 tarihine kadar davalı şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiği, işbu davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesi \"Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder.\" hükmünü içermektedir. <br>\tBuna göre davanın konusuz kalması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama giderlerine  mahkum etmesi gereklidir. \t<br>\tSomut olayda, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı, azil koşullarının oluştuğu, böylelikle davacı yanın eldeki davayı açmakta haklı olduğu, davanın açılmasına davacı yanın sebebiyet vermediği anlaşıldığından HMK'nun 331. maddesi gereğince yargılama giderlerinden davalı ... sorumludur.  <br>\tTüm bu nedenlerle davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının anılan davacılar tarafından açılan dava yönünden kaldırılmasına, davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,davacı ... ... tarafından açılan davanın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından anılan davacı tarafından açılan davanın reddi kararı kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih 2018/445 Esas 2022/462 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince davacılar ... ve ... tarafından açılan davada verilen karar yönünden KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t2-Davacı ... ... tarafından açılan dava hakkında verilen ilk derece mahkemesi kararı kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davacılar ... ve ... tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak anılan davacılara verilmesine, <br>\t5-Davacılar ... ve ... tarafından yargılama aşamasında yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.035,90 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak anılan davacılara verilmesine, <br>\t6-Davacılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak anılan davacılara verilmesine, <br>\t7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-Davacılar ... ve ... tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde anılan davacılara iadesine, <br>\t2-Davacılar ... ve ...  tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 98,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 318,70 TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davalı ...'dan alınarak anılan davacılara verilmesine,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacılar ... ve ...  yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2025 <br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"024455946f86f248","SID":"11e7447e6a3cca81"}}