{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1181 <br>KARAR NO\t\t: 2025/53<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2021 (Dava) - 15/02/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/287 Esas - 2022/115 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/01/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/287 Esas-2022/115 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ya ait olan ... plakalı araç davalı ... sevk ve idaresinde iken 18/12/2020 tarihinde sokak içinde park halinde bulunan davacı müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ...'nın kaza sebebiyle %100 kusurlu olduğunu, davalıya ait ... plakalı aracın davalılardan sigorta şirketine zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, aracın, davacı müvekkili tarafından davalı sigorta şirketinin de yetkili servis olarak belirlediği servise götürüldüğünü, yaklaşık olarak 43 gün beklenilmesine rağmen sigorta şirketi tarafından onarımın üstlenilmemesi üzerine onarım bedeli müvekkili tarafından üstlenilerek serviste onarımının yaptırıldığını, müvekkilinin, aracın hasar bedeli, mahrumiyet bedeli ve değer kaybı bedeli tespiti için bağımsız sigorta ekspertizine başvurduğunu, aracın değer kaybının ve onarım bedelinin tespit edildiğini, sigorta eksperinden alınan rapor ilişik tutularak davalı sigorta şirketine 03/03/2021 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyası açılarak müvekkiline 8.000,00 TL onarım bedeli, 3.681,00 TL de değer kaybı tazminatı olarak ayrı ayrı ödemeler yapıldığını, ancak söz konusu ödemelerin oldukça yetersiz kaldığını, müvekkiline ait ... marka aracın 2016 model olup hasar tarihinde kazasız lüks jeep sınıfına girdiğini, aracın piyasa değerinin 250.000,00-260.000,00 TL arasında olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası 40.000,00 TL ile 50.000,00 TL arasında değer kaybı olduğunu piyasa araştırması ile öğrendiğini, kaza sonrası bir anda aracının değerinin 200.000,00 TL civarına düşmüş olup mağdur olduğunu, değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS'si tarafından karşılanması gerektiğini, davalarını belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 13.000,00 TL olmak üzere bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan değer kaybı, onarım bedeli ve ekspertiz ücretlerinin davalılar yönünden dava tarihi, sigorta şirketi yönünden (sigorta limiti dahilinde ve yapmış olduğu ödemeler mahsup edilerek) sigortaya başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırımı ile hasar bedeli istemini 10.679,41-TL'ye ve değer kaybı istemini ise 26.319-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araçta meydana gelen hasarın müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, müvekkili tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, ödemelerin tenzili ile bakiye teminat limitlerinin 29,319,00 TL olduğunu, yapılan ekspertiz incelemesinde 8.000,00 TL hasar bedelinin 05/03/2021 tarihinde, değer kaybı tazminatı olan 3.681,00 TL'nin 22/03/2021 tarihinde davacı vekiline ödenmek suretiyle sorumluluğun yerine getirildiğini, davacının gerçek zararının karşılandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, öncelikle kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne sevkini talep ettiklerini, meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olup davacının sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, piyasada oldukça yaygın olarak tedarik parça iskontosunun istisnasız tüm anlaşmalı tamirhanelerde uygulandığını, anlaşmalı tamirhane iskontosu sigortacı ile tamirhane arasında yapılan bir sözleşme olduğundan iskontonun yapılmasının aracın layıkıyla onarılmadığı sonucunu doğurmayacağını, kaldı ki davacının böyle bir iddiada da bulunmadığını, davacının aracı 2016 model olduğundan KTK'nın 2.1.maddesine göre eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, talep etmiş olduğu değer kaybının fahiş olup kabul edilemez nitelikte olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında hangi hallerde değer kaybı isteminin teminat dışında kaldığının açıkça belirtildiğini, genel şartların ekinde değer kaybı hesabının eksper tarafından hangi kriterlere göre belirlenmesi gerektiğinin de ifade edildiğini, tazminat hesabının buna göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdünün de söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz taleplerinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle talep edilen zarara itirazı olduğunu, kendisine ait olan ancak kızının işe gidiş ve gelişlerinde kullandığı ... plakalı aracı seyir halinde iken sağ ön lastiğin patlaması sonucu davacıya ait park halinde bulunan ... plakalı araca çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davacı tarafı, kendi aracının tamirini yapacak olan ...'e yönlendirmek istediğini, ayrıca ...'in tamir bitinceye kadar geçecek sürede davacının ücretsiz olarak kullanabileceği 2015 model bir aracı vereceğini söylediklerini, ancak davacının kabul etmediğini, davacının götürdüğü serviste eksperin geç gelmesiyle oluşan gecikmenin kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını, bu sürede de başka bir rent a car'dan araç kiraladığını ve bu kiralamanın bedelini de kendisinden talep ettiğini, geçen sürede kendisinin trafik sigortası devreye girip davacıya 8.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca 3.680,00 TL de mağduriyeti gidermek için ödeme yapıldığını, dolayısıyla  aracının sigortası karşı tarafın mağduriyetini karşılamış olduğu için aracın sahibi olarak kendisiyle ilgili bir durumun söz konusu olmadığını beyan etmiştir.<br>Davalı ...'ya usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, ancak davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \".....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın 18/12/2020 tarihinde meydana geldiği, davacının aracında hasarlı olduğu tespit edilen parçaların, dava konusu trafik kazası ile uyumlu olduğu, meydana gelen hasarın giderilmesi maliyetinin 18.679,41 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 05/03/2020 tarihinde 8.000,00 TL ödeme yapıldığı, 10.679,41 TL hasar bedeli kaldığı ve değer kaybının da 30.000,00 TL olduğu, 22/03/2021 tarihinde 3.681,00 TL ödemenin yapıldığı, usul, yasa ve mevzuata uygun olarak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, kazada davacının ... plakalı aracının herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı ... Sigorta A.Ş' ye ZMMS  poliçesi ile davalı ... adına sigortalı, ... plakalı otomobil sürücüsü olan davalı ...'nın kazanın oluşumunda, 2918 sayılı yasanın 52/b, 30/a, 34 ve yönetmeliğin 67. maddelerini ihlal ettiğini belirtilmekle, davanın kabulüne, hasar ve değer kaybının eksik ödemenin yapıldığı tarihten itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere ve 354,00 TL ekspertiz ücretinin de yargılama gideri olarak değerlendirilmesine karar verilmekle, sonuç olarak; DAVANIN KABULÜ İLE, 10.679,41 TL hasar bedelinin, eksik ödemenin yapıldığı 05/03/2021 tarihinden itibaren, 26.319,00 TL değer kaybının da yine eksik ödemenin yapıldığı 22/03/2021 tarihinden itibaren davalı sigorta yönünden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 18/12/2020 tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 354,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline, davacı aracı özel araç olduğundan, davacının ticari faize yönelik talebinin ve sigorta şirketi yönünden faizin başlangıcına yönelik talebinin reddine, faizin başlangıç ve türüne yönelik ret sebepleri fer'i nitelikte olduğundan, davalı sigorta vekiline lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ TARAFINDAN; \"...İlk derece mahkemesinin müvekkili şirket aleyhine hükmetmiş olduğu tazminatın, poliçe teminat limitini aşması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, bilindiği üzere zorunlu trafik sigortacısının poliçede yazılı teminatlar ve bu teminatlar için belirlenen azami limitler ile sorumlu tutulabileceğini, gerek cevap dilekçesinde gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yapılan ödemelerle birlikte kaza tarihi itibariyle araç hasarı ve değer kaybına yönelik yapılan ödemelerin tenzili ile bakiye teminat limitlerinin 29.319,00-TL olduğunun öncelikle belirtildiğini, mahkemece, bu ödemenin dikkate alınmamış olması ve hatta poliçe teminatının da dikkate alınmayarak, teminatın çok üzerinde 36.998,41 TL tazminata hükmedilmiş olmasının öncelikli istinaf sebepleri olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını değerlendirmediğini ve kararda da itirazlarının reddedilme nedenini gerekçelendirmediğini, bilirkişi raporlarında hiçbir bilimsel ve teknik dayanak bulunmadığını, hesaplanan hasar bedeli ve değer kaybının gerçeğe aykırı olduğunu,  anlaşmalı tamirhane iskontosu uygulanmadığını, iskontonun yapılmasının aracın layıkıyla onarılmadığı sonucunu doğurmadığını, piyasada oldukça yaygın olan tedarik parça iskontosunun istisnasız tüm anlaşmalı tamirhanelerde uygulandığını, hesaplanan tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının aracının KTK’nın 2.1. maddesine göre eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının dava dilekçesinde talep ettiği ve onarım faturası sunduğu faturaya göre aracın onarımı için ödediği tutar 13.000,00 TL iken, bilirkişi raporu ile dava konusu araçta meydana gelen toplam hasarın 18.679,41 TL olduğu tespitinin haksız olduğunu, dava konusu aracın faturalı olarak 13.000 TL ödenerek onarım gördüğünü, bilirkişi raporu ile hasarın 18.679,41 TL olduğu tespitinin davacının sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, bilirkişinin 18.679,41 TL hasar tespitine karşılık dava konusu araçta 30.000,00 TL değer kaybı oluşmuş olduğuna dair tespitinin afaki ve fahiş olduğunu, değer kaybı talep edilmesi halinde tespitinin Genel Şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılacağını, müvekkili sigorta şirketinin atanan sigorta eksperinin hazırlamış olduğu değer kaybı ekspertiz raporuna göre tespit olunan 3.681,00 TL'yi ödediğini ve poliçe kapsamında tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, değer kaybı ekspertiz raporu ile bilirkişinin tespiti arasında fahiş fark bulunduğunu, Genel Şartlara göre öngörülen formülasyonların dikkate alınarak değer kaybı hesaplamasının yapılması gerekirken ek rapor alınmadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, aracın modeli, kilometresi, geçmiş dönemdeki kazaları, hasarlı parçalar ve işçilik bedellerinin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, rapor hatalı olduğundan bu rapora dayanarak hüküm kurulmasının da yanlış olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI ... TARAFINDAN; \"...Davacının kendi götürdüğü serviste eksperin geç gelmesi sebebiyle oluşan gecikmenin kendisiyle hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen, olayı sürüncemede bırakarak davacının kendisinden kaynaklanan bütün zararların faturasını kendisine kesme çabası içine girdiğini, hiçbir şey talep etmeden 2015 model araç verme tekliflerini kabul etmeyerek araç kiralayıp, kiralanan bu aracın kiralama bedelini de talep etmesinin, ne kadar kötü niyetli olduğu ve sebepsiz zenginleşme yoluna gittiğinin en açık kanıtı olduğunu, karşı tarafın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebinin yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, olay kapsamında kendisinden kaynaklanan ne bir kusur ne de bir nedensellik bağı bulunduğunu, kusur tespitinin yanlış yapıldığını, ilgili sigorta şirketinin hasar için poliçe bakiyesi kapsamında karşı tarafın bütün tazminat ve taleplerini yerine getirdiğini, dolayısıyla aleyhine hükmedilmiş kötü niyetli, asılsız ve fahiş olan hasar bedeline, değer kaybına, yargılama giderlerine, vekalet ücretine ve diğer asli, fer'i ve bilumum kendisini borç altına sokan hükmedilen bütün kararlara itiraz ettiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI ... TARAFINDAN; \"...Kötüniyetli tazminat istemine dair asli ve fer'ilerine yönelik itiraz ettiğini, karşı tarafın bütün zararların faturasını kendisine kesme çabası içine girdiğini, kendisinden hiçbir şey talep etmeden 2015 model araç verme teklifini kabul etmeyerek araç kiralayıp kiralama bedelinin de talep edilmesinin davacının sebepsiz zenginleşme yoluna gittiğinin en açık kanıtı olduğunu, tüm dosya kapsamı içerisinde kendisine ait kusuru kabul etmemek kaydıyla birlikte söz konusu olaya yönelik kusur tespitinin yanlış yapıldığını, ilgili sigorta şirketinin poliçe bakiyesi kapsamında karşı tarafın bütün tazminat ve taleplerini yerine getirdiğini, dolayısıyla kendisi aleyhine hükmedilmiş kötü niyetli, asılsız ve fahiş olan hasar bedeline, değer kaybına, yargılama giderlerine, vekalet ücretine ve diğer asli, fer'i ve bilumum borç altına sokan kararlara itiraz ettiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı yandan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı şahıslar  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıya ait araç park halinde iken davalı sürücünün çarpması suretiyle maddi hasara uğradığı, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden hasar ve değer kaybı için kısmi ödemeler yapıldığı (toplam 11.681-TL), bakiye tutar için eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup, mahkemece kusur ve hasara dair bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verildiği görülmekte ise de, alınan raporun davalı sigorta şirketi tarafından gerekçeli olarak itiraza uğradığı, diğer davalı şahıslara ise çıkarılan rapor tebliğlerine dosya ve Uyap ortamında rastlanılamadığı, bu suretle  savunma haklarının kısıtlandığı görülmektedir. Ayrıca, davacı adına düzenlenmiş olan 11.02.2021 tarihli tamir faturasında tamir bedelinin KDV dahil 13.000-TL olduğu görülmekte olup, bu faturanın da bilirkişilerce değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır. Gerçek zararın tazmini esas olmakla birlikte, bilinen bir durum var ise farazi olarak zarar hesabı yapılması isabetli değildir. Bu nedenle, davacıya ait aracın dava dilekçesinde de bahsedilen servise götürülüp tamir ettirilmesine dair tüm iş emirleri ve davacı tarafından yapılan parça-işçilik bedellerine dair evraklar getirtilerek, araç onarım bedelinin ve bununla bağlantılı değer kaybı bedelinin belirlenmesi, bu yöndeki taraf itirazlarını da karşılayacak şekilde, sigorta ve otomotiv bilirkişiden oluşacak heyetten rapor alınması gerektiğinden kararın öncelikle bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.<br>2-Davalı sigorta şirketinin davaya konu olayda poliçe limiti 41.000-TL olup, davadan önce yapılmış olan 11.681-TL'lik ödeme sonrası bakiye poliçe limiti gözetilmeksizin mahkemece sigortalı şirket bakımından da aynı miktarlar üzerinden hüküm tesis edildiği görülmüş olup, bu yöndeki davalı sigorta şirketi vekilinin itirazlarının da kabulü gerekmiştir.<br>3-Kaza tespit tutanağı içeriğine, davacı aracının park halinde olmasına ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, kusura dair, davalı tarafın %100 kusurlu olduğu yönündeki tespitte bir isabetsizlik görülmemekle, davalıların bu yöndeki itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>4-Anlaşmalı tamirhane iskontosu yapılması gerektiğine dair itirazın da kabulü mümkün görülmemiştir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında poliçe ilişkisi bulunmamakta olup, davalı sigorta şirketinin servisler ile yaptığı anlaşmaların davacıyı bağlayıcı etkisi bulunmamasına ve aracının hasarını dilediği serviste tamir ettirmekte serbest olmasına göre bu itiraz yerinde değildir.<br>5-Kabule göre ise, davacı tarafça dava dilekçesinde ve talep arttırım dilekçesinde, davalı şahıslar bakımından dava tarihinden itibaren faiz istenildiği halde, talep aşımına neden olacak şekilde kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı sigorta şirketi vekilinin, davalılar ... ve ...'nın istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı sigorta şirketi vekilinin, davalılar ... ve ...'nın istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/287 Esas - 2022/115 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Davalı sigorta şirketi vekilinin, davalılar ... ve ...'nın SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan 632,00 TL istinaf  karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>b-Davalı ... tarafından yatırılan 631,85 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>c-Davalı ... tarafından yatırılan 631,85 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davalı sigorta şirketi, davalı ... ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  22/01/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b90131169d9cbebc","SID":"6eaf7f4a3d4da1ae"}}