{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1421 <br>KARAR NO\t\t: 2025/402<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19.07.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/600 E. - 2023/610 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 07.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07.03.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.07.2023 tarih 2021/600 E. - 2023/610 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile 06.05.2020 tarihinde seyir halinde iken aracının hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması ile tek taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu araçta yolcu konumunda olan davacının boynunu kırıp felç olduğunu, 17.08.2020 tarihinde davalı ... şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, kalıcı iş göremezlikten kaynaklı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\tDavacı vekili 18.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, 17/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda 1.957.168,64TL maddi tazminat hesaplandığını, bilirkişinin yapmış olduğu hesaplamaya katılmadıklarını, davalı ... şirketinin iş bu tazminatın yalnızca 410.000,TL lik kısmından sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan hatalar ve yanlışlıkların nihai kararı etkileyecek düzeyde olduğunu belirterek, dava dilekçesinde 100 TL olarak belirtmiş oldukları dava değerini 409.900 TL artırarak 410.000,00 TL'ye çıkartmıştır. \t<br>\tCEVAP: Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, zorunlu evraklar sunulmadığından başvuru şartının gerçekleşmediğini, ceza dosyasında uzlaşma mevcutsa davalı şirketin sorumluluğu olmayacağı, maluliyet ve kusur raporununu, ATK ilgili İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, davacının araçta yolcu olması nedeni ile hatır taşıması indirimi yapılması, müterafik kusur indirimlerinin olması halinde uygulanması, SGK ödemiş olduğu tazminat varsa tazminatta düşürülmesi, davalı şirketin sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğu, tazminat hesabı TRH 2010 mortalite tablosuna uygun hesaplama yapılması, faizin başvuru tarihinden itibaren yasal faiz olarak yürütülmesi gerektiği, başvuru konusu aracın ticari olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kusur raporuna göre davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, bu araçta yolcu olarak bulunan davacının ise kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığından kusursuz olduğu,  İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 28/12/2022 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi olan 06/05/2020 tarihi itibariyle uygulanması gereken (20/02/2019 tarihinden sonraki kazalar yönünden uygulanması gereken) Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %52 olduğu, davacı tarafından davadan önce alınan Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29/06/2021 tarihli rapor ile mahkemece  alınan İstanbul ATK 2 İhtisas Kurulunun 28/12/2022 tarihli raporları arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği, maluliyet raporunun düzenlenmesinde  rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, davacının yargılama aşamasında hastaneye sevk edildiği ve ortopedi, nöroloji, fizik tedavi ve üroloji  poliklinikleri aracılığı ile son sağlık durumunun tespit edildiği,  kaza sebebiyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm kayıtların dosyaya kazandırıldığı, ayrıca davacı asilin İstanbul ATK tarafından bizzat muayenesinin yapıldığı, tarafların ATK maluliyet raporuna ilişkin beyan ve itirazlarının soyut beyanlara dayandığı, açıklanan nedenlerle İstanbul ATK'nın maluliyet raporunun hükme esas alındığı, davacının % 52 sürekli iş göremezliği nedeniyle sürekli maluliyet zararının 1.957.168,64 TL olduğu, davalı ... tarafından teknik faize göre hesaplama yapılması talep edilmiş ise de yerleşik Yargıtay uygulamasına göre hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun  Progresif Rant Yöntemine göre  dikkate alınması gerektiği, davalı ... şirketinin teminat sorumluluğunun 410.000,00 TL ile sınırlı olduğu, cevap dilekçesinde müterafik kusur ve hatır taşıması savunmasında bulunulmuş ise de, mahkememizce İstanbul ATK'dan davacının emniyet kemerinin takılı olup olmamasının İstanbul ATK'nın 28/12/2022 tarihli raporunda davacıda saptanan yaralanmaların nitelikleri ve kazanın iddia olunan oluş şekli gibi tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, emniyet kemeri takılmamasına bağlı olduğunun söylenemeyeceği, davacının emniyet kemeri takılı olsa bile kaza nedeniyle aracın aniden durmasının davacının vücudunda yarattığı mekanik etki ile bu şekilde bir yaralanmanın meydana gelebileceği yönünde görüş bildirildiği, bu sebeple davalının  müterafik kusura ilişkin savunmasının yerinde olmadığı,  hatır taşıması yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı ... sürücüsü ... ve davacının kolluk aşamasında adli soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde ilaçlama firmasında işçi olduklarını, iş sebebi ile araçta bulunduklarını  beyan ettikleri, bu haliyle hatır taşınmasının söz konusu olmadığından tazminattan indirim yapılmasına lüzum bulunmadığı,  davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonu olan 03/09/2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 410.000,00 TL'nin 03/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile (davalı ... trafik kaza tarihi olan 06/05/2020  tarihi itibariyle yürürlükte olan zmms teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu kazanın trafik/iş kazası olup davacının sgk'ya başvuru yapması gerektiğini, sgk tarafından yapılacak ödemenin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi adına peşin sermaye değerinin öğrenilerek tenzili gerektiğini, davacının sgk'ya yapacağı başvurunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, hesaplama için  TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak 1.8 teknik faiz indirimi uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının Anayasa’nın 153/3. fıkrası gereğince geriye yürüyemeyeceğini, hesaplamada ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu ve %1.8 iskonto oranının dikkate alınması gerektiğini, davacının hastane evraklarına göre boyun kırıkları oluşması sebebiyle emniyet kemerinin takılı olmamasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, davacının 06/05/2020 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada sürücünün aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle malul kaldığı, mahkemece tespit olunan kusur ve maluliyet oranı doğrultusunda davacının sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplandığı, davalı ... sürücüsü ... ve davacının kolluk aşamasında adli soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde ilaçlama firmasında işçi olup, iş sebebi ile araçta bulunduklarını beyan etmeleri karşısında somut olayda hatır taşımasının bulunmadığı, diğer taraftan aldırılan ATK raporuna göre davacıda saptanan yaralanmanın niteliği ve kazanın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde davacının emniyet kemeri takmamasının zararın artmasında etkili olacağının söylenemeyeceği birlikte nazara alındığında, davalı vekilinin hatır taşıması ve müterafik kusur hususunda ileri sürdüğü istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, öte yandan yukarıda değinildiği üzere  davalı ... sürücüsü ... ve davacının kolluk aşamasında adli soruşturma kapsamında alınan ifadelerine göre işçi oldukları ve ilaçlama işi sebebi ile araçta bulundukları dikkate alındığında mahkemece söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığı, bunun tespiti için SGK'ya yapılan herhangi bir başvurunun bulunup bulunmadığı, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespiti halinde SGK tarafından iş kazası kolundan davalılara bağlanan herhangi bir gelir bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmekte ise de,  aldırılan aktüerya bilirkişisi raporuna göre davacının hesaplanan sürekli iş görmezlik tazminatı tutarının  1.957.168,64 TL olup, mahkemece davalının poliçe limiti olan 410.000 TL ile sınırlı olarak tazminattan sorumlu tutulmasına verildiği, gelen yazı yanıtına göre söz konusu kaza nedeniyle davacının başvurusunun bulunmaması nedeniyle SGK tarafından bağlanan herhangi bir rücuya tabi gelir bulunmadığı anlaşılmakta ise de, davacı lehine hesaplanan tazminat miktarının yüksekliği karşısında SGK tarafından bağlanması muhtemel  rücuya tabi gelirin davalı ... şirketinin sorumluluk limiti yönünden sonuca etkili olmayacağı dikkate alınarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının esasa etkisinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. <br>\tBu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacı lehine hesaplanan tazminat miktarının yüksekliğine karşın,  davalı ... şirketinin poliçe limitiyle tazminattan sorumlu tutulması karşısında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının esasa etkili olmadığının değerlendirilmiş olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 28.007,10 TL'den peşin alınan 7.002,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.005,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 07.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b4b9d539e0fb0d7","SID":"818a0ee6dfbcc821"}}