{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1427 <br>KARAR NO\t\t: 2025/204<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/758 E.  2023/606 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle AçılanTazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 21.10.2021 <br>KARAR TARİHİ\t: 06.02.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.02.2025<br><br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.07.2023 tarih 2021/758 E. 2023/606 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, 03.07.2021 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kasko sigortacısı, davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacıların desteği ...'ün sürücüsü olduğu ... plakalı motorlu bisiklete çarpması sonucunda davacıların desteğinin vefat ettiğini, müteveffanın eşi ...'ün çocukları ... ve ... ile annesi ... ve babası ...'ün müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, yakınlarının ölümü nedeniyle müvekkillerinin manevi olarak mağdur olduklarını, davalı sigorta şirketine 26.07.2021 tarihinde başvurduklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu iddia ederek davacı eş ve davalı çocuklar için 100.000,00'er TL, davacı anne ve baba için 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince ödemekle mükellef olduğu sigorta limitinden ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını, poliçe limitlerini aşan taleplerle ilgili olarak davacının davasını kabul etmediklerini, ZMMS kapsamında ... Sigorta A.Ş.'den hasar dosyasının davacılara yapılan bir ödeme var ise ibraname ve ödeme belgelerinin de ilgili şirkete müzekkere yazılarak dosyaya ibrazını talep ettiklerini, kazanın gerçekleşmesinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, Karşıyaka CBS 2021/12721 Sor. numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda kusurun müteveffaya ait olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın park halindeki müvekkiline ait aracı görüp önceden tedbir almadığını ve hızını azaltmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, soruşturma dosyasında alınan 14/07/2021 tarihli raporda kazanın oluşumunda davacıların murisinin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ZMMS sigortacısına müzekkere yazılarak davaya konu kaza ile ilgili olarak davacılara maddi ve manevi tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, poliçe kapsamında müvekkili şirket aleyhine manevi tazminata hükmedebilmesinin ön koşulu olarak sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, poliçe limitinin azami sınırı üzerinde fahiş oranda manevi zarar talep edildiğini, ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamındaki manevi tazminat taleplerinin, kombine limitinin %25’i ile sınırlı olmak üzere teminata dahil edildiğini, ancak bu tutarın herhalükarda kişi başı bedeni zarar tutarının %50'sini aşamayacağını, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; hükme esas alınan  08.05.2023 tarihli kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın sola dönüş kurallarına uymadığından dolayı %100 oranında asli kusurlu olduğu,  ... plakalı motorlu bisiklet sürücüsü müteveffa ...'ün kusurunun bulunmadığı, park halindeki dava dışı ... plakalı otomobil sürücüsünün de kusurunun bulunmadığı;  davacıların desteği ...'ün  nin ölümü ile sonuçlanan kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün  kusur oranı, davacıların  desteğinin  ölmüş olması, olay tarihindeki paranın  alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacıların desteğinin ölümü nedeniyle çektiği elem ve ızdırap nazara alınarak, davanın kısmen kabulüne davacı eş ... için 50.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... için 40.000,00'er TL, davacı anne ... ve davacı baba ... için 30.000,00'ar TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den (İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük ve yetersiz olduğunu, dava konusu olayda müteveffanın kusurunun bulunmadığını, hükmedilecek manevi tazminatın, zarara uğrayanda huzur duygusu doğurma ve ruhi ıstıraplarını dindirme etkisini sağlayacak miktarda olması gerektiğini, ilk derece mahkemesince ayrı ayrı karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, mahkemece müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, Karşıyaka C.Başsavcılığının 2021/12721 soruşturma numaralı dosyasına Adli Trafik Bilirkişisi ... tarafından sunulan 14.07.2021 tarihli raporda \"müteveffa ..., sevk idaresindeki motorlu bisiklet ile ... sokak çift yönlü yol üzerinden seyrederken kazanın meydana geldiği no:... önünde geçiş önceliği sola dönüş yapan şüpheli idaresindeki otomobil araca göre aracı ile düz devam ettiğinden dolayı kendisinde olsa da, müteveffa idaresindeki motorlu bisiklet ile kaza mahalline yaklaşırken yolun sol tarafında duraklayan araç ve sola dönüş yapan şüpheli idaresindeki araç ile yolun sağ tarafında park halinde olan araçları gördüğünde önceden yeteri kadar tedbir alıp motorlu bisikletinin hızını azaltarak mahal şartlarına uygunluğunu sağlayıp dikkatli ve tedbirli bir şekilde seyrine devam etmediğinden dolayı kazanın oluşumunda KTK 52/B maddesindeki trafik kurallarını ihlal ettiği\" şeklinde beyanda bulunarak kazanın oluşumunda davacıların murisinin kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, aynı şekilde müvekkili tarafından dosyaya sunulan özel bilirkişi raporunda da müteveffanın kazanın oluşumunda etken olduğu yönünde görüş bildirildiğini, kaza anını gösteren CD izlendiğinde müvekkilinin müteveffaya çarpmadığının, müteveffanın motoru çok hızlı kullanması nedeniyle dengesini kaybettiğinin ve motordan düşerek müvekkilinin ön tamponuna çarptığının görüleceğini, hükmedilecek manevi tazminatın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte ve hakkaniyete uygun olması gerektiğini, mahkemenin hükmettiği manevi tazminatın çok yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, davalı sürücü vekili tarafından CMK m.67/son'a göre seçilen uzman bilirkişi heyet raporuna göre; müteveffa ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motorlu bisikletiyle olay yerine yaklaştığında karşısından gelen otomobili gördüğünde mevcut hızından dolayı durmayıp motorlu bisikleti ile birlikte devrilip savrulduğunun ifade edildiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde müteveffanın motorlu bisikletinin L1 cinsinde olduğunun tespite edildiğini, L1 cins motorlu bisikletlerin şehir içerisindeki yasal hız sınırlamasının Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 30 km/saat olarak belirlendiğini, müteveffanın sevk ve idaresindeki ... plakalı motorlu bisikletin hızının ise bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik inceleme neticesinde 43,2 km/saat olarak tespit edildiğini, aracın yasal hız sınırının çok üzerinde olan hızı nedeniyle karşı yönden dönüşe geçen aracı gördüğünde her ne kadar fren tedbirine başvurmuş olsa da müteveffanın mevcut hızından dolayı duramadığını, motorlu bisikletin kontrolünü kaybettiğini ve motorlu bisikleti ile devrilerek savrulduğunu, mahkeme kararında bu rapora hiçbir şekilde dayanılmadığını, Karşıyaka CBS 2021/12721 soruşturma numaralı dosyasında Adli Trafik Bilirkişisinden alınan 14.07.2021 tarihli raporda motorlu bisikletin sürücüsünün hızını azaltmadığından, dikkatli ve özenli bir şekilde seyrine devam etmediğinden dolayı kazanın oluşumunda 2918 s. KTK m.52/1-b uyarınca trafik kurallarını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, mahkemece hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, davalı taraf üç kişiden oluştuğunu, bu kişilerin de vekillerinin bulunmadığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu limitin üzerinde kalan kısım yönünden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı  ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın tam kabul şeklinde karara bağlandığını, bu nedenle red vekalet ücretinin doğmayacağını, mahkeme kararının bu yönden kendi içinde çelişki barındırdığını, davacıların reddedilen vekalet ücretlerinin tamamının müvekkili ... ve davalı ... vekillerine verilmesi gerekirken tüm davalılara verilmesi şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE\t:Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni, sürücüsü ve İMMS sigortacısından manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı ... vekili ve davalı ... vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, 6098 sayılı TBK’nun 74. Maddesi uyarınca hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamayacaktır. <br>\tSomut olayda, ilk derece mahkemesince trafik bilirkişisinden alınan 08.05.2023 tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın sola dönüş kurallarına uymadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı motorlu bisiklet sürücüsü müteveffa ...'ün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/847 E. Sayılı dosyası kapsamında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27.09.2022 tarihli raporda da kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğu tespit edilmiş olup, yine davacılar tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda alınan kusur raporunda da davalı sürücünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur oranlarının dosya kapsamı ve sözü edilen raporlar ile uyumlu olmasına göre, davalı ... vekili ve davalı davalı ... vekili vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.   <br>\tDavacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22.06.1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeniyle davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Bu itibarla, somut olayda davacıların eşi, babaları ve çocukları olan müteveffanın kullandığı motorlu bisiklete, davalıların işleteni, sürücüsü ve İMMS sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gözetilerek, ölüm dolayısıyla davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Davacılar vekilinin manevi tazminat tutarına yönelik istinaf sebepleri yerindedir.<br>\tMahkemenin kabulüne göre de, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminat limiti 100.000,00 TL olup, ilk derece mahkemesince davacılar yararına hükmedilen toplam manevi tazminat tutarı bu limitin üzerinde olmakla, davalı sigorta şirketi yönünden reddedilen bir tutar bulunmadığından, davalı sigorta şirketi yararına red vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli olmamıştır. Davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.   <br> \tBu durumda, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli 2021/758 E. 2023/606 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; <br>\tDavacı ...'ün davasının KISMEN KABULÜ ile, 75.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den (İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) dava tarihinden, davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi 03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>\tDavacı ...'ün davasının KISMEN KABULÜ ile, 75.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den (İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) dava tarihinden, davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi 03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>\tDavacı ...'ün davasının KISMEN KABULÜ ile, 75.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den (İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) dava tarihinden, davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi 03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>\tDavacı ...'ün davasının KABULÜ ile, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.' den (İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak  üzere) dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi  03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>\tDavacı ...'ün davasının KABULÜ ile, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.' den (İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak  üzere) dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi  03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>\tHarçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 22.200,75 TL harçtan peşin alınan 1.366,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.834,55 TL harcın davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş. Bu tutarın 6.408,70 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,<br>\tDavacı ... tarafından açılan davanın kabul edilen kısmı yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacılar yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>\tDavacı ... tarafından açılan davanın reddedilen kısmı yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca davalılar yararına takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,<br>\tDavacı ... tarafından açılan davanın kabul edilen kısmı yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacılar yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>\tDavacı ... tarafından açılan davanın reddedilen kısmı yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca davalılar yararına takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,<br>\tDavacı ... tarafından açılan davanın kabul edilen kısmı yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacılar yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>\tDavacı ... tarafından açılan davanın reddedilen kısmı yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca davalılar yararına takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan  alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,<br>\tDavacı ... tarafından açılan dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacılar yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>\tDavacı ... tarafından açılan dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacılar yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>\tDava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.400,00 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 1.137,50-TL'lik kısmının davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş. 349,89 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen, 262,50-TL'lik kısmının davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafça yapılan 176,35-TL davetiye ve posta gideri, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 1.376,35-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 1.118,28-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 59,30-TL başvurma harcı, 1.366,20-TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 2.543,78-TL’nin davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş. bu tutarın 782,46-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\tDavalı ...'ın yaptığı 46,00-TL davetiye ve posta giderinden davanın ret oranı nazara alınarak 8,62 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>\tKullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,\t <br>\t4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,<br>\t5-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t6-Davacılar tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 90,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 828,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>\t7-Davalı ... tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>\t8-Davalı  ... yönünden istinaf karar harcı olan 22.200,75 TL'den peşin alınan 3.244,73 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.956,02 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t9-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,  <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere  oy birliğiyle karar verildi.06.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41fabd32feb4eebb","SID":"663890efe0ac04e7"}}