{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/176 - Karar No:2025/256<br>                             T.C.<br>                        ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>                31. HUKUK DAİRESİ<br>\t                                                  <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                                <br>ESAS NO\t: 2025/176 <br>KARAR NO\t: 2025/256<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/756 E-2024/720 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak ( Eser  Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:13/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/03/2025<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde  davalılar  vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Müvekkili ...’ın ... Yapı Sistemleri ünvanıyla davalı şirket ile iki türlü iş ilişkisine girdiklerini, taraflar arasında 01.02.2011 tarihli ‘S.S ... Konut Yapı Kooperatifine Yapılacak Olan Konutların Betonarme İnşaat İşlerine Ait Taşeron Sözleşmesi’ imzalandığını, işbu sözleşme gereğince davalı şirketin ... Konut Yapı Kooperatifi nezdinde üstlendiği birtakım işleri yazılı sözleşme dahilinde yaptıklarını, ancak yapılan işin karşılığında alınması gereken alacaklarını alamadıklarını, davalı şirketin bir kısım ödemeler dışında ödeme yapmadığını ve davalı şirketten alacaklı olduklarını, ayrıca sözleşmede yazılı işler dışında da davalı şirketin bir kısım ek işlerini (merdiven, duvar vs) dahi yaptıklarını ve bunların da bedellerinin ödenmediğini, sözleşme ve ek işler dışında davalı şirketten başka bir kalem alacaklarının daha bulunduğunu, bunun da; davalı şirkete tünel kalıplarının 7 adet fatura ile satıldığını ve karşılığında davalı tarafça muhtelif çekler verildiğini, fakat işbu çeklerin üçüncü şahıslara ciro edilmesi sonucu birçoğunun karşılıksız çıktığını, bu sebeple alınan çek bedellerinin de ödenmediğini, alacakların tahsili amacıyla müvekkilce davalı şirkete Osmaniye 2.Noterliği’nin 22.02.2012 tarih/2127 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini ve ihtarnameye rağmen müvekkilin alacağını tahsil edemediğini belirterek, taraflar arasındaki sözleşme gereği yapılan işler ile ek işler gereği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin davalıya gönderilen 22.02.2012 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca davalı şirkete satılan tünel kalıplarından doğan bakiye alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin faturalarda yazılı tarihlerden itibaren kademeli olarak işlemiş ve işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili, Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, davacının müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu Ankara 18 ATM’nin 2012/91 E. sayılı alacak davasını kaybedince icra inkâr tazminatına hükmedildiğini, müvekkili şirketin de bu alacağı Kırıkkale 4 İcra Dairesi 2014/195 E. sayılı dosya ile icraya koyduğunu ve davacının halen bu bedeli müvekkil şirkete ödemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece,\"...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 2014/1490 Esas, 2021/784 Karar sayılı ilamı ile; “Davanın kısmen kabulü ile; Taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan 430.566,99 TL alacağın (50.000,00 TL'si için  13/03/2012 tarihinden itibaren, kalan kısım için 12/12/2018  ıslah tarihinden itibaren işleyecek) ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; Tünel kalıp işinden kaynaklanan fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.    <br>Mahkememizce verilen karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin  2023/1064 Esas, 2023/1152 Karar sayılı ilamıyla “.... İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. / 1-Dava ehliyeti, davada taraf olma ehliyetidir. 6100 sayılı HMK’nın 50. maddesinde  medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmünde belirtildiği üzere taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Maddede gerçek ve tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiştir. / Somut uyuşmazlıkta, dosyaya kazandırılan evraklardan, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün 02/11/2022 tarihli yazısı ve eklerinden, davalı şirketin tam bölünme nedeni ile 12/09/2019 tarihinde sicilinin terkin edildiği belirtilmiştir. Davalı şirketin tam bölünmeyle ... Grup Doğalgaz İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... Grup Endüstriyel Mak. İnş. San. Ve Tic. A.Ş, ... Grup İnş. San. Ve Tic. A.Ş, ... Grup Su Yapıları İnş. San. Ve Tic. A.Ş ve ... Grup Yol Yapım İnş. San ve Tic. A.Ş şirketlerin oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu halde; yargılama sırasında davalı ... İnş. Tes. Ltd. Şti, sicilden terkin ile tüzel kişiliğini kaybetmiştir. / Bu durumda mahkemece, bölünmeyle oluşan tüm şirketlerin davada taraf olması sağlanarak, bu şirketlerin hak ve yükümlülüklerinin iddia ve savunma doğrultusunda saptanması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken belirtilen husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir (Yargıtay 14. HD 2014/17361 E 20164710 K, 9. HD 2015/2857 E 2016/17724 K). / 2-Kararın kaldırma nedenine göre; davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. / Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına” karar verilmiştir.<br>Dava eser sözleşmesinden ve faturadan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı alt taşeron konumundadır. Taraflar arasında, eser sözleşmesi akdedildiği ve bir işin davalı yüklenici tarafından tamamlandığı konularında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davacının sözleşme gereği yaptığı işler karşılığında ve sözleşme dışı sattığı tünel kalıpları nedeniyle düzenlediği faturalardan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı, davalının ödemelerin tamamını yapıp yapmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Mahkememizce alınan SMMM, inşaat mühendisi ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan birbirini teyit eden, bilirkişi heyet raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.(Ancak istinabe yoluyla davacı defterlerini inceleyen bilirkişi raporu dikkate alınmamıştır. Bunun yerine kesinleşen 18 ATM 2012/91 E. 2013/350 K. dosyasında alınan SMMM bilirkişi raporu karar kesinleşmekle, bilirkişi raporundaki tespitler de kesinleştiğinden hükme esas alınmıştır).<br>Birbirini teyit eden bilirkişi heyet raporları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Dava dışı işveren S.S. ... Yapı Koop. İle davalı ... İnş.Ltd.Şti. arasında 20.01.2011 tarihinde “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalandığı, yüklenici davalı şirket ile taşeron davacı arasında ise 01.02.2011 tarihli ‘S.S ... Konut Yapı Kooperatifine Yapılacak Olan Konutların Betonarme İnşaat İşlerine Ait Taşeron Sözleşmesi’ imzalandığı görülmüştür.<br>Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin; İşin Adı, Yapılma Yeri, Niteliği, Türü ve Miktarı başlıklı 4. Maddesinde, davacının ... Konut Yapı Kooperatifine yapılacak olan konutların betonarme işlerine ait her türlü beton, betonarme demiri, hasır çelik, su yalıtımı işçiliklerinin yapılması ve inşaatın bünyesindeki her türlü kalıp (Tünel kalıp, ahşap kalıp v.b), iskele malzemelerinin temin edilerek kalıp ve iskele işçiliklerinin yapılmasını” taşeron olarak üstlendiği, işin yapılacağı yerin ... Mahallesi olduğu, proje kapsamında bulunan D bloğun kalan katları ile hiç başlanmamış olan B ve C blok katları olduğu; Kesin Teminat başlıklı 5. Maddesinde, taşeronun taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde nakde çevrilmek üzere kesin teminat olarak 40.000,00 TL’lik teminat senedi vereceği ve teminat senedinin idare tarafından kesin kabulün yapılmasından sonra iade edileceği; Sözleşmenin Türü ve Bedeli başlıklı 6. Maddesinde, taşeron tarafından yapılacak beton, kalıp, betonarme demiri, iskele, su izolasyonu, merdiven sahanlığı işlerinin karşılığı, kat planındaki kalıp gören tabiiye alanı üzerinden belirleneceği, sözleşme dâhilinde temelde yapılacak olan tüm işlerin karşılığı 1 normal kat alanı olarak dikkate alınacağı, taşeronun hak edişlerinde uygulanacak fiyatın 30,00 TL/m2 olduğu; İşe Başlama ve Bitirme Tarihi başlıklı 8. Maddesinde taşeronun (davacı), inşaat ruhsatının yenilendiğinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 5 gün içinde işe başlamaya mecbur olduğu, taahhüdün tümünün işe başladığı günden itibaren 90 takvim gününde tamamlayarak geçici kabule hazır duruma getireceği eksik ve kusurlu işlerin giderilmesinin taşerona ait olduğu; Ödemeler başlıklı 9. Maddesinde, taşeronun her ay yapmış olduğu işlerin karşılığında bir hak ediş düzenleneceği ve bu hak edişten %10 kesinti yapılarak fatura karşılığında ödeme yapılacağı, işin geçici kabulünün yapılmasını müteakip 5 gün içerisinde taşeronun kesin hak edişinin hazırlanacağı ve daha önceki hak edişlerden yapılan %10 kesinti tutarlarının da kesin hak edişle birlikte taşerona ödeneceği, KDV’nin sözleşme bedeline dâhil olmayıp, işveren (davalı) tarafından taşerona (davacı) ödeneceği, hükümlerinin yer aldığı görülmüştür.<br>Davacı tarafından davalı şirket adına “Tünel Kalıp” açıklamasıyla toplam 436.140,00 TL bedelli 7 adet fatura düzenlenmiştir. Ayrıca; taraflar arasında düzenlenen 01.02.2011 tarihli sözleşmenin 5.madde hükmü gereği, davacı tarafından davalı şirket lehine bilâ tarihli 40.000,00 TL bedelli senet düzenlendiği  görülmüştür.<br>Yine davacı tarafından Osmaniye 4. Noterliği aracılığıyla davalı şirkete keşide edilen 22.02.2012 tarih/2127 yevmiye nolu ihtarnamede özetle “…davalı şirkete müvekkilce yapılan tünel kalıp satımından bakiye 91.000,00 TL alacakları ile bunun işlemiş ve işleyecek her türlü ticari faizlerinin ve taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinden müvekkilin yapmış olduğu 600.000,00 TL bedelli işten bakiye en az 541.000,00 TL anapara alacaklarının ve bunun işlemiş ve işleyecek faizlerinin ihtarın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde nakden ve defaten taraflarına havale edilmesini aksi takdirde her türlü yasal yollara başvurulacağı…” hususlarının bildirildiği ihtarnamenin 29.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>Davalı tarafından sunulan ibranamede “…22.09.2011 tarihinde düzenlenen ‘... İnş.Ltd.Şti’nin ...’a hiçbir borcu bulunmamaktadır, ... şantiyedeki malzemelerini 26.09.2011 tarihine kadar tahliye edecektir’ açıklamalı ibranamenin ... ve ... tarafından imzalandığı…” belirtilmiştir. <br>İbranamede ismi ve imzası bulunan, davacının babası olan ... tanık olarak dinlenmiş, beyanında ibranamedeki imzanın kendisine ait olmadığını, aksine davacının davalıdan alacağı olduğunu belirtmiştir. Davacının babasının davacı adına ibraname düzenlemeye yetkisi olmaması nedeniyle imza incelemesi yapılmasına gerek duyulmamış ve sunulan ibranamenin davacıyı bağlayıcı olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Davacı defterlerinde; Davacı tarafça “tünel kalıp” açıklamalı toplam 436.140,00 TL bedelli 7 adet fatura düzenlenmiştir. Davacı defterinde; davalıdan tahsil edilen 407.820,00 TL ödeme kaydı ile davacının bakiye (436.140,00 – 407.820,00) = 28.360,00 TL alacağının bulunduğu kayıtlıdır.<br>Davalı defterlerinde; Davacı tarafça düzenlenen toplam 407.820,00 TL bedelli 4 adet faturaya karşılık yapılan 574.000,00 TL’lik ödeme ile fazla ödemeden kaynaklanan bakiye (407.820,00 – 574.000,00) = 166.180,00 TL alacağın bulunduğu kayıtlıdır. Davacı tarafça düzenlenen toplam 28.360,00 TL bedelli 3 adet faturanın ise kayıtlı olmadığı görülmüştür.<br>Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında, davacının davalıya tünel kalıp faturaları düzenlediği, davalının da bir kısmını kabul ederek kendi ticari defterlerine işlediği görülmektedir. Ayrıca, davacının, davalının S.S. ... Yapı Koop. ile yaptığı 20.01.2011 tarihli “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” ile üstlendiği işte taşeron olduğu ve bir kısım imalatlar gerçekleştirdiği, dosya kapsamına alınan raporlar ile sabittir. <br> Böylece; Davalının ticari defter kayıtlarına göre 407.820,00 TL bedelli 4 adet “tünel kalıp” içerikli faturaya karşılık yapılan 574.000,00 TL’lik ödeme ile fazla ödemeden kaynaklanan bakiye (407.820,00 – 574.000,00) = 166.180,00 TL alacak kaydının var olduğu, “tünel kalıp” içerikli faturalar davalı defterlerine işlendiğinden bu ilişkinin tünel kalıp satışından doğduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının taşeron olarak yaptığı imalat bedelinin ise (daha önce anılan raporlarda hesaplandığı üzere) 596.746,99 TL olduğu, bu ilişkinin taşeronluk sözleşmesinden doğduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Yapılan açıklamalara göre tünel kalıp işi nedeniyle; Her iki tarafın ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmadığından lehlerine delil kabul edilemeyeceği, ancak her iki tarafın birbirini teyit eden ticari defter kayıtlarına göre(tünel kalıp satımına ilişkin 4 adet faturaya dayalı) davalının davacıya 407.820,00 TL ödemesinin bulunduğu hususunun sabit olduğu, böylece tünel kalıp işi nedeniyle davalının borcunun kalmadığı anlaşılmakla bu yöndeki davanın reddine karar vermek gerekmiştir. (davacının defterinde olup, davalı defterinde olmayan 3 adet 28.360,00 TL'lik fatura yönünden ise davacı iddiasını ispat edememiş, açıkça da yemin deliline dayanmadığı görülmüştür).<br>Taşeronluk sözleşmesi nedeniyle; Davacının yaptığı imalatlardan kaynaklı 596.746,99 TL alacağının bulunduğu, davalı defterlerinin her ne kadar kapanış tasdiki yok ise de, davalı nın ödemelerini banka yoluyla yaptığı, davalının toplam ödemesinin 574.000,00 TL olduğu, bu ödemeden tünel kalıp işinden dolayı 407.820,00 TL davacının alacağı düşüldüğünde davalının tünel kalıp işinden 166.180,00 TL fazla ödemesinin bulunduğu, bu durumda taşeron sözleşmesinden kaynaklı 596.746,99 TL-166.180,00 TL = 430.566,99 TL davacının alacağının bulunduğu, bu alacağa ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 29/02/2012 tarihinden verilen 10 günlük sürenin bitimiyle 13/03/2012 temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>İstinaf ilamına da konu edildiği şeklide, yargılamanın devamı sırasında davalı şirketin 15/01/2019 tarihinde, tam bölünme yolu ile, ... Grup Doğalgaz İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... Grup Endüstriyel Mak. İnş. San. Ve Tic. A.Ş, ... Grup İnş. San. Ve Tic. A.Ş, ... Grup Su Yapıları İnş. San. Ve Tic. A.Ş ve ... Grup Yol Yapım İnş. San ve Tic. A.Ş şirketlerinin oluştuğu, dosyaya sunulan bölünme planına göre devreden şirketin borçlarından sorumluluğun belirlenmediği, devreden şirket ve devralan şirketlerin %100 oranında pay sahibinin ... olduğu, denkleştirme ödemesinin kararlaştırılmadığı görülmüştür.<br>TTK’nun 159/1-a.maddesinde; (1) Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir. a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir. …” hükmü öngörülmüştür.<br>Görüldüğü gibi bölünen şirket ve oluşan yeni şirketler tek bir kişinin olup, yargılamanın devamı sırasında bölünme gerçekleştiğinden, bölünme planında borçlarla ilgili bir sorumluluk belirlenmediğinden ve aksi davalı tarafından ispatlanamadığından, bölünmeyle oluşan şirketlerin borçtan birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davanın kısmen kabulü ile; Taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan 430.566,99 TL alacağın (50.000,00 TL'si için  13/03/2012 tarihinden itibaren, kalan kısım için 12/12/2018  ıslah tarihinden itibaren işleyecek) ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine; Tünel kalıp işinden kaynaklanan fazlaya ilişkin talebin reddine...\"karar verilmiştir.\t\t\t<br>            İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... ....Ltd Şti'nin 15/01/2019 tarihinde tam bölünme kararı aldığını ve gerekil prosedürlerin yerine getirildiğini, davacının alacak bildirimde bulunmadığını,  \tbölünme ile oluşan beş adet şirketin taraf olarak gösterilmediğini, savunma hakkı verilmeden sadece gerekçeli karar tebliğ edilerek istinaf hakkı verildiğini, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, borçların bölünen beş şirketten hangisine geçtiğini hususunun ispatlanamadığını, bölünme sözleşmesi ve planını dosyaya kazandırılmadığını, müvekkili şirketin davacıdan 166.180,00 TL alacaklı olduğunu, taraf defterleri arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ibranameyi imzalayan davacının babası olup, aralarındaki akrabalık bağının dikkate alınmadığını, davalı müvekkili şirketlerin hepsinin borçtan sorumlu olduklarını kabul etmediklerini, borçların bölünen şirketlerden hangisine geçtiğinin kanıtlanamadığını, davacının alacağını ispatlayamadığını, müvekkilinin diğer dava dosyasındaki alacaklarının eldeki davada takas edilmediğini belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan  alacak istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 29.412,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.354,00  TL harcın mahsubu ile bakiye 22.058,03 TL harcın davalılardan alınarak  Hazine'ye irat kaydına.<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>   <br>  Başkan                           Üye               Üye                         Katip<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"740f37ce241f0e0e","SID":"0dc7bd3569618a15"}}