{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1473 <br>KARAR NO\t\t: 2025/117<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/506 Esas - 2023/530 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ \t: 29/01/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 29/01/2025                    <br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/07/2023 gün ve 2020/506 Esas, 2023/530 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 10/05/2015 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ve davacının yolcusu olduğu ... plakalı motosikleti ile tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kolundan ve bacağından yaralandığını, davacının yaralanması nedeniyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyat olduğunu ve uzun süreli tedavi gördüğünü, ancak ayağını halen daha rahat bir şekilde kullanamadığını, davacının 2015 yılında ... Kargo Şubesinde aylık net 2.800,00-TL ücret ile şoför olarak çalışmakta iken geçirdiği kaza neticesinde uzun bir süre içine devam edemediğini, tedavi sürecinin sonunda işine yeniden başlasa dahi eski performansına ulaşamadığından işinden ayrılmak zorunda kaldığını, davacının fiziki hareket gerektirebilecek, yürümek zorunda kalacağı işlerde çalışamadığı için aylarca işbulamadığını, hayatını ailesinin ve çevresinin yardımları ile devam ettirmek zorunda kaldığını, kazadan doğan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak işlem yapılamayacağının taraflarına bildirildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00-TL geçici iş göremezlik, 8.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00-TL tazminatın sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 21/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 26.04.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik zararından kaynaklanan maddi tazminat alacağını 170.607,43-TL arttırarak 178.607,43-TL'ye, geçici iş göremezlik zararından kaynaklanan maddi tazminat alacağını 5.284,04-TL arttırarak 7.284,04-TL'ye yükselterek tazminat talebini toplam 185.891,47-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili,davacı tarafın başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin davayı ikame ettiğinden davanın reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza anında kask vs. koruyucu ekipman kullanmadığı ve dahası ifade tutanağına göre korkarak kendisini motordan atması nedeniyle davacının zararın artmasında ya da ortaya çıkmasında kusuru bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini  istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın 10/05/2015 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan ...'nun vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin ne kadar olduğu, oluşmuş ise kalıcı işgöremezlik ve iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacı ...'nun mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin belirlenmesi ile belirlenecek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının 10.05.2015 günü saat 21:45 sıralarında İzmir İli Bornova ilçesi Işıkkent Aydınlar Caddesinde, arkasındaki yolcusu ... ile seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikleti ile  kaza mahalline geldiğinde motosikletini kaydırarak düştüğü, yolcusunun ise düşmeden önce motosikletten atlaması sonucunda meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacı ...'nun yaralandığı, yaralanması çerçevesinde davacı ...'nun vücut bütünlüğünde %3,3 oranında sürekli iş göremezlik oranı oluştuğu ve yaralanması sebebiyle davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi çerçevesinde davacının talep edebileceği sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 178.607,43-TL, geçici iş göremezlik tazminatı alacağının ise 7.284,04-TL olduğu, davacı vekilinin 27/04/2023 havale tarihli bedel arttırım dilekçesinde, sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden 8.000,00-TL olarak belirtilen maddi tazminat taleplerini 178.607,43-TL olarak, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden 2.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 7.284,04-TL olmak üzere, neticeten 10.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 185.891,47-TL olarak ıslah ettiklerini beyan ettiği ve ıslah edilen dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 23/01/2020 tarihi itibariyle sigorta şirketine tebliğ edildiği, sigorta şirketi açısından temerrütün rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 05/02/2020 tarihinde vuku bulduğu, davacı tarafça usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı alacakları yönünden açılan davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar vermek gerektiğini, davanın kabulü ile, 1-a)Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 178.607,43-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, 8.000,00-TL'sine rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 05/02/2020 tarihinden itibaren, 170.607,43-TL'sine ıslah tarihi olan 27/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'ya verilmesine, b)Geçici  iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 7.284,04-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, 2.000,00-TL'sine rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 05/02/2020 tarihinden itibaren, 5.284,04-TL'sine ıslah tarihi olan 27/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.<br>Mahkemece 18/07/2023 tarihli ek karar ile davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin tashih talebinin davanın kısmi dava olduğu gerekçesiyle reddine dair karar verilmiş olduğu görülmüştür. <br>Karara karşı  taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili; faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini, kararda 170.607,43-TL ve 5.284,04-TL için faiz başlangıç tarihinin hatalı belirtildiğini, kural olarak haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olmakla birlikte, Karayolları Trafik Kanunu 99. Maddesi gereğince sigorta şirketleri yönünden kabul edilen faiz başlangıç tarihi sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olması gerektiğini, davacının maluliyet oranının hatalı tespit edildiğini, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı hazırlanmış olup Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu,   maddi zarar miktarı ile yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı vekili; davacının meydana gelen yaralanması trafik kazası sebebiyle değil, davacının kendini kaza meydana gelmeden önce motordan atması ve kaldırıma çarpması sebebiyle meydana geldiğini, zarar görenin ağır kusuru ve yaralanmanın kaza sebebiyle olmaması illiyet bağını ortadan kaldırdığını, sigorta şirketinin bu zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, asgari ücret baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını gerektirdiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunda hatalı olarak TRH-2010 yaşam tablosu ve %0 faiz uygulandığını, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılmasını başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespitinin gerekli olduğunu, davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini,  belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t\t<br>GEREKÇE :Dava, 10/05/2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle maluliyetine yönelik maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Olay günü olan 10/05/2015 tarihinde saat 21:45 sıralarında İzmir ili Bornova ilçesi Işıkkent Aydınlar caddesinde arkasında yolcu olarak bulunan davacı ile seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikleti ile mahallinde motosikletini kaydırarak direksiyon hakimiyetini kaybetmeye başlaması üzerine davacının araç düşmeden önce motosikletten atlaması ile yaralandığı kazanın meydana geldiği, dosyada alınan trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen 22/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda kazaya karışan motosikletin sürücünün sonradan kaydığı zeminde yağ olması nedeniyle hakimiyetini kaybetmeye başladığı esnada davacının soruşturma dosyasında alınan beyanlarında da sabit olduğu üzere kendisini motosikletten atması neticesinde yaralanmasında ... plakalı motosiklet sürücü ...'nun yola dikkat ve özeni göstermeyerek kazanın aktif kaçınma davranışı sergilemediği, mağdur yolcu ...'nun ise kural ihlali yapmadığına yönelik rapor tanzim edildiği, mahkemece taraflara atfı kabil kusur oranlarını dahi içermeyen bu rapora istinaden dava dışı sürücünün olayda tam kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle, meydana gelen kaza ile yaralama arasındaki illiyet bağı tartışılmaksızın yetersiz ve hükme esas almaya elverişli bulunmayan rapora dayanılarak hüküm tesis edilmesi isabetli görülmemiştir. Davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf istemi bu nedenle yerindedir.<br>Her ne kadar davacı vekili tarafından faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf isteminde bulunulmuş ise de; eldeki davanın HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası  mı yoksa kısmi dava olarak mı açıldığı hususunun aydınlatılması gerekmektedir. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır. Bu kriterler, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacının kendisinden beklenememesi, bunun olanaksız olması ve açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olması olarak belirtilmektedir. Bir talep konusunun belirli olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesi daha doğru olacaktır.  Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2015 tarihli ve 2015/22-1156 E., 2015/1598 K., 22.06.2016 tarihli ve 2016/22-874 E.,  2016/824 K., 17.01.2018 tarihli ve 2016/22-2177 E., 2018/29 K., 17.01.2018 tarihli ve 2016/22-2181 E., 2018/24 K, 07.03.2018 tarihli ve 2014/22-2350 E., 2018/439 K., 14.03.2018 tarihli ve 2015/22-186 E., 2018/479 K. ile 28.03.2018 tarihli ve 2015/22-127 E., 2018/559 K.;  16.04.2019 tarihli ve 2017/17-1099 E., 2019/460 K., 02.07.2019 tarihli ve 2016/22-1610 E., 2019/841 K., 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 E., 2019/576 K., 19.12.2019 tarihli ve 2018/22-1122 E., 2019/1413 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler kabul edilmiştir. <br>Mevcut durum itibariyle 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7251 sayılı Kanun) 7. maddesi ile HMK’nın 107. madde başlığı “Belirsiz alacak davası”; 2. fıkrası “(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde değiştirilmiş; maddenin 3. fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır. HMK’nın 109. Maddesinde ise kısmi davanın düzenlenip “(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.<br>Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta, belirsiz alacak davasının niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişinin bunu açıkça dava dilekçesinde belirtmesi gerekirken davacının dava dilekçesinde bu durumu açıkça belirtmediği,  fazlaya ilişkin haklarını saklı tutulması talebiyle yetindiği, bu nedenlerle mahkemece verilen asıl karar ve ek kararda belirlenen temerrüt tarihinin isabetli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu    Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe  uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. -  2022/9633 K.) Somut olayda davacının yaralanmasına ilişkin olarak tanzim edilen raporun olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği görülmekle davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir. <br>Davalı vekilinin tazminat hesaplamasına ilişkin istinaf itirazlarının irdelenmesinde; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D'nin 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).\tBu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre yapılması yerinde olup, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir.İlliyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. HD'nın  29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K. sayılı ilamı) Yerel mahkemece müterafik kusur hususunun tartışılmaması isabetli olmamıştır.<br>Davalı vekilinin hatır taşımasına yönelik istinaf nedeninin irdelenmesinde; hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Ancak hatır taşıması savunması defi niteliğinde olup, süresinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Davalı vekilinin süresi içerisinde cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasının def'i olarak ileri sürmediği görüldüğünden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; soruşturma dosyası ve olaya ilişkin maddi olgular dikkate alınmak sureti ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kürsüsü veya İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruludan tarafların iddia savunmaları çerçevesinde, olayın oluşumunda tarafların kusur durumları, meydana gelen kaza ile davacıdaki yaralanma arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, varsa müterafik kusur yönünden ayrıntılı, hükme esas almaya elverişli ve yeterli nitelikte rapor aldırdıktan sonra davacının maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2023 gün ve 2020/506 Esas, 2023/530 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/01/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4217b34679c2aad","SID":"66c2b145cfc446f3"}}