{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t: Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... arasında 21/06/2022 tarihinde 2.000.000-TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmesi, uyarınca firmaya kredi kullandırıldığını, firmaya kullandırılan krediye istinaden kredi çerçeve sözleşmeleri ekinde mübrez kefalet beyanı uyarınca dava dışı asıl kredi borçlusu ... firmasının davacı banka nezdinde doğmuş veya doğacak bilumum borçlarının 2.000.000 TL'sine kadar için ..'in müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle firma ve kefil aleyhine ... Noterliğinin 26/07/2023 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ve eki hesap özetinin keşide edildiğini, ihtarnamede 366.471.11-TL nakit alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini ve ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, alacaklarının muaccel hale geldiğini, hesap kat ihtarını tebliğ alan ilgililerin hesap kat ihtarına TTK hükümleri uyarınca 8 gün içerisinde itiraz etmeyerek bankanın alacağını zımnen kabul ettiğini belirterek, davalı-borçlunun ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe itirazın esastan incelenerek neticede itirazın iptali ile takibin devamına, takip çıkışı tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde;  zamanaşımı itirazında bulunmuş, ayrıca konu, süre, husumet, müddeabih, zamanaşımı yönüyle talepleri ve davayı kabul etmediklerini, davacının davasını kabul etmemekle birlikte davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını, borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, davalının söz konusu borç nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde, kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan şekil şartlarının açıklandığını, somut olayda bu şekil şartlarının sağlanmadığını, dolayısıyla geçerli olarak kurulmuş bir kefalet ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğinden, davalının kefil sıfatı ile icra takibine konu edilen borçtan sorumlu tutulması suretiyle kendisine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, kefalet borcunun kural olarak ikincil (tali) bir borç olduğunu, bu ilke uyarınca alacaklının, borçluya başvurmadan kefile başvuramayacağını, buna rağmen davacı tarafın konkordatoda olan şirketten olan alacağını, dolaylı yoldan ve ... üzerinden tahsil etmeye çalıştığını, ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki ilamsız icra takip dosyasına konu borca dayanak olarak ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ...Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gösterildiğini, anılı Kredi Sözleşmesinin ve ticari kredi kartı borcunun asıl borçlusu ...'nin olduğunu, icra takibinin muhatabı olan müvekkilinin borç ilişkisinde kefil konumunda olduğunu, kefile başvuru için öncelikle asıl borçluya başvurulmuş olması ve fakat borcun tahsil edilememiş olması gerektiğini, yani müteselsil kefalette kefilin borcunun ikincil (tali) nitelikte olduğunu, buna rağmen asıl borçlu şirketten alacağını henüz tahsil edemeyen davacının, kötü niyetli bir şekilde ve dolaylı yoldan müvekkili üzerinden kefalet ilkesine aykırı davranmak suretiyle alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafın davasını müvekkili ile banka arasında yapılan kredi sözlesmesine dayandırdığını, müvekkiline gönderilen ödeme emrinde de herhangi bir kredi sözleşmesi takip dayanağı belge olarak tebliğ edilmediğini, yine bu davada da dayanılan belgelerin dosyaya sunulmadığını, müvekkiline açıkça sorumlu tutulduğu borca yönelik bilgilendirme yapılmadığını, yine davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü imzalanan kredi çerçeve sözleşmesindeki faiz oranlarının geçerli olduğu iddiasını kabul etmediklerini, anılan sözleşme genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan kanunen yazılmamış sayılacağını, davacı tarafın müvekkilinin kredi ve ticari kredi kartı borcunu ödemediğine yönelik iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin, davacı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin borçlarını ödeme konusunda temerrüde de düşmediğini, varlığı iddia edilen alacağın muacceliyet şartlarının oluşmadığını, davacı bankanın icra takibine konu borç ile ilgili müvekkiline herhangi bir hesap özeti, fatura vb. belge ibraz etmediğini, fakat bu hususun bankanın sözleşmesel yükümlülüğü olmakla banka tarafından yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddi ile davacı taraf için %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapor, mahkemece denetime açık, hükme esas almaya elverişli kabul edilerek davalı-borçlu tarafından borcun ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, müteselsil kefaletin şekli şartlarının ve davacı bankanın müteselsil kefili takip şartlarının somut olayda oluştuğu, davalının sözleşme hükümleri uyarınca borcunun bulunduğu ve temerrüde düşmesine rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle, açılan davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulü ile, ... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında vaki davalı itirazının iptali ile takibin; 415.343,88 TL Asıl alacak,  2.249,16 TL faizin gider vergisi, 4.337,93 TL Masraf, 44.983,13 TL İşlemiş faiz, 752,85 TL İhtiyati Haciz Karar Harcı, 4.700,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti olmak üzere toplam 472.366,95 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 315.737,95 TL asıl alacağa (Ticari Kredi) 31.07.2023 olan temerrüt tarihinden tamamen kapanıncaya kadar işleyecek %52,50 temerrüt faizi (değişen oranlarda) ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, 50.000,00 TL asıl alacağa (Kredili Mevduat) icra takip tarihinden tamamen kapanıncaya kadar işleyecek % 42,72 temerrüt faizi (5464 Sayılı Kanun'un 26/3 maddesi gereğince değişen oranlarda uygulanması kaydıyla) ve  faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına,  49.605,93 TL asıl alacağa (Kredi Kartı) icra takip tarihinden tamamen kapanıncaya kadar işleyecek % 51,84 temerrüt faizi (5464 Sayılı Kanun'un 26/3 maddesi gereğince değişen oranlarda uygulanması kaydıyla) ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, Asıl alacağın % 20'si oranında 83.068,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,  borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek ve  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, kefaletinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğuna, kefile müracaat edebilme koşullarının da gerçekleşmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yanlışlık olmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 32.267,39 TL istinaf karar harcından peşin alınan 8.066,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.200,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ...<br>\t\t\t<br>...<br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5423393d898cf16a","SID":"92a619bbb9ff82e7"}}