{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1429 <br>KARAR NO\t\t: 2025/403<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.06.2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/1433 E. - 2022/428 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 07.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07.03.2025<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2022 tarih 2018/1433 E. - 2022/428 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  davacı şirketlerin aynı iş yerinde faaliyette bulunan kardeş şirketler olduklarını, bu şirketlerin ürettikleri ürünlerin hammaddeleri petrol türevlerine dayandığı için uzun yıllar boyunca karşı karşıya kaldıkları yangın riskine karşı işletmelerini sigortaladıklarını, şirketlerinin işyerinde, 10/02/2017 tarihinde mesai saati bitiminden sonra saat 20:00-21:00 sularında yangın çıktığını, yangını gören kişilerin ihbarı üzerine yangına ilişkin söndürme çalışmalarına başlandığını, ne var ki, işletmenin çok büyük oranda zarar gördüğünü, işletmenin stoklarından makinelerine kadar taşınır malvarlığının çok büyük bir bölümünün yok olduğunu, davalı sigortacıdan sigorta tazminatı talep edilmesi üzerine sadece ...'ın uğradığı zararlar için 252.622,11-TL ödemede bulunulduğunu, şirketlerden ... için herhangi bir ödemede bulunulmaması ve yapılan ödemenin de ...'ın uğradığı gerçek zararın çok altında kalması nedeniyle Sigortacılık Kanunu m. 30 uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğunu, makine yüksek mühendisi ve yangın uzmanı ... ve mali müşavir ...'den oluşan heyetten alınan 6/4/2018 tarihli “Bilirkişi Raporu uyarınca Hakem Heyeti Heyeti'nin 24/4/2018 tarih ve K. 2018/25971 sayılı kararıyla talebin kabulüne karar verildiğini, tahkim yargılaması için belirlenen süre içerisinde yargılamanın sona ermemesi üzerine, hakemlerin dosyadan el çekilerek, yetkili mahkeme tarafından yargılamaya devamına karar verildiğini, belirterek yangın sebebiyle zarara uğrayan Makina-Tesisat, demirbaş ve Emtia ile enkaz kaldırma masrafları için her bir şirket için m. 107 uyarınca 300.000'er TL'lik sigorta tazminatının 28/03/2017 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. <br>\tDavacı vekilinin 13/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, davasını ıslah ile 2.987.960,73-TL tazminatın 28/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanacak faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\t...  Tic. Ltd. Şti'nin iş bu davadan doğmuş ve doğacak haklarının tamamını diğer davacı ...  Ltd. Şti. Ne İzmir 21. Noterliği'nin 07/07/2020 tarih ve 19880 yevmiye numaralı temlikname ile temlik ettiği görülmüştür. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, yangının ufo adı verilen elektrikli ısıtıcıdan çıktığının ifadenin yangın raporunda da belirtildiğini, hurda eleme çalışmalarında ufo adlı elektrikli ısıtıcı iz ve hurdasına rastlanmadığını, itfaiye ekibi ile temas kurulduğunu, ufo deyiminin sigortalı tarafından ifade edildiğini ancak bizzat görmediklerini şifahen beyan ettiklerini, yangın başlangıç noktasında gaz sobası olarak tanımlanan 1 adet yanarak hurda haline gelmiş gaz sobası tespit edildiğini, elektrik tesisatında kısa devre emaresi görülmediğini, hasar mahallinde fiili sayım ve hacimsel tespitler yapıldığını, yangın çıkış noktasına yakın bölümde boya ve tiner tenekelerinin yanık vaziyette olduğunun tespit edildiğini, inceleme ve araştırmalar sonucunda 252.622,11-TL hasar ödemesi yapıldığını, davacı taraf taleplerinin fahiş olduğunu ve sigortalı mahalde mevcut olduğu iddia edilen emtia miktarının gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını; davacının bina hasarı için 99.181,50-TL, demirbaş hasarı için 53.364,04-TL, makina-tesisat hasarı için 30.000,00-TL, emtea hasarı için 3.184.007,24-TL olmak üzere toplam 3.366.552,78-TL talepte bulunduğu, ekspertiz tarafından da bina hasarı için 44.678,07-TL, demirbaş hasarı için 28.781.25-TL, Makina-Tesisat Hasarı için 5.625,00-TL, emtea hasarı için 173.537,79-TL olmak üzere toplam yangın hasar tutarının 252.622,11-TL olarak tespit edildiğini, husumet itirazlarının bulunduğu, poliçede sigortalı/sigorta ettiren sıfatına sahip şirketin ... Ltd. Şti. olduğunu davacı .... firmasının poliçede sigortalı/sigorta ettiren sıfatı bulunmadığını, işbu sebeple tazminat talep hakkının mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça, davaya konu iş yerinde 10/02/2017 tarihinde meydana gelen yangının davacı tarafça sigorta tazmin bedelinin tahsili için kasten çıkarıldığı iddiasında bulunmuş ise de, gerek yangın sonrası İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/02/2017 onay tarihli yangın raporu, gerek  İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/191 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyeti raporu içeriğine ve gerekse de mahkememizce dosyaya temin edilen rapor ve ek rapor içeriklerine göre, davacıya ait iş yerinde 10/02/2017 tarihinde meydana gelen yangının, davacı tarafça kasten çıkarıldığına dair herhangi bir maddi bulguya rastlanmadığı, yangının davacıya ait iş yerinde çalışanların ısınması için uygun ısıtma tesisatının yaptırılmadığı, ısıtmanın sadece seyyar bir elektrikli ısıtıcı ile sağlanmaya çalışılan ve depo görevlisinin bulunduğu, genelde çalışanların üşüdüklerinde ısınmak için geldikleri 4m2 lik ahşap malzemeden yapılmış, yangın için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı ve çalışanların ısınmak için kullanımına göz yumulan bölümden başladığı, iş bu yangının davacı tarafça kasten çıkarıldığı tespit edilememiş ise de, yangının oluşumunda davacı tarafın asli ve tam kusurlu olduğu, yine davalı tarafın şikayeti üzerine İzmir CBS tarafından yapılan soruşturma sonucu davaya konu yangının davacı tarafça kasten çıkarıldığına dair tespite varılamadığından, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mahkemece de yangının davacı tarafın kusurundan kaynaklandığı, ancak kasten sigorta bedelinin tazminine yönelik çıkarılmadığı kanaatine varıldığı, davalı tarafça yangının çıktığı iş yerinde oluşan hasar bedeli zarar miktarı ile alacağını temlik eden davacı ...  Ltd. Şti. Mal varlığının poliçe kapsamı dahilinde olmadığı iddiası ve itirazında bulunmuş ise de; taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde, \"Aynı binada ...  firması faaliyet göstermektedir. ve iki firmanın sahibi de  aynı kişidir.\" kaydının düşüldüğü, sigorta teminat ve bedellerinin zarar öncesi her iki davacı şirketin sigorta değerlerine yakın olduğu, iş bu nedenle poliçenin risk adresindeki her iki şirkete ait tüm makine, tesisat, demirbaş, emtia ve buna benzer mal varlığını kapsadığı, davacı şirketlere ait defter ve kayıtlar, yangın raporu ve dosyaya temin edilen tüm belge ve kayıtlar ile dosya kapsamına uygun bilirkişi heyeti rapor ve ek rapor içeriğine göre; yangın sonucu davacı şirketlere ait toplam 3.240.582,84-TL tazmini gereken hasar bedeli zararın oluştuğu, davalı şirketin iş bu bedelin 252.622,11-TL sini davacı tarafa ödediği, yapılan iş bu ödemenin mahsubu ile davacı tarafın tazmini gereken bakiye hasar bedeli zarar miktarının 2.987.960,73-TL olduğu, iş bu miktarın sigorta poliçesi limiti ve kapsamı dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.987.960,73-TL bakiye hasar bedeli maddi tazminatın 28/03/2017 tarihinden itibaren  işleyecek avans  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ceza dosyasının kesinleşmesi beklenilmeden ve raporlara itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2020/127126 Soruşturma numaralı dosyada, 18/05/2022 tarihinde 2022/36204 sayılı Karar ile CMK madde 172/1 gereği Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmiş ise de, bu karara itiraz edilmesi nedeniyle soruşturma dosyasının kesinleşmediğini, olay ile ilgili ifadesinin alınmasını talep ettikleri kişilerin ifadeleri alınmadan Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, sadece ... ve ...'nin ifadesi alındığını, şirkete mali müşavirlik hizmeti veren ...'ün  yangında zarar gördüğü iddia edilen malların, fiilen olay yerinde bulunmadığını bildirdiğini, bununla birlikte ... tarafından yangının çıkarılması için ...'ye teklifte bulunulduğunun şifahen bildirildiğini, aynı tarihlerde sigortalı iş yerinin bünyesinde çalışan muhasebeci ..., yangının bilerek çıkarıldığına dair ...'ün konuşmalarına şahit olduğunu belirttiğini, ... adında bir şahsın, yangından sonra sigortalı ile yaptığı telefon görüşmesinde, sigortalının  \"ne çabuk yandı\" şeklinde ifadesi bulunduğunu belirttiği, bu hususlara ilişkin ses kaydının mevcut olduğu duyumunun alındığını,  anılan ses kaydının, muhasebeci ...'da veya sigortalı şirkette stajyer olarak çalışan ...'da bulunduğunun iletildiğini, soruşturma dosyasında adı yer alan kişilerin ifadeleri alınmadığını, bu ifadeler tamamlanmadan Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilen karara yapılan itirazın sonucunun beklenmesi gerektiğini, şirket yetkilisi ... tarafından yangının kasten çıkarıldığına ilişkin şifahen iletilen beyanlar bulunduğunu, yapılan tespite istinaden, sigortalı talep miktarlarının sığması için gereken hacmin 748,87 m³ olduğu belirlendiği, ancak meydan hacminin 128,00 m³ olduğu tespitinden hareketle sigortalı talep miktarlarının hacmen sığmasının mümkün olmadığını,  bununla birlikte, 128,00 m³ hacme sahip alanda sigortalının 748,87 m³ hacme sahip emtea talebi olması göz önünde bulundurularak sigortalı taleplerinin hacmen %485,05 oranında fazla olduğunun belirlendiğini, ayrıca sağ trapez saç duvara monte edilmiş “L” biçimli raflarda talep edilen emteaları ağırlık yönünden ilgili rafların taşımasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığını, temin edilen BA/BS formlarına istinaden tespit edilen alış ve satış bedelleri ile sigortalının emtea talep tutarı birlikte dikkate alındığında; sigortalının talep ettiği emtea bedelinin mali kayıtlara göre uyumsuz olduğu ve mali olarak bulunma imkanı mevcut olmadığı kanaatine varıldığını, anılan emteaların belirtilen alana sığmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda 20/10/2017 tarihinde 252,622.11.-TL ödeme ile davaya konu hasara ilişkin tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, yangının poliçe vade bitiş tarihine 2 gün kala meydana geldiği tespit edildiğini, sigortalı mahalde mevcut olduğu iddia edilen emtia miktarını gerçeği yansıtmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabulü mümkün olmadığını, bilirkişi demirbaş hasarlarına ilişkin yapılan tespitlere yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda demirbaş zararı olarak hasardan önceki değerlere ilişkin tabloların incelendiği ve demirbaş zararı olarak tespit edilen 148.670,00 TL tutarın hasara konu olmayan (hasarsız) demirbaşları teşkil ettiğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporundaki demirbaş hasarına ilişkin yapılan tespit ve değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını,  bilirkişi raporunda makine  tesisat  hasarlarına ilişkin yapılan tespitlere yönelik itirazlarının dinlenmediğini, tüm binaların hasarlı olmadığını, sonuç olarak; bilirkişi raporunda makine – tesisat zararında da olduğu gibi bina zararı olarak hasar tarihi itibariyle yürürlükte olmayan birim maliyetler esas alınarak yapılan hasardan önceki değerlerin tespit edildiği, ve bundan eskime payı düşüldüğü, yani işletmede bulunan tüm binaların zarar gördüğü zannıyla hesaplama yapıldığı, bu haliyle bina hasarlarının da bilirkişiler tarafından sağlıklı biçimde incelenmediği ve hasara konu bina unsurlarının anlaşılamadığını, belirtilen sebeplerle bilirkişi raporundaki bina hasarına ilişkin yapılan tespit ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, dosyanın içinde metalurji ve malzeme mühendisi bilirkişinin bulunduğu uzmanlık sahibi başka bir bilirkişi heyetine gönderilmeden ve yangın uzmanından görüş alınmadan düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, husumet itirazı değerlendirilmeden karar verildiğini,  Poliçede Sigortalı/sigorta ettiren sıfatına sahip şirket .... ltd. Şti olduğunu, davacı ... Firmasının poliçede sigorta ettiren/sigortalı sıfatı bulunmadığını belirtmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, sigortalıya ait işyerinde çıkan yangın nedeniyle meydana gelen zararın yangın sigortası poliçesi kapsamında davalı sigortalıdan tahsili  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.  <br>\tTaraflar arasında düzenlenen ... ile matbaa  faaliyet kolundaki davacıya ait işyerinin yangın riskine karşı 24.03.2016-12.02.2017 tarihleri arasında sigorta teminatı altına alındığı, 10.02.2017 tarihinde işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle oluşan maddi hasarın tazmini hususunda eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>\tDavalı vekilince, dava konusu yangının kasten sigorta bedelinin tazminine yönelik davacılar tarafından çıkartıldığı iddiasıyla İzmir CBS'ye 2020/127126 soruşturma sayılı dosyasıyla şikayette bulunulduğu, soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı davalı sigorta şirketince itirazda bulunulduğu, itiraz üzerine İzmir 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/4161 D.İş sayılı dosyasıyla, itirazın 5271 Sayılı CMK'nın 173/3. maddesi uyarınca reddine karar verildiği görülmüştür.  <br>\tİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/02/2017 tarihli yangın raporu,  İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/191 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyeti raporu içeriği ve mahkemece alınan rapor ve ek rapor içeriklerine göre, davacıya ait iş yerinde meydana gelen yangının davacı tarafça kasten çıkarıldığının kanıtlanamadığı, yine aynı binada davacı sigortalı ile birlikte faaliyet gösteren temlik eden  ...  firmasışirkete ait hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının kanıtlanamadığı yönündeki gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz niteliğindeki bir kısım istinaf itirazlarının alınan ek raporla karşılandığı görülmekle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu nedenlerle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>\tMahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasındaki sigorta poliçesi, aldırılan ve Dairemizce de mahkemenin kabulünde olduğu üzere olaya uygun düşen bilirkişi raporu, davalı tarafça ileri sürülen şikayet dosyası üzerine savcılığın kesinleşmiş takipsizlik kararı, yangın raporları, tespit raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı iş yerinde çıkartılan yangının davacı tarafça kasten çıkartıldığı hususunda dosya kapsamına göre herhangi bir maddi bulguya rastlanılmadığı gibi bu husustaki şikayette takipsizlik kararı verildiği ve davalı tarafça da ispatının yapılamadığı ve buna göre kasten yangın çıkarılma iddiasının ispatlanamadığından aynı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, davalı tarafın istinaf istemi yerinde değildir. <br>\tBu durumda, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına ve yangından hemen sonra düzenlenen itfaiye raporuna ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/191 değişik iş sayılı dosyasında alınan tespit raporuna uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına,  İzmir CBS'nın 2020/127126 soruşturma sayılı dosyasında verilen takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın İzmir 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/4161 D.İş sayılı dosyasında CMK'nın 173/3. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş olmasına göre yangının kasten çıkarıldığı hususunun davalı tarafça kanıtlanamamış olmasına, davalı tarafça bilirkişi raporuna ve husumete ilişkin olarak ileri sürülen itirazların aldırılan ek bilirkişi raporuyla etraflıca değerlendirilmiş olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de aynı gerekçelerle benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 204.107,59 TL'den peşin alınan 51.107,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 152.999,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 07.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca0919ee735bc46d","SID":"9243997c42206017"}}