{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1404 Esas<br>KARAR NO:2025/379 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME\t:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ:13/04/2022 <br>NUMARASI:2021/767 Esas - 2022/328 Karar <br>DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) <br>KARAR TARİHİ:06/03/2025 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nun  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı dosyası ile; keşidecisi ... Şti. olan ,...Şti emrine düzenlenen, 05.03.2021 tarihli, ...Bankası...Şubesi'ne ait ... çek nolu, 12.489,83 TL bedelli tacir çekinin hamili olduğunu, aynı zamanda kendisinin çek keşidecisi ... Ltd. Şirketi'nin muhasebecisi olduğunu ve  çekin rızası dışında elinden çıktığını belirterek iptalini talep ettiğini, Mahkemece ilanların yapılarak çekin vadesi gelmeden iptaline karar verildiğini, oysa ki müvekkilinin  söz konusu çeki ticari alacağına karşılık çek keşidecisinden aldığını, yine ticari borcuna karşılık vade tarihinden  önce  müşterisi  ...'e verdiğini, ...'ün ise vade tarihinde çekin karşılıksız çıktığını belirterek çek bedelinin kendisine ödenmesini istediğini, akabinde çeki müvekkiline teslim edeceğini belirttiğini, müvekkilinin bu durum karşısında çek bedelini müşterisine ödeyerek çeki iade aldığını, çeki incelediğinde ise çek bedelinin karşılıksız olmadığını, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı dosyası ile ödeme yasağı kararı alındığını fark ettiğini, mahkeme kararını incelendiğinde ise yasal ilanların yapılarak çekin iptaline karar verildiğini ve kararın şeklen kesinleştiğini öğrendiğini, müvekkilinin söz konusu çekin yasal ve yetkili tek hamili olduğunu, dava konusu çekin davalı tarafından keşideci adına bizzat müvekkili şirket yetkisine teslim edildiğini beyanla çekin gerçek ve meşru hamilinin davacı müvekkili şirket olduğunun tespiti ile  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı çek iptali kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ilgili banka tarafından çekin ibraz edilmediğinin bildirildiğini, ilanların usulüne uygun olarak yapılarak çek iptali kararı verildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine davaya konu çek hakkında 'karşılıksızdır' işlemi yapılmadığını, çek süresinde ibraz edilmediğinden çekin kambiyo vasfının ortadan kalktığını, davada hukuki yarar yokluğu olduğunu beyanla usul ve yasaya aykırı davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu sebebiyle, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih ve 2021/767 Esas - 2022/328 Karar sayılı kararı ile;\" Dava; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı çek iptal kararının kaldırılması talebine ilişkindir. ....Tüm izah edilen nedenler çerçevesinde; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/690 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ... Bankası ... Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkereye 30/12/2020 tarihinde cevap verildiği, çekin ibraz edilmediğinin bildirildiği, ancak çekin keşide tarihinin 05/03/2021 olduğu dikkate alındığında çekin vadesinin beklenmesi ve bankaya yeniden müzekkere yazılarak çekin  vade tarihinde ibraz edilip edilmediğinin sorulması gerekirken, çekin vade tarihi beklenmeksizin çek iptali kararı verildiği, yine TTK 651. Ve izleyen maddeleri uyarınca çek iptali davası açma hakkının lehtar ve hamile tanındığı, ancak ...'nun iptali istenen çek keşidecisi... Şirketi'nin muhasebecisi olup, yetkili ve yasal hamili olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca 6102 sayılı TTK.'nın 790. Maddesi ve yine  TTK.'nın 792. Maddeleri uyarınca, bu haliyle iptal edilen çeklerin davacının elinde mevcut olduğu, her ne kadar  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih 2020/690 Esas 2021/247 Karar sayılı dosyası ile dava konusu çeklerin iptaline ilişkin karar verilmiş ise de, somut olayda, davacının çekin yetkili meşru hamili olduğu, davalının, çekin rızası hilafına elinden çıktığı ve çekin en son hamili olan davacının kötüniyetli ve iktisapta ağır kusurlu olduğu dosya kapsamıyla ispat edilemediği anlaşılmış olup; davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih 2020/690 Esas 2021/247 Karar sayılı ilamı ile verilen ... Bankası A.Ş. Sarıyer Şubesi'ne ait, keşidecisi... Şti. olan, 0010625 seri numaralı, 12.489,83-TL bedelli 05/03/2021 tarihli çekin iptal kararının iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, hasımsız açılan ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen çek iptali davasında verilen kararın iptalinin (ortadan kaldırılmasının) çekin meşru ve gerçek hamili tarafından hasım gösterilmek her zaman istenebileceği ve dolayısıyla davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. \" gerekçeleri ile;\" DAVANIN KABULÜ İLE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih 2020/690 Esas 2021/247 Karar sayılı ilamı ile verilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Şti. olan, 0010625 seri numaralı, 12.489,83-TL bedelli 05/03/2021 tarihli çekin iptal kararının iptaline, ... \" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/690 Esas sayılı dosyasından verilen çek iptal kararının kaldırılmasını talep ettiğini,Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacının davasında haklı olduğu kanaatine varıldığının belirtildiğini ve davanın kabulüne karar verildiğini, ancak Yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olup, kabulünün mümkün olmadığını;Yerel mahkemenin hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verdiğini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen çek iptal kararının hukuka uygun olduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen çek iptal kararı 17.03.2021 tarihli olup, çekin tarihinin 05.03.2021 olduğunu, Yerel mahkemece vadenin beklenmediğinden bahsedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davada Yerel mahkeme tarafından ... Bankasına yeniden müzekkere yazılarak, çekin ibraz edilip edilmediğinin de sorulmadığını, ayrıca müvekkilinin, çekin keşidecisi firmanın muhasebe çalışanı olmasının meşru hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, salt bu sebeple müvekkilinin meşru hamil olmadığından bahisle hüküm tesis edilmesinin kabul edilemeyeceğini ve yine çekin davacı firma elinde olduğu belirtilmiş ise de davacının çeki ne şekilde ele geçirdiğinin de araştırılmadığını, tüm delillerin toplanmadığını;Davacı tarafın çek iptal kararının iptali talebine gerekçe olarak söz konusu çekin ticari alacaklarına karşılık olmak üzere çek keşidecisinden aldığını ve ticari borcuna ilişkin olarak da vade tarihinden önce müşterisi ...'e verdiğini, ...'ün ise vade tarihinde çeki ibraz ettiğini ancak karşılıksız çıktığını kendilerine belirttiğini ve kendilerinden çek bedelinin ödenmesini talep ettiğini, taraflarınca bu çekin bedelinin müşterileri ...' e ödendiğini ve çeki teslim aldıklarını, çeki incelediklerinde ise çekin karşılıksız olmadığını ve İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ödemeden men yasağı kararı verildiğini gördüklerini, mahkemenin vadesi gelmeden çek iptal kararı verdiğini, kararın şeklen kesinleştiğini öğrendiklerini ancak çekin yetkili hamilinin kendileri olduğunu, çekin rıza hilafına elden çıkma durumunun olmadığını iddia ettiğini;Yerel mahkeme tarafından davacının, çeki ele geçiriş şekline dair anlatımının içeriğinin dahi araştırılmadığını ve davacının çekin meşru hamili olduğu kabulü ile hüküm tesis edildiğini, oysaki çek iptal davasında karar verilirken İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yasalara uygun olarak ilanların yapıldığını, ilgili bankaya çekin süresinde ibraz edilip edilmediğinin sorulduğunu, mahkemece yapılan ilanlar sonrasında herhangi bir yetkili hamil tarafından çek mahkemeye ibraz edilmediği gibi ilgili banka tarafından da çekin kimse tarafından ibraz edilmediği bilgisinin verildiğini;Hal böyle iken zaten davacının, müşterisi ... tarafından çekin bankaya ibraz edildiğine dair iddiasının gerçek dışı olduğunu, çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediği hususunun, çek iptal dosyasına gönderilen banka yazı cevabı ile sabit olduğunu ve yine davacı tarafın iddiasının aksine işbu çek hakkında herhangi bir \"karşılıksızdır\" işlemi de yapılmadığını, ancak Yerel mahkemenin bu hususları göz ardı ettiğini ve davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu ve beyanlarının kötü niyetli olduğunu dikkate almadığını;Çekin süresi içerisinde ibraz edilmediğini, çekin kambiyo senedi olma vasfı ortadan kalkacağından dava konusu edilen belgenin de artık çek vasfı kalmadığını, bu nedenle de çeke ilişkin verilen iptal kararının kaldırılmasının istenmesinde hukuki yarar olmadığını, davanın her şeyden önce hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekte iken Yerel mahkemenin bu hususları göz ardı ettiğini, dava konusu olan çek ... Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından verilen keşidecisi ... Şti., lehtarı ... Şti. olan ... numaralı, 12.489,83 TL bedelli ve 05.03.2021 tarihli çek olup, söz konusu çekin hamilinin de müvekkili ... olduğunu; Çekte yetkili hamilin çeki elinde bulunduran kişi olup, müvekkilin de yetkili hamil olduğu hususunun sabit olduğunu ve müvekkilinin söz konusu çeki kaybettiğini, rızası hilafına çekin elinden çıktığını, bu nedenle çek iptal talebinde bulunduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılamada da çeki elinde bulunduranların 3 ay içinde mahkemeye başvuruda bulunmaları için Ticaret sicili Gazetesinde birer hafta arayla 3 kez ilan yaptırıldığını ve mahkemeye herhangi bir müracaat olmadığını, yine mahkemenin söz konusu çekin verildiği bankaya müzekkere yazdığını ve çekin ibraz edilip edilmediğini sorduğunu, söz konusu banka tarafından da çeki süresi içerisinde ibraz edenin bulunmadığının bildirildiğini ve mahkemece usul ve yasaya uygun olarak çek iptal kararı verildiğini;Burada davacıya, karşılıksız çıktığına dair herhangi bir kayıt bulunmayan ve süresi içerisinde ibraz edilmemiş olan bir çekin bedelini neden müşterisine ödeyerek çeki aldığının sorulması gerektiğini, davacı tarafın basiretli tacir gibi davranma ilkesine aykırı davrandığını, süresinde bankaya ibraz edilmeyen, karşılıksızdır işlemi yapılmayan veyahut da çekin arkasına ödemeden men yasağı bulunduğuna dair şerh düşülmeden müşterisinin sözlü beyanı doğrultusunda işlem yaptığını iddia eden davacının beyanlarının hukuken kabul edilmesi mümkün değil iken Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu;Mezkur çekin tarihi 05.03.2021 olup, çek iptal kararı tarihinin ise 17.03.2021 tarihi olduğunu, bu hususun dahi davacı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu somut bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, davacının, meşru hamil olduğunu da ispat edemediğini ve mahkemenin de davacının çeki ne şekilde eline geçirdiğini araştırmadığını beyanla Yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, çek hakkında zayi olduğundan bahisle verilen iptal kararının kaldırılması talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı tarafından, kendisi lehine düzenlenen çekin zayi nedeniyle iptali talebiyle açılan İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde çekin iptaline karar verildiğini ancak çek aslının tarafında bulunduğunu, davalının çekin yetkili hamili olmadığını, çekin kendisi tarafından cirolanarak müşterisine verildiğini, müşterisi tarafından bankaya ibraz edildiğinde ödeme yapılmadığını, bu nedenle müşterisine ödeme yaparak çeki geri aldığını, çekin ibraz süresi gelmeden iptal kararı verildiğini beyan ederek verilen iptal kararının kaldırılmasını talep etmiş, davalı taraf çekin ibraz süresinin geçtiğini, zamanaşımına uğradığını ve kambiyo vasfını yitirdiğini, bu nedenle davacının bu davada hukuki yararının bulunmadığını,  kendisinin çekin yetkili hamili olduğunu, davacının çekte hak sahibi olduğunu ispat edemediğini, verilen iptal kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK'nın 818. maddesinin atfı ile 757- 765. madde hükümlerine göre zayi olmuş çek hakkında iptal kararı verilmesi mümkündür. TTK'nın 651. maddesi hükmü uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Buna göre çek hakkında iptal kararı verilmesini talep eden kişinin, çekin zayi olduğu esnada yetkili hamil olduğunu ispat etmesi gerekir.Somut dosyada; davalı tarafından İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı dosyası ile, dava konusu olan ... Bankası ... Şubesi'ne ait 05/03/2021 tarihli, ... seri nolu, 12489,83 TL bedelli çekin hamili iken kaybolduğu iddiası ile iptal davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, dava konusu çekin dava dışı ... Şti. tarafından davacı adına düzenlendiği,  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ...Bankasına çekin ibraz edilip edilmediğinin 25/12/2020 tarihinde sorulduğu ve banka tarafından da 30/12/2020 tarihi itibariyle ibraz edilmediğinin bildirildiği, çekteki ilk cironun lehtar olan davacıya ait olduğu, davacının cirosundan sonra ise ...'e ait cironun bulunduğu, çekin 08/03/2021 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve ödemeden men yasağı nedeniyle ödeme yapılmadığı, ...'e ait cironun iptal edildiği ve çek aslının davacıda olduğu, buna göre çekin süresi içerisinde bankaya ibrazı ve ödemeden men yasağı kararı nedeniyle ödeme yapılmaması üzerine yetkili hamil olan dava dışı ... tarafından davacıya iade edilmesi ile davacının çekte son yetkili hamil olduğu, çekin zayi olmadığı, çekte davalının cirosu bulunmadığı gibi davalının, keşideci şirketin muhasebecisi olduğunu, keşideci şirket ile aralarında bir ticari ilişki bulunduğunu ve çekin bu sebeple kendisine verildiğini iddia ve ispat etmediği, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/690 Esas sayılı dosyasına yetkili hamil olduğundan bahisle yalnızca çek fotokopisini sunduğu, keşideci şirketin muhasebecisi yani çalışanı olarak çek fotokopisini elde etmesi mümkün olup anılan Mahkemece, davalının, keşideci şirketin muhasebecisi olduğu, çekin yetkili hamili olmadığı, bu itibarla ne kendisi ne  de keşideci adına iptal davası açamayacağı, kaldı ki keşidecinin çekin iptalini talep etmesinin de mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü ile çekin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının çek hamili olarak anılan kararın kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, somut dava çeke dayalı olarak alacak talebi ile açılmış bir dava olmadığından, davalının çekin zamanşımına uğradığı ve kambiyo vasfını yitirdiğine yönelik iddiasının bu davada ileri sürülebilecek bir savunma sebebi olmadığı, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 853,18 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 213,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 639,89 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13f14ce8737a2b18","SID":"ba6748dc2670ed44"}}