{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:28/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:05/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  davacının kardeşi olan davalı ...'ın kendisinden talep etmesi sonucu 16/09/2011 tarihinde Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...  Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni kurduğunu ve bu şirketle ilgili olarak yapılacak tüm işlemler için tüm genel yetkileri ihtiva eden Antalya 12. Noterliği'nin 16/09/2011 gün ve ... yevmiye nolu vekaletnamesini çıkartarak davalı kız kardeşini yetkili kıldığını, davalının başlangıçtan itibaren davacıya hiçbir bilgi vermediğini ve hiçbir belge bilanço rapor sunulmadığını, şirketin tüm kaynaklarını ve gelirlerini sadece kendi menfaati için kullandığını, şirketi aşırı borçlandırdığını ve bu borçları ödemeyip davacı üzerine bırakmaya çalıştığını, bu borçlardan dolayı Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ..., ..., ... esas sayılı ve Antalya 11. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, ayrıca davalının miras yoluyla kendisine ve diğer mirasçılara intikal eden bazı taşınmazların satarak ortaklığın giderilmesi maksadıyla izaleyi şüyu davaları açtığı, bu nedenle davalının açmış olduğu Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı izaleyi şuyu dava dosyalarındaki hak ve alacaklarının, bu davalar neticesinde kendisine intikal edecek olan bedeller üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi tazminatın zararın oluştuğu tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yine 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalının vekaletten azledildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, öz kardeşi olan davacının kendisine ...  Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin işlerini takip etmesi için vekalet verdiğini, şirketin çalışmalarını birlikte yürüttüklerini, işler ve taahhütler aldıklarını, bu ticari faaliyetler sırasında hem alacaklı hem borçlu olduklarını, eşiyle birlikte özverili bir şekilde çalıştıklarını ve bu çalışmaları sırasında maaş almadıklarını, sektördeki daralma, kriz, ödemeler dengesinin bozulması gibi sebeplerle borçlarını ödeyemez hale geldiklerini, ancak her aşamada davacıyı bilgilendirdiklerini, şirketin tüm defter ve kayıtlarının kardeşi olan davacıda olduğunu, davacının iddia ettiği gibi vekalet görevini kötüye kullanmadığını, kasıtlı hiçbir davranışı olmadığını, murislerinden intikal eden taşınmazlarla ilgili davacı ve diğer kardeşleri aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığını, bunun karşılığında da kardeşinin bu davayı açtığını, davacının büyük hissedarı olduğu şirketin kendilerince batırıldığı ve bunun karşılığında kendisi ve eşinin mal varlıklarına sahip olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Asli Müdahil ...  Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili dilekçesinde özetle;  eldeki davanın şirket ortağı  davacı ...  adına açıldığını, davacının Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasına kayıtlı ...  Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin en büyük hissedarı olması sebebiyle, davalının vekalet görevini kötüye kullanması ve haksız mal edinmesinden dolayı, doğrudan doğruya zarar görmüş olmakla birlikte; diğer asli müdahil ...  Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi de ayrıca ve tüzel kişi olarak zarara uğradığını beyanla, ...  Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davaya, dahili davacı olarak kabulüne, davalının; davacı tarafından kendisine verilen vekaleti kötüye kullanmak suretiyle sebebiyet verdiği maddi-manevi zararlar tutarı olarak; şimdilik ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 250.000,00 -TL maddi tazminatın zararın oluştuğu tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50.000,00.-TL manevi tazminatın, davalının vekaletten azledildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıları açıkça zarara uğratan davalının; davacıların zararlarının tazminini imkansızlaştırmaması bakımından ve daha sonra telafisi çok güç yahut imkansız zararların önüne geçilebilmesi maksadıyla; davalı tarafın açmış olduğu, Dikili Sulh hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı izaleyi şüyu dava dosyalarındaki hak ve alacaklarının, bu davalar neticesinde kendisine intikal edecek olan bedeller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.<br>Fer'i müdahil ... vekili  dilekçesinde özetle; mahkememiz dosyası ile davalı aleyhine tazminat-alacak davası açıldığını, dava dışı ...'nın davacıdan alacaklı olduğunu, alacaklarının İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, söz konusu icra takibinin halihazırda derdest olduğunu, bu itibarla ...'nın hak ve alacaklarının saklı tutulabilmesi için işbu davaya müdahale talebinde bulunulması zorunluluğu doğduğu beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" davalı ...  yönünden; Her ne kadar davacı tarafından davalı ticari vekil aleyhine vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemli olarak talepte bulunulmuş ve zarar kalemlerinin davalıdan tahsili talep edilmiş ise de; TTK'nun 555. Maddesinin emredici hükmü gereği şirketin uğradığı zararın tazmininin pay sahibi tarafından dava edilebileceği,  pay sahibinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini talep edebileceği, davacının zararın kendisine ödenmesini talep ettiği, doğrudan zararına ilişkin ise taleplerini netleştirmediği, şirket ile aynı zarar kalemlerini talep ettiği görülmekle taraf sıfatı, aktif husumet yokluğu nedeniyle pay sahibi davacının açtığı davanın reddine, <br>Asli müdahale talep eden şirket yönünden; ilk davanın taraflarının davalı gösterildiği bir dava dilekçesi sunulmamıştır. Zira, içerikten de, ilk davanın taraflarının davalı olmadığı, böyle bir iradenin de olmadığı anlaşılmaktadır. İlk davanın davalısına bir irade yöneldiği anlaşılmaktadır ki bu da asli müdahale sayılamaz. Usulen açılmış bir asli müdahale davası da mevcut değildir. Harç yatırılması ise tek başına usule uygun olmayan talebe hukuken değer verilmesini gerektirmez. Harç bedeli mahkememizce hükümde iade edilmiştir. Mahkememize asli müdahale şeklinde açılmış bir dava usulen kabul edilmediğinden, davanın reddine değil, asli müdahillik talebinin reddine karar verilmiştir. Bu nedenlerle, asli müdahale talebi reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sorumluluk davası niteliğinde olmadığını, somut dosyada sorumluluk sebeplerinin yarıştığını, TBK'nun 60. maddesi uyarınca borcun doğuş sebebinin haksız fiil olduğunu, müvekkilinin haksız fiilden kaynaklanan ve kendi uğradığı zararları haksız fiil hükümlerine göre talep ettiğini, davanın sorumluluk davası olsa dahi davalının ticari temsilci veya ticari vekil olarak tanımlanamayacağını, zararın doğrudan zarar olduğunu, davacı tarafından şirket kasasından değil bankalara, SGK'ya , Ticaret Sicil Müdürlüğüne davacının kendi cebinden ödemeler yaptığını, araçların trafik cezalarının davacı tarafından ödendiğini, şirketin ilk kuruluşunda ve davalının azli nedeni ile ödenen meblaların doğrudan zarar olduğunu, müvekkilinin kız kardeşi olan davalı tarafından ihanete uğradığını, manevi dünyasında zarar meydana geldiğini, manevi tazminata hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  ticari mümessilin yaptığı işlemler nedeniyle zarara uğradığını ileri süren davacı ortağın açtığı sorumluluk davasıdır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Eldeki davada davanın sorumluluk davası mı olduğu, haksız fiilden mi kaynaklandığı, zararın doğrudan zarar mı olduğu dolaylı zarar mı olduğu ihtilaflıdır.<br>Davalı hakkında hizmet nedeni ile  güveni kötüye kullanma suçundan Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, davalının mahkumiyetine karar verildiği, kararın 09.02.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Davacı vekili eldeki davada haksız fiil hükümlerinin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de; özel hüküm bulunan hallerde genel hükme gidilemeyeceğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde değildir.<br>Antalya 12. Noterliğinin 16.09.2011 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesinin incelenmesinde, dava dışı şirketin davalıya geniş yetkiler verdiği, davalının dava dışı şirketin ticari mümessili olduğu açıktır.<br>TTK'nın 644. maddesi atfı ile limited şirketlerde de uygulanan m.553/1 uyarınca, şirket yöneticileri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Bu nedenle davacının, şirkette pay sahibi olmayan, müdür olmayan ancak geniş yetkiler içeren vekaletname gereği fiilen şirket organı gibi hareket eden şirketin ticari mümessili olan davalıya eldeki davayı açabileceği sabittir (Aynı yöndeki içtihatlar için bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23/01/2020 tarih 2017/11-126 Esas- 2020/60 Karar sayılı ilamı).<br>TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. <br>Söz konusu davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Şirket ortağı  konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır. Davacı dava ve 27.11.2021 tarihli açıklama dilekçesinde; davalının, şirketi bankalara, diğer kurum ve kuruluşlara borçlandırdığını, şirketin kar elde edebilecekken kardan yoksun bıraktığını, şirkette % 99 pay sahibi olan davacının da bu nedenle bu karın % 99'undan mahrum kaldığını, müvekkilinin şirkete yatırdığı paraların davalı tarafından kullanıldığını, davalının şirkete mümessil olarak atanması ve azli için masraflar yaptığını zarar sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı tarafın zarar istemine dayanak teşkil eden bu iddialar şirketin gördüğü zarar olarak değerlendirilebileceğinden davacı tazminatın kendisine değil şirkete ödenmesini isteyebileceğinden verilen karar yerindedir ( bknz Yargıtay 11. HD 21.05.2018 tarihli 2016/11929 E 2018/3736 K, Yargıtay 11. HD 2023/5956E 2024/7357 K, Yargıtay 11. HD 15.05.2019 tarihli 2018/1744 E 2019/3780 K, Yargıtay 11. HD 21,06.2023 tarihli 2022/1688 E 2023/3956 K sayılı emsal ilamları).<br>Açıklanan nedenlerle; zararın davacıya ödenmesi talebi karşısında bu gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemekle; HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5317c6d3b0617830","SID":"307675874f1f5f6a"}}