{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1706 Esas<br>KARAR NO: 2025/319<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/05/2019<br>NUMARASI: 2017/184 E. - 2019/181 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkilinin 1978 yılında kurulduğunu, ABD menşeili bir ticari şirket olduğunu, müvekkilinin günümüzde GPS teknolojilerinin kullanıldığı sektörlerde ... markası başta olmak üzere birçok marka ile 150'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve koordinat belirleme ve 3D modelleme alanında binlerce patente sahip uluslararası ölçekli bir firma olduğunu, davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin de aynı alanda faaliyet gösterdiğini, diğer davalı ...'in de davalı firmanın sahibi olduğunu, müvekkiline ait ... markasının ve ticari unvanının davalılardan ... tarafından \"...net\" internet alan adı olarak tescil edildiğini ve söz konusu sitede müvekkilinin marka ve ticaret unvanı kullanılmak suretiyle diğer davalı firmaya ait ticari ürünlerin pazarlandığını, http://...net/ alan adlı internet sitesinde müvekkilinin ticari unvanı ve dünyaca tanınmış markası ... ibaresinin sonuna eklenmiş olan “...\" ibaresinin \"...\" ibaresinin kısaltması olduğunu ve gerek müvekkilinin gerekse davalının faaliyet gösterdiği iş kolunu da tanımladığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların müvekkilinin markasından ve tanınmışlığından kötüniyetli şekilde yararlanmaya yönelik hakeret ettiklerini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve \"...\" ibareli marka üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi ve dünya üzerindeki maliki olduğunu, hak sahipliğinin 1978 yılına dayandığını, markanın ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi korunmakta olduğunu, müvekkili tarafından yapılan yatırım ve geliştirilen teknolojilerin sürekli \"...\" markasını kullanarak gerçekleştirildiğini, söz konusu markanın ticari unvan korumasına tabi olduğunu, davalının eyleminin ise müvekkilinin markasını sömürmeye yönelik olduğunu, davalının http://...net adresini adına haksız yere tescil edip kendi nam ve hesaplarına kullanarak hem ... kelimesi ile markası ve ticari itibarı üzerinde menfaat elde etmekte olduğunu ve müvekkiline doğrudan zarar verdiğini, müvekkiline ait markayı kullanarak ve satışa sunarak marka ihlalinde ve haksız rekabette bulunduğunu belirterek, davalıya ait www....net ve http://...net ile ...net alan adlarının kullanımının yasaklanarak erişimin engellenmesi, bu alan adları üzerinde ve içinde ... ibaresi geçen herhangi bir alan adı üzerinde davalının eyleminin önlenmesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının haksız rekabetinin tespitini, men'ini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 1.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 98.477,42 TL olarak ıslah ettiklerini beyan ederek, 98.477,42 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı markasının tanımış marka olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin 2010 yılında ... firması ile temsilcilik sözleşmesi yaptığını, buna rağmen markanın kullanılmadığını, davacı ürünlerinin satılması için bir gayret içerisine girilmediğini, zira ... markasının Pazar sıralamasında üst sıralarda olmadığını, markanın tanınmadığını, müvekkiline ait web sitesinin alındığı tarihin 2012 olduğunu, web sitesi alan adlarında ilk gelen, ilk alır mantığının hakim olduğunu, com, org, net vb uzantılarla ilgili alan adları ve işlemlerinin müvekkilinin web sayfalarını düzenleyen sosyal medya firmasının yürüttüğünü, 2014 yılı itibariyle henüz davacının Türkiye'de marka tescili yaptırılmaması karşısında müvekkilinin 2012'de bu hakkı elde ettiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, müvekkiliyle ilgili internet sitesi alan adları ve işlemlerini Sosyal Medya Firmasının yürüttüğünü, müvekkilinin davacının site ismiyle ilgili sorununu dava dilekçesinin tebliği ile öğrendiğini, müvekkilinin internet arama motorlarında söz konusu sitesini üst sıralara çıkaracak ve \"...\" ismi yazıldığında olası müşterilerin görebileceği hale getirmek için gerekli herhangi bir işlem, reklam ya da Google adwords çalışması yapmadığını, Google arama motorunda \"...\" yazıldığında, \"...com\"un ve google adwords reklamı veren firmaların çıktığını, söz konusu siteye girebilmek için www...net yazılması gerektiğini, müvekkili ...'in ve firmasının bu işlemden bir kazancı olmadığını, davacının uyarıda bulunmadığını, davacının herhangi bir zararının olmadığını, manevi olarak korunan bir hakkının da olmadığını, zararının doğmadığını, müvekkilinin satışını yaptığı cihazların ana kartının da \"...\" olduğu halde bu ismi kullanıp, reklam yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/05/2019 tarihli 2017/184  E- 2019/181 K sayılı kararıyla; ''...TPMK nezdinde ... no ile 07, 09, 37, 38,41 ve 42. Sınıfta tescilli \"...\" ibareli markanın 03/10/2013 tarihinden davacı adına tescilli olduğu, davaya konu ve davacıya ait tescilli markayı içeren www...net adlı internet sitesinin 14/12/2012 tarihinde (marka tescil ve dava tarihinden önce) davalı tarafından açıldığı ve 14/12/2014 tarihinde (marka tescil ve dava tarihinden sonra) kapatıldığının yapılan bilirkişi incelemesiyle tespit olunduğu, davaya konu www...net adlı internet sitesine erişimin mevcut durumda bulunmadığı anlaşılmış ise de eski tarihlerde iki yıl süreyle sitenin yayında olduğu, sitenin yayında olduğu zamanlarda sayfada \"...\", \"...\" ve \"...\" linklerinin bulunduğu ve bu linklerin www...com adresine yönlendirme yaptığı, yönlendirme yapılan sitenin davalı tüzel kişiye ait olduğu ve sitede farklı markalarda haritacılık alanında kullanılan ölçme cihazlarının bulunduğu, bu cihazlar arasında davaya konu ... markalı ürünlerin yapılan arşiv araştırması sonucunda sitede yer almadığı ancak ikinci el ... marka cihazlar satıldığı, davacı firma tarafından açıkça yetkilendirilmediği sürece bu markayı kendi adına alan adı olarak kullanmasının yukarıda izahı yapılan yasal mevzuat kapsamında markaya tecavüz teşkil edeceği, zira bu şekildeki kullanımın davalıyı davacının tek yetkili satıcısı olduğu izlenimi verdiğinin kabulünün gerektiği, davacıya ait markanın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin www...net alan adı olarak kullanılması davacı markasına tecavüz etmekle birlikte, www...net adlı siteden verilen linklerle yine davalıya ait bir başka site olan www...com adlı siteye yönlendirilme yapılmasının da davacı markasından haksız yararlanma olduğunun kabulünün gerektiği, her ne kadar davaya konu alan adı davacının markasını TPMK nezdinde koruma altına almasından önceki tarihlerde davalı tarafından kullanılmaya başlanılmış ise de, davalının bu alan adını oluşturan esas unsur \"...\" markasının davacıya ait olduğunu bu markanın ülkemizde koruma altına alınmadan evvel bilmekte olduğu, keza, bu marka ile ilgili davacıyla lisans sözleşmesi akdetmiş olduğu, hal böyle iken, davalının başkasına ait olduğunu bildiği markayı alan adı olarak almasının ve kullanmasının davacının haklarına tecavüz teşkil ettiği ve izahı yapıldığı üzere davacının  556 sayılı KHK m.9/2-e uyarınca bu kullanımı engelleme hakkının bulunduğu, davalı tarafın tacir kimliği dikkate alındığında davalının ‘’basiretli tacir” gibi davranma zorunluluğunun olduğu ve işi gereği kendi ikrarı ile sabit olduğu üzere daha önceden lisans ilişkisi içerisinde olduğu davacıya ait dava konusu markanın davacı tarafından kullanıldığını ve tanınmış marka olduğunu bildiği veya en azından bilmesi gerektiği, bunun sonucu olarak da davalının alan adını alırken kötü niyetli olduğu, davalının fiili kullanımlarının davacıya ait tescilli markaya yaklaştırarak benzetmeye çalıştığı, bütün olarak değerlendirildiğinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde benzerlik oluştuğu ve haksız yararlanılmaya çalışıldığı, ortalama tüketici algısı dikkate alındığında kullanımın karıştırılma ihtimalini yükselttiği ve tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla davacının markaya tecavüz ve haksız rekabet yönününden  sübut bulan davasının kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla  dosya kapsamı kullanım durumu dikkate alınarak TBK 50 maddesi uyarınca takdiren 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine manevi tazminat yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin ilanına...'' şeklinde gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURULARI;Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBK 50. maddesi gereğince Mahkemece takdir hakkını kullanılırken, bilirkişi raporlarının esas teşkil etmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre, takdir edilen miktarın düşük olduğunu,Diğer yandan, TBK. 50. maddesi gereğince re’sen tazminata hükmolunduğunu, bu durum karşısında reddedilen tutar üzerinden aleyhe vekalet ücreti tayin edilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın belirtilen yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından, davalılardan ... San. ve Tic. Limited Şirketi'nin (...), davacı yanın anlaşmalı satıcısı olduğu hususunun dikkate alınmadığını,Müvekkili ...'in söz konusu alan adı üzerinden kendi ürünlerini satmadığını, ...'in ürettiği bir ürün de bulunmadığını, müvekkilinin güncel ve feshedilmemiş bayi sözleşmesinin bulunduğunu,556 s. KHK'nın 12. maddesi uyarınca, belli şartların varlığı halinde, marka hakkından doğan hakların engellenemeyeceğini, somut olayın m.12 kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini,Davacı yanın dava dilekçesi ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarında bulunduğunu, ancak iddialarının hangi mevzuat hükümlerine dayandırıldığının tespiti ve manevi tazminat talebi açısından da davacı yana açıklattırma yapılması  talep edilmiş olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını,Söz konusu internet sitesinin müvekkilinin iradesi dışında, müvekkilinin internet sitesi vb. işlerini yapan Ajans tarafından müvekkili adına alındığını, sitenin çok kısa süreliğine aktif olduğunu, daha sonra sitenin kaydının silindiğini, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere ... Optiğin davacı yana ait hiçbir ürünü satmadığını, bu site yüzünden de herhangi bir fayda elde etmediğini,Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile birlikte, davaya konu iddia bütün olarak incelendiğinde, davacının, direkt olarak müvekkillerinden ...’e atılacak bir kusur veya kasıt yükletemediğini, bu hali ile davalı ... için davanın reddi gerektiği ortada iken müvekkili hakkında da diğer davalı ... ile birlikte aynı yönde hüküm kurulmasının eksik inceleme yapılmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini,Geriye doğru talep edilebilecek tazminatın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen 20.000 TL maddi tazminat alacağı için faiz tarihinin, ıslah tarihi olarak belirtilmemiş oluşu, faiz olarak avans faizine haksız olarak hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hükmedilen maddi tazminat tutarının fahiş olduğunu, bu hususta objektif bir emsal lisans bedelinin belirlenmesi gerektiğini,Bilirkişilerin, kendilerine verilen görevi aşmak sureti ile hukuki değerlendirmede bulunduğunu, kendilerini hâkim yerine koymak sureti ile eksik ve hatalı mütalaa verdiklerini, davacı markasının tescil tarihini dikkate almadan mütaalada bulunduklarını, tescil tarihinin dava tarihinden önce olduğunu, bilirkişilerin ise hesaplamada 03.10.2013 tarihini dikkate aldıklarını,12.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda, \"http://...net\" isimli sitenin 2014 yılında yayında olmadığının belirtildiğini, kabul edilmese de tazminat talebinin ancak 2014 yılına ait olabileceğini, 2014 yılında ise sitenin aktif olmadığını, hiçbir içerik yer almadığını, sitenin 2 yıl süreyle yayında kaldığının kabulünün mümkün olmadığını,Bilirkişi raporunda eylemli kullanım olduğu iddia edilen markanın kullanıldığı sektörün belirlenmediğini, bu sektör ile tescilli sınıf arasında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer veya benzer mal/hizmetlerin olup olmadıklarının da değerlendirilmediğini,Manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 18/05/2023 tarihli 2020/1572 Esas- 2023/550 Karar sayılı kararıyla;\"-Taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile,- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/05/2019 tarih, 2017/184 E., 2019/181 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda;-Davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı açmış olduğu davanın  KABULÜNE; davalıların \"www...net\" isimli site üzerinden yapmış olduğu kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ilgili internet sitesi ve alan adına erişimin engellenmesine, kullanımların önlenmesine,-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; takdiren 20.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihi olan 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, -Davacının manevi tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir.Dairemizin kararına karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/09/2024 tarihli 2023/4172 Esas-2024/6066 Karar sayılı kararıyla;  \" Davanın, tespit, men, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişki olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmişse de dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 62 inci maddesinde marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin mahkemeden tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazminini isteyebileceğinin düzenlendiği, mahkemece, davacının markası ile iltibas oluşturacak alan adının kullanılması sebebiyle hukuka aykırılık ve davacının marka hakkının ihlal edildiği tespit edildiğine göre manevi tazminat şartlarının oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken manevi tazminat isteminin reddinin yerinde görülmediği, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerektiği. 3- Davacının dava dilekçesinde  1.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsilinin istenildiği, 04.07.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 98.477,42 TL'ye çıkardığı, davalılar vekilinin ise ıslaha  karşı beyanlarını sunduğu dilekçesinde zamanaşımı defiinde bulunduğu, bu durumda ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı, kararın davalılar yararına bozulması gerektiği.- İlk Derece Mahkemesince kabul olunan markaya tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı istinaf başvurusunda reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin itirazda bulunmuşsa da , markaya tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin bir itiraz ileri sürmediğinden bu kalemler açısından tek vekalet ücreti verilmesi davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince markaya tecavüz ve haksız rekabet davaları yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti taktirinin doğru olmadığı, kararın bu yönden de davalılar yararına bozulması gerektiği\" gerekçesiyle, taraf vekillerinin temyiz itirazları değerlendirilerek, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili ve davalı vekili beyanlarında ayrı ayrı, bozma ilamının  müvekkillerinin lehine olan kısmına uyulmasını talep etmişlerdir. Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.<br>GEREKÇE;Dava, 556 sayılı KHK ve TTK hükümleri uyarınca açılmış, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında taraf vekillerinin reddine karar verilen temyiz sebepleri yönünden karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, bozma kapsamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.Türk Patent ve Marka Kurumundan gelen cevabi yazının incelemesinde, ... tescil nolu \"...\" ibareli, 07, 09, 37, 38,41 ve 42.sınıf emtilarında tescilli markanın ... adına 03/10/2013 tarihinden itibaren tescilli olduğu anlaşılmıştır.Davacı, davalının http://...net adresini, adına haksız yere tescil edip kendi nam ve hesaplarına kullanarak hem ... kelimesi ile markası ve ticari itibarı üzerinde menfaat elde etmekte olduğunu ve müvekkiline doğrudan zarar verdiğini, müvekkiline ait markayı kullanarak ve satışa sunarak marka ihlalinde ve haksız rekabette bulunduğunu belirtip, davalıya ait www...net ve http://...net ile trimlegnss.net alan adlarının kullanımının yasaklanarak erişimin engellenmesi, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Bilirkişilerce oranlama yapılarak, farazi hesaplama yöntemi ile tazminat hesabı yapıldığı, mahkemece somut olayın koşulları ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek TBK 50. Maddeye göre ihlal süresi de dikkate alınarak 20.000 TL maddi tazminata hükmedildiği, tazminat miktarına yönelik davacı istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ancak reddine karar verilen maddi tazminat yönünden, tazminatın hakkaniyet ilkesine göre mahkemece belirlenmesi nedeniyle, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığına ilişkin Dairemizin kararına yönelik davalı  temyiz başvurusunun reddine karar verildiği gözetilerek, kazanılmış hak ilkesi gereği davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafça bayisi olduğunu beyan ve kabul ettiği davacının tescilli markasını alan adında ve web sitesi içeriğinde ticari etki yaratacak şekilde kullanarak, davacının markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği sabit olmakla, mahkemece 556 Sayılı KHK 62. Madde gereğince 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin  yerinde olduğu kanaatine varılmakla, manevi tazminata yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olmadığı kanaatine varılmıştır.Davanın 09/07/2014 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde  1.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsilinin istenildiği, 04.07.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 98.477,42 TL'ye çıkardığı, davalılar vekilinin ise ıslaha  karşı beyanlarını sunduğu dilekçesinde zamanaşımı defiinde bulunduğu, haksız fiil tarihi itibarıyla 6098 Sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, TBK72/1 Madde de \"zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren iki yıllık ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık\" zamanaşımı süresinin düzenlendiği, TBK 72/1 maddesinde \" fiilin ceza kanunlarınca daha uzun bir zamanaşımına tabi olan ceza gerektiren bir fiil olması halinde \" zarar ve ziyan davasının da ceza zamanaşımına tabi olacağı düzenlenmekle, markaya tecavüz eylemi, eylem tarihi itibarıyla 556 Sayılı KHK '61/A maddesi 1. Fıkra gereğince \"bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezasını gerektiren\" suç olarak düzenlendiğinden, ceza zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına bakılacağı, markaya tecavüz suçunun ceza zamanaşımının TCK 66/1-e bendi gereğince 8 yıl ceza zamanaşımına tabi olduğu, davacının 556 Sayılı KHK 66/2-c bendine göre tazminat hesaplanmasını talep ettiği, davalının 2013-2014 yılı satışları üzerinden tazminat hesabı yapıldığı ve ıslah tarihi itibarıyla 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi dolmadığından, davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, ancak mahkeme kararının gerekçesi düzeltilmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, tarafların usuli kazanılmış hakları korunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/05/2019 tarih, 2017/184 E. 2019/181 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda; 3-Davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı açmış olduğu davanın  KABULÜNE; davalıların \"www...net\" isimli site üzerinden yapmış olduğu kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ilgili internet sitesi ve alan adına erişimin engellenmesine, kullanımların önlenmesine,4-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; takdiren 20.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihi olan 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 5-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; takdiren 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz davası yönünden 615,40 TL, maddi tazminat davası yönünden 1.366,20 TL, manevi tazminat davası yönünden 683,10 TL olmak üzere, toplam 2.664,70 TL karar harcından peşin alınan (529,45 peşin harç+1664,68 ıslah harcı) 2.194,13 TL'den mahsubu ile bakiye 470,57 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,6/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 25,20 TL başvurma harcı, 1.366,20 peşin harç, 3,80 TL vekalet harcı, 2.450,00 TL bilirkişi ücreti, 732,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.577,20 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle,2.344,16 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,6/c-Davalı ... tarafından yapılan 10,00 TL posta giderinin ret ve kabul oranına göre hesaplanan 6,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan giderin davalı ...  üzerinde bırakılmasına,6/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, kabulüne karar verilen markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik dava yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 6/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesine göre, kabulüne karar verilen  maddi tazminat davası yönünden 20.000,00 TL, manevi tazminat davası yönünden 10.000 TL vekalet ücretinin davalılardan  tahsiliyle davacıya verilmesine, 6/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10/2 maddesi gereği reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,7/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,7/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 24,5‬0-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 145,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 35,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 156,3‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,7/d-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7/e-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,7/f-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan 886,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 70,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 956,8‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7/g-Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan 886,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 138,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 1.024,8‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6e07d6a07e533ea","SID":"f8cbb7a905ec8b8f"}}