{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/687 <br>KARAR NO:2025/1136<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/12/2024<br>NUMARASI:2024/546 Esas -  2024/1250 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların, Borçlar Kanunu 58. maddesine aykırı bir şekilde müvekkilinin kişilik haklarına zarar verdiğini, haber yapma ve basın özgürlüğü sınırlarını aşar şekilde gerçeğe aykırı haber ile insansız hava araçlarını halkın gözünden düşürme kastı taşıyarak, siyasi saiklerle müvekkilinin kişilik haklarını haleldar ettiğini, Yargıtay yerleşmiş içtihatları gereği, basın özgürlüğü, Anayasanın 28 inci maddesiyle 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3.  maddelerinde (ek.10.7, 5187 sayılı Basın Yasası, 1. ve 3. maddeleri) düzenlendiğini,  bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığını, basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmek olduğunu,  bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olmasıyla olanaklı olduğunu, basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunu, basının bu sebeple ayrı bir konumu bulunmadığını, gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını belirterek yapılan haberle kişilik hakları zedelenen müvekkilini gerçeğe aykırı haber ile kişilik hakları zedelenen ve hakarete uğrayan müvekkili ... A.Ş. için 40.000,00 TL,  müvekkili ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminat davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacılardan ...'ın dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu haberde adı geçen davacı haberde yer almadığını, haber diğer davalı şirket ile ilgili olduğunu, dava konusu haberde yer alan ifadeler ile davacı ... arasında bir ilişki kurulmamışken açılan bu davada hukuki yarar bulunmadığını, yazı, gazetecilik görevi ve sorumluluğu gereği, haber değeri taşdığını, yasal ve etik esaslar çerçevesinde süzgeçte geçirilerek yayınlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"... Öncelikle arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.7155 sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi gereğince bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olması dava şartıdır.  Belirtilen kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun eklenen 18a/2. maddesinde ise; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir, düzenlemesi bulunmaktadır.Davanın 22/10/2020 tarihinde harcı ödenerek açıldığı ancak arabuluculuk başvurusunun yapılmadığı anlaşılmıştır.7155 sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi gereğince bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava açılmadan önce bu yola başvurulması gerektiği konusunda da tereddüt bulunmamaktadır. Kanunda bu husus tamamlanabilir dava şartı olarak öngörülmemiştir.Arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu buna rağmen davacı tarafça belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmeden davanın açılmış olduğu anlaşılmakla, Davacı tarafça açılan davanın arabulucuk dava şartının yokluğu nedeni ile HMK.'nın 114/2. ve 7155 sayılı Kanunun 20. ve 23. Maddeleri gereğince usulden REDDİNE,  ...\" karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dairemiz 2022/2448  Esas 2024/2070 Karar sayılı ilamı ile;Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 01/06/2022 tarih, 2022/509 Esas - 2022/557 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,..\"karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 2024/546 Esas 2024/1250 Karar sayılı ilamı ile; \"....Haberin verilişi sırasında özle biçim arasındaki dengenin bozulmasına neden olmadığı, basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki çatışan yararlar dengesinin bozulmadığı, kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Diğer davalı ...'ın twitter paylaşımı ile açıkça davacı şirket tarafından tasarlanarak üretilen insansız hava araçlarının tüm parçalarının Kanada'da imal edildiğine ilişkin kullanılan ifade ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu,bu davalının davacı şirkette oluşan manevi zararları tazmin ile yükümlü olduğu, eylemlerin oluş şekli, tarafların ekonomik durumu ve hakkaniyet ölçüsü çerçevesinde manevi zararlarının tazmini amacıyla davalı ... aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.1-Davanın davalı ... A.Ş. yönünden REDDİNE, 2-Davanın ... yönünden KISMEN KABULÜ ile; 10.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,..\" karar verilmiştir.Verilen karar karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin yayın sahibi olduğu ... isimli haber sitesinde yayınlanan haber içeriği incelendiğinde haberde geçen gerçeğe aykırı ve soyut açıklamalar ile kasıtlı bir biçimde basın bir araç olarak kullanılarak müvekkil şirketin itibarının zedelenmesi maksadıyla hareket edildiğini ve dava konusu haber ile müvekkili şirketin kişilik haklarına açık bir saldırıda bulunulduğunu, dava konusu haberdeki amacın, müvekkili şirket tarafından üretilen sistemlerin ithal olduğu yönünde algı yaratarak gerçeği çarpıtmak olduğunu, müvekkili şirketin, ..., ... sistemlerini tamamen yerli ve milli kaynaklarla geliştirmekte olduğunu, yerel mahkeme tarafından davalı ... aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarının, davalının haksız fiil teşkil eden ifadelerinin ağırlığı ve müvekkilinin zedelenen itibari karşısında son derece düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve her iki davalı yönünden talep olunan miktarlar üzerinden davanın  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Davalı ...'ın  mevcut bilgiler ışığında paylaşımının söz konusu olduğunu ve  davacının kişilik haklarının ihlalinin söz konusu olmadığını, bu sebeple ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmaması gerektiği,Davalılar hakkında verilen ret kararı ile kısmi kabul kararının gerekçeleri farklı olup,AAÜT'nin 3/2. maddesi gereğince her bir davalı lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir.Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde  yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve  yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu sebeple ayrı bir konumu bulunmaktadır.Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında  ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız  kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken  özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.Tüm bu açıklamalar ışığında  dava konusu ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; \"Damadın ...'ları yerli, milli, birazda Kanada'lıymış\" başlığı altında davalı şirkete ait sitede yapılan haber ve diğer davalının paylaşımında, davacı şirket hakkında sarf edilen söz ve ifadelerle düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkı sınırlarının aşıldığı, davacının Türkiye' nin milli güvenliğini ilgilendiren savunma sanayisinde faaliyet yürüten (..., ..., ... vb.) ve bu alanda  üretim yapmak üzere projeler hazırlayan bir şirket olduğu, davacıya yönelik gerçek çarpıtılarak milli ve yerli üretim olarak bilinen ...'ların ithal edilmiş algısı oluşturularak haber yapıldığı, bu durumda haberin objektif sınırlar içinde yapılmadığı gibi davacıya yönelik  husumet ve kuşku yaratıcı, güven zedeleyici bir üslup kullanılarak davacının kamuoyundaki itibarının sarsılmasının amaçlandığı,bu suretle haberde özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, doğrudan davacının kişilik haklarına saldırının hedeflendiği ve davalı şirketin de tazminattan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.Bu sebeplerle davalılar vekilinin haber ve paylaşımın basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına ilişkin istinaf  istemi yerinde değildir.Manevi tazminatın miktarı yönünden incelemede;6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir  olunacak   manevi   tazminatın   tutarını   etkileyecek  özel hal  ve   şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; Haberinin veriliş biçimi ve paylaşımın içeriği, davacı şirket hakkında yerli ve milli olarak tasarlanıp üretilen ... ve... gibi savunma sanayi araçlarının  ithal olduğu şeklindeki ithamları, itham ve  kullanılan ifadelerin davacı üzerindeki etkisi, ülkenin milli güvenliğini ilgilendiren konularda teknoloji üreten şirkete karşı yapılması, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı  yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalılar vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin stinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;1-Davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı  ... A.Ş.'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalı ...'a karşı açılan davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/546 Esas 2024/1250 Karar sayılı 17/12/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda;3/a- Davacı tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte  davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3/b- Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,6‬0 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.366,20 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.732,4‬0 TL harcın davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 1.366,20 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 181,00 TL olmak üzere toplam 1.662,4‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 1.246,80 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,  bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalılar tarafından  yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10.  maddesine göre  30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsiliyle davacıya verilmesine,4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10.  maddesine göre  30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(1-2).  maddelerine göre reddedilen manevi tazminat yönünden  10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...A.Ş.'ye  verilmesine, 4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(1-2).maddelerine göre reddedilen manevi tazminat yönünden  10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'a  verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,6‬0 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.483,2‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 554,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.237,6‬0 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9d60bb229b297ba","SID":"c1d28e69a159f612"}}