{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1505 <br>KARAR NO: 2025/91<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2016/605 Esas -  2020/636 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin beyaz eşya, küçük ev aletleri vb satışı yapan bir firma olduğunu, ... Mh ... cd No:... Maltepe/İstanbul adresinde bulunan daha önce de davalıya ait dükkanın müvekkile kiralanmasına yönelik 01.03.2015 başlangıç tarihli aylık10.000 TL bedelli ve 5 artı 5 yıl süreli bir kira sözleşmesi yapılmış olduğunu, dükkanın müvekkiline kiralanmasının yanı sıra dükkanda bulunan ve davalı eski kiracıya ait elektrikli ev aletleri, beyaz eşya vb malların devri konusunda anlaşma yapmış olduklarını, müvekkilinin satın alınan mallar için davalının  ... Maltepe Şubesi ... numaralı hesabına 19.02.2015 tarihinde 68.000 TL EFT yaptığını, 08.06.2015 tarihinde 30.000 TL, 23.03.2015 tarihinde 65.000 TL, 14.02.2015 tarihinde 40.000 TL, 14.02.2015 tarihinde 45.000 TL, 08.05.2015 tarihinde 65.000 TL, 05.06.2015 tarihinde 65.000 TL, 05.06.2015 tarihinde 25.000 TL, 20.03.2015 tarihinde de 65.000 TL değerinde çekleri verdiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre müvekkilinin üzerine düşen edimi gerçekleştirdiğini, ancak davacının ticarete konu malların bedelini davalıya ödemiş olmasına rağmen davalı tarafın ürünleri müvekkiline göndermediğini, sadece kira sözleşmesi esnasında halihazırda mağazada bulunan ürünlerin devredildiğini ve bunun dışında da başkaca ürün verilmemiş olduğunu, göndermediği ürünler hakkında faturalar düzenlediğini ve müvekkiline faturaları göndermiş olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile davalı tarafından teslim edilmemiş mallar için müvekkili tarafından ödenmiş şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalara uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerden alacaklı olduğunu iddia edip, alacak tutarını dava dilekçesinde kalem kalem belirterek 468.000.-TL bedelin iadesini talep etmesine rağmen dava değerini 10.000.-TL olarak göstermiş olduğunu, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarı bilmekte olduğundan davasını kısmi dava şeklinde l0.000.-TL'lik açmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi ve/veya davacının harcı tamamlaması gerekmekte olduğunu, davacının müvekkilerden hiçbir hak ve alacağı bulunmamakta ise de herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemesi açısından zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların külliyen asılsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ... Cad. No: ... (...) Yeni ... Maltepe/İstanbul adresinde bulunan dükkanda, ... marka ürünlerin bayiliği yapmakta iken, 14.02.2016 tarihinde davacı firma yetkilisi ...'nın gelerek, müvekkil firmadan 85.000 TL tutarında ürün almış olduğunu, ilgili ürünleri teslim alan dava dışı ...'nın bu bedeli kredi kartı ile ödediğini, davacının dilekçesinde belirttiği 14.02.2015 tarihli 45.000.-TL, 14.02.2015 tarihli 40.000.-TL tutarlı ödemelerin, davacı tarafından dosyaya sunulu POS cihazı fişleri gereği de sabit olduğu üzere iş bu alışveriş karşılığı yapılan ödemeler olduğunu, söz konusu ödemelerin davacı firma ile bir ilgisinin bulunmadığını, iş bu ödemelerden kaynaklı alacak iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı firma yetkilisi ... ile müvekkili firma arasında yapılan 14.02.2016 tarihli satış esnasında, müvekkilinin ... marka ürünlerin bayiliğini bırakacağını ve eskisi gibi AVM şeklinde dükkanı işleteceğini ...'ya söylemiş olduğunu, bunun üzerine, ...'nın \"yetkilisi olduğu firmanın ... bayiliği yapmakta olduğundan ürünlerin kendisine satışını\" talep ettiğini, yapılan görüşmede müvekkil firma ile davacı firmanın söz konusu dükkanda bulunan ürünlerin davacıya satışı hususunda anlaşmış olduklarını, ancak, davacı ... Ltd. Şti.nin \"ürünlerin bir süreliğine müvekkil firmanın işyerinde tüketmek istediğini, bu kadar ürünün nakliyesinin çok zor olacağını, bu sebeple müvekkil firmanın kendisine süre vermesini\" talep ettiğini, müvekkilinin dükkanda çok fazla ürün olması sebebiyle Mart-Temmuz ayları arası 5 aylık sürede davacının dükkanı işleterek malların satışını yapmasını kabul etmiş olduğunu, tarafların \"dükkanın 5 aylık işletme bedeli olarak 68.000.-TL ile dükkanda mevcut mallar için ise faturası sonradan düzenlenmek ve fazla çıkarsa bakiyesi davacı tarafından ödenmek kaydıyla asgari 250.000.-TL bedel belirlemiş olduklarını\", bu anlaşma üzerine 19.02.2016 tarihinde davacı ... Ltd. Şti.nin dükkanın 5 aylık işletme bedeli olan 68.000.-TL'yi hesaba eft yaparak, dükkanda teslim aldığı mal bedellerine ilişkin olarak ise, fatura bedeli karşılığı fazlasını/fiyat farkını daha sonra ödemek kaydıyla toplam 250.000.-TL’lik çekleri (5 adet çek) müvekkili firma adına keşide etmiş olduğunu, davacı dükkanın 5 aylık işletmesini 68.000.-TL bedelle, dükkanda mevcut malları ise faturası sonradan düzenlenmek ve fazla çıkarsa bakiyesini ödemek kaydıyla 250.000.-TL bedelle, 5 adet çek karşılığı satın almış olup, aynı gün dükkanı ve mevcut malları teslim alarak dükkanı işletmeye başlamış olduklarını, davacı taraf dilekçesinde mağazada bulunan ürünlerin kendisine devredildiğini beyan ederek dükkandaki malları/ürünleri teslim aldığını kabul etmekte olduğunu, dükkandaki ürünler/mallar dışında davacı tarafa teslim edilecek başkaca ürün/mal bulunmamakta olduğunu, müvekkili dükkanda mevcut olan ve külliyen dükkanla birlikte davacıya teslim edilen malların faturalarını 21.07.2015, 08.09.2015 ve 11.09.2015 tarihinde düzenleyerek toplam 373.000.-TL tutarlı faturaları davacıya gönderdiğini, davacı firmanın, anlaşma gereği 31.07.2015 tarihinde dükkanı boş olarak müvekkiline teslim edeceği taahhüdüne uymadığı gibi bakiye 123.000.-TL borcunu da ödemeyerek müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkil tarafından defaten dükkanın boşaltılması ve bakiye alacağının ödenmesi talep edilmişse de, bu kez davacının, müvekkilini tehdit etmeye başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından, 28.09.2015 tarihinde, Maltepe Kaymakamlığı'na başvurularak, 3091 sayılı Kanun gereği davacının haksız işgalci olması sebebiyle tahliyesi talep edildiğini, fakat Kaymakamlık tarafından davacı ile dava dışı mal sahibi ... arasında 01.03.2016 tarihli kira sözleşmesi bulunması nedeniyle talebin reddedildiğini,  bu şekilde davacı ile mal sahibi arasında geriye doğru kira sözleşmesi düzenlendiğinin anlaşılmış olduğunu, davacı ile mal sahibi arasında geriye yönelik olarak düzenlendiği anlaşılan kira sözleşmesine konu bedelin 10.000.-TL olduğunu, müvekkili kiracı iken aylık kira bedelinin ise 19.000.-TL olduğunu, davacının mal sahibi ile anlaşarak müvekkil firma ile yaptığı anlaşmaya aykırı hareket ettiğinin sabit olduğunu, davacının, 5 aylık süreyle dükkanın kullanımı ve içindeki malların satışına ilişkin yapılan güvene dayalı sözlü anlaşmayı ihlal ederek, ... de ... Caddesi üzerinde ana caddeye cepheli dükkana bu şekilde sahip olduğunu ve mal sahibi ile birlikte müvekkilini zarara uğratmış olduğunu, davacı tarafın müvekkil firmaya 123.000.-TL borçlu olmasına rağmen davacının bu bedeli ödemeği gibi tamamen kötüniyetli olarak iş bu haksız davayı ikame ederek borçlu olduğu tutarı ödemekten kaçınmaya çalışmakta olduğunu, davacının, söz konusu işletmenin 5 aylık kullanımı ve içindeki malların satışı için müvekkiline toplamda 318.000.-TL ödemiş olmasına rağmen, dava dilekçesinde 468.000.-TL ödediğini iddia etmekte olup bu beyanın tamamen gerçek dışı ve ispata muhtaç olduğunu, davacının dava dilekçesinde dükkandaki malları teslim aldığını ancak başkaca mal teslim edilmediğini iddia etmekte olduğunu, ancak malların adedini, niteliğini, miktarını ve ne kadarlık malı teslim aldığını açıklamadığını, faturalara konu tüm malların dükkanda mevcut olduğunu, müvekkilinin dükkanı ve içindeki mallarının tamamını davacıya teslim etmiş olduğunu, bu durumun davacının da kabulünde olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde dükkandaki malları teslim aldığını beyan etmekte olduğunu, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde mağazadaki ürünlerin dışında diğer ürünlerin teslim edilmediğini iddia etmekte ise de bu iddianın gerçek dışı ve ispata muhtaç olduğunu, tarafların anlaşmasının sadece mağazadaki ürünlerle sınırlı olduğunu, bu ürünlerde dükkanın teslimiyle birlikte davacıya teslim edilmiş olduğunu, dükkanda bulunan ürünler dışında ayrıca ürün/mal bulunmadığını, davacının, dükkandaki ürünleri teslim aldığını kabul ettiğini, davacının iddialarının hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere de açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın dükkanı ve dükkandaki ürünleri teslim aldığını iddia ve kabul etmekte ancak başkaca ürün olduğunu ileri sürüp alacak talep etmekte olduğunu, söz konusu malların menkul hükmünde olduğunu ve dükkanın işletmesinin devri ve teslimiyle birlikte davacıya teslim edilmiş olduğunu, davacı dükkanı ve malları teslim almış ve akabinde dükkanın 5 aylık işletme bedeli ile teslim aldığı malların bir kısım bedelini de ödemiş olduğunu, dükkandaki malların menkul hükmünde olduğu nazara alındığında bu malların zilyetliği ve mülkiyetinin dükkan devri ile birlikte davacıya geçtiğinde tereddüt bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın malların satış bedelinden bakiye bedeli ödememek için iş bu haksız davayı ikame etmiş olduğunu, Kaymakamlık tarafından yapılan 503/2015/9 sayılı idari tahkikat raporunda da belirtildiği üzere, davacının Kaymakamlık dosyasına verdiği beyanda \"müvekkiline yaptığı ödemeleri dükkanın kullanımı karşılığı yaptığını\" açıkça ifade etmiş olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, Davalı-karşı davacı ... San. Ve Ltd. Şirketi vekilinin karşı dava olarak da; davacı-karşı davalının müvekkil firmaya 123.000.-TL borçlu bulunduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla  karşı davalının, müvekkili ... Ltd. Şti'ne olan 123.000 TL borcunun işleyecek ticari faizi ile birlikte tespiti ve tahsilini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Mahkememizce davacı şirket sahibinin kardeşi olan ve davacı şirket bordrolu çalışanı olan tanık ... beyanları ile  davalı şirketin gönderdiği malın sayılması neticesinde 210.000 TL tutarında malların değerinin olduğunu ve bu tutarda havale gönderildiğinin sabit olmasına  göre 373.000 TL'lik faturadan 210.000 TL'lik malın alındığı anlaşıldığından ve asıl davada, davacının davalıya yaptığı bu ödemenin mahsubu ile davacının bakiye avans ödemesi tutarı bulunan 163.000,00 TL'nin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Nihai olarak; davacı tarafından her ne kadar davalı ...'a karşı da dava ikame edilmiş ise de; davacının ...'a herhangi bir ödeme yaptığı hususunu doğrular bir delili tahkikatın sonlanması aşamasına değin ibraz edemediği gibi davacının bu davalıya karşı ileri sürebileceği hakkının da bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı tarafından davalı ...'ya karşı ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, Asıl davada; Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ... San. Ve Ltd. Şirketine karşı açılan asıl davanın kısmen kabulüne, 163.000 TL'nin, 10.000 TL'sinin davanın açıldığı 09/05/2016 tarihinden, 153.000 TL'sinin ıslahın yapıldığı 08/11//2017 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek (taleple bağlı kalınarak) yasal faizi geçmemek üzere bankalara uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin ve faizin türüne ilişkin istemin reddine, karşı davanın esastan reddine, \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı karşı davalı ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin hüküm gerekçesini tamamıyla şirket yetkilisi olmayan ve mahkeme huzurunda dinlenmeyen ...'nın ifadesine dayandırdığını, ...'nın  müvekkil şirkette işçi olarak çalıştığını, Çalışan pozisyonunda olduğu için ayrıntılı olarak iş ilişkilerinin bilecek durumda olmadığını,  İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen yazıda müvekkil şirketin ortak ve yetkililerinin nizam kara ve osman kara olduğunun belirtildiğini, karşı tarafın dava konusu malları müvekkil firmaya teslim etmediğinin yerel mahkemece alınmış bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, ticari defterlerin tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda kesin delil niteliğine haiz olduğuı ttk'nın ilgili hükümleri ve yargıtay hukuk genel kararları ile sabit olduğunu, davalı yanın dilekçelerinde salt tanık ifadesine dayandırdığı ancak somut belge, dayanak sunmadığı hususlara rağmen mahkemenin tanık ifadesini esas alarak müvekkil ile davalı yan arasında alacak miktarını temellendirmesi ve bu yönde karar vermesinin hukuk ve nesafet kurallarına apaçık aykırılık teşkil ettiğini, kesin delillerin varlığı halinde 3. şahısların beyanları nazara alınarak karar verilmesinin belirlilik ve istikrarın yanı sıra hukuki güvenliğin de zedelenmesine sebep olacağını, davalının ticari defter kayıtlarında 373.000,00-TL ödemenin -alınan sipariş avansı - olarak tek seferde kaydedildiğini, 373.000,00-TL'nin 2016 yılına devir olduğunun tespit edildiğini, davalı/karşı davacının, müvekkil ödemelerini ticari defterine 2016 yılında alınan sipariş avansı olarak işlemesinin de malların müvekkile teslim edilmediğinin göstergesi olduğunu, ayrıca da tanığın 2015 yılında 210.000 tl'lik mal teslim edildi savını çürüten bir gösterge olduğunu, malı teslim ettiğini ispat etmesi gerekenin davalı-karşı davacı olduğunu, müvekkilin davalı şirkete banka kanalı ile 373.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, banka yolu ile yapılmış olan bu  ödemelerin hem davacı müvekkil hem de davalı yanca ticari defterlerinde yer almış olduğunu, davalı yanca düzenlenmiş olan faturaların davalının ticari defterlerinde dahi yer almadığını, faturaların müvekkile teslim olgusuna ilişkin davalı şirket tarafından bir belge sunulmadığını, teslim olgusunun yazılı delille satıcı tarafından kanıtlanması gerekeceğinden tüm bilirkişi raporları doğrultusunda mahkeme kararının asıl dava yönünden duruşmalı istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak ıslah taleplerinin de göz önünde bulundurularak bilirkişi raporlarınca da sabit olduğu şekilde 315.000.00 TL miktar üzerinden (10.000 TL'nin dava tarihi olan 09/05/2016 tarihinden itibaren, 305.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 08/11/2017 tarihinden itibaren bankalara uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile  davanın kabulüne, karşı davanın reddi kararının aynen onanmasını, veyahut mahkeme  kararının asıl dava yönünden kaldırılarak eksikliklerin giderilmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı Karşı Davacı ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıdan bakiye alacak talep edildiğini, ancak davacı tarafından iş bu haksız davanın ikame edildiğini, davacının dava dilekçesinde davalıya yaptığını iddia ettiği ödemeleri tek tek belirtmesine rağmen, gerek dava dilekçesinde gerek cevaba cevap dilekçesinde müvekkiline 373.000,00.-TL avans ödemesi yaptığına dair bir beyanı ve iddiası olmadığını, mahkemece, davalı müvekkilin ticari defterlerinde hatalı muhasebe kaydı olarak yer alan 373.000TL kaydı, davacı tarafından ödendiği beyan edilmemesine ve ödenmemiş olmasına rağmen alınmış gibi geçerli kabul ederek; asıl davanın kısmen kabulü ile  müvekkilin davacıya 163.000TL borçlu bulunduğuna karar verdiğini, karşı davanın ise reddine dair karar verdiğini, davacı tarafından iddia edilmemesine ve davacının defterinde mevcut bir kayıt olmamasına rağmen, hatalı muhasebe kaydı sebebiyle davalı defterinde yer  sipariş avansı olarak yer alan hatalı kayda dayalı olarak davacının alacaklı olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, hatalı muhasebe kaydının dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davacının bu yönde bir iddiası bulunmadığını, bu halde taleple bağlılık ilkesi gereği hatalı muhasebe kaydının dikkate alınamayacağının sabit olduğunu, davacının alacağı bulunmadığının açık olduğunu, kaydın hatalı olduğunu defaten bilirkişi raporlarına itirazlarında belirttiklerini, davacının alacak iddiasını ispatlayamadığını ve buna rağmen davanın kısmen kabulüne kararı verildiğini, davacı tarafın tüm dilekçelerinde iddiasını genişlettiğini ve bu hususun iddianın genişletilmesi yasağına da aykırı olduğunu, ancak bu hususun da nazara alınmadan karar verildiğini, davacının müvekkil şirkete borçlu olduğunu, taraflar arasındaki dükkan içindeki malların devri anlaşmasının güvene dayalı yapıldığını ve davacı tarafın müvekkilini mal sahibi ile yaptığı harici anlaşma ile mağdur ettiğini, ayrıca müvekkil şirkete olan borcunu da ödemediğini, mahkemece verilen kararın hak ve hukuka aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde beyan ettiği çelişkili beyan ve iddiaları dikkate alınmadan ve davalı müvekkilin ticari defterinde yer alan muhasebe kaydının hatalı olduğuna ilişkin beyan ve dayanak delillere ve bu husustaki davacının asılsız beyanları dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, karşı davanın reddinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı davanın red kararının da kaldırılması gerektiğini talep ve istinaf etmiştir.Davacı karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: müvekkilin davalı şirkete banka kanalı ile 373.000,00 TL ödeme yaptığını, banka yolu ile yapılmış olan bu  ödemelerin hem davacı müvekkil hem de davalı yanın ticari defterlerinde yer almış olduğunu, davalı yanca düzenlenmiş olan faturaların davalının ticari defterlerinde dahi yer almadığını, faturaların müvekkile teslim olgusuna ilişkin davalı şirket tarafından bir belge sunulmadığını, teslim olgusunun yazılı delille satıcı tarafından kanıtlanması gerekeceğinden tüm bilirkişi raporları doğrultusunda mahkeme kararının asıl dava yönünden duruşmalı istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak ıslah taleplerinin de göz önünde bulundurularak bilirkişi raporlarınca da sabit olduğu şekilde 315.000.00 TL miktar üzerinden (10.000 TL'nin dava tarihi olan 09/05/2016 tarihinden itibaren, 305.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 08/11/2017 tarihinden itibaren bankalara uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davanın kabulüne, karşı davanın reddi kararının aynen onanmasını, veyahut mahkeme  kararının asıl dava yönünden kaldırılarak eksikliklerin giderilmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl Dava; davalıya ait işletmede bulunan tüm malların davacıya satışından kaynaklı teslim edilmediği iddia edilen mal bedeli için verilen avansın iadesi, karşı dava ise aynı ilişki nedeniyle eksik ödendiği iddia edile 123.000 TL nin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalıya ait işyerindeki tüm malların davacıya satışı konusunda sözlü olarak anlaşma bulunduğu, işyerinin içindeki malları ile birlikte davacıya teslim edildiği, davacının işyerinin mülk sahibi ile yeni kira sözleşmesi düzenlediği ve işyerini işlettiği sabit olup uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki sözlü sözleşme ile satışa konu edilen malların miktar ve adedi, toplam tutarı, malların davacıya teslim edilip edilmediği, işyerinin davacıya devredilip edilmediği, davacının ödediği miktar, eksik yada fazla ödeme bulunup bulunmadığı hususları ise ihtilaflıdır. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı).  Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz.  Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.  Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Dosyaya kazandırılan ... tarafından düzenlenen raporlarda davalı ticari defterleri fiziken incelenerek hazırlanmış ve davalının düzenlediği faturaların 21/07/2015 tarih ve ... yevmiye numarası, 08/09/2015 tarih ve ... yevmiye numarası, 11/09/2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu rapor edilmiş, bu bilirkişinin düzenlediği her iki ek raporda da bu husus tekrar edilmiştir. Kök rapora davalı ticari defterlerinden suret alınmış ancak bahsi geçen yevmiye numaralarının kayıtlı olduğu sayfa eklenmemiştir. Bilahare ... ve Dr. ... tarafından düzenlenen raporlarda ise davalının düzenlediği faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Bahsi geçen bu raporun davalı defterlerinde fiilen inceleme yapılarak hazırlanmadığı dosya içinde sunulan evraklar üzerinden yapıldığı anlaşılmakla faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporları ile; davalının ticari defterlerinde davacı adına düzenlenmiş 373.000 TL lik fatura bulunduğu, yine davalı ticari defterlerinde davacıdan alınan sipariş avansları hesabında 373.000 TL davacıdan avans alındığına dair kayıt bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça bu kaydın hatalı yapıldığı savunulmuş ise de; hatalı kayıt yapıldığına ilişkin bir gerekçe ve doğru kayıt gösterilmediği, avans olarak kaydedilen rakamlardan 68.000 TL'sinin EFT ile davalıya ödendiği, 40.000 ve 45.000 TL'lik iki adet ödemenin yine banka kredi kartı ile yapılmış olduğu, davalıya çek olarak verilen  davacıya ait çeklerden 08/06/2015 tarihli 30.000 TL'lik çekin, 23/03/2015 tarihli 65.000 TL'lik çekin 05/06/2015 tarihli 25.000 TL'lik çekin 05/06/2015 tarihli 65.000 TL'lik çekin 08/05/2015 tarihli çekin banka ödeme dekontlarının dosyaya sunulmuş olduğu, 21/03/2015 tarihli çekin ise elden ödendiğine dair üzerinde kayıt bulunan suretin dosyaya sunulmuş olduğu, bu çeklere ilişkin davalı kayıtlarının kaydedildiği hesabın alınan sipariş avansları hesabı olduğu, aynı çek ve ödemelere ilişkin davacı kayıtlarında verilen sipariş avansları hesabında izlendiği, bu durumda davalı tarafça ödeme yapılmadığına ilişkin iddianın yerinde olmadığı, davacı tarafça bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davalıya 373.000 TL sipariş avansı olarak ödendiği anlaşılmaktadır. Bu yönlere ilişen davacı ve davalı istinaf istemleri yerinde değildir. Davacı iddialarının ileri sürülüş bicimi ile davalının savunmaları birlikte değerlendirildiğinde tarafların davalıya ait işyerinde bulunan tüm ürünlerin bir bütün olarak satışı konusunda anlaştıkları, işyerinin davacıya teslim edildiği, davacı tarafça dava dışı işyeri sahibi ile yeni kira sözleşmesi yapıldığı, işyerinin davacı tarafça işletildiği sabittir. Davacı taraf sözleşme gereği teslim aldığı malların dışında başkaca malların da kendisine teslim edilmesi gerektiği iddiasını yazılı belge ile ispatlamak zorundadır. Buna ilişkin herhangi bir belge sunulmuş değildir. Davacı taraf sözleşme konusu olduğu anlaşılan işyerini içinde bulunan mallarıyla teslim almış olmakla karine olarak sözleşme konusu malları teslim aldığının kabulü gerekir. Bu durumda davacı tarafça sipariş avansına konu mallardan teslim edilmeyen kısmın bulunduğu ispat edilmemiştir. İlk derece mahkemesince Sulh Hukuk Mahkemesindeki dosyada dinlenen tanık beyanlarına itibar  edilerek teslim olgusunun kısmen gerçekleştiği kabulünden hareketle karar verilmesi isabetli değildir. Bu durumda davalı/karşı davacının  bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerindedir. Davalı taraf karşı davasında satışa konu ürünlerin bedelinden 125.000 TL'nin ödenmediğini, kendi kayıtlarının hatalı yapıldığını iddia etmiş ise de az yukarıda açıklanan şekilde davacının yaptığı ödemeler sabit olup,  satışa konu olup davacıya teslim edilen malların değerinin davacının yaptığı ödemelerden daha yüksek olduğu bir başka anlatımla bakiye alacağı bulunduğunu davalı taraf yazılı belge ile ispatlaması gerekir. Davalı tarafın  bu konuda sunduğu herhangi bir belge dosyada mevcut değildir. Bu durumda davalı/karşı davacının bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde değildir. Bu durumda asıl dava ve birleşen davanın ispatlanamadığı gözönüne alınarak her iki davanın reddine karar verilmesi gerekirken asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen karar isabetli değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı karşı davacının bu yöne ilişkin istinaf isteminin reddine, asıl davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar isabetli görülmediğinden davacı/karşı davalının istinaf başvurusunun reddine, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-karşı davalının asıl dava yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı-karşı davacının karşı dava yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı-karşı davacı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Asıl davada; a-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE b-Davalı ... San. Ve Ltd. Şirketine karşı açılan davanın ,REDDİNE, 2-Karşı davanın esastan REDDİNE, 3-Asıl dava yönünden; a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40- TL harcın 341,56-TL(170,78 x2)  peşin harç ve 5.209,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.550,56-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 5.379,78-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin asıl dava davacısından alınarak davalı ...'a verilmesine, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 50.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... San. Ve Ltd. Şirketine verilmesine, d-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 4-Karşı dava yönünden; a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40- TL harcın peşin alınan 2.101,00- TL harçtan mahsubu ile fazlaya yatırılan 1.485,60-  TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Karşı davacı-davalı  tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin karşı-davacı ... San. Ve Ltd. Şti .'den alınarak davacı -karşı davalıya verilmesine, d-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 5-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; Asıl dava yönünden; a-Davacı tarafından asıl dava yönünden yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40- TL'den mahsubu ile kalan 556,10-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına;b-Davalı-karşı davacının asıl dava yönünden yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,Karşı dava yönünden; a-Davalı-karşı davacıdan alınması gereken 615,40 TL'den peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile  556,10 TL harcın davalı -karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-Davalı-karşı davacının istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 25,73 TL olmak üzere toplam 187,83‬‬ TL yargılama masrafının davacı-karşı davalıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73c051a4fb688c92","SID":"062268bbd8f27190"}}