{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/163 - 2025/347<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/163 <br>KARAR NO\t: 2025/347<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/357 E.  2024/763 K. <br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: ALACAK<br>İSTİNAFA TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: DAVACI VEKİLİ <br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t\t: 04/03/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılar ... Restaurant Gıda Ltd.Şti ve ... ile diğer davalı ... ... arasında 01/12/2017 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre kiralananın \"...\" markası ile restaurant olarak kullanılması ve kira süresinin beş yıl olarak belirlendiğini, kiracıya sözleşme imza tarihi itibari ile 3 ay boyunca kirasız dekorasyon süresi tanındığını, davalı ... şirketinin tek ortağı ... ile davalı ...'ün karı koca olarak davacıya kira ve franchise sözleşmesi ile gelerek anılan işe ortak olması teklifini yaptıklarını, davacının ... şirketi ve ... ile 05/12/2018 tarihinde finansman sözleşmesi akdettiğini, davacının bu proje için yapmış olduğu finans masrafının toplam 1.345.930,00 TL'ye ulaştığını, davacıya sözleşme gereği devredilmesi gereken %50 hisse devrinden sadece %30 pay devri sözleşmesi yapıldığını, ancak bu pay devrinin de şirket karar defterinde karar alınmadığından geçerlilik kazanmadığını, tadilat ve dekorasyon işlerinin 20/09/2018'de tamamlandığını, kira sözleşmesinin süresinin bitmesine 4 yıldan fazla zaman varken sadece 2018 yılı 10. ayı kira bedeli ödenmediği bahane edilerek davalıların kendi aralarındaki işbirliği/muvazaa yapmaları sonucu usulen icra takibi yapılarak cüz'i kira borcu ödenmeyerek Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/649 esas sayılı dosyası kararı ile temerrüt nedeniyle tahliye edildiğini, davacının finansörlüğünde dükkan haline dönüştürülen işyerinin hemen henem hiç kullanılmadan malike karşı hiç bir direnim ve savunmada bulunulmadan birden bire el değiştirdiğini, davalı kiralayan malik ve akabinde diğer davalı şirketlerin hiçbir külfete katlanmadan her şeyin sahibi olduğunu, yapılan imalat ve sağlanan demirbaşların kullanılarak kar sağlanacak süre sonu olarak kabul edilebilecek ekonomik ömrünü tamamlayacağı tarihe kadarki işletilmesinden elde edebileceği mahrum kalınan toplam kâr kaybı zararının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek dava tarihi itibarıyla yöntemince güncellenmiş bedelinin tahsilinin talep edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00-TL.'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalılar ... İnş. San ve Tic. A.Ş, ... İnş. Gayrimenkul A.Ş. ve ... ... vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının diğer davalılar ... ve ... restaurant ile finansörlük karşılığında bir takım anlaşmalar yaptığını, bu anlaşmalardan beklediği mali kazancı elde edemediğini, davalının bu anlaşmalar ve davacı tarafından ödendiği iddia edilen paralarla bir ilgisi bulunmadığını, davacının varsa bir alacağını diğer davalılardan talep etmesi gerektiğini, bu işlemden sonra dahi ... Restaurant ve ... 200.000,00 TL üzerinde alacaklarının bulunduğunu, icra dosyalarının halen derdest olduğunu, davalıların sebepsiz zenginleşmesinden bahsedilemeyeceğini, davacının diğer davalılarla akdettiğini iddia ettiği finansman sözleşmesinin davalı ... Restaurant ile imzaladıkları kira sözleşmesinden sonraki bir tarihte imzaladığını, finansman sözleşmesi imzalandığında davacının kira sözleşmesinden haberdar olduğunu, muvazaa yapıldığından bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDiğer davalılara usulüne uygun olarak tebligata rağmen, davaya cevap vermedikleri görülmüştür. <br>\tMAHKEME KARARI : Mahkemece; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. \t\t\t\t<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu olayın bir işletmenin ticari işleriyle ilgili olan işler olması nedeniyle davanın da  ticari dava olduğunu, dosyada işyeri kira ve franchise sözleşmesinin de mevcut olduğunu, mahkemenin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Davada, davacı ile bir kısım davalılar arasında 05/12/2018  tarihinde yapılan finansman sözleşmesi kapsamında davacının yapmış olduğu masrafların güncellenmiş halinin tahsili talep edilmektedir.<br>\tUyuşmazlık, davanın, ticari dava olup olmadığı, davaya bakmaya görevli mahkemenin hangisi olduğu noktasında toplanmaktadır.<br>\tUyuşmazlığın çözümü için ticari davaların açıklanmasında fayda bulunmaktadır. Ticarî  davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grup halinde düzenlenmiştir.<br>\tMutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.<br>\tNispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. <br>\tÜçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102  sayılı Kanun'da yeterli görülmüştür. (Yargıtay 3. HD. 09/12/2024 tarih ve E: 2023/4482, K:2024/4191 sayılı kararı.)<br>\tSomut olayda davacı, davalılar ... Ltd. Şti ve ... ile yapmış olduğu 05/12/2018 tarihli finansman sözleşmesi nedeniyle alacak talebinde bulunmaktadır. Alacağa dayanak yapılan belgelerden davacı tarafça dosyaya sunulan 44.680,00 TL tutarında banka havale evrakının bulunması, taraflar arasındaki sözleşmenin mahiyeti itibariyle 6361 sayılı Kanunun 39/1 fıkrasında tanımlanan finansman sözleşmesi hükümlerini içermesi hususları ile yukarıdaki kanun hükümleri ve Yargıtay kararı bir arada değerlendirildiğinde, eldeki davanın ticari dava olduğu anlaşılmaktadır. <br>\t6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.  \t<br>\tKabule göre de, Mahkemece; davacının adına kayıtlı herhangi bir esnaf veya ticari işletme olup olmadığı, şirket ortaklığı bulunup bulunmadığı, esnaf odasına kaydının olup olmadığı, esnaf ise dahi gelirinin esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde olup olmadığı yönünde araştırma yapmaksızın, davacı vekilinin davacının vergi mükellefi olmadığına dair beyanına itibar edilmek suretiyle tacir olmadığı sonucunun çıkarılması doğru görülmemiştir.    \t \t<br>Belirtilen nedenlerle, mahkemece; işin esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA karar vermek gerekmiştir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. maddesi hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; \t<br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,\t<br>\t1-) ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/11/2024 tarih,  2021/357 E.,  2024/763 K. <br>sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>\t2-)Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t\t\t<br>\t3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t4-) Davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine, <br>\t5-)İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a- maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/02/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br>Başkan <br> e-imzalıdır <br> <br>Üye <br> e-imzalıdır <br> <br>Üye <br>e-imzalıdır  <br> <br>Katip<br> e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a404d3ac43129661","SID":"6aa24a6d61cd95ae"}}