{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/472 - 2025/677<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/472 <br>KARAR NO\t: 2025/677<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 01/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/... Esas, 2022/... Karar<br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2025<br><br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 18/03/2025<br><br> Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/12/2013 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ... plakalı yolcu otobüsünde yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, zarara uğradığını, sürücüsü kusurlu ... plakalı aracın sigorta şirkeri ... Sigorta aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, hakem heyeti kararının sigorta şirketinin istinaf edilmesi sonucu Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında maluliyet raporu aldırılması gerektiği gerekçesi ile hakem kararının kaldırıldığını, istinaf kararı sonrasında tahkim yargılama süresi içerisinde maluliyet raporu aldırılamadığından tahkim yargılamasının sonlandırıldığını, müvekkillerine ödeme yapılmadığını, iş bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici, 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ayrıca 26/09/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 237.203,43 TL arttırarak toplam 238.303,43 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklı olmak üzere toplam 238.303,43 TL maddi tazminatın (poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere) temerrüt tarihi olan 10/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğu iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu, ilgili başvurunun reddedildiğini, davacı vekilinin ilgili kararı istinaf ettiğini ancak karar sonucu yeniden komisyonca incelenen dosyanın tahkim yargılamasının sonlandırılması ve karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonlandırıldığını, aynı kazanın aynı talep ve aynı tarafların mahkemenin nezdinde açmış olduğu bu davada davacıların öne sürdüğü hususların daha önce Sigorta Tahkim Komisyonunca karara bağlandığını, kesin hüküm itirazlarının olup işbu hususun resen dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı yanın talep hakkının zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeni ile açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Tahkim kararının kesin hüküm oluşturduğuna yönelik istinaf sebebi yönünden;<br> Aynı davanın, daha önceden esas hakkında kesinleşmiş bir hükmün olmamasının (kesin hüküm) HMK m.114/1-(İ) maddesinde dava şartı olarak kabul edilmiş olup bilindiği üzere dava şartları yargılamanın her aşamasında hakim tarafından resen dikkate alınması gereken bir durumdur. <br>Kesin hüküm 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 303.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “(1)Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir....” <br>Dosya arasında bulunan Sigorta Tahkim Komisyonunun 24.05.2017 tarih, ... Karar sayılı uyuşmazlık hakem kararı incelendiğinde, başvuranın ... A.Ş olduğu, meydana gelen davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı otobüste biletli yolcu olan başvuru sahibi olan ...'ün içerisinde yolcu konumunda bulunduğu esnada meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, başvuranın maluliyetine ilişkin tazminatın sigorta şirketi tarafından karşılanmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 15.03.2017 tarihinde verilen karara karşı ... A.Ş tarafından 27.03.2017 tarihinde itirazda bulunulduğu, uyuşmazlığı çözmekle görevli ilk derece hakeminin yetkisinin 11.12.2021 tarihinden itibaren dört ay sekiz gün geçmekle 19.04.2022 tarihinde sona erdiği, itiraza konu edilen kararın ise 15.03.2017 tarihli olduğu, sonuç olarak batıl olan ilk derece Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının kaldırılması ve artık tahkim yetkisi bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kararının kesin olmak üzere itirazın kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>Tahkim Komisyonunun esasa yönelik verdiği kararlar, mahkeme kararları gibi ilam niteliğinde olup; ilama konu alacak yeniden bir davaya konu edilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/5567 \tE -2022/11707 K; 2021/17082 E - 2021/3724 K; 2021/2969 E - 2021/3503 K sayılı kararları; 11. Hukuk Dairesi  2013/16717 esas ve 2013/21322 karar sayılı ilamı) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesinde aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava şartı yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken bir husustur.<br> İtiraz Hakem Heyetinin 24.05.2017 tarih, ... Karar sayılı sayılı kararıyla taraflar yönünden davaya konu uyuşmazlık konusunda esas yönünden karar verilmemiş olup uyuşmazlığın mahkemece giderilmesine karar verildiği, bu durumda tahkim kararının kesin hüküm oluşturmayacağı, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. <br>Zamanaşımına yönelik yapılan incelemede;<br>6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde açılabilecektir. Davacı bu halde kısmi dava açabileceği gibi belirsiz alacak davası açmakta seçimlik hakka sahiptir. Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.<br>Dava 6100 sayılı HMK döneminde 28.01.2020 tarihinde açılmış, dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmemiş, dava dilekçesindeki ifadelerden de davanın belirsiz alacak davası olduğunu çıkaracak ifadeler kullanılmamış, fazlaya dair haklar saklı tutularak kısmi dava açılmıştır.<br> Bu durumda eldeki davanın, belirsiz alacak davası olarak kabulü mümkün değildir. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ıslahla  arttırılacak miktar için de ıslah tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.<br>TCK'nın ... ve 66/1-e maddeleri birlikte değerlendirildiğinde somut olayda ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Ceza Kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresinin, her halde olay tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu aranmayacağı konusunda çok sayıda içtihat bulunmaktadır.<br>Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacının yaralanmasına neden olan kaza tarihinin 11.12.2013 olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava kısmi dava olarak 28.01.2020 gününde açılmış olup dava dilekçesinde talep edilen 1.100,00 TL'lik kısım için zaman aşımı süresi kesilmiş talep edilmeyen kısım yönünden ise zaman aşımı işlemeye devam etmiştir. <br>Daha önce davacı tarafından tahkim komisyonuna 11.11.2016 tarihinde başvurulmuş, başvurunun esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar 19.08.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Tahkim komisyonu kararından sonra 28.01.2020 tarihinde dava açılmıştır.  Komisyona başvuru kısa zaman aşımını keser ise de uzamış zamanaşımını kesmeyeceğinden  26.09.2022 ıslah tarihi itibarı ile 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Yine arabulucukta geçen 1 ay 6 gün ile corona virüs tedbirleri kapsamında duran 3 ay 2 günlük süre eklense dahi olayın 11.12.2013 tarihinde olması sebebiyle zaman aşımı süresi yine dolmuştur. Zaman aşımını durduran yada kesen sebepler kısa zamanaşımını kesecek olup uzamış ceza zamanaşımını durdurmayacağından davacının ıslah ettiği kısım yönünden bu açıklamalara göre inceleme yapılacaktır.<br>Yargılamanın devamı sırasında davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı maluliyetine ilişkin zararı alınan bilirkişi raporu ile toplam 236.891,65 TL olarak belirlenmiş ve davacı vekili bu tespitten sonra 26.09.2022 günlü dilekçesi ile dava değerini 1.100,00TL'den 238.303,43 TL miktara ıslah etmiştir. Bu ıslah dilekçesine karşılık davalı vekili ıslah ile arttırılan kısım için ıslah dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde zaman aşımı definde bulunmuştur. Şu halde davacının davasını kısmi dava olarak açmış olması, ıslah tarihi olan 26.09.2022 günü itibari ile kaza tarihi olan 11.12.2013 gününden itibaren işleyen 2 yıllık kısa ve 8 yıllık yıllık uzamış zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmış olmakla ıslah ile artırılan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.<br>Mahkemece ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/5646 E; 2017/8285 K sayılı kararı) Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.<br> HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince ıslah edilen kısım yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, istinaf eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>-100,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 1.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 10.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı sebebiyle reddine, <br>3- a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40\tTL karar harcından, peşin alınan 54,40 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 813,00 TL olmak üzere toplam 867,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 252,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>b-)İlk derece mahkemesince 01.11.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,  tahsil edilmiş ise talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>4-a-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>b-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL peşin harç ile 813,00 TL ıslah harcının   davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>6-Davacı tarafından yapılan 1.855,00 TL adli tıp muayene ücreti, 1.100,00 TL bilirkişi ücreti, 127,50 TL tebligat ve 146,30 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.228,80TL yargılama giderinin 50,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>9-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>11-Davacı tarafından yapılan 36,00 TL istinaf yargılama ücretinin üzerinde bırakılmasına,<br>12-Davalı tarafından yapılan 166,00 TL istinaf yargılama ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.18/03/2025<br>\t\t\t\t<br> ...             ...                  ...                  ...<br>  Başkan ...               Üye ...                      Üye ...                           Katip  ...<br> ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                        ¸e-imzalıdır<br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60a35fc4f0478305","SID":"e004a3f71a12ed62"}}