{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1543 <br>KARAR NO: 2025/197<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET 1 MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2019<br>NUMARASI: 2018/529 Esas -  2019/685 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın, davacıya nakliye ve dağıtım hizmeti verdiğini, Davacı yanın müşterisi olan dava dışı ...'ya ait malların nakliyesinde eksiklik olduğunun tespit edildiğini, eksikliği tespit eden 27/05/2015 tarihli tutanağın, davalı yan tarafından imzalandığını, Teslim edilmeyen ürünler için davacı şirketin müşterisi ..., davacı şirket adına ... numaralı, 02/07/2015 tarihli ve 8.166,80 TL bedelli 1 adet fatura düzenlendiğini ve söz konusu fatura bedelinin davacı şirket tarafından, ...’nın cari hesabından düşüldüğünü, nakliyenin, davalı yanın sorumluluğunda olduğunu, davalı yanın eksik teslim edilen ürünler ve ortaya çıkan masraflardan haberdar olduğunu, ... Gıda tarafından eksik teslime ilişkin davacı şirket adına düzenlenen faturanın, davalı şirkete yansıtma faturası ile aynen rücu edildiğini, davacı yanın davalı yandan 8.166,80 TL cari hesap alacaklısı olduğunu, davalı yandan alacağın talep edildiğini, buna rağmen davalı yan tarafından ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacı ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, bu nedenle arz ve izah olunan nedenler ile davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, Davalının; Alacağın % 20’ sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından nakliye aracına yüklenen malların tamamen paletli ve kapalı olduğunu, Paletin araca davacı yanca yüklendiğini, aracın kapılarının dahi davacı şirket tarafından kapatıldığını, paletli ve kapalı bulunan kutuları açıp mal çıkarmanın söz konusu olamayacağını,Davaya konu malların zamanında yerine ulaştırıldığını ve tesliminin yapıldığını, davaya konu mallarda eksiklik söz konusu ise davacı şirketin kusuru kendisinde araması gerektiğini, arz ve izah olunan nedenler ile; davanın reddine karar verilmesini, davacının alacağın % 20’ sinden az olmamak icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dosyada mevcut tüm delillerin incelenerek değerlendirilmesinde; Taraflar arasında nakliye nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, davalının dava dışı ... isimli firmaya ait 18 paket malı 19/05/2015 tarihinde teslim alıp 27/05/2015 tarihinde Erzurum'da dava dışı ...Ltd.Şti.'ne teslim ettiği, teslim tutanağında 52 kolinin eksik olduğu, ancak 18 paletin sarılı ve kapalı olduğu, davacı tarafından 18 palet halinde davalıya teslim edilirken eksik 52 kolinin 18 paket içerisinde bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davacının ispat edilemeyen davasının reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı firma tarafından düzenlenen faturanın davalı taraf defter ve kayıtlarında bulunup bulunmadığının tespiti yönünde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, ancak bu kayıtların davalı tarafça mahkeme dosyasına ibraz edilmemiş olması nedeni ile incelenemediğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda konu ile ilgili olarak yapılan tek değerlendirmenin davacı firmanın fatura düzenlemiş olmasının davacı firmayı alacaklı hale getirmeyecek olması noktasında toplandığını, davacı firmayı davalıya karşı alacaklı hale getiren tek durumun düzenlemiş olduğu fatura olmadığını,  müşteri firmaya ait sevk irsaliyeleri tahtında taşınan ürünler imza karşılığı davalı tarafa teslim edildiğini, sonrasında, varış adresinde ürünlerin eksik olduğunun anlaşılması ile de, yine bu eksiklikte varış adresinde düzenlenen tutanak ile tespit edildiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında yazılı olan varış adresine teslim edilmeyen 52 adet kolinin davalı zimmetinde olup olmadığı hususunun ispata muhtaç olduğu şeklinde ki yorum içeriğine katılmanın ve davanın bu sebeple reddedilmesine ilişkin kararın kabulünün mümkün olmadığını, varış adresine teslim edilemeyen ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediğinin ispata muhtaç olduğu gibi şahsi bir yorum ile davanın reddine kararı verildiğini, Yerel Mahkemenin eksik inceleme ve şahsi düşüncelerle oluşturduğu hukuka, yasalara, usule aykırı kararının bozularak ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında eksik teslim edildiği iddia edilen yük bedelini taşıtana ödeyen akdi taşıyıcının, ödediği tazminatı  fiili taşıyıcıdan  rücuen tahsili istemiyle başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı  vekilince  istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; eksik teslim edildiği iddia edilen yükün davalı taşıyıcıya teslim edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul Anadolu ...  İcra müdürlüğünün ... E. Dosyası ile \" 20/11/2015 tarihli bir adet fatura ve cari hesap alacağı\" borcun sebebi gösterilerek 8.166,80 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi  başlatılmış, takip talebine  bahsi geçen fatura örneği ve cari hesap ekstresi eklenmiş davalının  borca itirazı  üzerine  takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. 6102 sayılı TTK \" Zıya karinesi \" başlıklı 874- maddesi  (1) Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, haksahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür.  Taşıyıcının sorumluluğu bölümünün Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk başlıklı 875. Maddesi - (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim dilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Sorumluluk sınırları başlıklı 882. Maddesi (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir düzenlemelerini içermektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.  Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacıya teslim edilen ürünlerin dava dışı ... A.Ş. tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinde palet adetleri ile birlikte koli sayısının da açıkça belirtilmiş olduğu, sevk irsaliyelerinin altında teslim alan olarak davalının ad soyad ve imzasının bulunduğu, bu haliyle sevk irsaliyesinde yazlı ürünleri teslim aldığının yazılı belge ile ispatlanmış olup aksinin aynı nitelikteki belge ile ispatlanmadığı, sevk irsaliyelerinde  yazılı olup davalıya teslim edildiğinin kabulü gereken 18 palet içindeki 1941 koli ürünün 27/05/2015 tarihli tutanak ile ayrıntısı belirlenen belirlenen 52 kolisinin alıcıya teslim edilmediği  anlaşılmaktadır. Davalı taşıyıcı tarafından alıcıya teslim edilmeyen 8.166,80 TL bedelin taşıtan tarafından akti taşıyıcı davacıya fatura edilerek cari hesabından düşüldüğü, davacının bu miktarı davalıdan rücuen tahsilini istemekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, talep edilen tazminat tutarı likit (belirlenebilir) olmadığından davacının icra inkar  tazminatı  talebi yerinde değildir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi isabetli olmadığından  davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ; ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... E. Dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2- Asıl alacağı takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, 3-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 4- Başlangıçta peşin olarak alınan 97,57 TL harcın,  alınması gerekli olan 557,87 TL harçtan mahsubu ile bakiye 460,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 97,57 TL  peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, posta ve tebligat gideri 1.060,00 TL, bilirkişi ücreti 700,00 TL olmak üzere toplam 1.795,90 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 8.166,80 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Karar kesin olduğundan  HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgilisine iadesine, 10-İstinaf yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı  vekilince  yatırılan istinaf karar harcının  istemi halinde kendisine  iadesine, b-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcı 162,10 TL ile istinaf aşamasında yapılan posta ve tebligat gideri 32,50 TL olmak üzere toplam 194,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23ded485636f3ce5","SID":"0932dee1ce0ce3c0"}}