{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/338 Esas<br>KARAR NO: 2025/384 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/603 Esas- 2024/892 Karar<br>TARİH: 21/10/2024 (İstinaf Başvurusu Değerlendirme Kararı)<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili yargılamanın yenilenmesine dair talep dilekçesinde özetle;  Mahkeme önüne gelen hukuki ihtilafın halli için 05/03/2024 tarihli duruşmada gerek olmasa da hukuki bilirkişiye başvurmaya karar verildiğini, 18/03/2024 tarihli ayrıntılı bilirkişi raporunda talebin haklı görüldüğünü ve borcun sona erdiğinin belirtildiğini, Mahkemece 21/05/2024 tarihinde bilirkişi raporunun aksi şekilde davanın sübut etmediğinden bahisle  kesin nitelikli olarak davanın reddine karar verildiğini, Mahkemelerin  AİHM ve AYM  kararlarına uygun gerçek adaletin tecellisine ilişkin kararlar vermesinin asıl olduğunu, Mahkemenin yargılamanın iadesine karar vermesi hakinde davacı müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını beyanla 2023/1207 Esas sayılı dosyada yapılan yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili yargılamanın yenilenmesi talebine dair cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça 29/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile henüz gerekçeli karar dahi yazılmadan yargılanmanın yenilenmesinin talep edildiğini, hak kaybına uğramamak adına beyanlarını sunduklarını, davacı yanca gözden kaçırılan hususun, icra dosyasına sunulan dilekçede feragatin şarta bağlanmış olması olduğunu, kayıtsız ve şartsız bir feragatten bahsedilemeyeceğini, tahsil ve feragat harçlarının borçlu tarafından ödenmesi gerektiğinin icra dosyasına sunulan dilekçede açıkça belirtildiğini, feragatin şarta bağlanmayacağının hukuken bilinen bir olgu olduğunu, kaldı ki dosyaya harçlar borçlu tarafından yatırılmadığından icra dairesinin feragat ve tahsil harçlarının müvekkilinden ( icra dosyasının alacaklısı) tahsili amacı ile vergi dairesine müzekkere yazdığını ve müvekkilinden borçlunun ödemesi gereken harçların cebri icra yolu ile tahsil edildiğini, yani davacı borçlunun feragatin vücut bulması için gereken şartı dahi yerine getirmediğini, yazılan müzekkerenin icra dosyasında mevcut olduğunu, kaldı ki yargılanmanın yenilenmesi sebeplerinin HMK md. 375'de tahdidi olarak sayıldığını, davacı yanın belirttiği minvalde bir yargılanmanın yenilenmesi sebebinin bulunmadığını beyanla talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 21/10/2024 tarih 2024/603 Esas- 2024/892 Karar sayılı istinaf başvurusu değerlendirme kararında; \"Mahkememizce  yapılan yargılama sonucunda verilen  08/10/2024 tarih 2024/603 Esas 2024/892 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili Av. ... tarafından Uyap üzerinden elektronik imzalı olarak gönderilen 16/10/2024 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, mahkememiz kararının miktar yönünden KESİN olarak verildiği anlaşıldığından  istinaf başvurusunun HMK. 346.maddesi uyarınca  reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 'Mahkememizin 08/10/2024 tarih 2024/603 Esas 2024/892 Karar sayılı miktar itibariyle kesin olarak verilen karara karşı davacı ... vekili Av.... tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 346. maddesi uyarınca  REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin hukuken hatalı 2023/1207 Esas ve 2024/514 Karar sayılı kesin olduğu belirtilen kararına karşı, başka bir hukuki yol olmadığından kendileri tarafından yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulduğunu, fakat ilgili mahkemenin taleplerini yukarıda esas ve karar numaraları yazılı kararı ile 08/10/2024 tarihinde reddettiğini, daha sonra yargılanmanın yenilenmesi kararına karşı verilen istinaf dilekçesinin de 21/10/2024 tarihinde  reddedildiğini; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde taraflar arasında, icra takip dosyasına yapılan ödemenin hukuki niteliğinden doğan meselenin halli için, zorunlu arabuluculuk hükümlerine başvurulduğunu, ama uzlaşma olmadığından davalı asile karşı  menfi tespit davası açıldığını, Yerel mahkemenin davacı asilin aleyhine yapılan icra takip dosyasına yaptığı ödemenin bir borç ilişkini sükut ettirip ettirmediğine ilişkin, basit nitelikteki bu hukuki ihtilaf hakkında dosyayı 05/03/2024 tarihli duruşmada bilirkişiye göndermeye karar verdiğini, 18/03/2024 tarihli ayrıntılı bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, bilirkişinin açıkça taleplerini haklı gördüklerini, borç sükut etmiştir dediklerini; Kısaca yargılamalar sonucu Mahkemenin, 21/05/2024 tarihinde bizzat kendisinin talep ettiği bilirkişi raporuna aykırı şekilde, davanın sübut etmediğinden bahisle, talep ettiği raporla çok çelişkili kesin nitelikli kararını verdiğini, AİHM ve AYM kararlarına da uygun olmayan bu karar kesin kararlardan olduğundan, kendileri tarafından yargılanmanın yenilenmesi istenmişse de, Yerel mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebinin, 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan koşullardan hiçbirini taşımadığı gerekçesiyle reddine karar verdiğini; İlk derece mahkemesinin, bir çok kararında bilirkişi raporlarına göre karar verirken  talepleri hakkında bu sefer kendi talep ettiği bilirkişi raporuna tam aykırı karar vererek hareket etmesinin tam bir yargılamanın yenilenmesi gerekçesi olduğunu, Yerel mahkemenin her davada kanun maddelerini ve bilirkişi raporlarını farklı uygulama hakkı olmadığını, her ne kadar mahkemeler bilirkişi raporları ile bağlı değilse de, kendi bilgisi ile sonuca varabilecek hukuki ihtilafların hallinde, bilirkişiye başvurması halinde bilirkişi raporunun tam aksine karar vermesinin doğal ve sık rastlanan bir uygulama olmadığını beyanla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin  2024 E- 2024/892 K. numaralı istinaf talebinin ve yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddi kararlarının kaldırılarak borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir. Mahkemece 21/10/2024 tarihli ek karar ile kararın kesin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davanın, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle açılmış menfi tespit davası yönünden yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin ve menfi tespit davasındaki dava değerinin 20.000 TL olduğu anlaşılmaktadır. Yargılamanın yenilenmesi davasında dava değeri asıl davadaki dava değeridir. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu Yerel Mahkeme hükmünün verildiği 2024 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250,00 TL'dir. Buna göre İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi davasının reddine dair verilen karar kesin niteliktedir. HMK'nın 341. maddesi uyarınca kesin nitelikteki karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından Mahkemece davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Sonuç olarak davacının 21/10/2024 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve  352/1. maddeleri gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri  gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf  eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/03/2025 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"927e27afd1f8ea29","SID":"2274a6bccac55d2e"}}