{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ......<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ......<br>KARAR NO\t: ......<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ......  (.........)<br>ÜYE\t\t: ......  (.........)<br>ÜYE\t\t: ......  (.........)<br>KATİP\t: ......  (.........)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br>NUMARASI\t: ......... Esas ...... Karar<br><br>DAVACI\t: .........  <br>VEKİLİ\t: Av.......<br>DAVALI\t: HASIMSIZ<br>MÜDAHİLLER\t: 1-.........  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. ......<br> \t\t\t  2-.........<br>VEKİLLERİ\t: Av.......-Av. ......<br>\t\t  3-.........  <br>VEKİLLERİ\t: Av.......- Av. ......<br>\t\t  4-......<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>\t\t  5-......... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ......- Av. ...... - Av.......<br>\t\t6-.........  <br>VEKİLİ\t: Av.......<br>\t\t  7-.........  <br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>\t\t  8-  ......... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ......- Av. ......<br>\t\t  9-.........  <br>VEKİLLERİ\t: Av....... - Av.......<br>KONKORDATO \t<br>KOMİSERİ\t: .........  <br>DAVA\t: KONKORDATO<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 27/09/2024 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı şirket lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;<br>Dava, \"Konkordato\" davasıdır.<br>2004 s. İİK.nin 288/1. maddesine göre, \"Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.\"<br>2004 s. İİK.nin 287/5. maddesine göre de, \"291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.\"<br>2004 s. İİK'nin 289. maddesine göre, \"Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.<br>Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.<br>Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder...\"<br>2004 s. İİK.nin 292. maddesine göre ise, \"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:<br>a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.<br>b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.<br>c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.<br>d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse...<br>Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\"  <br>Somut olayda ; konkordato geçici ve kesin mühleti verilmesinin amacı, borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamaktır (2004 s. İİK. m. 285/1). Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına da uymak zorundadır (4721 s. MK. m.2/1).<br>Bilindiği üzere, konkordato davası açmadan önceki davaya hazırlık süreci ortalama yaklaşık 1 ila 2 ay kadar sürebilmektedir. Çünkü, bu süre içerisinde bağımsız denetim şirketlerinin bu büyüklükteki bir şirketi hem kayden, hem fiilen usulüne ve standartlara uygun incelemeleri ve projelerin hazırlanması zaman almaktadır.<br>Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacı şirketin değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.<br>Geçici konkordato komiserinin 06/12/2024 tarihli raporu ve  16/12/2024 tarihli son raporu ile duruşmadaki sözlü beyanları ve davacı şirket temsilcisinin son duruşmadaki sözlü beyanları ve dosyaya sunulan dilekçeler, uzman görüşü, müdahillerin beyanları ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde;<br>Davacı şirketin tek ortak ve temsilcisinin ......... olduğu, davacı şirketin başvuru belgesinde 31/08/2024 tarihli rayiç değer bilançosunda 105.666.648,89 TL. varlık fazlası hesaplanmasına rağmen, davacı şirketin 01/10/2024 tarihli rayiç değer bilançosunda varlık fazlasının 27.570.874,85 TL. olarak gösterildiği, davacı şirketin konkordato döneminde %40 kârlılık öngörmesine rağmen 2024 yılı bilanço tarihine kadarki kârlılık oranının %10, 2023 yılı kârlılık oranının %13 ve 2022 yılı kârlılık oranının %7,10 oranında gerçekleştiği,  davacı şirketin konkordato dönemindeki faiz oranlarını %24 olarak öngörmesine rağmen, mevcut banka faiz oranlarının %50'den fazla olduğu, davacı şirketin kefaleten olan borçlarının hesaba katılmaması halinde borca batık olmadığı, aksi halde borca batık olacağı, konkordato projesinde borcun 2025 yılı aralık ayından itibaren 48 eşit taksit halinde ödenmesinin öngörüldüğü belirlenmiş, davacı şirket temsilcisi son duruşmada bu sürenin 36 aya kadar çekilebileceğini bildirmiştir.<br>Diğer yandan davacı şirketin de kabulünde olduğu üzere, davacı şirket tarafından Mahkememizdeki bu dava açılmadan 2 gün önce, 2 adet taşınmazın davacı şirketin alacaklısı olan şirkete satıldığı, davacı şirkete ait 4 adet aracın da yine dava tarihinden yaklaşık 10 gün önce dava dışı 3. kişilere satıldığı belirlenmiş, sebebi araştırıldığında davacı şirket tarafından özellikle 2 adet taşınmazın 18.750.000 TL.'ye satıldığı, bu bedelin 6.000.000 TL.'sinin davacı şirketin borçlarına mahsup edilerek, davacı şirketin borçlu olduğu çeklerin geri alındığı, satın alan şirketin iade ettiği çeklerin üzerine ilave olarak 3.000.000 TL. değerinde ve 9.750.000 TL. değerinde çekler vererek 18.750.000 TL.'lik borcu ödediği, satışların nakit ve peşin olarak yapılmayıp, davacı şirketin ödeme acziyetine rağmen satışların çekler yoluyla (vadeli olarak) yapıldığı, 9.750.000 TL.'lik çekin ise davacı şirketin kayıtlarına girilmeyip, grup şirketlerin kaydına girdiği ve grup şirketler adına alacak olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.<br>Davacı şirketin kefaleten olan borçlarının, asıl borçlunun ödememesi halinde davacının ödemesi gereken muhtemel bir borç olduğu gibi, davacının kefaleten olan bu borçları ödemek zorunda kalması halinde de davacı şirketin asıl borçluya karşı muhtemel alacaklı haline geçeceğinden muhtemel alacak teşkil ettiği, davacının kefaleten olan borçlarının bu nedenle kendi bilançosunda hem pasifinde hem de aynı şekilde aktifinde yer alması gerektiği, dolayısıyla matematiksel olarak nötr bir durum oluşacağından kefaleten olan borçların borca batıklıkta değerlendirilmemesi gerektiği anlaşıldığından, davacının kefaleten olan borçları borca batıklıkta değerlendirilmemiş, dolayısıyla davacı şirketin borca batık olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Davacı şirketin kefaleten olan borçlarının her ne kadar borca batıklıkta borç olarak hesaba katılması mümkün değil ise de, davacı şirketin kefillikten doğan sorumluluğuna istinaden kefaleten olan borçlarının ödeme acziyeti ve konkordato projesinin uygulanabilir olup olmadığı konusunda gözönünde bulundurması gerektiği kabul edilmiştir.<br>Yargıtay HGK’nun 02/10/2024 gün ve 2024/6-497 E. 2024/486 K. sayılı emsal içtihadına göre, \"İcra ve İflas Kanunu’nun 305 inci maddesinde belirtilen konkordatonun tasdiki için aranan şartların yanında mahkemece Kanun’un öngördüğü iki ilkenin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu ilkelerden birincisi 2004 sayılı Kanun'un 308/d maddesinde belirtilen ve borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olmasıdır. Bu düzenleme alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin dayanağını oluşturmaktadır… Hükümsüzlük için borçlunun alacaklılarından birisini ya da bir kısmını konkordato projesine göre daha iyi konuma getirmeyi taahhüt etmesi gereklidir. Bunun klasik görünümü borçlu tarafından alacaklılarından birine konkordato projesinde öngörülenden fazla veya daha önce ödeme yapılacağı yönündeki vaat şeklinde gerçekleşir. Bu hükmün konuluş nedeni konkordatoda tüm alacaklılara eşit davranılması ve alacaklıları borçlunun mallarından alacaklarını eşit olarak tahsil edebilmelerini teminat altına almaktır (Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159). Alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi uyarınca hiçbir alacaklı diğerinin aleyhine öncelik veya ayrıcalık elde edemeyecek, bu şekilde konkordatonun nisabında oyların manipüle edilmesinin önüne geçilmiş olacaktır.<br>Konkordatonun tasdiki sırasında mahkemece dikkate alınması gereken bir diğer ilke ise, konkordatonun kötüniyetle sakatlanmamasıdır. 2004 sayılı Kanun'un “konkordatonun tamamen feshi” başlıklı 308/f maddesinde her alacaklının kötüniyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Buna göre konkordatonun tasdikinden sonra kötüniyetin anlaşılması hâlinde konkordatonun feshi mümkün olup, bu durumda mahkemece konkordato isteminde bulunanın, tasdik aşamasında da iyiniyetli davranıp davranmadığı denetlenmeli, istemde bulunanın tasdik aşamasında kötüniyetli davranış içerisinde bulunduğunun tespit edilmesi durumunda mahkemece konkordato tasdik edilmemelidir.<br>Somut uyuşmazlıkla ilgili olarak konkordatonun tasdiki için aranan şartları düzenleyen 2004 sayılı Kanun'un 305/1-b maddesinde belirtilen  \"teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması\" şartına değinmek gerekmektedir… Burada belirtilen \"orantılılık\" şartı ile borçlunun mali imkânlarıyla, tüm alacaklıların alacaklarına  adil ve uygun zamanda kavuşmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Konkordato talebi ile birlikte mühlet hükümlerinin devreye girmesi ve bu süreçte alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri nedeniyle katlandıkları sürecin karşılığı olarak borçlunun da mümkün olan surette kaynakları ile borçlarını ödemesi beklenmektedir.<br>Borçlunun alacaklılara daha kısa zamanda ve daha fazla miktarda ödeme yapma imkânı varken, alacaklıların aleyhine bir ödeme planının tasdiki uygun değildir. Nitekim konkordato kurumu, borçlunun faaliyetlerine devamını sağlamak ile birlikte alacaklıların da tatmini yolu olup, borçluya konkordatonun amacı dışında bir finansman enstrümanı niteliğinde projenin tasdik edilmesi mümkün değildir.<br>Bununla birlikte borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânının tanınmayacağı açıktır.”<br>Davacı  şirketin, bu dava açılmadan 2 gün önce 2 adet taşınmazını kendilerinin borçlu olduğu şirkete satıp, bu şirketin (6.000.000 TL.lik) alacağına tamamen kavuşmasını sağladıktan sonra, diğer adi alacaklılara bugünkü enflasyon ve faiz ortamında 48 aylık veya 36 aylık ödeme vaat etmesi, alacaklılar arasında eşitlik ilkesine ve iyiniyet prensiplerine aykırı görülmüştür. Diğer yandan yukarıda yazılı Yargıtay HGK'nin emsal içtihadında da açıklandığı üzere, konkordatonun amacı dışında finansman enstrümanı niteliğinde de kullanılamayacağından, davacının bugünkü ekonomik koşullarda 48 aylık veya 36 aylık ödeme projesi sunması bu prensiplere de aykırı görülmüştür.<br>Davacı şirketin borca batık olmamasına rağmen, iyiniyetli görülmeyen yaklaşımları, projenin uygulanabilir olmaması, alacaklılar arasında (dava öncesi) eşitsizlik yaratması ve borçlunun malvarlığının korunmasının gerekmesi nedenleriyle, 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddelerine istinaden davacının konkordato davasının reddi ile davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmiştir.<br>Yargıtay 22. HD.nin 31.10.2017 gün ve 2017/8717 E. 2017/23581 K. ve Yargıtay 7. HD.nin 08/09/2015 gün ve 2015/17486 E. 2015/14188 K. sayılı emsal içtihatlarına göre, davaya müdahale halinde maktu olarak hem başvuru hem de peşin harcın yatırılması gerektiğinden, eksik harç yatıran müdahillerden de eksik harçların da tahsili gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün 38964 ticaret sicili sırasında kayıtlı davacı .........  Sanayi Ticaret Limited Şirketinin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,<br>Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,<br>Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı ile verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,<br>Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün 38964 ticaret sicili sırasında kayıtlı davacı .........  Sanayi Ticaret Limited Şirketinin İFLASINA, 18/12/2024 günü saat 15:20 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,<br>İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,<br>İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının (ilk aşamada 75.000 TL. olmak üzere) tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,<br>Geçici konkordato komiseri .........'nın görevinin bugün (18/12/2024 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine,<br>Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri .........'nın görevinin 18/12/2024 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  komiserin tekrar bir çalışma yapması ve uzman raporundaki tespitlere de yer vererek firmanın gerçek faaliyet kar marjının tespiti gerekirken yetersiz gerekçe ile yalnızca konkordato hazırlık sürecinde şirketin iyi niyetli olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin konkordato müessesesine zarar vermekten öteye gitmeyeceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının müvekkili şirket lehine kaldırılmasına ve tedbirlerin devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. <br>Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur.<br>Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK  DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS ,  2020/292 KARAR SAYILI İLAMI)<br>Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. <br>Somut dosyamızda; 27/09/2024 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 01/10/2024  tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; Mahkemece: Davacı şirketin borca batık olmamasına rağmen, iyiniyetli görülmeyen yaklaşımları, projenin uygulanabilir olmaması, alacaklılar arasında (dava öncesi) eşitsizlik yaratması ve borçlunun malvarlığının korunmasının gerekmesi nedenleriyle, 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddelerine  gereğince davacı şirketin konkordato isteminin REDDİNE, ŞİRKETİN İFLASINA karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 01/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde16/01/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda anılan Yasa'nın \"Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması\" başlıklı 292. maddesi gereğince:<br>\"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:<br>a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,<br>b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,<br>c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.<br>d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,<br>İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.<br>Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmü emredicidir.<br>Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amcı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir. Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK  DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI)<br>Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince . konkordato talep eden borçlu şirketin  yetkili temsilcisi ......... in katıldığı 18/12/2024 tarihli son oturumda  beyanı alınmıştır.<br>Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde  bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde,  İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi.14/03/2025<br><br>\t\t\t\t<br>......<br>Başkan<br>.........<br> e-imzalı<br>......<br>Üye<br>.........<br> e-imzalı <br>......<br>Üye<br>.........<br>  e-imzalı<br>......<br>Katip<br>.........<br> e-imzalı <br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3315f4dd027de13","SID":"aa3918ee8c754ed7"}}