{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1568 <br>KARAR NO: 2025/192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/03/2021<br>NUMARASI: 2018/425 Esas -  2021/280 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Almanya'da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, Türkiye'de mukim ... Ticaret A.Ş., merkezi Almanya'da bulunan müvekkilinin dava dışı sigortalısı ...ye 1.932,000 kg ağırlığındaki enjektör emtiasını ... no.lu fatura tahtında FCA kaydı ile 54.455,04 Euro karşılığında sattığını, bunu takiben satılan emtiaların Türkiye'den Fransa'daki nihai alıcısına hava yolu taşınması için davalı firma anlaşıldığını,  davalıya 3 palet üzerinde eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edilen enjektör emtiası, ... no.lu hava taşıma senedi tahtında davalının sorumluluğunda Türkiye'den Fransa'ya taşındığını, 3 palet üzerinde yüklü olan enjektör emtiasının bir paleti, davalı tarafın sorumluluğunda gerçekleştirilen hava taşıması esnasında çalındığını ve alıcısına teslim edilmediğini, dava konusu hava taşıması esnasında meydana gelen zarar sebebiyle müvekkilinin dava dışı sigortalısına 18.151,68 Euro tutarında sigorta tazminatı ödeyerek sigortalısının davalıya karşı sahip olduğu dava ve talep haklarına Alman Sigorta Hukuku hükümlerine göre halef olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle, itirazın iptaliyle birlikte, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere Davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  zaman aşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yurt içi ve yurt dışı taşımalarda aracılık ettiğini, dava dışı ... Tic. A.Ş 'nin 28/04/2015 tarihinde net 1.603,56 kg, brüt 1.932 kg ağırlığındaki 3 palet gönderiyi uluslararası taşıma senedi ile Fransa'ya taşıttığını, müvekkilinin bu taşımaya aracılık ettiğini, davacının icra dosyasına ibraz ettiği belgeden de anlaşılacağı üzere taşınan üç palet eşyanın 30/04/2015 tarihinde gönderi alıcısına teslim edildiğini, huzurdaki davanın haksız olduğunu, davacı sigorta şirketinin yabancı menşeli olduğunu, icra takibine girişilirken davacı firmanın değil, Türkiye'deki başka bir sigorta şirketinin vekaletnamesi kullanılmak suretiyle icra takibine girişildiğini, hukuken geçerli icra takibi bulunmadığını, taşınan gönderinin alıcısına teslim edildiğini, bu sebeplerle davanın reddine, davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Dosya tüm delille ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı dava dışı ... A.Ş., merkezi Almanya'da bulunan müvekkilinin dava dışı sigortalısı ...'ye 1.932,000 kg ağırlığındaki enjektör emtiasının taşınmazı sırasında meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile ödemiş olduğu bedelin davalıdan tahsili nedeni ile başlatmış olduğu takibe itiraz nedeni ile iş bu itirazın iptalini talep etmiş  olup bu kapsamda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup dosyada mevcut 19.07.2019 tarih, 15.01.2020 tarih ve 05.01.2020 tarihli kök ve ek raporlar bulunmaktadır. Her ne kadar davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, taşıma işleminin 28.04.2015 tarihinde olduğu ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. Taşımaya konu emita 3 adet olup zayi olan 1 palettir, dolayısıyla kısmi zayi durumu söz konusu olup doğrudan emita zararı niteliğinde olduğundan bildirim yapılmadığı yönündeki davalının iddialarına itibar edilmemiş olup  2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu 106. ve 124. maddesi gereği taraflar arasında hava yolu taşıması nedeni ile zayi durumu nedeni ile Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafın zayi olan kargo nedeniyle sorumlu olduğu ancak sorumluluğunun zararın tamamı ile değil, Montreal Konvansiyonu uyarınca kargonun ağırlığına göre hesaplanması gerektiği bu hususta dosyaya sunulan 05.01.2020 tarihli raporda dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabulüne, Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 15.361,56-Euro (77.468,34-TL) asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle usulü yönden itirazları olduğunu, icra takibine geçilmesi esnasında geçerli bir vekalet bulunmadığını, icra dosyasına  başka bir firmaya ait vekaletname ibraz edildiğini, dolayısı ile ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığını, bulunduğunun kabulü halinde ise vekaletin apostilinin yapıldığı 11.07.2017 tarihi nazara alındığında, bu tarih itibarı ile zamanaşımı süresinin de kesin bir şekilde dolduğunu, ( 1 ) palet gönderinin tehdit / gasp / zorla çalındığı, Fransa içi taşımayı yapan araç sürücüsünün tehdit edildiği, korkutulduğu, bu hususların tamamının Fransız Emniyetinin tutanağı ile sabit olduğunu,  dolayısı ile ( 1 ) kap gönderinin eksik teslim edilmesinin sebebinin gasp olduğunu ve taşıyıcı şirketin, bu eksiklikten sorumlu olmadığını, sigortalı / ithalatçı  / satın alan firmanın, taşıtan olmadığı gibi, gönderilen de olmadığını, dolayısı ile davalı taşıyıcıya karşı dava hakkı  olmadığını, sigortalısına halef olan sigortacının da bu sebeple dava hakkı bulunmadığını, taşıyıcının ödemekle yükümlü olduğu tutarın, SDR karşılığı Türk Lirası olduğunu, sigorta tazminatının hangi para birimi ile ödeneceği, sigortacı ile sigortalısı arasındaki bir husus olduğunu, sigorta poliçesi dışındaki taşıyıcıyı bağlamasının hukuken mümkün olmadığını, sigorta firması, sigortalısı taşıtana / gönderene - gönderi alıcısına halef olarak taşıyıcıya karşı, bu kişilerin dava hakkı nispetinde / dava hakkı gereği dava hakkının bulunması sebebiyle Euro olarak talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının, 2. ek rapora karşı bir itirazı bulunmadığını, aksine, anılan ek rapora göre karar verilmesini talep ettiğini, son raporun, davalı tarafın talebi üzerine alındığını, 2. Ek raporda davacı yanın talep edebileceği tutarın 15.169,52.-Euro olduğunu, son raporda ise 15.361,56.-Euro olabileceğinin beyan olunduğunu ve ilk derece Mahkemesinin son rapora göre hüküm kurduğunu, bu durumda, 2. ek rapor yönünden davalı şirket yönünden usulü müktesep hak oluştuğunu, dolayısı ile zarardan  taşıyıcı davalı şirketin sorumlu olduğunu ve Euro olarak sorumlu olduğunun  kabulü halinde dahi 15.169,52.-Euro üzerinden hüküm kurulması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yerel Mahkemenin yabancılık teminatına hükmetmemiş olmasının hukuka uygun olduğunu, Almanya'da mukim sigorta şirketinin T.C. Kimlik ya da vergi numarası bulunmadığını, davalının işbu istinaf gerekçesinin abesle iştigal olduğunu, davalının dosyaya mübrez vekaletnameye ilişkin itirazlarının bir geçerliliği bulunmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığını, davacının dava takip yetkisine haiz olduğunu, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, Yargıtayın yalnızca faiz ve alacak tutarı bakımından bozduğu bir kararında, taşıyıcının güvenli olmayan park yerinde meydana gelen gasptan sorumlu olduğuna hükmettiğini, her ne kadar emtianın her bir kilogramı bakımından sorumluluk sınırı Montreal Konvansiyonunun ilk halinde 17 Özel Çekme Hakkı olarak belirlenmiş olsa da bu limitin Montreal Konvansiyonunun 24. maddesi uyarınca revize edildiğini, bu doğrultuda, Montreal Konvansiyonu uyarınca taşınan emtianın her bir kilogramı bakımından güncel limitin 19 Özel Çekme Hakkı olduğunu, yapılacak hesaplamalarda, taşınan tüm emtianın ağırlığına göre 19 Özel Çekme Hakkı tutarındaki bu limitin dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafın istinaf gerekçelerinin hiçbir dayanağı olmadığını, davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; hava  taşıması esnasında  kaybolan yük için dava dışı sigortalısına ödenen tazminatın rücuen taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar  verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde davacının sigortalısına ödediği tazminattan davalı taşıyıcının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı hakkında Bakırköy ... İcra Dairesinin ... takip dosyası ile \"taşıma senetleri, mal faturası, ödeme ihtarı\" borcun sebebi gösterilerek 18.151,68 Euro asıl alacak ve 1.712,72 Euro faiz olmak üzere toplam 19.864,40 Euro  alacağın tahsili  amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebine dayanak belge suretlerinin eklendiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin işbu davanın açıldığı görülmektedir. Dosyaya toplanan deliller ile Türkiye'de yerleşik dava dışı ... Ticaret A.Ş.'nin merkezi Almanya'da bulunan ve davacının sigortalısı dava dışı ...'ye 1.932 kg ağırlığındaki enjektör emtiasının satışının yapıldığı, ürünün davalı tarafça taşıma işinin üstlenildiği, yükün Fransa'ya davalı tarafça taşındığı, Paris Emniyet Müdürlüğü tutanağına göre yükün 644 kg'lik bir paletinin çalındığı ve alıcısına teslim edilmediği,  Montreal sözleşmesinin 31. maddesi gereği şikayetlerin 7 Mayıs 2015 tarihinde süresinde yapıldığı, dosya içerisinde bulunun ve davalı tarafından düzenlendiği anlaşılan delıvery order belgesindeki kayıtlara göre uçuş tarihinin 29 April (nisan) 2015 olduğu davacının sigortalısına  ödemiş olduğu 18.151,68 Euro bedelin ve işlemiş faizinin davalıdan tahsilini talep edildiği anlaşılmaktadır. İcra takibinde davacının unvanı tam olarak belirtilmiş olmasına rağmen vekilin vekaletnamesinin benzer unvana sahip ... Sigorta. A.Ş.'ne ait vekalet sunulduğu, takibe sıkı sıkıya bağlı eldeki itirazın iptali davasında ise doğru vekaletin ibraz edildiği, vekilin icazet vermesi halinde vekalet sunulmadan dahi işlem yapılmasının mümkün olduğu, itirazın iptali davası açılması ile bu icazetin verilmiş sayılması gerektiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun  58. Maddesinde takip talebinde  alacaklının varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarasının bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Yabancı uyruklu alacaklının T.C. Kimlik numarası, vergi sicil numarası bulunmadığı, ve alacaklının adres bilgileri takip talebine eklenen evraklardan açıkça anlaşılır olduğu görülmekle davalının bu yönlere ilişen istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. 5718 sayılı MÖHUK 48. Maddesi gereği Almanya ülkesi ile Türkiye arasında imzalanan ikili anlaşma ve 1954 tarihli Hukuk usulüne dair Lahey sözleşmesinin 17. Maddesi gereği her iki ülkenin sözleşmeye taraf olması karşısında davacıdan teminat istenmesi gerekmemektedir. HMK 84. Maddesi \"Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması.\" düzenlemesini içermekte olup uyuşmazlıkta uygulama yeri yoktur. Bu durumda davalının bu yönlere ilişen istinaf istemleri de yerinde değildir. Montreal sözleşmesinin 35. Maddesi; 1- Eğer bir dava varış yerine ulaşma tarihinden yada hava aracının ulaşmış olması gereken yada taşımanın durdurulduğu tarihten itibaren hesaplanan  iki (2)  yıllık bir süreç içerisinde açılmazsa hasara dair haklar geçersiz olacaktır. 2- bu sürecin hesaplanması yöntemi davaya bakan mahkemenin kuralları tarafından tayin edilecektir. Dosya sunulan evraklardan taşımaya ilişkin belgelerin 28/4/2015 tarihinde düzenlendiği, uçuşun ise 29/04/2015 tarihinde gerçekleştirildiği, icra takibinin ise 28/04/2017 tarihide muhabere yolu ile açıldığı anlaşılmakla 2 yıllık zamanaşımı süresinde takibin başlatıldığı ve TBK 154/2 maddesi gereği icra takibinin zamanaşımını kesmiş olduğu   anlaşılmakla davalının zamanaşımına yönelik istinaf sebepleri de yerinde değildir. Yükün davalı sorumluluğunda iken çalındığı/zayi ediliği, davacı sigortacı ile sigortalısı arasında yapılan sigorta poliçesinin teminatlarının Euro cinsinden belirlendiği ve ödemenin de Euro cinsinden yapılmış olduğu, zararın Euro para cinsinin kullanıldığı Fransa ülkesinde oluştuğu da gözönüne alındığında Euro üzerinden takip yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacının sigortalısının zararının sigorta poliçesi kapsamında karşıladığı anlaşılmakla davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan  1.322,37 TL harcın, alınması gerekli olan 5.291,86 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.969,49 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3efd3a7e129846d","SID":"77c306d86e336d89"}}