{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1501 <br>KARAR NO:2025/114<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/04/2021<br>NUMARASI:2020/233 Esas -  2021/223 Karar<br>DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine, müvekkiline borcundan dolayı ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazında takibe ve yine müvekkile borcu bulunmadığından borca 25/07/2017 tarihinde itirazda bulunduğunu, dava konusu takibin müvekkili firma tarafından teminat altına alınan ... A.Ş.'ye ait emtiaların 26.11.2016 tarihinde ... Limanından tahliye edilip ilgili malların İsrail'e sevk edildiğini, konteynerların varış limanında yapılan kontrollerinden ... nolu konteyner içerisindeki dava ve takip konusu emtianın hasarlanması nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısının zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili firma tarafından işbu miktarın karşılandığını, ancak davalı aleyhine başlatılan takibin, davalı ve takip borçlusu olan ... A.Ş. tarafından 25/07/2017 tarihinde yapılan haksız itiraz nedeniyle durmuş olduğundan davalı tarafın itirazının iptaline, ... sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle ve esasa girmeden görevsizlik nedeniyle reddini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, ayrıca huzurdaki davanın süresinde ikame edilmediğinden hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacı, rücu hakkının varlığını gerektiği gibi ispat edemediğini, bu sebeple davacı bakımından aktif husumet eksikliği olduğu gözetildiğini ayrıca sigorta lehtarının satıcı değil alıcı olduğunu, bu bakımdan aktif husumet eksikliği olduğunu, sigortalısına halef olarak rücu ettiğini beyan eden davacının iddiasına karşılık dava konusu olayın sigorta kuvertürü kapsamında olup olmadığının net olarak tespitinin gerektiğini, daha sonra davacının rücu hakkının varlığının kabulü için TTK 1481 uyarınca sigortacının, sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, müvekkil açısından pasif husumet itirazının olduğunu, müvekkilinin taşımayı gerçekleştiren geminin maliki olmamakla iş bu davanın kendisine tevcihinde usule uyarlık bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı iş bu davanın her halükarda esastan reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... Dosyada mevcut davalı ... A.Ş. tarafından tanzim edilen ... no.lu konşimentoya göre, yükletenin Türkiye'de mukim dava dışı sigortalı satıcı  ... A.Ş. alıcı ve ihbar olunanın İsrail'de mukim ... şirketi olduğu ve taşıma konusu net 100.000 kg. ağırlığındaki toplam 4000 çuval muhteviyatı \"kırmızı mercimek\" emtiasının ..., ... ve ... numaralı 4 adet 20'lık konteyner içerisine istiflendiği ve mühürlendikten sonra \"...\" isimli gemiye (Sefer no:...) ...Limanı'nda 26.11.2016 tarihinde yüklenerek varış yeri olan İsrail'in ... Limanına deniz yoluyla sevk edildiği, ... no.lu konişmentoya göre, davalı ... A.Ş. nin dava konusu taşımayı üstlendiği, taşıyan sıfatına haiz olduğu, bu nedenle pasif husumet ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. TTK m. 1185/1’e göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Dava konusu emtiayı taşıyan geminin 29.11.2016 tarihinde boşaltma limanı olan İsrail'in ... Limanına ulaştığı, aynı tarihte tahliye edildiği, hasarın haricen belli gözle görülebilir bir hasar olması nedeniyle bildirimin teslim tarihinde yapılması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle tahliye sırasında hasara ilişkin bir kayıt olmadığı, taşımaya konu emtia 29.11.2016 tarihinde gemiden tahliye edilmesine rağmen, hasar ihbarının 09.12.2016 tarihinde yapıldığı, TTK m. 1185. Maddede öngörülen süre içinde davalı taşıyana hasarın bildirilmediği, bu durumda TTK m. 1185/4 hükmü gereğince, taşıyanın eşyayı deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği,  eşyada bir zıya veya hasar meydana gelmiş ise, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklanmış olacağının kabul edileceği, ancak bu karinelerin aksinin ispat edilebileceği, konşimento üzerinde yer alan ..., ...\"  kaydına göre, emtianın konteyner içerisine içerisinde yüklenmesi, istifi, sayımı işlemlerinin bizzat yükleten tarafından gerçekleştirildiği, ... kaydına göre, konteynerin tamamının tek bir yükleyici tarafından tek bir alıcıya sevk edilmiş olduğunun anlaşıldığı, ... no.lu konişmentoda; \"Teslim Alma Yeri ile Nihai Varış Yeri\" belirtilmeksizin sadece \"Yükleme Limanı ile Tahliye Limanı\" gösterildiğinden söz konusu taşımanın Limandan Limana Taşıma (Port To Port) olduğu, bu taşıma şeklinde taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğunun TTK düzenlemesine paralel olarak malların yükleme limanında eşyanın yüklenmeye başlaması ile başladığı ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle (boşaltmanın tamamlanmasıyla) sona erdiği, bu durumda taşıyanın yüklemeden önce veya tahliye limanında geminin küpeştesinden boşaltılmasından sonra mallara gelebilecek her nevi zarardan veya gecikmeden dolayı sorumlu olmayacağı, davalının sorumluluğunun sadece deniz taşımasından ibaret olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taşımaya konu ... nolu 20' lik konteynerde bulunan 283 çuval kırmızı mercimek emtiasının ıslaklık sebebiyle hasarlanmasında ıslaklığın yağmur suyundan mı yoksa deniz suyundan mı kaynaklandığını belirleyen gümüş nitrat testinin eksper tarafından yapılmadığı, 13.12.2016 tarihli ekspertiz raporunda konteynerin tavanında bulunan yamadan içeri yağmur suyu girdiğine ilişkin tespitlerin, somut olarak konteyner eksper tarafından görülerek değil alıcının ifadesi doğrultusunda yapıldığından emtianın konteynerin üzerindeki yamadan su sızması suretiyle ıslanmış olduğu hususunun ispatlanamadığı, dosyada mevcut  istif planına göre, ıslak hasarlı emtianın tespit edildiği ... nolu 20' lik konteynerın ambar içinde tabanda istiflenmiş durumda gemi merkez hattının sancak tarafındaki ilk konteyner olduğu, bu durumda söz konusu konteynerin su almasının imkansız olduğu, dolayısıyla konteyner içerisindeki yükün taşıyanın muhafazası altındayken zarar gördüğü sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığı, davacı tarafından dava konusu hasarın taşıyanın sorumlu olduğu süreçte deniz yolu ile taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatlanamadığı görülmekle hasar nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda taşıyanın gerek ulusal gerekse uluslararası düzenlemelerde belirtilen ve en temel yükümlülüğü olan \"gemiyi yüke elverişli bulundurma\" yükümlülüğünü ihlal ettiğini, taşıyan tarafından tedarik edilen konteynerin tavan kısmının delik olduğu sabit olmakla beraber bilirkişi raporunda bu hususun değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetince hazırlanan raporda ekspertiz raporunun değerlendirilmeye alınmadığını, ekspertiz raporu değerlendirme dışı tutulduğunda hasarın oluş şekline ilişkin yorumlamaların da değişmesi gerekmektiğini, ihbarın süresi içerisinde yapılmamasının dava hakkını düşürmemekle beraber, ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olduğunu, davacı sigorta şirketinin, sigortalısına yaptığı ödeme karşılığında yasal rücu hakkının açıklanan sebeplerle reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını, ekspertiz raporunun kabul edilmeyerek, çıkarımlarla varılan kanaatlerin hükme esas alınması ve eksper raporu ile olan çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, somut olayda ihbarın süresi içerisinde yapılmaması varsayımında bile, davalı şirketin hasardan haberdar olduğunun mahkemeye sunulan  eksper raporlarında da sabit olduğunu, hasardan haberdar olan davalının, yargılama aşamasında ileri sürdüğü ihbarın süresi içerisinde yapılmadığından dolayı hasardan sorumlu olmadıklarına ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmemesinin hukuka uygun olmadığını, eksik inceleme yapılarak hüküm verilmesi ve haklı  taleplerinin mahkemece reddedilmesinin adil yargılanma haklarının ihlaline sebep olduğunu, istinaf başvurumuzun kabulü ile  kararının bozularak hukuki uyuşmazlığın yeniden incelenmesi gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacının istinaf dilekçesinin son bölümünde belirttiği \"süresinde ihbar yapılmaması\" hususu hakkında basitçe tespit edileceği üzere olayda usulüne uygun bir tespit ve ihbar bulunmadığını, davacının emtia hasarından doğabilecek talep haklarının düştüğünü, hasarın deniz taşıması esnasında meydana geldiği iddiasının ispat edilemediğini, ispat yükü üzerinde bulunan davacı yanın, sadece kendi ekspertiz raporuna dayanmakta ve \"olasılık\" teorisiyle en zayıf ihtimali hasarın gerekçesi olarak iddia etmeye devam etmekte olduğunu, yükün güverte altında taşındığının gösterildiğini, yağmur suyu iddiasının teknik olarak da çökertildiğini, olayda cıf satışının mevcut olduğunu, konşimento uyarınca, yükleme, istif ve saymanın, satıcı tarafın sorumluluğunda olduğunu, buna göre yükleme bizzat satıcı tarafça ve kendi uygun gördükleri usule göre gerçekleştirildiğini, mahkemenin yargılama sürecini, hem bilirkişi marifeti ile teknik, hem de kendi ihtisas alanı açısından hukuki yönleriyle son derece isabetli olarak değerlendirdiğin beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; davacı tarafça ... Nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın deniz yolu ile taşınması esnasında zarar gördüğü iddiasıyla dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsiline ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekilince  istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık temelde; hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın yapılıp yapılmadığı, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı noktalarındadır.Dosyada toplanan deliller ile; davadışı sigortalı satıcı ... A.Ş. tarafından dava dışı alıcı İsrail'de mukim ... adına düzenlenmiş olan ... numaralı ve 24.11.2016 tarihli ticari satış faturası ile  toplam 4000 çuvalda net 100.000,00 kg. kırmızı mercimek emtiasının 60.000 USD bedel ile satılığı,  26.11.2016 tarih ve ... no'lu Nakliyat Emtia Sigortası Poliçesi ile, davacı sigorta şirketi ve dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında nakliyat rizikolarına karşı 26/11/2016 düzenleme tarihli nakliyat emtia  sigorta sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafça 7.405,10 TL  sigorta tazminatının 31/01/2017 tarihinde sigortalısı şirkete ödendiği anlaşılmaktadır. TTK  1178/1 uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında; özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. TTK 1179/1 uyarınca taşıyan kendisinin ve adamlarının kusurundan kaynaklanan zarardan kural olarak sorumludur. Ancak aynı hükmün ikinci cümlesi uyarınca taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü, taşıyana aittir. Kural olara eşyaların taşıyanın zilyetliğinde iken  hasarlanmadığını ispat külfeti taşıyana aittir. Ancak bu karine TTK1185/1 'de öngörülen ihbar külfetinin gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde yer değiştirmektedir. TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir.İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmaktadır.Somut uyuşmazlıkta yükün  26/11/2016 tarihinde ... adlı gemiye ... limanında  yüklendiği, İsrail ülkesinin... limanında 29/11/2016 tarihinde  tahliye edildiği, hasar ihbarının ise 09/12/2016 tarihine yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yasada belirtilen süre içinde bir ihbar bulunmadığı anlaşılmakla davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamında TTK 1185/1 ve 1185/2 anlamında bir bildirim bulunmamaktadır. Dolayısıyla, taşıyanın konişmento kayıtları doğrultusunda eşyayı iyi hâlde teslim ettiği karinesi ortaya çıkmıştır. Bu karinenin aksi; ürünün hasarlı olduğu ve  davalı taşıyıcının sorumluluğunda olan bir sebepten zararın meydana geldiği hususlarının ispatı gerekir. Dosyada ... Şti. Tarafından hazırlanmış rapor bulunmaktadır. Rapor içeriğine göre sigorta şirketince kendilerine başvurulduğunda sigortalı hasarlı  emtianın bulunduğu İsrail ülkesindeki ... ltd. İle iletişime geçerek fiili eksper raporu talep edildiği, bahsi geçen firmanın hazırladığı 13/12/2016 tarihli hazırlık mahiyetindeki ekspertiz raporu ile  19/12/2016 tarihli kargo ekspertiz raporlarının  ürünlerin taşındığı konteynerin incelenmeden ve herhangi bir gözleme dayanmadan  alıcının beyanları ve sunduğu fotoğraflar dayanılarak konteynerin yamalı olduğu şeklinde rapor hazırlandığı, Türkiye'de hazırlanan ekspertiz raporununda bu bilgiler aynen aktarılarak düzenlendiği, konteyner üzerinde herhangi bir yama olduğunun bu haliyle ispatlanmış olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.Davalının sorumluluğu malların yükleme limanında yüklenmeye başlaması ile başlayıp  tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle (boşaltmanın tamamlanmasıyla) sona erecektir. Taşıyan  yüklemeden önce veya tahliye limanında geminin küpeştesinden boşaltılmasından sonra mallara gelebilecek her nevi zarardan veya gecikmeden dolayı sorumlu olmayacaktır. Hasarlı ürünlerin bulunduğu  ... nolu konteynerde bulunan 283 çuval kırmızı mercimek emtiasının ıslaklık sebebiyle hasarlanmasında ıslaklığın yağmur suyundan mı yoksa deniz suyundan mı kaynaklandığını belirleyen gümüş nitrat testinin eksper tarafından yapılmadığı,  hasarlı yükün 29/11/2016 tarihinde gemiden tahliye edildiği, dosyaya sunulan alıcı adına başka bir şirketin düzenlediği anlaşılan  tespit tutanağına göre yükün 07/12/2016 tarihinde yapılan kontrolde ıslanmış olduğu tespitinin  yapıldığı, gemi istif planına göre  hasarlı emtianın içinde bulunduğu ... nolu konteynerın ambar içinde tabanda istiflenmiş olduğu, söz konusu konteynerin su alma imkanının bulunmadığı, dava konusu hasarın taşıyanın sorumlu olduğu süreçte deniz yolu ile taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatlanamadığı görülmekle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6602d16d3d4468e5","SID":"13d9d6ca201fc1ae"}}