{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/220 - 2025/397<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/220 <br>KARAR NO\t: 2025/397<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/410 Esas 2024/715 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/03/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 22/05/2019 tarihinde müvekkilinin eşi ...'nun babası dava dışı ... ...'nun sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla tek taraflı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası sonrasında ...'nun vefat ettiğini, müteveffanın biyolojik annesi ...'in müteveffa doğduktan hemen sonra kendisini terk ettiğini, babası ... ...'nun boşandıktan sonra müvekkili ... ile evlendiğini, müvekkilinin 2011 yılından, müteveffa ...'a 8 yıl boyuncu öz evladı gibi baktığını, müteveffa ile müvekkili arasında anne-oğul ilişkisi kurulduğu, müteveffa hayatta olsa idi öz annesine değil müvekkiline destek olacağının açık olduğunu, müvekkilinin zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 01/04/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; alacak taleplerini 272.752,16 TL'ye yükseltmiş, noksan harcı tamamlamıştır. <br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile 13/10/2018-13/10/2019 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davacı ...'nun öz annesi olmadığından destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi koşullarından biri ve en önemlisi olan yasal şart halinin gerçekleşmemiş olduğunu, davacı ile müteveffa arasında öz anne çocuk durumu mevcut olmadığını, davacının yasal mirasçı olmadığını, kusur oranları için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alınması gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinde 10 yaşında olduğunu ve çalışmadığını, kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, kaldırma kararı sonrası yürütülen yargılama sürecinde, Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan sanık savunmasında, dava dışı sürücünün olay günü Antalya'dan Hatay'a cenazeye gittiklerini, ...'a yaklaşıkları zaman kaza olduğunu, eşinin sağ tarafında, oğlunun da arka koltukta uyuduğunu, gece yarısı önüne bir şey çıktığını, direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde ağaçlara çarptığını ve aracın takla attığını beyan ettiğinin anlaşıldığı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde araç içerisinde yolcu olarak bulunan müteveffanın kusurunun bulunmadığı, öte yandan dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu ceza mahkemesi dosyasının kapsamından anlaşıldığı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 22/05/2024 gün ve 2023/256 Esas, 2024/704 Kararı gereğince alınan ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ile müteveffanın ölümü nedeniyle, öz annesi ... ...'a ve üvey annesi davacı ... için eşit miktarda pay ayrıldığını,  davacı ... için 199.897,80 TL dava dışı öz anne ... ... için 371.342,66-TL olmak üzere toplam 371.342,66 TL destek zararının oluştuğu, ancak kaza tarihinde poliçe teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu, hesaplanan toplam tazminatın poliçe teminat limitini aştığı, poliçe limitinin garameten dağıtılması sonucunda davacının  125.977,09 TL destek zararı gördüğü, davacı için hesaplanan tazminatın teminat limiti dahilinde olduğu, bu durumda davacının oluşan destekten yoksun kalma zararının tamamını davalıdan talep edebileceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; \"1.Davanın kısmen kabulü ile, 125.977,09-TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere 21/02/2020 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu  ile, destekten yoksun kalma tazminatı, güncel asgari ücret verileri üzerinden hesaplanmış olup, geriye dönük ilgili yılların asgari ücret verileri üzerinden hesap yapılması gerektiğini, bilirkişinin  aktüerya bilirkişisi olup kusur değerlendirmesi noktasında uzmanlığı olmadığı gibi, kusur yönünden yaptığı değerlendirmenin de açıkça eksik ve hatalı olduğunu, zira dosya kapsamında kusur incelemesi yapılmadığını, ancak kusur incelemesi yönünden müvekkil sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... ...’nun ve müteveffanın kusuru/kusur oranları da incelenerek değerlendirilmesi gerektiğini, zira, bu husus iddia edilen tazminat hesabına direkt etki edecek nitelikte olup, olası bir hesaplamada, müvekkilin lehine, olası kusur oranına göre neticede indirim sebebi olarak dikkate alınması gerekeceği gibi yine aynı noktadan hareketle müvekkilin o oranda rücu hakkının doğmasına yahut kaza olayı ile müvekkil arasındaki olası bir illiyet bağının kesilerek müvekkilin hiçbir şekilde tazminat vs. sorumluluğunun olmayacağı hususlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini, ilgili rapor ile davacının ve dava dışı annenin, müteveffanın desteğine ihtiyacı olmadığı/olmayacağı hususu hakkında değerlendirme yapılması gerektiğini, ilgili rapor ile, dava dışı öz annenin çalıştığına dair belge bulunmadığından yetiştirme gideri indirimi yapılmadığını, dava dışı öz annenin de çalışma ihtimali bulunmakta olup, yargılama kapsamında dava dışı öz annenin olay tarihinde çalışıp çalışmadığının SGK'ye sorulmasını, dava dışı annenin ekonomik - sosyal durum araştırmasının yapılması gerektiğini, ancak dava- dışı öz annenin çalışıp çalışmadığının SGK'ya sorulmadığını, ilgili rapor ile tespit edilen tazminatın, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş ve kabul edilemez miktarda olduğunu,  ilgili rapor ile, müteveffa için yapılan bakiye ömür hesaplamasının doğru olmadığını, ıslahla artırılan tazminata ancak ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülebilecek olup, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açıldığını, davacının, müteveffa'nın öz annesi olmadığından, destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda, kamu üzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir.<br>Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK'nın 53/III. maddesinde düzenlenmiş olup; \"Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar\" şeklinde hükme bağlanmıştır.<br>Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç olunacak paranın ödettirilmesidir.<br>Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı TBK'nın 53/3. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.<br>Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa, ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.<br>O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.<br>Somut olayda, vefat eden ile davacının yakınlıkları da nazara alındığında, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, desteğin üvey annesine de destek olacağının kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.02.2023 tarih ve 2022/12410 Esas, 2023/2647 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. <br>Yetiştirme giderine gelince, Türk Medeni Kanunu'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir.<br>Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda ise, davacıdan yetiştirme gideri indirildiği, dava dışı öz anneden yetiştirme gideri indirilmediği anlaşılmakta olup, bu indirimin yapılması için desteğin yetiştirme giderlerini kısmen de olsa üstlenmiş olan kişilerden olması gerekmektedir.  Yetiştirme giderleri davacı ve dava dışı baba tarafından karşılanmaktadır. Bu itibarla, öz anneden yetiştirme gideri indirilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2014/24856 Esas - 2017/7230Karar sayılı ilamı) <br>Mahkemece münferiden kusur raporu alınmamış olmakla birlikte müteveffanın tek taraflı kazada araçta yolcu konumunda bulunması, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası ile ceza dosyası içeriğinden maddi vakıanın belirlenmiş olduğu ve desteğe atfedilecek kusurun bulunmadığı anlaşılmakla, kusura ilişkin istinaf sebepleri de yerinde bulunmamıştır.<br>Faiz başlangıcına yönelik olarak, alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4099 E- 2017/9935 K, 2015/4364 E-2017/10458 K, : 2016/4327 E- 2017/10897 K nolu içtihatları) Bu nedenle, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br>Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, hükme esas bilirkişi raporunda ilk hükmü davacının istinaf etmediği gözetilerek rapor tarihindeki asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Sigorta AŞ.'nin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalıdan alınması gereken 8.605,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.152,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6453,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d2212db399e6001","SID":"b069cf71890595a9"}}