{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1513 - 2025/262<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1513 <br>KARAR NO\t: 2025/262<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/218 Esas - 2023/460 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18/03/2025<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davalı ... ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili asıl dava dava dilekçesinde; 11.10.2014 tarihinde davacıların oğlu ...'ya ... plakalı aracın çarpması sonucunda davacılar desteğinin vefat ettiğini, müteveffaya çarpan aracın ZMMS poliçesi olmadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 7.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı ... vekili birleşen Ankara 6.ASTM’nin 2021/270 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde; 11/10/2014 tarihinde sürücü ...’un sevk ve idaresindeki aracın başka bir yayaya çarpmamak için manevra yaptığı sırada direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu yaya olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ZMSS poliçesi bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00-TL bakıcı gideri, 300,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili bila tarihli beyan dilekçesinde; birleşen davaya ilişkin davalı tarafından dava açıldıktan sonra 30/04/2021 tarihinde bilgi ve rızaları dışında 97.073,00-TL ödeme yapıldığını beyan etmiştir. <br>\tDavalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tAsıl dava davacılar vekili ıslah dilekçesi ile, dava değerini davacı anne ... için 98.196,17- TL olarak, davacı baba ... ... için 61.979,83 olarak artırmıştır.<br>\tBirleşen dava davacı vekili ıslah dilekçesi ile, dava değerini daimi iş göremezlik tazminatı talebini 162.417,12-TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.552,88-TL, bakıcı gideri talebini  5.823,00-TL olarak artırmıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, asıl davada davanın kabulü ile, davacı ... için 98.196,17 TL, davacı ... ... için 61.979,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31/03/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/270 Esas sayılı dosyası yönünden, davanın kabulü ile 170.970,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile 5.823,00 TL bakıcı giderinin 23/04/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen dava davalı ... ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve birleşen dava davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava yönünden davacılar tarafından yapılan başvuru sonucunda davalı ... ... tarafından 05.04.2021 tarihinde 107.824,00-TL tazminat ödendiğini, yapılan bu ödeme ile zararın karşılandığını, ilgili bilgi ve belgeler müvekkile iletilmeden dava yoluna gidildiğinden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, güncel tazminat değişen asgari ücret üzerinden hesaplanırken, ödenen tazminatın güncel tutarının yasal faiz üzerinden hesaplanmasının yerinde olmadığını, kaza neticesinde düzenlenen rapora göre sigortasız araç sürücüsünün %25 oranında, dava dışı yayanın %75 oranında kusurlu bulunduğunu, davalı ... ... ile dava dışı yaya arasında müteselsil sorumluluk belirlenemeyeceğini, temerrüt oluşmadığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceğini, birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan başvuru sonucunda davalı ... ... tarafından davacıya 30.04.2021 tarihinde 97.073,00-TL tazminat ödendiğini, yapılan bu ödeme ile davacının zararının karşılandığını, ilgili bilgi ve belgeler davalıya iletilmeden dava yoluna gidilmesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, güncel tazminat değişen asgari ücret üzerinden hesaplanırken, ödenen tazminatın güncel tutarının yasal faiz üzerinden hesaplanmasının yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda güncellenecek rakamın doğru hesaplanmadığını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli, cenaze gideri, ulaşım, yol ve yemek gibi zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, bakıcı giderine ilişkin talepleri kabul etmemekle birlikte fiilen bakıcı tutulduğu ispat edilmeden brüt asgari ücret dikkate alınarak bakıcı gideri tazminatı belirlenemeyeceğini, hesaplanacak geçici iş göremezlik tazminatından maluliyet zararlarına ilişkin tazminat ödemesinde esas alınan maluliyet oranının tenzil edilmesi gerektiğini, SGK tarafından başvurana ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı söz konusu olduğunda başvurana ödenen tazminattan herhangi bir gelir vergisi kesintisi söz konusu olmadığından AGİ hariç asgari ücretin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, hükme esas alınan Sağlık Kurulu Raporu'nun yetkili bir kurum tarafından düzenlenmediğini, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine uygun hazırlanmadığını, raporda iyileşmenin tamamlandığı yönünde kesin kayıt bulunmadığını, dosyada mevcut medikal firma raporu ile hükme esas alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış bir kuruluştan ya da Adli Tıp Kurumundan maluliyetin tespitine ilişkin bir rapor alınması gerektiğini, davalı ... ... ile dava dışı yaya arasında müteselsil sorumluluk belirlenemeyeceğini, temerrüt oluşmadığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceğini, bakiye alacağın tahsili amacını taşıyan eldeki davada davalı ... Hesabına ek başvuru yapılmadığından temerrüde düşülmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan asıl ve birleşen dava davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tAsıl dava trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat, birleşen dava aynı kazaya ilişkin cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda, kaza tespit tutanağında, 11.10.2014 tarihinde sürücü ...’un yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında, olay yeri ışık kontrollü kavşağa gelip, kendisine yanan yeşil ışıkta kavşaktan geçişini yaptığı sırada, solundan kaplamaya girerek yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...’e çarpmamak için sağa manevra yaptığı aracıyla önce yaya ...’e akabinde de yolun sağındaki adayı ve dönüş varyantını aşıp yol dışı kalarak kaldırım üzerinde bulunan yayalar ..., ... ve ...’ya çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’un yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiği, yaya ...’ün ise konuşacak durumda olmadığından ifadesinin alınamadığı, iddiasını kanıtlayanın kusursuz olacağı, diğer tarafın ise KTK.47/1-b kuralını ihlalden kusurlu olacağının belirtildiği, kazaya ilişkin ceza yargılaması sırasında bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ... ve dava dışı ...'ün aynı derecede kusurlu olduğu, yayalar ..., ... ve ...’nun kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 23/08/2022 tarihli raporda, dava dışı yaya ...’ün, olay yerinde yolun karşı tarafına geçmek için taşıt yoluna girmeden önce trafik güvenliğini ve düzenini sağlamak amacıyla kavşakta bulunan sinyalize ışık sisteminin o andaki geçişi araçlara vermesi ve kendilerine yönelik kırmızı ışıkla verilen “DUR” talimatını dikkate alıp mutlak surette durması gerekirken, aksine davranışla sağından yaklaşan taşıt trafiğini dikkatle kontrol etmemekle, taşıt yolunun karşı tarafına geçerken kendi can güvenlikleri yönünden hiçbir tedbir almamakla, yaklaşmakta olan araçların uzaklık ve hızlarını kontrol etmemekle, araçlara yeşil ışık yanması nedeni ile üzerine doğru yaklaşmakta olan araçlara rağmen dikkatsiz ve tedbirsizce geçişine devam etmekle, ilk geçiş hakkını yeşil ışıkta geçiş yapan araçlara vermemekle, araçlara yönelik yanan yeşil ışıkta kavşaktan geçiş yapan sürücülerin seyir güveliği ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmekle, böylelikle sağ taraftan gelen ve geçiş hakkına sahip ... yönetimindeki aracın çarpmasının akabinde adı geçen sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybederek kontrolsüzce sağa savrularak sağ taraftan kaplama dışına çıkarak taşıt yolu dışında yaya kaldırımı üzerinde bulunan yayalara çarpmasına sebebiyet vermekle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesi (b) bendi hükmüne aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle meydana gelen olayda birinci derecede %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...’un yönetimindeki otomobil ile yerleşim yeri içindeki bir kavşağa doğru yaklaşmakta iken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yönetimindeki aracının hızını; aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumun gereklerine göre ayarlamamakla, olay yeri sinyalize trafik ışığı ile kontrollü kavşağa yaklaşırken de aracının hızını düşürmemekle %25 oranında kusurlu olduğu, mağdur yayalar ..., ... ve müteveffa yaya ...’nun olay yerinde taşıt yolu dışında yaya kaldırımı üzerinde beklemekte iken, direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi neticesinde yaya kaldırımı üzerine çıkan aracın çarpmasına maruz kaldıkları olayda, olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsizlikleri, tedbirsizlikleri ve kural ihlali bulunmadığından, olayda kusurlarının bulunmadığının belirlendiği, Ankara Batı 2. AĞIRCM’nin 2014/294 Esas sayılı dosyasında sanık ...'un ve SSÇ ...'ün 85/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, birleşen dava davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, davacı ...’nun kaza neticesi yaralanmasına bağlı olarak %20 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, yaralanmaların 300 gün süre ile geçici iş göremezlik meydana getirdiği, 150 gün geçici bakıcı ihtiyacı oluştuğunun belirtildiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca asıl dava davacıların bakiye 160.176,00 TL destekten yoksun kalma zararı olduğu, bu zararın poliçe limitine göre garameten paylaştırılması sonucu davacı ...'in bakiye 98.196,17 TL talep edebileceği, davacı ...'ın talep edebileceği zararının 61.979,83 TL olduğu, birleşen dosya yönünden davacının 170.970,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile 5.823,00 TL bakıcı gideri zararının bulunduğunun belirtildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler, ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumu ve olayın oluşu ile uyumlu bulunduğu, buna göre kazanın meydana gelmesinde dava dışı yaya ...’ün %75 oranında, dava dışı sürücü ...’un %25 oranında kusurlu olduğu, mağdur yayalar ..., ... ve müteveffa yaya ...’nun kural ihlali bulunmadığının belirlenmesine, kaza neticesi asıl davada davacıların oğlu olan yaya ... ...’nin vefat ettiği, birleşen davada davacının yaralandığı, asıl dava yönünden davacılar tarafından yapılan başvuru sonucunda davalı ... ... tarafından 05.04.2021 tarihinde yapılan ödemenin yetersiz olduğunun hükme esas alınan aktüer raporunda açıkça belirlendiği, asıl dava destekten yoksun kalma zararına ilişkin olup davalı sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru şartının davadan önce yerine getirildiği, aktüer hesaplamada yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince TRH 2010 tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacılara davadan önce yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, zararın meydana gelmesine neden olan sigortasız araç sürücüsü ve dava dışı yayanın zarar gören davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davanın açılmasından önce yapılan başvuru ile temerrüt oluştuğundan mahkemece hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen dava yönünden mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun bulunduğu, raporun birleşen davada davalı vekiline tebliğ edildiği, birleşen davada rapora davalı tarafça süresinde itiraz edilmediği, buna göre birleşen davada davacı ...’nun kaza neticesi yaralanmasına bağlı olarak %20 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, yaralanmaların 300 gün süre ile geçici iş göremezlik meydana getirdiği, 150 gün geçici bakıcı ihtiyacı oluştuğunun belirlendiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ödemenin yetersizliği de belirlenerek anılan ödemenin davadan sonra yapılması gözetilerek hesaplanan tazminattan düşüldüğü, davanın açılmasından önce davalı tarafa tüm gerekli belgelerle (maluliyet raporu dahil) başvuru yapılmış olması nedeniyle davanın usuli şartlarının yerine getirildiği, aktüer hesaplamada yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince TRH 2010 tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli, cenaze gideri, ulaşım, yol ve yemek gibi zararların teminat kapsamında olduğu, raporda brüt asgari ücret dikkate alınarak bakıcı gideri tazminatı belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, SGK tarafından başvurana ödeme yapılıp yapılmadığının mahkemece araştırıldığı, zararın meydana gelmesine neden olan sigortasız araç sürücüsü ve dava dışı yayanın zarar gören davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, temerrüt oluşmadığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceği, davanın açılmasından önce yapılan başvuru ile temerrüt oluştuğundan mahkemece hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bakiye alacağın tahsili amacını taşıyan eldeki davada davalı ... Hesabına ek başvuru yapılması gerekmediğinin anlaşılmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dava davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Asıl ve birleşen dava davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Asıl ve birleşen dosyada istinaf eden davalı tarafından yatırılması gereken 23.018,35 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>\t3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a78b4b3e5dbfcbbc","SID":"26af9a2086fb51c5"}}