{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t      <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                         <br>ESAS NO\t: 2022/339 <br>KARAR NO\t: 2025/222<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  13/07/2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2021/58E., 2021/566K.<br>\t<br>\t\t     \t<br>\tDavacı vekili, tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...Kooperatifinin I. ve II. Etap olmak üzere toplam 335 ortaklı olarak kurulduğunu, kooperatifin yalnız I. ve II. Etap olarak adlandırdığı ... ada ... parsel, ... ada ...parsel ve ...ada ... parsel üzerinde yaptığı inşaattan kooperatife özgülenen 206 konutu tahsis ettiğini ve ortaklara ferdileşme işlemlerini de yaparak tapularını verdiğini, bu nedenle konutlarının tapusunu alan bu ortaklardan bazılarının parasal yükümlülüklerini yerine getirmemek için birer birer kooperatiften istifa etmekte olduğunu, ancak müvekkili kooperatife üye olup, halihazırda parasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olsa da konutunu edinememiş yaklaşık 80 üye mevcut olduğunu, müvekkili kooperatifin 16.04.2019 tarihli son Genel Kurul'da tasfiye kararı almış olsa da kooperatifin fiilen tasfiye aşamasına geçmediğini ve tasfiyeye ilişkin alınan kararın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/237 E. sayılı davasında  iptal edildiğini, müvekkili kooperatifin halen aktif ve henüz konutunu edinememiş üyelerin mağduriyetlerini gidermek için faaliyetlerine devam ettiğini, davalının müvekkili kooperatife 22.02.2005 tarihinde üye olduğunu ve bu kooperatif üyeliği dolayısıyla da ... İli, ... İlçesi, ... Ada ... Parsel, B Blok 7. Kat 29 No'lu taşınmazı edindiğini, davalının, ... 1. Noterliği'nin 28.09.2015 tarih ve ... Yevmiye no'lu istifanamesi ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, istifa eden üyenin istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş olduğu hakkı, yani konutunu kooperatife iade etmekle yükümlü olduğunu, aksi halde ortağın ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin devam edeceğini ileri sürerek, ... İli, ... İlçesi, ... Ada ... Parsel, B Blok 7. Kat 29 No'lu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve müvekkili kooperatif adına tesciline karar verilmesini, şayet bu mümkün değilse fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile  şimdilik 10.000,00 TL daire bedelinin davalıdan alınarak davacı kooperatife verilmesini talep etmiş, davacı vekili  bedel artırım dilekçesi ile, tapu iptal ve tescile, şayet bu mümkün değilse 410.000 TL daire bedelinin müvekkiline  ödenmesini talep  etmiştir.<br> Davalı vekili;  müvekkili ... 'in davacı kooperatife üye olduğunu, kesin maliyet bedeli olarak belirlenen konutun üyelik, aidat, şerefiye bedeli, kooperatif genel giderlerini eksiksiz ve zamanında ödediğini,  ana sözleşmenin 62. maddesine göre 22.02.2005 tarihinde bağımsız bölüm tahsis, tescil ve teslim edildiğini, tüm  ödemelerini  eksiksiz yapan müvekkilinin  davacının talebi ile istifasının ardından ana sözleşmenin  20. maddesi gereğince “Kooperatiften ilişkisi kesilen ortağın sorumluluğu, ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl devam eder” denildiğinden istifa tarihi olan 31.08.2015 den itibaren istifanın Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından da 07.09.2015 tarihinde kabul edildiğini, bu iki yıllık dönemdeki  mali yönden sorumluluk bedeli de hesaplanmış ve ödemesinin  peşinen yapılmış olduğunu, sırf aidat ödememek için istifa edildiği iddiasının makul ve mantıklı bir iddia olmadığını, Kooperatifler Kanunu'na göre  ortağın kooperatiften çıkma hakkı olduğunu, müvekkilinin  kanun gereği hakkını  kullanmış ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olduğunu,  savunarak, davanın reddine karar verilemesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"..Davacı ferdileşme sonrasında istifa edip ortaklıktan ayrılmış, istifası da   kabul edilmiştir.   Kooperatifler Kanunu'nun 8  maddesinin  5983 sayılı Kanunu'nun 2.maddesi ile değiştirilen 2. fıkrası hükmüne göre; amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar. Kanunun 27/son cümlesinde, ortaklığın düşmesinin ortağın ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının sona ermesini gerektirmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Davacı 2015 yılında tapusunu almış, üyelikten istifa etmiş istifası kabul edilmiş, kendisine tahsis edilen konutu benimsemiş, kooperatifin tasfiye kararı mahkeme kararı ile iptal edildiği gerekçesi ile konut alamayan üyelerin zararlarının karşılanması için  ... ada ... parsel II. etap II. kısım B blok 7.kat 29.nolu dairenin  iadesi istenmektedir. Bir an için davacının tapunun iptalini istemekte haklı olduğunu kabul edelim, davalıya ait daire kooperatife döndüğünde davalı da kooperatiften konut alamayan ortak durumuna düşecektir. <br>Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalının  kesin maliyet bedeli belirlenen konutun üyelik ve aidat, şerefiye bedeli ve kooperatif giderlerini eksiksiz ve zamanında ödediği, kooperatifin isteği üzerine  kooperatiften istifa ettiği, eşitlik ilkesi gereği kooperatiften daire alamayan üyelere  daire bedelleri ya da aidatları iade etmeleri gerektiğinde davalının da bu  ödemelere  katılımının istenebileceği, kooperatifin toplam 359 üyesinden tapusunu alan üye sayısının 206, tapusunu  alamayan üye sayısının 153 olduğu, tapusunu alamayan 153 üyeden 60’ına kooperatif tarafından ödeme yapıldığı, kalan mağdur üye sayısının 93 olduğu, inceleme tarihi itibariyle de üye sayısının 232 olduğu , tapusunu alan üyelerden 49’unun kooperatiften istifa ettiği, istifa eden üyelerden 29’una “tapu iptal ve tescil davası” açıldığı, 9’u ile de mutabakat sağlanarak protokol yapıldığı da nazara alındığında davacıya teslim edilen bağımsız bölümün  tapusunun iptalini istemenin hakkaniyete uygun olmayacağı, tapusunu alan istifa etmeyen ortaklardan 2017-2018 yılı Olağanüstü ve Olağan Genel Kurul Toplantılarında alınan kararların istifa eden ortaklara da uygulanması bu şekilde  daire alamayanlara ödeme yapılmasını katılımının istenebileceği, fakat tapusu verilen  dairenin iadesinin  ya da  bedelinin istenemeyeceği  gerekçesi ile  davanın reddine...\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili kooperatifin üyesi olan davalıya dava konusu konutun tahsis edildiğini, davalının daha sonra kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini,  İlk derece Mahkemesince davalının istifasının kabul edilmiş olması sebebiyle istifanın geçerli olduğuna hükmedildiğini, ortağın çıkma iradesini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde, bildirim tarihinden itibaren çıkmanın gerçekleşeceğini, her ne kadar kooperatiflerde \"açık kapı ilkesi\" gereği her ortak istediği zaman ve kendi serbest iradesi ile kooperatif ortaklığından çıkma hakkına sahip ise de bu hakkın kullanılmasının sınırsız olmadığını, kooperatifin tasfiye aşamasına geçmemesi ve faaliyetlerine devam etmesi halinde konut edinmiş üyelerin sorumluluktan kaçarak istifa edemeyeceklerini, şayet üyeler istifa etmiş ise istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş oldukları konutları iade etmelerinin gerektiğini, Yargıtay kararları incelendiğinde ortaklıktan çıkan ortağın kooperatif ortaklığından edindiği hakları kooperatife iade etmesinin gerektiğini, bunun tek istisnasının  Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesindeki \"Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" hükmü olduğunu, ancak müvekkili kooperatifin tasfiye halinde olmadığını, genel kurulda alınan tasfiye kararının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/237 E. sayılı dava neticesinde iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, kooperatifin tasfiye kararı iptal edildiğinden baştan itibaren geçersiz ve hukuk düzeninde hiç doğmamış sayılacağını, dolayısıyla kooperatifin dava veya karar tarihinde tasfiye halinde olmadığını, bilirkişi  raporunda müvekkili lehine görüş bildirildiğini, eksik inceleme ve yanlış hukuki değerlendirme ile karar verildiğini bildirerek, kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, kooperatif ortaklığından istifa nedeniyle ortaklığa bağlı olarak tapu kaydı devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile kooperatif adına tescili, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine  ilişkindir. <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TTK'nın 450. maddesi, \"(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır.\" hükmünü içermektedir. <br>Dosya ve UYAP kayıtları kapsamından; davacı kooperatifin 14.04.2019 tarihli genel kurulunun 7/a maddesinde kooperatifin tasfiyesine karar verildiği, bazı kooperatif ortaklarınca Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine anılan genel kurulun iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 09.10.2020 tarih ve 2019/237 E., 2020/504 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, tasfiyeye ilişkin gündemin 7/a maddesindeki kararın nitelikli çoğunlukla alınmadığı gerekçesiyle baştan itibaren geçersiz olduğunun tespitine karar verildiği, taraf vekillerince hükmün istinafı üzerine Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064  E., 2021/438 K. sayılı kararıyla, HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği,  karara karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih ve 2021/3431 E., 2021/869 K. sayılı kararıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064 E., 2021/438 K. sayılı kararı davalı kooperatif vekiline 10.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, kooperatif vekilince temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin kooperatifin tasfiyesine ilişkin 7/a maddesindeki kararın baştan itibaren geçersiz olduğuna ilişkin kararı, temyiz süresinin dolmasıyla davalı kooperatif yönünden 26.04.2021 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Davacı kooperatif, tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının baştan itibaren geçersizliğinin tespitine ilişkin Mahkeme kararının yargılama aşamasında kesinleşmiş olması nedeniyle artık tasfiye halinde olmadığından, çıkan veya çıkarılan ortağın kooperatif ortaklığı  nedeniyle edindiği hakların kooperatife iadesinin gerektiği ilkesi uyarınca, davalı aleyhine açacağı bir dava ile davalıya ortaklığına bağlı olarak tahsis edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, taşınmazın tapu kaydının devredilmiş olması halinde rayiç bedelini talep edebilecektir. KK.m.81/2. fıkrasında “taşınmazın geri istenememesi” için iki şartın bir arada bulunması gerekir. Bu şartlardan birincisi kooperatifin amacına ulaşması, diğeri tasfiyeye girmesidir. Davacı kooperatif açısından iki şart da gerçekleşmediğinden KK. m. 81/2. fıkrasının somut olayda uygulanması da mümkün değildir.<br>Bu durumda İlk derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı kooperatif adına tesciline,  karar verilmesi gerekirken,  yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.<br>Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü yönünde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t\t\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/58E., 2021/566K. sayılı dava dosyasında verdiği 13/07/2021 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"1-Davanın kabulüne,<br>\t\"... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... parsel, B blok, 7. kat, 29. Nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, davacı ...adına tesciline,<br>                Karardan bir örneğin ilgili ... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine\", <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.007,10 TL'den peşin olarak yatırılan 170,78 TL peşin harç ile 6.831,-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.001,78 TL'nin düşümü ile kalan 21.005,32 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davacı tarafından yapılan 93,50 TL tebligat ücreti, 120,60 TL posta gideri, 1.200,-TL bilirkişi ücreti, 7.001,78 TL harç olmak üzere toplam 8.415,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 65.500,-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran taraflara iadesine,\"<br>\tII-Peşin olarak yatırılan istinaf haçlarının iadesine, <br>\tIII-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\tIV-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t05/03/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  06/03/2025<br><br>          \tBaşkan ...                      Üye ...               Üye ...                 Katip ... <br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1caca3b4bec6c7cb","SID":"69f8f016852f469f"}}