{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/203 <br>KARAR NO\t: 2025/438<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...      \t...<br>ÜYE\t\t: ...  \t...<br>ÜYE\t\t: ...  \t...<br>KATİP\t\t: ...  \t...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/418 E.  -  2021/165 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2021 Tarih ve 2018/418 Esas - 2021/165 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olan müvekkilinin, davalının 2017/112136 başvuru numarası ile \" ...\" ibareli markanın 30. sınıfta  tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini,  \"...\" markasını ilk kez 2001 yılında tescil ettirdikten sonra büyük yatırımlar yaparak seri marka haline getiren müvekkilinin markasını üretim/ dağıtım ağının genişliği ve  çok sayıda reklam, tanıtım projesi sonucunda ayırt ediciliği yüksek bir marka haline getirdiğini, bu hususun daha önceden verilen  mahkeme kararı ile  sabit olduğunu, dava konusu \" ...\" markasının müvekkilinin markası ile aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, \"...\" olarak herhangi bir anlamı bulunmayan  markanın anlamlı sözcüklerin birleşimi ile oluşturulduğunu, İngilizce'de çay anlamına gelen \"...\" ibaresinin doğrudan kapsamda bulunan mal ve hizmetleri tasvir etmesi nedeniyle ayırt ediciliğinin yok denecek kadar az olduğunu, markanın \"... o çay\" olarak algılanacak olup esaslı unsurunun müvekkilinin markalarındaki gibi \"...\" ibaresinden oluştuğunu, müvekkiline ait markanın hiç bir değişiklik yapılmadan doğrudan dava konusu marka içinde yer aldığını, ortalama tüketicinin markaların benzer olarak algılayarak tercihte bulunacaklarını, bu itibarla markalar arasında emtia benzerliğinin yanı sıra  görsel, kavramsal ve işitsel benzerliğin söz konusu olduğunu ve \"...\" ibaresinin tanımlayıcı zayıf  marka olarak kabulünün doğru olmadığını ileri sürerek YİDK'in 05/10/2018 tarihli ve 2018-M-8475 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, müvekkilinin markasının esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi Yunanca'da bitki anlamına gelirken, davacının   markalarının asli unsurunu teşkil eden \"...\" ibaresinin  zindelik ve formda kalmak anlamına geldiğini,  müvekkilinin markasının \"...+...\" şeklinde okunup algılanacağını, dolayısı ile davacıya ait markanın herhangi bir şekilde kullanımından söz edilemeyeceğini, markanın anlamı, ürün portföyü, görünüşü, şekli, telafuzu, işaretleri ve genel izlenimi itibariyle ayırt edici nitelik taşıyan, özgün, karakteristik unsurlardan oluştuğunu, mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almalarının benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almalarının da benzer olmadıklarına karine teşkil etmeyeceğini,  davacının \"...\" ibaresine bağlı olarak zayıflamaya yönelik bisküvi, kraker emtiası ve diyet ürünlerini kapsayacak şekilde ürünler üretmekte iken müvekkilinin satışını gerçekleştirdiği bitki çaylarının hiç birinin zayıflamaya yönelik veya o anlama gelecek, anımsatacak ya da algılanacak ürünler olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı markanın başlangıcında  yer alan \"...\" ibaresinin, davacının itiraza mesnet çok sayıdaki seri markalarının asıl ve ayırt edici unsurunu oluşturduğunu, anılan ibarenin taraf markalarında öne çıktığı, davalı markasında bu ibareye eklenen “...” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi kapsamında markalar arasındaki ilişkilendirilme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde markaya ayırt edicilik katmadığı, taraf markalarının tüketici zihninde bıraktığı ses ve iz ile aynı etkiyi doğurduğu, tüketicilerin markanın kapsadığı emtia/hizmeti almak için ayırdıkları süre zarfında taraf markalarını ayırt edemeyecekleri, işaretlerin bu derece benzer olmasının sonucu olarak işletmesel bağlantı bulunduğu algısı yanında, davalının markayı davacının vermiş olduğu bir lisansla kullandığı yönünde bir izlenimin oluşması ihtimalinin de yüksek olduğu, davalının dava konusu markayı çekişmeli sınıflar bakımından tescil ettirmesinin davacı şirketin “...” ibareli ürün ve hizmetler yönünden  tüketiciler nezdindeki olumlu imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade sonucunu doğuracağı, bu durumun markaların aynı işletmeye ait seri markalar olduğu izlenimini yaratacağı ve bu itibarla dava konusu markanın davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesine yol açacağı gerekçeleriyle  davanın kabulüne, YİDK'nın 2018-M-8478 sayılı kararın iptaliyle \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde  dava konusu markada “...” ibaresinin bitişik olarak kullanıldığı, itiraza mesnet davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin üç harften oluşan görece kısa bir ibareden oluştuğu, \"... \" sözcüğü zinde, sıhhatli, formda olmak gibi anlamlara sahipken, davalının markasının bilirkişi raporunda belirtildiği üzere “bitki çayı” anlamına geldiğini, markaların kavramsal/anlamsal olarak farklı olduğunu, hece sayısı ve okunuş itibariyle benzerlik arz etmediklerini, ortalama tüketici tarafından farklı markalar olarak algılanacaklarını, dolayısıyla ihtiva ettikleri tüm unsurlar ile birlikte bambaşka bir kompozisyon ve içerikte kullanılmış olduğundan karşılaştırılan taraf markalarının genel izlenim itibariyle ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal yönden benzerlik arz etmedikleri ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın  reddine  karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece müvekkilinin markasının \"...\" ve \" ...\" ibarelerinden oluştuğu kabul edilmesine rağmen  değerlendirmenin \"...\" ve \"...\" üzerinden yapıldığını bu kabulün müvekkilinin markasının oluşumuna aykırı olduğunu, yargılama aşamasında ifade ettikleri üzere müvekkilinin markasının asli unsurunun Yunanca'da bitki anlamına gelen \"...\" ibaresinden oluştuğunu, markanın yazılış ve sesli okunuşunun ...+... olduğunu, davacıya ait \"...\" markasının herhangi bir kullanımı ve buna bağlı olarak benzerliği ve bağlantısının bulunmadığını, bilirkişi raporundaki markaların benzerliği hususuna ilişkin değerlendirmeye katılmayan yerel mahkemenin buna gerekçe olarak getirdiği Yargıtay kararlarını somutlaştırmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzerlik bulunmadığını,  kelimeler içerisinde aynı harflerin kullanılmasının iltibas için yeterli olmadığını ve ortalama  tüketicinin her iki markanın farklı olduğunu anlayabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın  reddine  karar verilmesini istemiştir.<br>  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı ...'nun 2017/112136 başvuru numaralı sayılı ve \"...\" ibareli markanın, 30. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak iltibas gerekçesiyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da YİDK'nın05/10/2028 tarih ve 2018-M-8478 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 08/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın iki aylık yasal süre içinde 30/11/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf mallar yönünden iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, davalıların istinaf sebepleri gözetildiğinde, taraflar arasında uyuşmazlık, taraf markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.  <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Bu durumda, davacının itiraza mesnet markası dava konusu marka içerisinde aynen yer almaktadır. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarih ve 2021/1685 E. - 2022/6319 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına gelmekte olup, gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliği düşük bulunmaktadır. Her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de ayırt ediciliği düşük ibareyi içeren markaların koruma kapsamları dar tutulmalıdır. Diğer bir deyişle, ayırt ediciliği zayıf ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerekmektedir. Buna göre, dava konusu markada, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi öne çıkartılmadığı gibi, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bitki anlamına gelen \"...\" ve çay anlamına gelen \"...\" sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşan   \"...\" ibaresi kendisini oluşturan sözcüklerin toplamından farklı algı yaratmıştır. Bu hali ile, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu hemen ve ilk bakışta algılayabilmesi mümkündür. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2023 tarih ve 2022/1018 E.-2023/4025 K. sayılı kararında \"İ\" harfinin insan figürü şeklinde oluşturulduğu \"...\" ibareli marka davacının itiraza mesnet markaları ile benzer bulunmamıştır. Bu durumda, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü doğru bulunmamıştır.  <br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince, 11. Hukuk Dairesinin bir kısım kararlarına atıf yapılarak taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu değerlendirilmiş ise de yukarıda değinilen Yüksek Daire kararında açıklandığı biçimde, önceki kararlardan farklı olarak \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edildiğinden ve sonraki Özel Daire kararlarında da aynı görüşe yer verildiği ve özellikle davaya konu markanın içinde  bulunan \"...\" ibaresi esas  olarak  Antik Yunanca'daki  \"...\"  sözcüğünün doğrudan kullanımının dolaylı bir sonucu olarak yer aldığından ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiş, davalı ... vekilinin istinaf itirazları haklı bulunmuştur. \t <br>Bu itibarla  dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"... \" asıl unsurlu markaları arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ..., ...  vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2021 gün ve 2018/418 Esas - 2021/165 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 35,90-TL’nin düşümü ile 579,50-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, <br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t6-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 100,00-TL posta masrafından oluşan toplam 320,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t7-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 11,00-TL posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 231,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),\t<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t10-Davalı ..., ... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı  80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bf63a90289ab455","SID":"db7e7be0f3a807ea"}}