{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/202 - 2025/437<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/202 <br>KARAR NO\t: 2025/437<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/272 E.  -  2021/14 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2021 tarih ve 2019/272 Esas - 2021/14 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli \"...\" ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalının 2018/39446 başvuru numarası ile \"...\" ibareli markanın 05, 29, 30, 32  ve 35. sınıflarda tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin \"...\" markasını ilk kez 2001 yılında tescil ettirdikten sonra büyük yatırımlar yaparak seri marka haline getirdiğini, davaya konu marka ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkiline ait markanın esaslı unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin davalının markasının başlangıç kısmında aynen yer aldığını, bu yönüyle davalı markasının müvekkiline ait markanın devamı, serisi olarak algılanmaya elverişli  olduğunu, kavramsal olarak markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, ortalama tüketicinin on yıldan beri \"...\" ibaresini marka olarak kullanmasından dolayı davalıya ait markayı müvekkili ile ilişkilendirecekleri veya marka sahibi şirketlerin ekonomik/idari bir bağ içinde bulundukları algısına sahip olacaklarını, markanın tanınmışlığından yararlanmak isteyen başvurular nedeniyle daha önceden müvekkili lehine verilen çok sayıda kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu ve davalının müvekkiline ait markanın esaslı unsuruna vurgu yapan bir markayı tercih etmesinin kötü niyetli olup müvekkilinin tüketiciler nezdinde yarattığı güven ve haklı ünden faydalanma kastından kaynaklandığını sürerek YİDK'in 20/5/2019 tarihli ve 2019-M- 4700 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı Üniversite vekili, üniversite bünyesinde toplum sağlığının korunması, iyileştirilmesi ve tedavi amaçlı bitkisel ürünlerin kullanımı ile ilgili araştırmaların yapıldığı “...\" adlı bir merkezin bulunduğunu, fitoterapiyi uygulayan sağlık profesyonelleri yetiştirmeyi ve ulusal, uluslararası mevzuat çerçevesinde bitkisel hammaddeleri kullanarak yeni fonksiyonel gıda, takviye edici gıda, kozmetik ve bitkisel ilaçlar geliştirilmesi yönündeki tüm süreçlere katkıda bulunarak, ürünlerin kalitesinin artırılmasının sağlanması ve süreçlerdeki sorunların giderilmesi yönünde ilgili sektörlerle bilgi ve deneyimlerini paylaşmayı amaçlayan bu merkezin, amacı doğrultusunda “...” markalı ürünlerin üretimini yaptığını, müvekkilinin markasının kullanıldığı ürünler ile davacının ürünlerinin çok farklı alanlarda bulunduğunu, markalar arasında ortak emtialar bulunuyor ise de müvekkilinin sağlık ve davacının gıda alanında faaliyet göstermesi nedeniyle markaların hitap ettiği sektörlerin ve tüketici portföyünün farklı olduğunu,  markaların tüketicisinin markaları ayırt edebileceğini, müvekkili adına tescilli “...” ibaresini içeren markanın tanınmışlığının yıllar önce sağlandığını, dava konusu “...” ibareli markanın esas olarak tanınmış bu markanın kısaltması olduğunu, müvekkilin markasının logo, yazılış ve işitsel intiba olarak davacının markasından  ayrıştığından karıştırılma ihtimalini bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının itiraza mesnet çok sayıdaki seri markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalı markasının da “...” ibaresi ile başladığı, bu kısmın taraf markalarında öne çıktığı, bu ibareye eklenen “omer” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi anlamında markalar arasındaki ilişkilendirme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde markaya ayırt edicilik katmadığı, taraf markalarının tüketici zihninde bıraktığı ses ve iz ile aynı etkiyi doğurduğu, tüketicilerin markanın kapsadığı emtia/hizmeti almak için ayırdıkları süre zarfında taraf markalarını ayırt edemeyecekleri, işaretlerin bu derece benzer olması nedeniyle işletmesel bağlantı kurulma ihtimalinin mevcut olduğu, yine tüketicilerin davalının markasını davacının vermiş olduğu bir lisansla kullandığı düşüncesine kapılmaları ihtimalinin de yüksek olduğu, davalının dava konusu markayı çekişmeli sınıflar bakımından tescil ettirmesinin, davacının “...” ibareli ürün/hizmetler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, bu koşullarda dava konusu davalı markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu ve ortalama tüketici ile bilinçli tüketici açısından iltibas ihtimalini ortadan kaldıracak yeterli ayırt ediciliğin oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-4700 sayılı kararın iptaliyle \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde \"...” ibaresinin, kelime anlamı dikkate alındığında ayırt ediciliğinin düşük olup bu ibarenin kullanımında ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının ayırt edicilik için yeterli olduğunu, \"...\" olarak okunan davalı markasının davacının markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresini içermediğini, davalının markasındaki bütünsel kullanım göz önüne alındığında ayırt ediciliği sağlayacak belirgin farklar olduğunu ve bu nedenle iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı Üniversite vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının yaptığı itiraz üzerine, YİDK'in ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaati ile markaların ilişkilendirme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı sonucuna vardığını, müvekkilinin markasının kelime, şekil ve renk unsurundan oluşan ayırt edici bir kombinasyona sahip olduğunu, markadaki konum ve kullanılış göz önüne alındığında, genel görünümünü doğrudan doğruya değiştiren baskın ve ayırt edici şekil ve renk unsurlarının incelemede göz ardı edildiğini, \"...\"  markasının tek bir kelime olarak yazılmakta ve bir bütün olarak kullanılmakta olduğunu, bu durumun markaları, sadece görsel olarak değil; işitsel ve anlamsal düzeyde de birbirinden ayırdığını, tescili istenen markanın kullanıldığı ürünlerin davacının markasının kullanıldığı ürünlerin alanından tamamen farklı olduğunu ve “...” ibareli markanın müvekkilinin tescilli markası ... Merkezinin kısaltılması olup “...” ibareli davacıya ait  markalarla iltibas tehlikesi oluşturmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı ... Vakıf Üniversitesi'nin 19/04/2018 tarihinde 2018/39446 sayılı \"...\" ibaresinin, 05., 29., 30., 32. ve 35. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacı şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık ve kötüniyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, bu karara karşı yapılan davacı itirazının da YİDK'in 20/05/2019 tarih, 2019-M-4700 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 08/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın süresi içinde 30/11/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davalıya ait başvuru markası ile davacının itiraza mesnet markalarının incelenmesi sonucunda, dava konusu başvuru kapsamında yer alan çekişme konusu 05., 29., 30.ve 32. 35. Sınıftaki mal ve hizmetler bakımından  markaları arasına emtia ve hizmet  benzerliği şartının gerçekleştiği saptanmıştır. <br>Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685 E. -2022/6319 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına gelmekte olup, gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliği düşük bulunmaktadır. Her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de ayırt ediciliği düşük ibareyi içeren markaların koruma kapsamları dar tutulmalıdır. Diğer bir deyişle, ayırt ediciliği zayıf ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerekmektedir. Buna göre, dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin öne çıkartılmadığı, davalı Üniversite bünyesinde   bitkisel hammaddeleri kullanarak yeni fonksiyonel gıda, takviye edici gıda, kozmetik ve bitkisel ilaçlar geliştirilmesi amacı ile kurulan \"...\"  adlı kuruluşun amacı  doğrultusunda ve bu merkezin adından mülhem Antik Yunanca'da bitki anlamındaki \"...\" sözcüğü ve merkezin kısaltması  olarak \"mer\" ibaresinin birleştirilmesinden oluşturulan marka bir bütün olarak \"...\" şeklinde algılanacağından markanın yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu ve bu itibarla dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiştir. <br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince, 11. Hukuk Dairesinin bir kısım kararlarına atıf yapılarak taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu değerlendirilmiş ise de yukarıda değinilen Yüksek Daire kararında açıklandığı biçimde, önceki kararlardan farklı olarak \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edildiğinden ve sonraki Özel Daire kararlarında da aynı görüşe yer verildiği ve özellikle davaya konu markanın içinde  bulunan \"...\" ibaresi esas olarak Antik Yunanca'daki  \"...\" sözcüğünün doğrudan kullanımının dolaylı bir sonucu olarak yer aldığından ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiş, davalı ...vekilinin istinaf itirazları haklı bulunmuştur. \t <br>Bu itibarla dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"... \" asıl unsurlu markaları arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar  ..., ... Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2021 gün ve 2019/272 Esas - 2021/14 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40-TL’nin düşümü ile bakiye 571,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, <br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t6-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t7-İstinaf aşamasında davalı ... Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan 125,00-TL posta giderinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),\t<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t10-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda  80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma iadesine,\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0be52dc784be9f57","SID":"9aed1522b5f9d448"}}