{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/144 - 2025/452<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/144 <br>KARAR NO\t: 2025/452<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/644 E.  -  2022/639 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/10/2022 tarih ve 2021/644 E. - 2022/639 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Delice yakınlarında 17.02.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, ... ve ...’un içinde bulundukları ... idaresindeki ... Plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı olan ve ...’ün kullandığı ... Plakalı aracın çarpışması sonucunda yaralama ve maddi hasarın meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... tarafından davacı şirket ve davalılar ... ile ... aleyhine Delice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/24 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, Delice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/24 Esas sayılı dosyasına sunulan kusur raporunda, ... Plakalı araç sürücüsü ...’ün kazanın meydana gelmesinde %60, diğer ... Plakalı araç sürücüsünün ise %40 oranında kusurlu bulunduklarının belirlendiğini, yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile, ... ... için 55.100,80-TL maddi ve 15.000,00-TL manevi tazminatın, ... ... için 186,69-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi tazminatın, ... için 3.000,00-TL manevi tazminatın, ... için 2.000,00-TL manevi tazminatın, ... için 1.000,00-TL manevi tazminatın, ... için 1.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiğini, mahkeme kararının Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/3935 Esas, 2019/11984 Karar sayılı ve 16.12.2019 tarihli kararı ile düzeltilerek onandığını, mahkeme kararı ile hüküm altına alınan miktarların Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2015/6502 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi üzerine 21.02.2020 tarihinde 141.105,90-TL olarak dosya alacaklılarına ödendiğini, kaza sonrasında Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/176 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonunda, sürücü ... dava konusu trafik kazası nedeniyle asli kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiğini, ...’ün davalı ...’un çalışanı olduğunu, ...’un TBK’nın 66. maddesi hükmü gereğince adam çalıştıran olarak sorumlu bulunduğunu, davacı şirket ile davalı ... arasında tip taşıt sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmenin 7. maddesinin N bendinde, “Taşıyıcı araç sahibi, iş bu sözleşmedeki iş ve hizmetler için çalışan personeline dair tüm güvenlik tedbirlerini almakla sorumlu olduğunu, her türlü iş sağlığı ve güvenliği konularında korunma  tedbirlerini almakla yükümlü olduğunu, istihdam ettiği personelin ücret, fazla mesai, SSK vs gibi İş Yasası ve meri hukuk düzenlemelerinden kaynaklanan yasal hak ve taleplerinin tek muhatabı olduğunu, bu konularda ... Kargonun muhatap kalacağı her türlü hak ve talep ile birlikte ... Kargonun uğradığı zararı, ... Kargonun yazılı bildirimi müteakip, derhal karşılayacağını, ayrıca istihdam ettiği personelin ... Kargoya ve/veya 3. kişilere vereceği her türlü zarardan personeli ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yine gerek istihdam ettiği personel, gerek 3. Kişiler ve gerekse resmi kurumlar tarafından, hizmetin ifası sırasında ve/veya hizmetin ifası dolayısıyla vuku bulacak her türlü zarar ve ziyana karşı açılacak her türlü tazminat ve rücu davalarının da tek muhatabı olduğunu peşinen kabul ve taahhüt eder.” hükmüne yer verildiğini, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/474 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiğini ileri sürerek 150.743,63-TL’nin tahsili için Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2020/10537 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı ... tarafından yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili, davalının işleten sıfatının bulunmadığını, işleten sıfatının davacı ... Kargo şirketine ait olduğunu, rücuya esas mahkeme kararı ile davalı ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verildiğini, yasal faiz yerine avans faizi talep edilmesinin yerinde olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, rücuen tazminat talebine esas Delice SHM'nin kesinleşen 2010/24 esas, 2015/10 karar sayılı dosyasının trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli dava olduğu, davacıların, araç maliki ..., sürücü ..., sigorta şirketleri ile ... Kargo Servisi AŞ aleyhine dava açtıkları, yargılamanın sonunda davalılardan ... yönünden işleten sıfatı bulunmadığı, aracın maliki olsa da aracı sürücü olarak diğer davalı ... Kargo AŞ'ye kiraya vermesi nedeniyle işletenin ... Kargo AŞ olduğundan bahisle bu davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, diğer davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, yapılan yargılama sırasında davalı ...'in kayıt maliki olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihindeki sürücüsü ...'ün meydana gelen kazada %60 oranında kusurlu bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafa taraflar arasındaki taşıt sözleşmesinin bir örneğinin dosyaya sunulması için süre verildiği, ancak davacı şirketin arşivde yapılan aramalara rağmen sözleşme aslına veya görüntüsüne ulaşılamadığını 03/01/2022 tarihli yazı ile bildirdiği, bilirkişi raporunda, rücu edilecek asıl alacak ve faiz miktarının 150.877,50-TL olarak hesaplandığının, davadaki talebin 150.743,63-TL olduğunun, icra ve inkar tazminatına hükmedilecek olması halinde icra inkar tazminatının (141.105,92-TL 20/100=28.221,18-TL) 28.221,18-TL olarak hesaplandığının,  davacı şirketin sözleşme hükümleri kapsamında rücu hakkının bulunup bulunmadığı yönündeki takdirinin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği, davacı tarafın davalı ile arasında imzalandığını ileri sürdüğü taşıt kira sözleşmesinin örneğini dosyaya ibraz edemediği, sözleşme hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğunun açıkça ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, haksız olmakla birlikte kötüniyetli olduğu ispatlanamayan takip yönünden yasal şartları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerçek işletenin, araç sahibi olan ve aracın trafik kaydında malik olarak görülen kişi olduğunu, müvekkili şirket ile  ...  plakalı araç maliki olan davalı ... arasında Karayolu Taşıma Yönetmeliğine uygun olarak taşıt sözleşmesi yapıldığını,  bu sözleşmede davalının “TAŞIYICI” olarak ifade edildiğini, bu taşıt sözleşmesinin davalı tarafça da inkar edilmediğini, davalının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihbarnamede taraflar arasında taşıt sözleşmesi yapıldığını  ve işbu sözleşmenin de 06.07.2009 tarihine kadar yürürlükte kaldığını kabul ettiğini, aracın kaza anında araç sahibi olan davalı ...'un tasarrufunda ve fiili hakimiyetinde olup, onun sürücüsü ve çalışanı olan ... tarafından kullanıldığını, sözleşme hükmü uyarıncaaraç maliki ile kendi çalışanı olan  sürücüsünün 3. kişilere vereceği her türlü zarar ve ziyandan sürücü ile birlikte müvekkil şirkete karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından 3. şahıslara ödenen tazminatların tamamından davalı araç maliki ile sürücüsünün birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, %20 oranında kötüniyet tazminatı talebi yönünden bir karar verilmediğini, aleyhe açılan ve reddine karar verilen dava yönünden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olması yönünden iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı olarak rücuen alacağa yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın taşıma sözleşmesine dayalı olarak rücuen alacağa yönelik başlatılan icra takibinden kaynaklandığı, davacının ileri sürdüğü taşıt kira sözleşmesinin örneğini dosyaya ibraz edemediği gibi dosya kapsamına göre davalının ödenen miktardan sorumlu olduğunun ispatlanamadığı, diğer yandan rücuya esas olan mahkeme kararında iş bu davanın davalısı olan ... yönünden somut olayda işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve bu kararın da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, diğer yönden icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığının da dosya kapsamına göre sabit olmadığı, bu itibarla kötüniyet tazminatı yönünden yasal şartların bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40f120be90de77cf","SID":"6d87822667ca1d91"}}