{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/200 - 2025/435<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/200 <br>KARAR NO\t: 2025/435<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/48 E.  -  2021/187 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/06/2021 tarih ve 2019/48 Esas - 2021/187 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, süt ve süt ürünleri olmak üzere gıda üretim ve satışı alanında faaliyet gösteren müvekkilinin Türkiye'nin önde gelen kuruluşlarından olup \"...\" ibareli çok sayıda tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarına ve tüketici nezdindeki bilinirliğine rağmen davalının, 2016/77910 başvuru numarası ile \"...\" ibareli markanın tescilini talep ettiğini, müvekkili tarafından yapılan itiraz üzerine Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 31/1/2018 tarihli kararı ile bir kısım mal ve hizmetlerin markadan çıkarıldığını, reddedilen kısma yönelik yeniden inceleme isteğinin YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka niteliğinde olup bu marka ile aynı ya da benzer markaların hangi sınıfta olursa olsun tescil edilmeyeceğini, tescili istenen markanın okunuş, görsel ve fonetik olarak müvekkiline ait markaya iltibas yaratacak düzeyde benzediğini, daha önceden \"...\" ibaresine yer veren marka başvurularına yönelik olarak açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, bu davalar arasında üçüncü kişi tarafından tescili talep edilen \"...\" ibareli başka bir başvurunun da mevcut olduğunu ve davalının esas olarak müvekkiline ait markanın tanınmışlığından haksız menfaat sağlamak amacıyla ve kötü niyetli olarak hareket ettiğini ileri sürerek YİDK'in 2018-M-9210 sayılı kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>        Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, 1971 yılından beri ülkenin en önemli ilaç üreticilerinden olan müvekkilinin, irritabl kolon sendromu, spastik kolon, mukuslu kolitis, karın ağrısı, spasm ve fonksiyonel gastrointestinal şikayetler gibi bağırsak rahatsızlıklarının ve düzensizliklerinin semptomatik tedavisinde rahatsızlık ve ağrıyı önlemek için kullanılan \"...\" etken maddesinden hareketle oluşturduğu markanın tescili talebinde bulunduğunu, görsel ve fonetik olarak davacının markalarından yeterli bir ayırt ediciliğe sahip markanın, \"...\" ibaresinin bir anlamının bulunmaması ve davacının markasının su kaynağı anlamında olması nedeniyle kavramsal olarak da farklı olup markalar arasında herhangi bir benzerlikten  söz edilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın 03, 05, 29 ve 35. sınıflarda tescili istenmiş olup davacıya ait markanın 05, 29, 30, 31,32 ve 35. sınıflarda tescilli olması nedeniyle 03. sınıftaki mallar yönünden benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ilaç sektöründe ve davacının da gıda sektöründe faaliyette bulunduğundan markaları içeren malların aynı yerlerde satışı mümkün olmadığı gibi \"...\" markalı ilaç niteliğindeki ürünlerin ancak reçete ile satışı söz konusu olacağından ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \".../...\" ibarelerinin markalarda aynı/benzer ortak unsur olarak bulunduğu, \"...\" kelimesinin İngilizce yazılmış hali görünümündeki \"...\" ibaresinin davalının \"...\" ibareli marka başvurusunun başlangıç kısmında aynen yer  aldığı, \"...” sözcüğünün Türkçe'de yerden kaynayarak çıkan su, kaynak, suyun çıktığı yer, çeşme anlamlarına geldiği, \"...” sözcüğünün ise bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu kapsamda davacıya ait markaları oluşturan “...” ibaresinin, sadece ı/i harfi farkıyla kül halinde davalı markasının başında bulunmasının taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik yarattığı, davalının markasının sonunda yer alan “yum” ekinin markanın bütünsel algısında farklılık oluşturarak davacının “...” esas unsurlu markalarından yeterli düzeyde uzaklaşmayı sağlamadığı, çekişme konusu 03. sınıftaki mallar yönünden doğrudan bir anlamı ya da çağrışımsal etkisi olmadığından \"...\" markasının marka ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, ortalama bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanmasının kuvvetli bir olasılık teşkil ettiği, markanın hitap ettiği tüketici kesiminin bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa dahi aynı kişiye ait seri markalar olarak algılayabileceği, davalı markasının kapsadığı 03. sınıftaki malların tamamı itibariyle emtia listelerinin benzer/ilişkili olduğu; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında “karıştırılma ihtimali” ve tescil engeli/hükümsüzlük nedeni bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının ''...\" markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2018-M-9210 sayılı kararının 3. sınıfta bulunan mal ve hizmetler kapsamında iptaline ve   \"...\" ibareli markanın 3. sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, başvuru kapsamından çıkarılan mallar ve hizmetler sonrasında iltibas ihtimalinin ortadan kalktığını, çıkarılmayan mallar bakımından ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davanın  reddine  karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesi ile müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne karar verilebileceği görüşünün maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin başvurusunun 2., 6., 7. ve 8. harflerinin farklı olmasının markalar arasında baskın bir farklılık yarattığını, telaffuzdaki vurguyu etkilediğini, ilaç tüketicisi olan bilinçli kişilerce markaların farklı olarak algılanmasını sağladığını, müvekkilinin markasının sonunda yer alan \"yum\" ekinin etkisinin dikkate alınmadığını, \"...\" markasının \"...\" etken maddesinden türetilen ilaç markası olarak sözlük anlamı bulunmamasına ve davacının \"...\" ibareli markası suyun çıktığı yer anlamında olup gıda ve içecek markası olarak kullanılmasına rağmen bu durum gözardı edilerek 03. sınıftaki mallar yönünden benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunacağına yönelik görüşün maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını, işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzer olmayan ve aynı yerlerde satışının yapılması dahi mümkün olmayan malları kapsayan markaların karıştırılmasının söz konusu olamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davanın  reddine  karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre; \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği gerçekleştiği gibi, davacının markasını oluşturan ibarenin davalının markasının esaslı unsuru içinde yer aldığı, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı ve markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ..., ... İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılar ..., ... İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.'den ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 534,70'er-TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84917eba61050062","SID":"f30a2f901abf51a0"}}