{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/87 <br>KARAR NO\t: 2025/450<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                      \t    K A R A R <br>\t<br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/190 E.  -  2021/76 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/02/2021 tarih ve 2020/190 E. - 2021/76 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2019/109332 kod numarasını aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığının başvuruyu 2019/05272 sayılı  \"...\" ibareli markaya  benzer olduğundan bahisle 6769 Sayılı SMK madde 5/1-ç bendi uyarınca reddettiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da YİDK’nın 2020-M-2026 sayılı kararı ile  nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin yıllardır fuarcılık sektöründe hizmet veren bir firma olduğunu, 14.11.2019-17.11.2019 tarihleri arasında... Fuar Merkezinde yapılan güzellik, estetik, kozmetik fuarı için “...” adı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurunun kabul edildiğini ve ilgili tarihler arasında ... Fuar Merkezi davacıya tahsis edilerek fuarın başarı ile yapıldığını, davacının SGK’lı personeli olarak çalışan davalı şahsın fuarda davacı adına hizmet verdiğini, davalı şahsın bu arada kendi soyadını taşıyan bir akrabası üzerinden... Fuarcılık ve Organizasyon Ltd. Şti. adı altında bir şirket kurduğunu ve fuar bittikten sonra da tüm tazminatlarını alarak işten ayrıldığını, fuar bitiminden sonra 2019/109332 sayılı marka müracaatında bulunduğunu, bu markanın davalı Kurum tarafından diğer davalı adına önceki tarihte yapılmış marka başvurusu ile “benzerlik” nedeniyle reddedildiğini, halbuki markalara konu ibare üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının bu ibareyi kötüniyetle tescil ettirdiğini ileri sürerek YİDK’nın dava konusu edilen 2020-M-2026 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, SMK m. 5/1-ç hükmü kapsamında karşılaştırılan markaların ayrıca iltibas ihtimalini irdelemeye gerek olmadığını, bu madde hükmünün marka hukukunun temel kaidelerinden bir olan “tescilde öncelik” ilkesinin doğal bir yansıması olduğunu, somut olayda taraf markalarında geçen “...” ve “...” ibarelerinin birebir aynı olmasının markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, taraf markalarında bu ibarelerin farklı yazım karakterlerinde yazılmış olmasının bu durumu değiştirmediğini, somut olayda emtia ayniyeti şartının da gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, davacı başvurusunun müvekkilinin tescilli markası ile karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun  \"...\"  ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamında 35. sınıftaki \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.\" hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markanın ise \"...\" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 35. sınıftaki \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetlerin, davacıya ait  itiraza mesnet marka kapsamındaki hizmetlerle aynı  oldukları, davacı markasının işaret olarak  dayanak gösterilen markanın ayırt edilmeyecek kadar benzeri olduğu, davacının “gerçek hak sahipliği” iddiasının, üçüncü kişilerin yaptığı marka başvuruları veya edindikleri tescillere karşı ileri sürülebilecek itiraz ve/veya marka sahibine karşı hükümsüzlük gerekçeleri olup, davacının kendi başvurusuna ilişkin SMK m. 5/1-ç’den kaynaklanan tescil engelinin aşılmasını sağlamayacağı, davacının bir hükümsüzlük davası açmadan ve o davayı sonuçlandırmadan yapmış olduğu marka başvurusunun ve “kötüniyet” iddalarının “mevsimsiz” olduğu, davacının marka tescil başvurusu, daha ilana çıkmadan 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca hükmü uyarınca resen reddedildiği, Kurum dışındaki diğer davalının başvuruya yönelik henüz bir itirazı ve bunun üzerine verilmiş bir karar bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'e karşı açılan dava yönünden pasif husumet yokluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan belirlemenin hatalı olduğunu, söz konusu markaların yazım şekli, renkleri ve görüntüsünün tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirketin markasının okunuş yazılış veya yazım karakteri bakımından itiraza konu marka ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin ‘...’ markasının tamamen kendine özgü unsurları ile ayırt edici niteliğe sahip yoğun ve ciddi surette kullanımlar ve yatırımlar ile gerek markasal gerekse de sektöründe bilinen bir marka haline geldiğini, yerel mahkemenin yapmış olduğu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazların dikkate alınmaması ve yeniden rapor alınması hususlarındaki taleplerin reddinin de hukuka aykırı olduğunu, Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2020/129 Esas sayılı dosyanın da iş bu davayı etkileyecek nitelikte olması nedeniyle bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken SMK'nın 5/1-ç maddesine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden oluşmakta olup, mesnet alınan markanın \"...\" ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamındaki 35. Sınıftaki  hizmetlerin de, davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamındaki hizmetlerle aynı oldukları, bu itibarla SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında markaların ayırt edilmeyecek kadar benzeri olduğu, diğer yandan davacının, gerçek hak sahipliği bulunduğu yönündeki iddiasının SMK'nın 5/1-ç maddesinden kaynaklanan tescil engelini aşmasını sağlamayacağı, bu iddianın, üçüncü kişilerin yaptığı marka başvuruları veya edindikleri tescillere karşı ileri sürülebileceği ya da itiraz ve/veya marka sahibine karşı hükümsüzlük gerekçeleri olabileceği, bunun yanında SMK'nın 6/9. maddesinde düzenlenen kötüniyetin de bir marka tescilinde bulunulması halinde ileri sürülebileceği, ayrıca davacının marka tescil başvurusunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca hükmü uyarınca resen reddedildiği, Kurum dışındaki diğer davalının başvuruya yönelik henüz bir itirazı ve bunun üzerine verilmiş bir karar bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'e karşı açılan dava yönünden pasif husumetin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a46f13264bf14717","SID":"fc690e17384c210f"}}