{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2291 <br>KARAR NO: 2025/303<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/07/2021<br>NUMARASI: 2020/55 E. -  2021/513 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile asıl borçlu davalı ... San.ve Tic. Ltd.Şti.arasında  genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının ise müşterek müteselsil kefil olduğunu, açılan ve kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle kredi hesaplarının  kat edildiğini, kredi hesaplarının özeti, hesabın kat'ı ve borcun ödenmesi, gerektiği hususlarını içeren Kahramanmaraş ... Noterliğinin 31.10.2018  tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, borçlular hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçlu ve kefiller tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve  % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebliğ yapıldığı, davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''... Dava, İ.İ.K.'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmaları istemine ilişkindir.İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyası celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İcra dosyasının tetkikinde; davacı bankanın davalılar aleyhinde 153.721,06.-TL nakdi ve 2.030,00.-TL gayrinakdi olmak üzere toplam 155.751,06.-TL alacağının tahsili amacı ile icra takibi yaptığı, davalılar vekilinin 24/06/2019 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilince tensip tutanağının (11) numaralı ara kararı gereğince; 26/07/2016 tarihli ve 300.000,00.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi aslı, 07/04/2017 tarihli ve 1.000.000,00.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi aslı ile Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 31/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname aslı ibraz edilmiş, ilgili evrak asılları 9387 kasa numarası ile Mahkememiz kasasına alınmıştır.Dosya içeriği deliller ve uyuşmazlık halinde kesin delil olarak kararlaştırılan davacı banka defter ve kayıtları üzerinde Bankacı Bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak, davacının, takip tarihi itibariyle davalılardan alacağının varlığı, miktarı ve yürütülecek faiz oranı tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.12/04/2021 tarihli bilirkişi raporununda özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında Genel Kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin kefalet limiti ve sorumluluğunun: davalı kefilin, sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 1.300.000,00.-TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 149.722,39.-TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı müteselsilen sorumlu olduğunun düşünülebilineceği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle nakdi krediler yönünden, kredili mevduat hesabı bakımından; asıl alacak olarak 18.629,13.-TL, işlemiş faiz olarak 46,95.-TL, BSMV olarak 2,35.-TL olmak üzere toplam 18.678,43.-TL talep edilmesi gerektiği, raporun Mahkememizce benimsenmesi halinde, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 18.629,13.-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %30,24 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, taksitli ticari kredi bakımından; asıl alacak olarak 131.093,26.-TL, işlemiş faiz olarak 501,72.-TL, BSMV olarak 25,09.-TL, ihtarname gideri olarak 725,01.-TL olmak üzere toplam 132.345,08.-TL talep edilmesi gerektiği, Mahkememizce raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 2.697,55.-TL'nin reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 131.093,26.-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %54 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisinin depo talebi yönünden; davacı bankanın 2.030,00.-TL'nin (1 adet çek yaprağı x 2.030,00.-TL) faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi, davalı kredi lehtarı şirket ve kefilden talep etme hakkının doğmuş bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime  elverişli bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;  davacı banka ile davalı kredi borçlusu arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının müteselsil kefil olduğu, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 1.300.000,00.-TL olduğu,  kefilin kefaletinin TBK 583 ve devamı maddeleri kapsamında geçerli olduğu, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı şirkete taksitli kredi, kredili mevduat hesabı ile çek gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, kullandırılan kredilerin öngörülen süresi içinde ödenmemiş olduğu, davacı bankanın 31/10/2018 tarihli hesap kat ihtarı gönderdiği, ihtarnamenin davalılara 05.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamedeki 1 günlük mehil süresinin bitimi olan 07.11.2018 tarihi itibariyle borcun ödenmemesi nedeniyle davalıların temerrüde düştükleri, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 27. maddesi gereğince  taraflar arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda bankanın ticari defter ve kayıtları esas alınacağının kararlaştırıldığı, Mahkememizce alınan denetime açık ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporu ile davacı bankanın takip tarihi itibariyle nakdi krediler yönünden, kredili mevduat hesabı bakımından; asıl alacak olarak 18.629,13.-TL, işlemiş faiz olarak 46,95.-TL, BSMV olarak 2,35.-TL olmak üzere toplam 18.678,43.-TL talep edilmesi gerektiği, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 18.629,13.-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %30,24 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, taksitli ticari kredi bakımından; asıl alacak olarak 131.093,26.-TL, işlemiş faiz olarak 501,72.-TL, BSMV olarak 25,09.-TL, ihtarname gideri olarak 725,01.-TL olmak üzere toplam 132.345,08.-TL talep edilmesi gerektiği, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 131.093,26.-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %54 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisinin depo talebi yönünden; davacı bankanın 2.030,00.-TL'nin (1 adet çek yaprağı x 2.030,00.-TL) faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini  davalı kredi lehtarı şirket ve kefilden talep etme hakkının doğmuş bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesinde kefilin gayrınakdi depo bedelinden sorumluluğu açıkça kararlaştırıldığından, davacının nakdi ve gayrınakdi alacak kalemlerinin her ikisi yönünden kefile de başvurabileceği tespit edilmiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne; nakdi alacak talebi yönünden;  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın (tahsilde tekerrür olmamak üzere); Kredili mevduat hesabı bakımından; 18.629,13-TL asıl alacak, 46.95-TL işlemiş akdi faizi, 2.35-TL BSMV olmak üzere toplam 18.678,43-TL alacak yönünden iptali ile, takibin; 18.629,13-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30.24 oranında işletilecek temerrüt faizi  ve bu faiz üzerinden %5 BSMV ile birlikte devamına, taksitli ticari kredi bakımından; 131.093,26-TL asıl alacak, 501,72-TL işlemiş faiz, 25,09-TL BSMV, 725,01-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 132.345,08-TL alacak yönünden iptali ile takibin; 131.093,26-TL asıl alacağa  takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında işletilecek temerrüt faizi  ve bu faiz üzerinden %5 BSMV ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, gayri nakdi alacak talebi yönünden; davalının gayri nakdi krediye ilişkin itirazının iptaline, 2.030,00-TL'nin nakdi depo edilmesi yönünden takibin takip talebindeki koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir.Nakdi alacak yönünden; davacı alacağı likit nitelikte olup, davalıların itirazlarında haksız bulundukları anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren hükmolunan 151.023,51-TL'nin %20'si oranında 30.204,70-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... '' gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,  nakdi  alacak talebi yönünden  İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın tahsilde tekerrür olmamak üzere kredili mevduat hesabı bakımından 18.629,13-TL asıl alacak, 46.95-TL işlemiş akdi faiz, 2.35-TL BSMV olmak üzere toplam 18.678,43-TL alacak yönünden iptali takibin; 18.629,13-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30.24 oranında işletilecek temerrüt faizi  ve bu faiz üzerinden %5 BSMV ile birlikte devamına,  ticari taksitli ticari kredi bakımından 131.093,26-TL asıl alacak, 501,72-TL işlemiş faiz, 25,09-TL BSMV, 725,01-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 132.345,08-TL alacak yönünden iptali ile takibin 131.093,26-TL asıl alacağa  takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında işletilecek temerrüt faizi  ve bu faiz üzerinden %5 BSMV ile birlikte devamına,  fazlaya ilişkin talebin reddine, gayri nakdi alacak talebi yönünden davalının gayri nakdi krediye ilişkin itirazının iptaline, 2.030,00-TL'nin nakdi depo edilmesi yönünden takibin takip talebindeki koşullarla devamına,  nakdi alacak yönünden kabul edilen toplam 151.023,51-TL alacak tutarının  takdiren %20'si oranında 30.204,70-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmede borcun ödenmemesi durumunda hangi faiz oranlarının uygulanacağının açıkça belirtildiğini, davalılar tarafından ıslak imza ile imzalanana  genel kredi sözleşmesinin 22.maddesinde  '' ...Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulayacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihle cari olan \"bankanın TCMB' na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran\" üzerinden hesaplanacak oran olduğunu, Ödeyeceği bu faizlerin yanında fon, vergi, harç vb. mevzuat veya sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer mali yükümlülüklerini, mevzuat değişikliği ile sonradan getirilecek her türlü vergi ve yükümlülüklerini, yasal takip giderleri, vekalet ücreti ve sair her türlü mali külfetlerini de ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder kabul ve taahhüt eder...\" hükmü düzenlendiğini,  sözleşmenin bankacılık işi olup TTK m.4 gereği ticari iş niteliğine haiz olduğunu, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini,  her ne kadar  mahkeme kararı neticesinde taksitli ticari kredi bakımından temerrüt faiz oranı %54 olarak belirlenmiş olsa da davacı alacağı hesaplanırken tarafların aralarında akdedilen sözleşme gereğince mutabık kaldığı şekilde temerrüt faizinin %60 oranı üzerinden hesaplanması gerektiğini, alacağa yanlış oranda temerrüt faizi işletilmesinin, BSMV alacağını da etkilediğini, Banka alacağının hatalı şekilde hesaplanmasına sebep olduğunu, davacı tarafından  TCMB’ye bildirilen yıllık temerrüt faiz oranı kapsamında; alacağımızın hesaplanması hususunda kredili mevduat hesabı bakımından %30,24, taksitli ticari kredili mevduat hesabı için %60 oranların dikkate alınması gerektiğini, söz konusu faiz oranının  kat ihtarı tebliği ile kesinleştiğini,  bu halde, ihtarnamede belirtilen faiz oranından başka bir faiz oranın esas alınarak hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı  olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan nakdi ve gayri nakti kredi alacağının davalı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi  uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Somut olayda  davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi  üzerine eldeki davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında 26.07.2016 tarihinde  300.000  TL limitli  genel  kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişinin asıl borçlu şirketin hissedarı olup  bu krediye müteselsil kefil olduğu,  davalı müteselsil kefilin 300.000 TL limitle sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları,  sözleşmenin el yazısıyla, miktar belirtilerek imzalandığı, buna göre TBK'nın  583/1 maddesine göre davalı gerçek kişilerin müteselsil kefaletinin geçerli olduğu görülmektedir. Davacı banka sözleşme kapsamında kullandırılan kredi geri ödemelerinin yapılmaması üzerine 31.10.2018 tarihinden hesabı kat ederek davalılara kat ihtarnamesi göndermiş, kat ihtarnamesi davalılara  05.11.2018  tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamede 1 günlük  ödeme süresi verilmiş olup süre sonu olan 07.11.2018 tarihinde davalılar temerrüte düşmüştür. Mahkemece, 09.04.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar sadece davacı vekilince istinaf edilmiş olup istinaf incelemesi de bu kapsamda yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için bankacı bilirkişi  görevlendirilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından dosya evrakları ve  davacı bankadan istenen belgeler üzerinde inceleme yapmıştır. Bilirkişi heyet raporunda, ticari kredinin temerrüt faiz oranı yıllık  %54 olarak tespit edilmiş, davacı vekili   ticari kredinin temerrüt faizinin %60  olması gerektiğini ileri sürmüştür.Somut olayda, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 22. maddesinde davalının sözleşmeden doğan borcunu ödemediği takdirde alacağın muaccel hâle geldiği tarihten itibaren bunların davacı bankaya sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihe kadar geçen günler için davacı bankanın mevzuat gereğince Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %100 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı ve sözleşme faiz oranı da belirlenmemiştir. Bu nedenle, hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faizin %27 olduğu belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 22.  maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %100 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir (Yargıtay HGK'nın 02.05.2019 tarih ve 2017/19-1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16.01.2017 tarih ve 2016/6484 Esas 2017/134 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir).  Bu açıklamalara göre somut olayda, davacı bankanın esasında  fiilen uygulamadığı bir faiz oranı üzerinde talepte bulunmasının, kredi sözleşmesinde bir oran belirlenmemesi  nedeniyle kredinin kapatıldığı tarihte fiilen uygulanan akdi faiz oranı olan yıllık  %27 oranının esas alınarak sözleşmedeki yüzde yüz  fazlası hükmüne göre  temerrüt faizinin yıllık % 54 olarak belirlenmesi yerinde olup  aksi kabul taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmede ortaya çıkan menfaat dengesine aykırı olacaktır. Bu nedenle, davacı vekilinin faiz oranına  ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf nispi karar harcının davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.02.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13409a3b18d4f16f","SID":"ee5bbe5dbbb6480d"}}