{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1974 <br>KARAR NO: 2025/309<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 13/12/2023<br>NUMARASI: 2022/416 Esas - 2023/897 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 24/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/10/2014 tarihinde sürücü ...'in ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken müvekkili ...'ye çarptığını, çarpma neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı ..'in kusurlu olduğunu, zarardan  ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olarak ... Sigorta A.Ş. ve aracın sürücüsü ... ve aracın sahibi ...'nın sorumlu olduklarını, kaza tarihinde 38 yaşında olan müvekkilinin bekar olup çiftçilik yaparak geçimini sağladığını, kaza nedeniyle kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığı için bakıcı refakatinde kaldığını, meydana gelen bu ağır yaralanma ve işgücü kaybı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi yönden kaybının büyük olduğunu belirterek  fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ve alacağın kesin olarak tespitinin mümkün olduğu tarihte taleplerini değiştirme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin geçici iş görememezlik zararı nedeniyle 100 TL, kalıcı hasar ve iş görememezlik zararı nedeniyle 100 TL ve bakıcı masrafı nedeniyle 100 TL olmak üzere toplamda 300 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın sadece ...ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... plakalı aracının müvekkili şirket nezdinde ZMMS  poliçesi ile sigortalı olduğundan bahisle maluliyet tazminatı talep ettiğini, davacının şirketlerine davadan önce yaptığı başvuru üzerine şirketleri nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının maluliyet talebi ile ilgili yapılan aktüer raporunda davacı için 6.310,00 TL maluliyet tazminatı hesaplanarak işbu tutarın davacı tarafa 21.09.2015 tarihinde ibraname mukabilinde ödendiğini, davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş göremezlik taleplerinin ve bakıcı giderlerinin tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının sürekli maluliyetini ispat etmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, dava tarihinden işleyecek yasal faizle birlikte sorumlu olması gerektiğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; davacının açmış olduğu iş bu davanın hukuki dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazaya sebebiyet veren kişinin davacı olduğunu, bu durumun Solhan Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile de sabit olduğunu, davacının dikkatsiz ve özensiz davranışı sonucu yaralandığını, trafik kazası nedeniyle zarar gören kişilerin uğrayacağı maddi zararlardan sigorta poliçesi limitine kadar aracın sigortalı olduğu ... Sigorta'nın mesul olduğunu, davacının talep ettiği miktarın poliçe limitinde kaldığını, manevi tazminat taleplerinin kişilerin zenginleşmesine neden  olmayacak şekilde kusur ve maluliyet oranları gözetilerek hüküm altına alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Maddi tazminatın kabulüne, 3.358,69 TL geçici iş göremezlik, 2.809,80 TL bakıcı gideri, 503.544,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ilk 261.690,00 TL'sinden her üç davalının sorumlu olmasına, kalan kısımlarından sadece davalılar ... ve ...'nın sorumlu olmasına, bu tahsilat yapılırken sigorta şirketi yönünden 21/09/2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 09/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, Manevi tazminatın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL manevi tazminatın 09/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminatın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Belirlenen manevi tazminatın düşük kaldığını,  Kaza Tespit Tutanağının sürücü ...'in Şeref Jandarma Karakol Komutanlığı'na başvurması sonucu tutulduğunu ve davalı sürücünün ifadesi alındığını, müvekkili ...nin ise ağır yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, kazadan belirli bir zaman geçtikten sonra müvekkilinin ifadesi alındığını, şiddetli çarpmanın etkisiyle müvekkilininde kısmi hafıza kaybı, psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklar meydana geldiğini, 10.04.2023 tarihli  bilirkişi raporunda müvekkilinin kaza nedeniyle oluşan zararı  kusur oranı % 60, maluliyeti  % 42, bilinmeyen dönem ücreti ise 2023 asgari ücreti  esas alınarak oluşturulduğunu,  16.10.2023 tarihli talep artırım dilekçesindeki taleplerin taraflarınca şuan ki parametreler esas alınarak artırıldığını, ileride yeniden alınacak raporlara karşı itiraz haklarını ve değişecek güncel değerlere karşı talep ve dava hakları saklı tuttuklarını, manevi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.  Davalılar ... Ve  ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda davacı taraf asli kusurlu sayıldığını, davalılar ise tali kusurlu olarak görülmüşse de gerek olayın oluş şekli olsun gerek davacı tarafın dikkatsiz ve özensiz davranışı nedeniyle hatalı  olduğunu, davalının tali derecede dahi kusurunun oluşmadığı anlaşıldığını, dolayısıyla yerel mahkeme tarafından karar verilen maddi ve manevi tazminat isteminin hukuka uygun olmadığını, manevi tazminatın bir ceza olmadığını, mamelek hukukuna ilişkin kararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, takdir edilecek miktarın, ülkenin ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olayın tarihi gibi özelikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 27/04/2022 tarih,  2020/794 Esas - 2022/827 Karar sayılı kararı ile \"... davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle tedavisinin devam ettiği geçici işgöremezlik dönemi için yaralanmasının niteliği gereği bakıcıya ihtiyaç duyup duymayacağı konusunda maluliyet raporu düzenleyen İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan  ek rapor alınması, bakıcı ihtiyacı tespitinin yapılması halinde, aktüerya uzmanından ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle geçici bakıcı ihtiyacı konusunda değerlendirme içermeyen maluliyet raporunda belirlenen 270 gün süre olarak belirlenen  geçici iş göremezlik süresinin tamamı için hesaplanan geçici bakıcı giderine hükmedilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur ... Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi,  kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine verilen manevi tazminat miktarının bir miktar az olduğu sonucuna varılmış ve bu yöne değinen davacı istinaf talebi yerinde görülmüştür. \"gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından, 09.10.2014 tarihinde, sürücü ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracı ile Bingöl ilinden, Solhan ilçesine seyir halinde iken ..., Çeşmeli mezrası mevkine geldiğinde, yolda yaya olarak karşıya geçmek isteyen ...'ne çarpması ile meydana gelen kazada yaya olan davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Dairemizin ilk kararında da \"Kaza tepit tutanağında davacı yayanın asli davalı sürücünün tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Solhan Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık soruşturması aşamasında trafik bilirkişisinden alınan raporda davacı yayanın asli davalı sürücünün tali kusurlu olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. Ceza Mahkemesinde yerinde keşif yapılarak trafik bilirkişisinden alınan raporda davacı yayanın asli ,davalı sürücünün tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu raporlarda belirlenen kusur durumuna göre karar verildiği görülmüştür. Mahkemece Makine Mühendisi bilirkişiden 17/10/2018 tarihli alınan raporda ise davacı yayanın asli %60, davalı sürücünün tali %40 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu durumda kusur raporları birbirleriyle örtüşmekte olup, kaza tespit tutanağı ile ve dosya kapsamı ile uyumlu olmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından kusura ilişkin istinaf yerinde değildir.\" açıklaması ile kusur istinafının reddine karar verildiğinden kusur istinafı hususunda yeniden  değerlendirme yapılmamıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu,  davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,  İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete  uymadığı, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüş, davalılar vekilinin istinaf talebinin ise reddine karar verilmiş ve HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalılar... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Maddi tazminatın kabulüne,2-3.358,69 TL geçici iş göremezlik,3-2.809,80 TL bakıcı gideri,4-503.544,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ilk 261.690,00 TL'sinden her üç davalının sorumlu olmasına, kalan kısımlarından sadece davalılar ... ve ...'nın sorumlu olmasına, bu tahsilat yapılırken sigorta şirketi yönünden 21/09/2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 09/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,  5-Manevi tazminatın isteminin kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın 09/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'dan müşterek ve müteselsilen tahsilsi ile davacıya ödenmesine, 6-Harçlar Kanunu uyarınca  alınması gerekli 35.763,35 TL harçtan peşin alınan 69,34 TL peşin harç, 400,00 TL ıslah harcı, 1.400,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.869,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 33.894,01 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 315,27 TL ile sınırlı olmasına) tahsili ile hazineye gelir kaydına,  7-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 69,34 TL peşin harç, 400,00 TL ıslah harcı ile 1.400,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.900,74 TL'nin davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 320,57 TL ile sınırlı olmasına) davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 2.050,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 795,20 TL olmak üzere toplam 2.845,20 TL yargılama giderinin davalılardan ( davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 468,53 TL ile sınırlı olmasına) alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı Misveddin ve ... tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 77,01 TL'sinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden 77.359,86 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 13.047,37 TL ile sınırlı olmasına) alınarak davacıya verilmesine, 12-Hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,  13-HMK 333. ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-a)Davacı  tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, b)Alınması gereken 35.421,79  TL istinaf karar harcından peşin alınan 8.832,71 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 26.589,08 TL'nin davalılar ... ile ...'dan  tahsili ile hazineye gelir kaydına,  2-a)Davacı tarafından yapılan 404,90 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalılar  ... ile ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, b)Davalılar ... ile ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cadc7f354a03f59c","SID":"8d76b6b4a8475e0b"}}