{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/375 <br>KARAR NO: 2025/310<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31.01.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2024/984 E. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... AŞ'nin davalı borçlu nezdinde doğmuş alacaklarını tüm ferileriyle birlikte temlik aldığını, vadesi gelen ödenmeyen cari hesap bakiye borcunun ve takip tarihine kadar işlemiş faiz sebebiyle takip yapıldığını, temlik eden ... AŞ'nin davalı ile arasında makine satış sözleşmesi olduğunu, ödemenin yapılmadığını, müvekkilin alacağının hiçbir teminata bağlı bulunmadığını, borçlu şirketin mallarını kaçırması durumunda müvekkilinin mağduriyetinin daha da büyüyeceğini, daha önce temlik eden tarafından davalı aleyhine  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu icra dosyasına itirazı üzerine temlik eden  tarafından  itirazın iptali davası açıldığını,  İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/422 Esas dosyada müvekkilin ve davalının ticari defter ve kayıtları ile sözleşmeler incelendiğini, yine davalının ayıp iddialarının incelendiğini, ancak yapılan yargılama sonucunda takip tarihi itibariyle temlik edenin  davalıdan alacağının muaccel olmadığı, takip tarihinde henüz ödenmemiş taksitlerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesiyle aslında davalının makinelerin ayıplı olduğu iddiasına dair rapordaki değerlendirmelerin de kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/422 Esas sayılı dosyada görülen ticari satımdan kaynaklı itirazın iptali davasında alınan 23.11.2022 tarihli kök raporun 5 ve 6. Sayfasında, temlik eden ... A.Ş.'nin ticari kayıtlarda 2021 yılı itibariyle 305.599,19 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini,  İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/422 Esas dosyada alınan kök raporda da belirtildiği üzere davalının taraflar arasındaki makine alım satım sözleşmesine istinaden makinelerin eksik ve ayıplarından dolayı 30.10.2019 tarihinde 205.599,16 TL fark faturası tanzim etmiş fakat yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde makinelerde herhangi bir eksik ve ayıp tespit edilmediğini, bu itibarla davalının 205.599,16 TL fark faturasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/422 Esas sayılı dosyasında da makine satış sözleşmelerine dayandığını, makinelerin taksitlerinin 15.04.2022 tarihinde sona erdiğini de kabul ve ikrar ettiğini, ancak bakiye 305.599,19 TL borca dair bakiye taksitlerin müvekkiline ödenmediğini,  o dosyada makinelerin yerinde incelendiğini,  kök raporda \"dava konusu 13 adet makinanın şu an sorunsuz şekilde çalışır durumda olduğunun tespit edildiği, sadece 5 adetinde arızalarından dolayı onarım ve bakım yapılarak sorunların çözüldüğü iddiasının mevcut olduğu, ancak keşif günü yapılan incelemede yapılan onarımların gözle tespitinin mümkün olmadığı, dava dosyasında eksik olan onarım tutanak ve faturalar nedeniyle teknik değerlendirmenin yapılmadığı, yapıldığı iddia edilen onarımların ikinci el olan bu makinalarda zamanla çıkabilecek arızlardan olduğu, şu an mevcut belgelerle ve yapılan keşif incelemesi ile dava konusu 5 adet makinanın ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği, teknik inceleme ve değerlendirme neticesinde özetle davaya konu makinenin ayıplı olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ve gerekli şartları haiz bir ayıp ihbarına rastlanılmadığı dikkate alındığında davacının, makinenin ayıplı olmasına dayanan bir sorumluluğunun bulunmadığı\"nın  belirtildiğini, ek raporda da \"15.03.2019 tarihli makine bedellerine ilişkin sözleşmesinde, sözleşme bedeli, 15/05/2019 tarihinden başlamak üzere aylık 20.000-TL olmak üzere alıcı tarafından sıralı taksitle 36 ay içerisinde ödeneceği ve son taksit tarihinin 15/04/2022 olarak belirlendiği kapsamında ödeme planı uyarınca 30.12.2020 takip tarihine kadar davalının yapması gereken ödeme tutarının 440.000 TL olduğu, davalı faturaları ve davacı ödemelerin mahsubu neticesinde toplam ödemenin 454.600,81 TL (kefalet ödemesi dışında) olduğu belirlenmiş olmakla, 30.12.2020 takip tarihinde muaccel olan tüm taksit borçlarının davalı tarafından ödendiği, 30.12.2020 takip tarihinde ödeme planı kapsamında muaccel borç olmadığı hesaben belirlenmiştir. Kalan hesaplanan borcun takipten sonra sözleşme kapsamında 15.04.2022 tarihine kadar ödeme yapılacak borç olduğu belirlenmiştir\" şeklinde değerlendirmede bulunulduğunu,  mahkemece de  temlik edenin  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyadan takip tarihi itibariyle alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi ek raporuna ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 27.04.2023 tarih 2021/422 Esas ve 2023/362 Karar sayılı ilama göre temlik edenin bakiye alacağının 15.04.2022 tarihine kadar taksitler halinde ödenmesi gerektiğini, ancak temlik edene  hiçbir ödeme yapılmadığını, bu sebeple müvekkilinin alacağı  temlik almak suretiyle davalı aleyhine icra takibi başlattığını,  davalı tarafın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarıyla temlik eden ... AŞ'den 100.000 TL senede dayalı alacaklı olduğunu iddia etmişse de  temlik eden tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/131 Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini,  temlik edenin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini,  davalının takas mahsup ileri sürdüğü İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyanın ise zaten kesinleşmediğini, eldeki itirazın iptali davasının  takibinin son taksit geçtikten sonra başlatıldığını, takibe dayanak yapılan bilirkişi raporu ve ek raporlar düzenlendikleri tarihler itibariyle tarafların alacak ve borç durumlarını gösterdiğini, bu itibarla ek raporda kalan hesaplanan borcun taraflar arasında yapılan 2019 ve 2020 tarihli icra takiplerinden sonra sözleşme kapsamında 15.04.2022 tarihine kadar ödeme yapılacak borç olduğunun belirlendiğini, kalan hesaplanan borcun ise  305.599,16 TL olduğunu,  kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğu, ihtiyati haciz şartlarının bulunduğu ileri sürülerek, itirazın iptaline ve 408.433,32 TL alacak bakımından davalı borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ  ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 31.01.2025 tarihli ara kararında; \"...Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davaya konu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği, varlığın yargılamayı gerektirmesi takibe itirazla alacağın çekişmeli hale gelmesi ve yaklaşık ispat koşullarının sağlanamaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar verilmiş olup; aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; temlik eden ile davalı arasında  makine satış sözleşmesine dayalı sözleşmeler  olduğunu,  son sözleşme ile  15/05/2019 tarihinden başlamak üzere aylık 20.000-TL olmak üzere alıcı tarafından sıralı taksitle 36 ay içerisinde ödeneceği ve son taksit tarihinin 15/04/2022 olarak belirlendiğini,  daha önce temlik eden tarafından davalı aleyhine işbu alacağa istinaden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya açıldığını, davalının itirazı üzerine açılan İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/422 Esas dosyada bilirkişi incelemeleri yapıldığını,  İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/422 Esas dosyada keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda \"dava konusu 13 adet makinanın şu an sorunsuz şekilde çalışır durumda olduğunun tespit edildiği, teknik inceleme ve değerlendirme neticesinde özetle davaya konu makinenin ayıplı olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ve gerekli şartları haiz bir ayıp ihbarına rastlanılmadığı dikkate alındığında davacının, makinenin ayıplı olmasına dayanan bir sorumluluğunun bulunmadığı\" belirtildiğini,   nitekim yapılan yargılama sonucunda da  İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/422 Esas sayılı dosyada verilen  gerekçeli kararın 4. Sayfasında \"ayıp iddiası yönünden yapılan incelemede; bilimsel verilere ve dosya kapsamına uygun hazırlanması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre makinalardaki kusurların kullanımdan kaynaklı olduğu bu kapsamda ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmış ve ayıp iddiasına itibar edilmemiştir.\"  şeklinde karar verildiğini,  davalı tarafça bu karara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını,  bu itibarla davalıya satışı yapılan makinelere karşı davalı tarafça daha önce ileri sürülen ayıp iddialarının da dinlenemeyeceğini,   hem taraflar arasındaki sözleşme hem de daha önce açılan davada alınan rapor ve gerekçeli karar uyarınca makine bedellerinin son taksit tarihinin 15.04.2022 tarihi olduğunu,   davalının  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün  ... Esas (eski ... Esas) sayılı dosyalarıyla temlik eden ... AŞ'den 100.000 TL senede dayalı alacaklı olduğunu iddiasına karşı ... AŞ tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/131 Esas sayılı dosyadan açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini, temlik edenin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyada borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, işbu dava konusu icra takibinin takip tarihi (23.01.2024) itibariyle temlik edenin davalıdan alacağının muaccel olduğunu, dolayısıyla işbu alacağı temlik alan davacının da alacaklı bulunduğunu,  tüm bu hususların alacağı yaklaşık olarak ispat ettiğini,  yaşanan ekonomik krizden dolayı borçlu şirketin mal gizleme, daha da vahimi mal kaçırma eylemlerine başlama ihtimali  olduğunu,  nitekim borçlunun  23.12.2024 tarihinde Sultanbeyli Şubesini kapattığını,  buna dair 23.12.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin dosyada olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmemesi\" şeklinde bir koşul olmadığını,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklı açık hesap  alacağının  tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali  istemine; istinaf başvurusu ise  dava içinde ihtiyati haciz talebinin  reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş;  bu  ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde, ihtiyati haciz üst başlığı altında ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı  hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati haciz talebinin, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın  sağlanamadığı  gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir. Davacı yanca sunulan satış ve temlik sözleşmesi ile  mahkeme kararı ve bilirkişi raporları nazara alındığında ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği tarih itibariyle yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamasında değişen delil durumuna göre talep hâlinde geçici koruma niteliğinde olan ihtiyati haciz talebi konusunda her zaman ilk derece mahkemesince değerlendirme yapılıp karar verilebilecektir. Bu nedenle, talebin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Her ne kadar mahkemece, ''talebin yargılamayı gerektidiği '' şeklinde yasada yer almayan bir gerekçeyle talep reddedilmiş ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 31.01.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.02.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfffd8a0692669d0","SID":"4ac532d095027b16"}}